47. bölüm · Kendimize Bir Şans

Bölüm:47

İlayda

Merhabaaaaa

Nasılsınızzz umarım iyisinizdiiirrrr

Bir bölümle daha geldiiimmm

Perşembe günü finaalll

Tiktok veya instagramdan edit yapıp beni etiketleyebilirsinizz

Tiktok:laydavekitaplariiii
İnsta:laydaavekitaplariiii

Satır aralarını yorumlarla dolduralımmm 💬

İyi okumallaaarrrr

~

Adam gelince dükkana girmiş ve bir masaya oturmuştuk. Benim üzerimde eşofman ve gömlek gecelik takımı varken Berdanın üzerinde tişört ve pantalon vardı. Yaklaşık 1 saat sonra tatlılarımız ve kebaplarımız gelmişti.
İlk kebaplarımızı yerken sonrada tatlıya geçip birde onları gömdüm.
Karnım diyordu ki artık bırak beni ben gideyim yeme daha fazla diyordu. Tatlılardanda azar azar yedikten sonra dükkandan çıkarak eve doğru gitmeye başladık. Ev o kadar uzaktıki neredeyse bir ucuna gidiyorduk şuanda.

Uykuya dayanamayıp cenin pozisyonu alarak uyumaya başladım.
Bir süre sonra havalandığımı hissettim ve onun kokusu.

Berdanın.

Odaya girip kapıyı kapatma sesini duydum ve birde beni yatağa bıraktığını sonrası bende yoktu...

Sabah kalktım erkenden ve aşağıya indim. Baktığımda Elvan abla yine birşeyler hazırlayabilme derdindeyken Kiraz sandalyeye yayılmış birşeyler anlatıyordu.

Mutfağa girdim.

-Günaydın.

-Günaydın elticim.

-Günaydın Mervecim.

O Mervecim diyen ağzını...

Yani kız buraya gelince bir haller oldu bunada ya neyse. Elvan ablanın işlerini halletmeye çalışırken bende bir işin ucundan tutmuş yardım etmiştim. Kiraz sadece mutfaktan bahçeye geçerken bizde arkasından geçmiştik. Bulutun yanına kurulurken bulutta kirazla konuşuyordu.

-Nasılsın hayatım?

-İyiyim hayatım ama çok yoruldum.

-Kıyamam ben sana.

Berdan yanımda otururken boğazını temizledi ne yapacaksanız odanızda yapın gibisinden. Kahvaltıya başlayınca canım hiçbirşey istemedi.

E tabi akşam bir dünya şey yedim normal değilmi?

Elvan abla bana bakarken sordu.

-Eltim hayırdır niye hiç yemedin?

-Ya abla yiyesim yok dün akşam fazla kaçırmışımda.

-Olsun eltim sen iki canlısın tabi yiyeceksinde büyüyecek benim yengesinin kuzusu.

Kiraz bize bakarken Elvan ablayla göz göze geldiler.

-Hayırdır Kiraz ne oldu bi betin benzin atmış?

-Yok bişi abla çok açım bide yoruldum ya ondan dolayıdır.

Herkes sessizce kahvaltısını yaparlarken biz bizim eve geçmeyi planlamıştık.

Ama Elvan abla beni bu delilerin arasında yanlız bırakmayın demişti.
Akşama kadar eğlenceli geçerken yakan top dahi oynamıştık. Berdan kızmasına rağmen sonradan oda gelmiş oynamaya başlamıştı.

Kiraz ise Bulutu göndermiyordu.

Ardından erkekler maç yaparlarken bizde mangallık etleri hazırlamıştık.
Yeliz hanım ve Kiraz çok iyi anlaşmış duruyorlardıki kıkır kıkırlardı.

Elvan abla koluma dokundu.

-Eltimiz dedik bağrımıza bastık kaynanamdan yana oldu iyimi?

-Biraz öyle oldu ablada ben bundan acayip şüpeleniyorum demedi deme.

-O niye gı?

-Abla ne bileyim böyle yılan gibi bakıyor.

-Eee az büyütmedik koynumuzda yılan aha biriside bu.

Kahkaha atarken Berdan yanıma gelmişti.Anlına ve sırtına baktığımda acayip terlemişti.

-Berdan yukarıya çıkıyosun güzel bir duş alıyorsun ve üzerini değiştiriyorsun.

-Birşey olmaz banaa.

Ayağımdaki terliği elime aldım. Aynı şekilde Elvan ablaladada sorun vardı ama onun 3 erkek vardı başında.
Elvan ablada terliği çıkararak ilk çocukların kalçalarına sonrada eşinin yüzüne doğrulttu.

Bende aynı şekilde Berdanın. Elvan ablayla aynı anda konuştuk.

-Haydi dedim marş marş.

Hepsi yukarıya çıkarken Yeliz hanım sinirle bize bakıyordu.

-Oğullarım size itâât etmeyecek siz edeceksiniz.

Elvan abla ve ben ellerimizi belimize koyduk.

-Vallaha ana hiiiç kusura bakmayasın bundan sonra ahanda böyledir biz size değil siz bizim emirlerimize uyacaksınız.

Yeliz hanım ayağa kalktı.

-Siz kim oluyosunuzda bana kafa tutuyosunuz?

-Oğulunun eşiyim ana artı 2 tanede erkek evladımın anasıyım.

Ben devraldım.

-Oğlunuzun eşi ilerideki torununuzunda annesiyim Yeliz hanım.

Yeliz hanım geri yerine otururken Elvan ablayla birbirimize el çaktık.
Mangalın başına erkekler gelmeyince biz geçtik. Elvan abla köfteleri yaparken bende tavukları yapıyordum. Birden başım dönünce Elvan ablaya tutundum.

-Kuzum ne oldu?

-Abla başım dönüyor.

-Ablası kurban gel hele.

Beni sedirlere yöneltirken.

-Bulut kalkta şunları yap yengenin başı döndü.

Bulut yerinden kalkarken Elvan abla kolanya alıp geldi.

Bileklerimi ovdu, boynuma sürdü.

O sırada aşağıya inen Berdan beni gördü ve ışık hızıyla yanımda bitti.

-Lavantam ne oldu?

-Başım döndü sıcaktan dolayı galiba.

-Ya sen beni niye dinlemiyosun hatun!

-Ya ben iyiyim yok benim birşeyim.

-Birşeyin olmadığınamı bu haldesiniz acaba Merve hanım?

-Evet.

Beni göğsüne çekerken biraz öyle durduk. Elvan abla bize bakıyordu.

-Maşallaahhh nazar değmez inşallah pekte yakışıyorlar.

Berdan kafasıyla onaylarken başımdan öptü. Biraz zaman geçtikten akşam yemeğini yemiş ve çaylarımızı içmiştik. Mehmet ağanın kalbinden geliyor olsa gerek ki çiğköfte yoğurmuştu bizim için.

Onlarıda afiyetle yerken bir günde o kadar fazla yemek yemiştimki göbeğim rahat 5 aylık gibi duruyordu.
Berdan habire karnımı severken arada kimse görmeden kaçamak öpücükler bırakıyordu. Bu durum ise beni güldürüyordu.

Bir akşam daha böyle sonlanırken odaya girmiş bir güzel banyo yapmıştım. Ardından yüzüme biraz bakım yaparken Berdan ise bilgisayara gömülmüştü.

Yanına giderek kucağına oturdum.

-Hayatım.

-Efendim güzelim.

-Ne yapıyorsun?

-Şirketlerle ilgili birşeyler var ama ne var tam olarak bilmiyorum.

-Birde ben bakayım.

Bilgisayara yaklaşırken gelirlere baktım.

Birde satışlara.

-Bu işte bir terslik var çok fazla mal satılmış ama çok az gelir edilmiş neden?

-Bilmiyorum birşeyler var ama Borayla çözemedik.

Bilgisayarı kapatırken üzerime geceliklerimi giyip kendimi yatağa attım. Berdanda yanıma gelirken karnıma yattı.

-Babacımm ne yapıyosun bakalım?

Yine bebekle konuşma çabamız başlamış oldu.

-İyimisin içeride acıktınmı bakayım?

...

-Anan seni doyurmuyomu yoksa?

-Dünyayı yedim daha ne yiyeyim?

-Seni şikayet ediyor.

-Ne diyor?

-Anam beni doyurmuyor diyor.

Gülerek hemen bende konuştum.

-Birde şey diyor galiba artık gidelim baba evimize.

-Gideriz sen iste babam.

İkimizde gülüşürken Berdan karnımı sevdi. Sırtını başlığa yaslayarak beni göğsüne çekti.

-Küçük bebekle ilgilendik şimdi sıra büyük bebekte.

Beni sevip koklarken bu olanların hepsine şükrettim.

-Bak bebeğimiz diyorki.

-Ne diyor?

-Baba bize masal anlatsın.

-Anlatalım.

-Bir aslan varmış ve hiç aşka inanmazmış. Ormanın kralına her kimi gösterdilerse beğenmemiş eliyle itmiş. Bir gün ormanda gezinirken bir eğlenceye denk gelmiş ve bu eğlencede dişi bir aslanı görmüş. O kadar etkilenmişki dişi aslanı uzaktan izlemiş. Emretmiş demişki ben bu dişi aslanla evleneceğim ve çocuklarım olacak ki yapmışta. Dişi aslan da aslandan etkilenmiş ve evlenmeye karar vermiş.

-Hayvanlar aleminde evlenmekmi?

Gür bir kahkaha attım

Dudaklarımı öperek beni susturdu.

-Devam edeyimmi?

-Hihim.

-Evlenerek çok mutlu bir yuva kurmuşlar ama şöyle bir sorun varmış çocukları olmuyormuş. Dişi aslan bu duruma üzülürken Allah onlara 1 çocuk vermiş ve onlardan mutlusu olmamış artık masalda burda bitmiş.

-Bu biyerden bana tanıdık geldi.

-Banada.

-Seni çook seviyorum hayatım.

-Bende seni çok seviyorum lavantam.

~

Bir bölüm sonunaaa dahaaa geldiiikkk

Bölüm nasıldııı sevdinizmiii

Umarım beğenmişsiniizzdiirrr

Fikirleriniiziii yorumlardaa belirtinn lütfeennn 💭

Oy vermeyide unutmazsaakk çook seviniriimm ⭐

Bir sonraki bölümeee kadaarrr sağlıcaklaaa kalınnn görüşmeeekk üzereeee 🤎