25. bölüm · Kendimize Bir Şans

Bölüm:25

İlayda

Merhabaaaa

Nasılsınızzz umarım iyisinizdiirrr

Yeni bir bölümle karşınızdayımmmm

İyi okumalaarrr

~
Sabah kalktığımda hala Berdan uyuyordu. Biraz yüzünü sevdim daha sonra yanağından öpüp kalktım. Banyoya giderek dişlerimi fırçaladım.
Yüzüme baktım kendime bakmam gerekiyordu galiba. Birde kuaföre gitsem iyi olurdu. Saçlarımda değişiklik yaptırmak istiyordum.
Maskelerin olduğu çekmeceye giderek maskelerden birini aldım. Maskeyi yapıp bekledikten sonra yıkadım.

Bir güzel göz altlarımada maske yaptıktan sonra yıkadım. Bir güzel duşta alıp banyodan çıktım. Makyaj masama giderek koltuğuma oturdum.
Yüzüme ve ellerime krem sürdüm.
Ardından saçlarımı taradım ve giyinmek için ayağa kalktım.
Dolabıma giderek kot pantalon ve tişört seçtim. Giyindikten sonra banyodan kurutma makinesini alarak saçlarımı kurutmak için fişe taktım.
Saçlarımı kuruttuktan sonra arkamı döndüm.

Döndüğümde bir adet kollarını başının altına almış beni izleyen Berdanı gördüm.

-Ne o filimmi çeviriyoruz ?

-Bundan önce hiç bu kadar güzel film görmemiştim.

Gözlerimi devirdim, banyoya giderek kurutma makinesini koydum. Berdanda kalkmış ve giyiniyordu
Ben dışarıya çıkarak aşağıya indim
Elvan abla sofrayı hazırlarken beni gördü.

-Günaydın elticağzım nasılsın?

-İyiyim Elvan abla sen?

-İyiyim kuzum uğraşıyoruz işte.

-Yeliz hanım yokmu sesi çıkmıyor.

-Sabah olmadan gitmiş.

-Nereye?

-Bilmem babama ben gidiyorum uzaklara demiş.

-Sanki genç kız gibi.

-Evet ya sonra işte babam nereye demiş tatile demiş.

-Vayy Yeliz hanım he bak sen şu işe.

Kendimi sandalyeye attım benimle beraber Elvan ablada kendini attı.

-Ben bir kere bile çıkmadım dışarı istanbul urfa hariç.

-Neden.

-E göndermezlerdi.

-Anladım.

Berdan aşağıya tek inerken Boran abi iki oğlunuda kucağına almış öyle iniyordu. Elvan abla beni dürttü

-Kaynanam gibi olmayı sevmem ama eminim Berdana babalık çok yakışacaktır.

Güldüm. Tabiki yakışırdı neden yakışmasındıki. O an Berdanı elinde çocuklarımızla hayal ettim. Berdan anlıma öpücük kondurup yerine oturdu. Onların ardından Kiraz ve Bulut el ele inmişlerdi.

-Genç aşıklar sizi.

Elvan abla yine bizi güldürürken düzgünce kahvaltı yapmıştık. Güle oynaya bir kahvaltı olurken erkekleri şirketlere uğurlama vakti gelmişti.

Berdanın karşısında durdum.

-Görüşürüz kocacım ben ne zaman geleyim şirkete?

-Bora bugün konuşmaya gelecek aslında gelsen iyi olur.

-Tamam öğlen gelirim madem.

-Tamam lavantam görüşürüz.

Arkaya baktı ve dudaklarıma öpücük kondurarak kapıdan çıktı. Bende mutfağa girerek Elvan ablayla ikimize kahve yaptım. Kiraz gitmişti zaten buralı değilmiş. Aslen malatyalıymış
Onu sabaha karşı bulut bırakmıştı.
Zaten nişan olduğundan dolayı birtek düğünü kalmıştı. Buraya geldiğimden beri bir düğün oluyordu neydi acaba bu böyle. Kahveler pişince sedire çıktım. Sedirde Elvan abla elinde bebek patiği örüyordu. Orta sehpaya kahveleri koyarak yanına oturdum.

-Elvan abla hayırdır ne bunlar?

-3. Çoçuğa niyet ederiz diye yapmıştım sen varsın, Kiraz var size vereceğim.

-Yapın abla çocuğu ne olacakki zaten iki tane yokmu?

-Var var olmazmı?

-Evet abla seni dinliyorum.

Ellerimize kahvelerimizi aldık.
Bende pür dikkat onu izliyordum

-İkinci çocuğumu doğuma gittiğimde riskim olduğu için yumurtalıklarım zarar görmüş o yüzden.

-Anladım abla ben senin çocuklarlada
tanışmadım.

-Alican ve Emir gelin buraya oğlum.

Aşağı bahçeden ses yükseldi.

-Geliyoruz annee.

Merdivenlerden iki tane erkek çocuk çıktı. İkiside el ele tutuşmuş karşımıza dikilmişlerdi.

-Efendim anne.

Biraz büyük olan konuştu.

-Bakın bu yengeniz haydi tanıtın kendinizi.

-Ben Emir, yenge Emir KARAZEHİR. 7 yaşındayım okula gidiyorum.

Elini bana uzattı.

-Memnun oldum Emir bey.

Küçük olanda önüme geldi elini uzattı. Minicik elini tuttum.

-Beğn Aliçan. Yaşim 4 okula henüş ditmiyorum.

-Memnun oldum Alican bey.

Elvan abla onlara güldükten sonra eliyle aşağıya der gibi yaptı.

-Haydi inin bakayım aşağıya.

Onlar aşağıya inerlerken bende lafa girmiştim.

-Maşallah çok tatlı ikiside.

-Birde kızım olsaydı.

-Neden abla?

-Benim abim vardı, birde erkek kardeşim. Ben tek kızdım ve hep yanıma kız aradım. Dedimki kızım olacak oda olamadı.

Kahve fincanını masanın üzerine koyup elvan ablanın elini tuttum.

-Çocuğun kızı erkeği olmaz belki senin kız kardeşin olmayabilir ama biz varız Kirazla, biz yetmezmiyiz sana?

-Yetersiniz kuzumda evlat başka.

-Hiçbir zaman olmaz ama yapacağımız birşey yok.

Kafasını salladı. Kahveleri içmiş ve mutfağa bırakıp yıkamıştım. Odamıza çıkarak saçlarımı bağladım. Elvan ablada çocukları uyutmaya gitmişti. Eğer gündüz uyumazlarsa gün içinde huzursuz oluyorlarmış. Bende bilgisayarı açtım ve evrakları incelemeye başladım. Berdanın şirketle birleşilmesi iyi olmuştu.

Ve şuanda ortak hesaptaydık.

Adını değiştirmemişlerdi.

KARAZEHİR VE PEK ŞİRKETİ

Adı altında birleşmişti.Bizim şirketimiz Pek'ti. Benim soyadım gerekçesiyle koymuştuk.

Ama artık ben DELİPEK değildim ben bir KARAZEHİR'dim. Hep kendi soyadımla, ismimle, ünvanımla anılmıştım ama bu işin içine eş girince bir değişik geliyordu bana.

Evrakları hallettikten sonra aşağıya indim. Mutfağa girip yemeklere yardım ederken ikimizde dalmıştık.
Konuşmuyorduk. Berdan ve Boran abininde geldiğini duymamıştık tabi.
İkiside arkamızdan birden sarılınca ikimizde çığlık atmıştık. Ama benim şöyle bir farkım vardı. Berdan biliyormuş gibi ağzımı kapamıştı ama ben elini ıssırmıştım. Berdan yüzünü ekşitip elini sallıyordu. Hemen ellerimi yıkayıp ona döndüm.

-Hayatım napıyosun sen ama ya kaç defa diyeceğim arkamdan öyle yaklaşma diye.

-Benim hatun dişi aslan tuttuğunu koparıyor.

-İş icabı öyle oluyor gel bir pansuman yapalım.

Yukarı çıkarak onu yatağa otutturdum. Banyoya koşarak ilk yardım çantasını alıp geldim. Yanına oturarak Berdana pansuman yapmaya başladım. Pansuman bittikten sonra kutuyu kapatıp banyoya ilerledim. Ellerimi yıkayıp kutuyu yerine koyduktan sonra banyodan çıktım. Dolaba doğru ilerledim üstümü değiştirmek için. Gün içinde zaten hava sıcak birde koşuşturunca iyice terliyordunuz.

Dolaba ilerleyemeden kendimi Berdanın kucağında buldum.
Başını boynuma gömerek uzun bir nefes çekti.

-Şu kokun olmasa yaşayamam.

-Bundan önce yaşıyormuşsun ama.

-Varlığını bilseydim bebekken talibin olurdum.

-Sen kaç yaşındaydınki ben doğduğumda?

-Sen 27, ben 32, aramızda 5 yaş var. yani sen doğduğunda 5 yaşındaymışım.

-Baya büyükmüşmüşsün sen.

-Ya tabi kızım kocanı ne sandın. hemde bıyıklanıp sakallanmıştım o zaman bile karizmama karşı koyamazdın.

-Çok beğenmişlik yapma kocacığım.

Ayağa kalktım dolaba gidip üzerimi değiştirim. Aşağıya indiğimizde Elvan abla masayı kurmuş herkes yerini almıştı. Bizde yerimize oturunca yemeğe başladık. Sakince yemek yerken yemeğin sonlarına doğru dışarıdan ilk araba sonra silah sesi gelmişti.

Berdanın ayaklanmasıyla bende ayaklandım.

-Yenge sığınağa hemen abi sende.

-Koçum.

-Abi hadi.

Boran abi ailesini götürürken Mehmet ağa ve biz kalmıştık.

-Baba haydi sende in.

-Olmaz öyle şey.

-Olur haydi.

Buluta döndü.

-Bulut indir babamı.

Bulut, Mehmet ağayı tutarken aşağıya inmişlerdi.

Berdan karşıma geldi.

-Haydi lavantam sende in olurmu?

-Ne zaman seni tek bıraktığımı gördün? Ve hatırlatırım.

Topuğumla silahın emniyetini açtım ve çektim.

-Aşko kuşko değil mafyayım.

-Vay benim hatun bana posta koyuyor.

O sırıtırken eve kurşun yağmaya başlamıştı. Berdan direkt benim üstüme kalkan olmaya çalışırken bende ona kalkan olmak istiyordum. Ama olamıyordum o kadar sıkı üstüme abanmıştı ki. Birkaç dakika ardından arabalar uzaklaştı.

Biz ise öylece yerde yatıyorduk...

~

Az heyecanlı olsun ihihihihi

Umarım beğenmişsinizdiirrr

Sizce ne olur bir sonraki bölümm ?

Lütfen oy verin kitabım çok fazla okunmasına rağmen oy çok az

Fikirlerinizide yorumlarda belirtirseniz beni çook mutlu edersinizz

İnsta priw : ilaydanincennetiiii
Tiktok : ilayda3920

Bakabilirsiniz hesaplarımaaa instagramdan kitabımın paylaşımlarını yapıyoruumm

Bir dahaki bölüme kadar sağlıcakla kalınnn görüşürüzzz 🤎