1. bölüm · Kelebek Aşkı
Gizemli yolculuk
Kelebeklerin ömrü kısadır ama hayatlarını sonuna kadar yaşarlar , doya doya... Bende hayatımı doya doya yaşamak istiyorum .Ben deniz tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanan kız . Pencereden dışarı izlerken odamın kapısı açıldı ,başımı kapıya çevirdim ,annem kapıda bana yorgun gözlerle bakıyordu
-"kızım bugün saat onda randevum var hadi hazırlanda yola koyulalim "dedi arkasını dönerek" hadi tatlım kalk" kapıyı kapatırken ,telefonumdan saate baktım sekizi beş geçiyordu , yatağımdan kalkarken başım döndü ve yerime oturmak zorunda kaldım . Hastalığımın en kötü yanlarından birisi baş dönmesi ve mide ağrısıydı.Daha hastalığımın ismi bile bilinmiyordu nasıl oluştuğu ,ne tür etkileri olduğu daha araştırılıyordu.yerimden yavaşça doğruldum ve boy aynasının karşısına geçtim açık kumral kızıla çalan saçlarım birbirine karışmıştı,yeşil gözlerim ise diğer günlerden daha çok çökmüştü. En iyisi bir banyo yapıp giyinmekti .
Banyoya paytak adımlarla ilerledim aynaya bakmadan küvete doğru ilerledim ,suyumu ayarlayıp küvetin içine girdim. Banyomu yaptıktan sonra havlu ile saçlarımı kurulayarak dolabıma ilerledim,havluyu yatağımın üzerine atıp kıyafetlere göz gezdirdim .Yaz ayında olduğumuz için üzerime beyaz bir elbise seçtim uzun askılı olduğu için sıcak olmuyordu . Dolabı kapatıp üzerimi giyindim . Saçlarımı tam kurutmadım . Saçlarıma hazır papatya tacımı taktım bu tacı çok seviyordum yani hastayız diye neşemizide kaybetmeyelim ,hazırlandıktan sonra bej rengi çantamı alıp içine kelbek aşkı yazan kitabımı koydum tıpkı benim hayatımı anlatıyordu ama benim aşık olduğum bir adam yoktu ,şarj aletimi ve kulaklığımı da koyup çalışma masasının üzerinde duran telefonumu aldım , makyaj yapmamıştım sadece bir nemlendirici ve Hafif allık sürüp aşağı indim.
Annem kapıda hazır bir şekilde beni bekliyordu " hazırız Neslihan hanım çok bekletmedik inşallah" dedim gülerek yanına yaklaşırken,annem siyah saçlı ve koyu kahverengi gözleri vardı ,babamı ise hayatım boyunca görmemiştim anneme ne zaman sorsam hep bir bahane bulup kurtuluyordu
Gözleri bana döndü gülümseyerek " yok bekletmedin ,tatlı kızım az önce doktor aradı bir şeyler bulmuşlar belirtisi ile alakalı ama daha tedavisi ile ilgili bilgi yok "
Annemin bu sözleri ile gülümsemem soldu ,hep böyleydi gülmek istesem gülümsememi solduruyordu,bir kerede kızım ne bekletmesi ,çok güzel olmuşsun canım . Hep hastalık hep hastalık moralimi düzeltmeye hiç çalışmıyordu . Derin bir iç çekip " anne bir kerede moralimi bozma ,burada azıcık havayı dağıtmaya çalışıyorum " dedim yanında bıkkınlıkla arabaya doğru ilerledim
Annem arkadan " ama kızım söylemesem olamaz,sanki doktordan öğrendiğinde daha iyi olucak "dedi söylenerek
" Anne doktor söylesin daha iyi " dedim arabanın kapısını açıp arka koltuğa geçtim,arka koltukta en azından Özgürdük,ön koltuğa oturduğum zaman annem sürekli konuşuyordu
Annem " ama kızım " dediği anda sözünü kestim " tamam anne " arabayı çalıştırıp yol almaya başladık ,son konuşmamızdan sonra hiç konuşmamıştık ,başımı pencereye çevirip Antalya'nın o güzel deniz manzarasına baktım şehrimi seviyorum,pek arkadaşım yoktu bir arkadaşım vardı o da şuan müsait olmazdı liseyi bitirdikten sonra o doktorluk okumaya başlamıştı şuan ikinci yılındaydı ve yogun oluyordu ama ben hastalığım yüzünden ressam hayalimi tamamlayamamıştım ,o benden iki yaş büyüktü ben şuan yirmi yaşındaydım o yirmi iki yaşındaydı benden büyük olmasına ramen çok iyi anlaşırdık.
Araba hastanenin önünde durduğunda bakışlarımı hastanenin soluk duvarlarına çevirdim buraya hiç gelmemeyi dilerdim ama buradayım işte... Yavaşça arabadan indim ve hastane kapısının önünde durdum burada beni nasıl bir son beklediğini bilmiyordum umarım hayatım kısa olmaz . Annem beni belimden tutup ittirince ona döndüm bana anlayışla bakıyordu biliyordum oda benim iyiliğimi istiyordu , benim için endişeleniyordu.. derin bir nefes alıp bende ona gülümsedim içeri girdiğimizde bugün hastanenin daha yoğun olduğunu fark ettim annemi kaybetmemek için elini tuttum bu bende bir alışkanlıkti her kalabalık bir yere girdiğimizde böyle yapardım küçüklükten kalmış bir alışkanlıktı
Annem bu hareketime gülerek karşılık verdi onun gülmesi ile endişem azalmıştı ama yile stresliydim . Birlikte doktorumun odasına doğru ilerledik hastası olduğum selin hanım buradaki en iyi doktorlardan birisiydi ama yinede benim hastalığım ile ilgili bir ip ucu bulamamıştı onu severdim bana kardeşi gibi davranırdı ona abla dememin yeterli olacağını bile söylemişti ama ben saygıdan ona hep doktor abla derdim .annem ile birlikte odaya girdiğimizde onun bilgisayarina ciddiyetle baktığını gördüm sarı saçlarına güneş ışığı vurdukça onu daha güzel yapıyordu mavi gözleri bize dönünce başımla selam verdim . Ayağa kalkıp bana sarıldı ilk önce sonra anneme sarılırken " hoş geldiniz bugün pek iç açıcı haberlerim olmayacak maalesef" dedi bize bakarak " oturun hadi konuşalım"dedi kendi koltuğuna geçerken.
Sandalyeye korkuyla oturdum kalbimin sesi yüzünden daha çok stresleniyordum. sakin olmalisin deniz o kadar kötü olamaz ... Değil mi umarım . Doktor abla konuşmaya başladığında ağır düşüncelerimden sıyrıldım " denizcim hastalığının adı bilinmiyor biliyorsun ki " dedi ve biraz nefes aldı , ben gittikçe daha da heyecanlanıyordum ama ..." Hastalığının bir diğer belirtisini bulduk eğer bu sende oluyorsa seni hataneye almamız gerekebilir kan kusuyormusun tatlım? " Dedi gözlerime daha dikkatli bakarak annem ise elini kalbinin üzerine koymuş dikkatle bana bakıyordu " hayır hiç kan kusmadim ama ağrı ve baş dönmesi var " bunu deyince doktorum derin bir nefes aldı " bu güzel eğer kan kusma gibi belirti gösterirsen bu artık hastalığın yüzünden bazı damarlarının çatladığı anlamına gelir bu da seni ölüme kadar götürür....merak etme en kısa sürede tedavisi bulmaya çalışacağız " dediği ile yutkunmak zorunda kalmıştım kalp atışlarım dahada hızlanmıştı derin titrek bir nefes aldım içime . Sadece kafamı sallamakla yetindim.,bu hastalık bukadar tehlikeli olamazdı artık onlarada inanasim gelmiyordu kimseye güvenmek istemiyordum.
Derin bir nefes alıp ayağa kalktım " ben biraz bahçeye çıkacağım anne sen birazdan gelirsin " dedim ve kimse konuşmadam doğrudan koridora çıktım kimse konuşmadan çıkmıştım çünkü ağlamak uzereydim kendimi tanırım ben .. bahçeye çıktığımda temiz havayı içime çektim biraz rahatlamak için. Gözlerim renkli çiçeklere değdi benim hayatım neden renkli değildi ve gittikçe griye boyaniyordu daha hayatımın aşkını bulamamıştım ki. Yavaş adımlarla çiçeklerin olduğu bölgeye gittim yavaşca eglip elimi nazikçe beyaz bir lalenin üzerinde gezdirdim tam o anda bir kelebek kondu lalenin üzerine , rengi lila rengiydi hareket ettikçe etrafındaki küçük toz tanecikleri havaya karışıyordu ,hayatımda bukadar güzel kelebek görmemiştim , kelebek yavaş bir şekilde toza dönüşünce noldugunu anlamak için etrafima baktım ama şuan hastanenin bahçesinde değildim..
