2. bölüm · Kelebek Aşkı
Büyüleyici Evren
Etraf büyülü bir masaldan fırlamış gibiydi ayağımın alti bütün yer yüzü masmavi bir suyla kaplıydı suyun üzerinde küçük açık mavi renklerinde baloncuklar vardı . Ayağımı suyun üzerine attım ,attığım anda gözlerimi kapattım ama beklediğim şey olmadı suya batmadim gözlerimi açıp ayağıma baktım suyun üzerinde duruyordum ileri doğru bir kaç adım attım düşmeyeceğimi anladigimda ileri doğru biraz daha ilerledim ,etrafa daha ayrıntılı baktığımda bir patika vardı iki yanında ise kocaman gövdeli üzerinde masmavi çiçekler olan ağaçlar vardı , o kadar güzeldi ki insan hayran kalıyordu , ağaçlar rüzgarla hareket ettikçe küçük mavi tozlar bırakıyordu etrafa keşke şuan yanımda defterim olsaydı buranın çok güzel resmi çıkardı . Sudan patikaya doğru ilerledim ilerledikçe daha da güzelleşiyordu ,ağaçlar bitince karşımda daha güzel bir manzara gördüm büyük bir ova içinde rengarenk çiçekler ve kelebek barındırıyordu ağaçların tozlarida bu alana karışınca büyüleyici bir manzara oluşuyordu ,şuan kendimi bir peri masalında gibi hissediyordum yavaş adımlarla çiçeklerin arasına girdim ve o an bir şey fark ettim şuan ne bir ağrı ne de bir baş dönmesi hissediyordum bu güzeldi ağrı hissetmemek . mutluluk la çiçeklerin arasında koşmaya başladım.
Rüzgar tenime değdikçe neşem artıyordu sonra durdum ve bir çiçek aldım elime toz pembeydi rengi ,elime aldığımda küçük toz tanecikleri bıraktı etrafa o kadar güzeldi ki , papatya taçimi çıkartıp onu çiçeklerin üzerine bıraktım elimle pembe çiçeği nazikçe saçlarıma yerleştirdim tam o sırada karşıda beni bir çocuğun izlediğini fark ettim.
Bana şaşkınlıkla bakıyordu ,ona baktığımı fark ettiğinde yavaş adımlarla bana doğru geldi ,o yaklaştıkça kalbim nedensiz yere hızlanmaya başlamıştı o bana gelirken onu inceleme fırsatı bulmuştum saçları açık kumraldı gözleri ise dünyada gördüğüm en güzel renge sahipti açık kahve ve yeşil karışımıydı üzerinde uzun bir ceket omuzlarından aşağı deniz gibi akıp gidiyordu rengi turkuaz renklerindeydi ,altın işlemeli bir gömlek vardı ceketinin altında ,yutkunarak gözlerimi tekrar yüzüne çevirdim, bendem 1 metre uzaktaydı daha fazla gelemiyordu
Doğrusu çok heyecanlanmıştım bir adım atmayı denedim ama olmadı sanki bir duvar beni engelliyordu ,gözlerimi kipistirarak karşımdaki adama baktım " merhaba " dedim elimi kaldırarak ne söyleyecegimi bilmiyordum çünkü, Çocuk ta elini kaldırdı " merhaba " dedi şaşkınca hayla şaşkındı ikimizin arasında garip bir sessizlik oluştu ,bir süre sonra ilk o konuştu garip sessizliği bölerek " kimsin sen ve buraya nasıl geldin ?" Dedi hayla inanamıyormus gibi benim aklımda başka bir soru vardı mesela neden daha fazla yaklasamiyoruz ,onu beklettigimi fark edip ayıp olmaması için aceleyle " şey.. ben deniz eee buraya nasıl geldim bende bilmiyorum ve şey sanırım bir kelebek sayesin de ama nasıl ?"dedim mahcup bir şekilde off iyice saçmalamıştim ,benim bu halimi görünce gülerek" memnun oldum deniz ,ben çağrıhan buraya nasıl geldiğini bilmemen normal " dedi yaklaşmak istiyordu ama yaklasamiyordu
Daha fazla ayakta duramayacağımı anlayınca yere çöktüm ve ona baktım " peki sana neden yaklasamiyorum yada yaklasamiyorsun ? Burası neresi?ve buraya nasıl geldim? " ardı ardına sıraladığım sorular karşısında biraz afallamışti,kendini toplayip
" Sakin olup bana ilk önce hangisini bilmek istedigini söylermisin lütfen" dedi nazikçe oda benim gibi oturarak.
Rengarenk çiçekleri izlemeye başladı ,bir anlık soru sormayı unutup onu izlemeye başladım rüzgar saçını dalgalandırdıkça daha güzel görünüyordu,benim ona baktığımı fark edince bana döndü bende acele ile önüme döndüm, düşündüğüm şeye bak dahayeni gördün çocuğu " soru sormayacakmısın ?" Dedi sesinden güldüğünü anlamıştım " evet soracağım ... o zaman ilk sorum . Neden birbirimize yaklasamiyoruz ? " Dedim dikkatle ona bakarken " sen başka bir evrenden geldin bu evrendeki birine yaklasman için bazı işaretleri çözmen gerekir ,emin ol her zaman burada olmayacaksın her seferinde başka bir diyarda olucaksin tabii gelirsen " duyduğum şeyi biraz sindirmeye çalıştım bilemiyordum ama burada kendimi rahat hissediyordum
Tekrar ona döndüm bu sefer ben onu yakalamıştim o da beni izliyordu " buraya gelmek isterim tabii ki " dedim ayağa kalkarken " ama isaterlerden emin değilim" ellerimi arkada bağlayıp yürümeye başladım bu büyüleyici dünyanın çiçekli ovasında.
O da yanımda yürümeye başladı aramızda sadece 1 metrelik bir mesafe vardı " orası sana kalmış tabii " dedi yüzünde hafif bir tebessüm vardı sanki buraya gelmem onu mutlu etmişti aklıma gelen soru ile durdum " burada yanlız mısın? " Dedim ona dönerek o da durdu bana dönmedi sadece uzaklara baktı " Önceden yanlız değildim ama şimdi yanlızım " dedi bir yarasını açmıştim onda keşke sormasaydim" özür dilerim " dedim mahcup bir şekilde ona bakarken bana döndü " özür dileme, gerek yok " dedi gülümseyerek herşeye rağmen gülümseye bilmek güzel olmalıydı ondan biraz örnek almalıyım o,gülümseyince bende gülümsedim " belki deneyebilirim bu ip uçlarını... fikrimi değiştirdim " dedim tekrar yürümeye başlarken ,ben yürüyünce oda yürümeye başladı " ne değiştirdi fikrini ?" dedi
" Orası bende kalsın herseyide bilme ve burada istediğim kadar kalabilirmiyim ?" dedim yan gözle ona bakarak başını hayır anlamında salladı " hayır bu evrende sadece 3 saat kalabilirsin" dedi ciddiyetle,neee bu büyüleyici dünyada sonsuza dek kalmak istiyordum ama ben "ama neden ?" Dedim huysuzlukla " bu dünyada 3 saatten fazla kalırsan sana zarar gelir başka dünyadan gelenler bu evrende bu kurala uymak zorunda bu yüzden eğer işaretleri çözmek istiyorsan yanında ya bir fotoğraf makinesi yada bir defter al " dedi demek zarar geliyordu ha ."yani işaretleri çözersem burada istediğim zaman kalabilirim miyim ?" Dedim umutla ona bakarken ,buruk bir tebessüm ile " Evet kalabilirsin ama... " Devamini getirmedi bende üstelemek istemediğim için susdum bir süre sessiz kaldik yan yana yürürken.
Ne kadar zamanım kalmıştı acaba?Tam ona dönecekken bir den ellerimin toz haline döndüğünü gördüm " çağrıhan " dedim korkuyla ismini söylemem ile bana döndü " merak etme süren doldu sadece " dedi sakinlikle " ama ısrarla burda kalmak istersen zarar görürsun direnme deniz... " dedi tamamen toza dönüştüğümde gözlerimi hastanenin bahçesinde açtım arkamdan sesler gelince oraya döndüm annem ile selin hanım konuşarak geliyorlardı orada üç saat burada ne kadar ediyordu? ben aklımı mı kaçırdım?
Tam o anda aklıma bir şey geldi kulağımın arkasına taktığım pembe çiçek eğer buradaysa gerçek demektir , ellerimi yavaşça kulağıma götürdüm ,gözlerimi sıkıca kapattım çiçeğin varlığını orada hissedince gözlerimi açtım çiçeği hemen elime aldım... Gülerek ayağa fırladım gerçekti işte çağrıhan da ,o büyülü evrende gerçekti... Annem bu anı hareketim yüzünden hızla bana doğru koştu " kızım iyimisin? " Dedi hemen beni kendisine çevirerek heryerime dikkatle bakıyordu " evet anne iyiyim merak etme " dedim anneme söyleyip söylememe konusunda kararsızdım bu sır bende biraz daha kalabilirdi.Selin hanımda yanımıza geldi bana dikkatle bakıyordu sanki bir şey fark etmişti " deniz senin tacın nerede? bu çiçeği nerede buldun ?"dedi sonra devam etti " yüzüne de renk gelmiş sanki ?"doğru ya ben tacımı orada bırakmıştim burada bu çiçekten varmı diye baktım ama yoktu sonra aklıma bir fikir geldi " bir çiçekçi geçti az önce ondan aldim , tacımıda şuraya bırakmıştim ama şimdi yok " dedim gülümseyerek" ve ben kaç dk dir buradayım saate hiç bakmamışım " dedim bunu öğrenmeliydim.
Annem " sen aşağı inince biz seni yanlız bırakalım dedik on dk dir buradasin tatlım " sonra doktora döndü bir şeyler söyledi ona ama dikkat etmedim söylediğine , gökyüzüne baktım içimde bir şey onu tekrar görmek istiyordu keşke gitmeden önce buraya nasıl geleceğimi sorsaydim.
Merak etme çağrıhan tekrar geleceğim......
