Kelebeğin Sözü kitap kapağı

6. bölüm / 6

Kelebeğin Sözü

Bölüm 4 ( Çaresizim )

Vaveyla Yazarı: Amine Alisya ÖZTÜRK

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 4 ( Çaresizim )

Söyleyeceklerim çok ama söylemeye cesaretimi yok.

İYİ OKUMALAR

Sabahın ilk ışıkları odamı aydınlatmış, yatağın içinde yüzüstü uzanmış, bugün yaşanacak senaryoyu kendimce kurup yaşanacakları tahmin ediyorum. Tek isteğim bana kızıp darılmaması çünkü ona anatacaklarımdan sonra yüzüme bakar mı onu bile bilmiyorum.
Kafam karma karışık karışık bir şekilde düşünüyorum.
Alara 'ın aklından geçenleri tek tek tahmin edebiliyorum.
Keşke ona herşeyi önceden anlatsaydım belki de Alara bu hale gelmezdi ne de bana karşı sevgi ve duygusu olurdu, bana nederse hakklı " Bana neden daha önce anlatmadın " diye kızacak.
Keşke cesaretimi toplayıp onun karşına çıkıp herşeyi konuşmak istiyorum. Ona bildiklerimi anlatmak istiyorum ama anlatacağım zaman bir olay bir tahlisizlik oluyor yada anlatacak cesareti bir türlü bulamıyorum. Ama bugün her ne olursa olsun ona herşeyi anlatmaya kararlıyım.

Bu düşünceleri aklımdan kovup yatağımdan çıkıp üstü değiştirdim, ellimi yüzümü soğuk suyla yıkayıp kendime geldim. Yüzümü kurtuğum havluyu bir kenera fırlatıp Tunahan 'ın uyandığını kontrol etmek için odasına gittim.

Sakin sakin kapıyı tıklayıp içeri girdim. Odaya girdiğimde yatak düzenliydi, daha dikkatli bakınca hiç dokunulmamıştı bile hemen evin diğer odalarına bakıp Tunahan 'ı aradım, pencereye çıkıp arabasının orda olup olmadığını kontrol ettim ama arabasıda yoktu bu adam nereye gitmiş olabilir. Hızlı adımlarla odama gidip telefonu alıp Tunahan 'ı aradım ama cevap vermiyordu. Dün gecemi gitmiş bilmiyorum arabanın anahtarını karakolda aldığım için dünkü pantolonda kalmıştı. Banyoda bulunan kirli sepetini kontrol ettim, anahtar pantolonun cebindeydi anahtarının çıkarıp hızlıca evden çıktım.
Arabaya koşar adımlarla ileredim. Biner binmez tekrar aradım yine cevap vermedi.
Hemen yola çıktım neden bana haber vermeden gitmişki, nereye gideceğimi bilmediğim için hastaneye Alara 'ın yanına gittmeye karar verdim.
...
Hastaneye vardığımda Tunaha 'nın arabasına benzer bir araba gördüm. Emin olmak için plakaya baktım evet onun arabasıydı ama yaptığı şeye hâlâ anlam veremiyorum. Arabadan inip hastaneye giriş yaptım. Sakin adımlarla Alara 'nın odasına ilerledim.
Odaya girdiğimde yatak boştu korktum Alara nerede.
Odadan çıkıp hastaneye danışmanın yanına gittim, danışmanda buluna kadına Alara 'ın odasının boş olduğunu anlattım.
Kadın çok rahattı elindeki kalemi yavaş bir şekilde masanın diğer ucuna bıraktı ve gözlüğünü çıkararak, " Aaa evet dün siyah takımlı giyinmiş silahlı bir adam kızın odasını bastı "
Duyduğuma inanamdım ne yapacağımı bilmiyorum ellerimi masaya vurarak,
" Alara nerede, nasıl böyle bir şeye izin verir siniz " diyerek üzerine bağırdım.
Gevşek gevşek " Beyefendi, niye bana kızıyorsunuz ben ne yapabilirim ki, benim polise benzer bir tipim var mı sizce " oturduğu yerden kalkıp, yanıma yaklaştı.
" Kadın sen manyak mısın, nerede Alara "
Bağırdığım için insanlar rahatsızlık vermiştim. Onları daha fazla rahatsız etmemek için hemen sakinleşip vereceği cevabı bekledim.
" Bilmiyorum, zaten olayın üstüne bir adam geldi hastanemizde çalışan cadı bir hemşire ile kızı alıp götürdürdüler "
Büyük ihtimalle Tunahan ve Ayşe bahsediyordu. Yine de emin olmak için adamın nasıl biri olduğunu sordum,
Balandıra balandıra anlatamaya başladı " Ayy, Olağanüstü yakışıklı, manken gibi, 2.80 boyu her iki kolunda başım kadar kasları bulunmaktaydı " hepsini tek nefesle anlatı beliki Tunahan 'a hayran kalmış. Hemşire de galiba Ayşe 'di içim biraz da olsun rahatladı,
Ve büyük bir ihtimalle mafyanın adamıydı.

Ben dün gece yatağımdan mışıl mışıl uyurken Alara 'nın başına neler gelmiş. Daha dün ona söyledim bu adamlar seni rahat bırakmazlar, ama beni umrsamamıştı bile bana inat yapıyor.
Üstüme yürümeye başladı bende ne yapacağımı bilemediğim için arkama bakmadan geri geri yürüyordum, " Peki, o adama ne oldu " kendimden uzaklaştırmak için onu yavaşca ittim. " Mesafemizi korusak iyi olur " üstümü düzelterek.
Offlamaya başladı ve kalktığı sandalyesine oturup " Sen de ama korkaksın "
Tekrar sorumu iletim. " O adama ne oldu "
Kadın gözlerindeki hayranlığını gösterip " Bizim bu kaslı Kahramanızın, bu hıyar herifi tek başına alt edip onu dövdü daha sonra polisler geldi adamı alıp götürdü, ayy görmeniz gerekiyordu nasıl dövüyordu, analar neler doğurmuş be " diyerek bana pişmiş kelle gibi sırıtmaya başladı ben ise şaşırmış ona bakıyordum.
Dışarıdaki arabayı gösterip " Ama arabası burda Hanımefendi "
Gülerek " Hanımefendi diyen dillerini yesinler senin "
Yüzüm aniden düşerek " İleri gidiyorsunuz ama "
" Tamam korkma, yemem seni bizim bu cadı hemşire vardı ya, haa işte onun arabasıyla götürdüler " Elindeki saate bakarak " Bir saat sonra arabayı adamın evinin önüne götürecekler " yazısını yazmak için kalemini elline aldı yazısını yazmaya başladı.
" Ne zaman oldu "
" Dün gece diyince sen ne anladın ne adam " aşalayıcı bakış attı ve başını önününe gömüp yazısını yazmaya devam sonrada kafasını kaldırıp " Ama saat olarak iki gibi oldu " sinirlenerek " Bunlar yüzünden mesaiye kaldım "
" Nereye götürdüler, size ya da hastaneye yönetimine bir şey dediler mi ? "
" Bilmiyorum ki, zaten bugün taburcu olacaktı, polislere ifadadelerini verip sonradan hastaneden çıkış yapıp gittiler "
Tunahan 'a ulaşamadığım bildiğim için Ayşe 'in telefon numarasını istedim.
Yüzümde hafif bir gülümseme ile " Bana Ayşe hemşirenin numarasını verebilirsiniz "
Yavaşça ayağa kalkıp " Kendi numarımı veriyim istersen "
" Hanımefendi, ne diyorsunuz bana Ayşe hemşirenin numarası lazım "
Boğazını temizleyip " Malesef, hastane çalışanlarının numaralarını paylaşmayız " ciddi ciddi bakmaya başladı,
Nasıl bir manyağa rast geldim.
Daha fazla bu kadınla uğraşmak istemeyip hastaneden koşarak çıktım. Sabah sabah yaşadıklarıma inanmıyorum bir türlü.
Dün Tunahan söylemişti, Ayşe 'nin evine götürecektik belki dediğini yapmıştır. Arabaya binip hemen Alara 'ın telefonunda nerde olduklarını bulmak için uygulamayı açıp nerede olduğunu aradım.
Biraz bekledikten sonra yerini tespit ettim. Burdan tam bir saatlik hemen yola çıkmak için arabayı çalıştırdım.
Yolla çıkar çıkmaz son gaza basıp ilerledim. Dün gece bunlar yaşanırken bana niçin haber vermediler, neden benden gizli saklı işler yapıyorlar yol boyunca düşünüp durdum, ben bu hayata düşünmekten başka neye yaradım ki, bana sorsunlar hep kendimi büyük bir zarar olarak görüyorum zaten kimin hayatına girdiysem ya benim yüzümden yada benim için canlarından oldular. Sırf bu yüzden biricik Annemi kaybettim belki o gün rahat dursaydım şu an hayatta olacaktı.
İlerledikçe ormanın içine giriyordum, burda ne işleri var, gideceğim yere 5 dakika kalmıştı yol bozuk ve çamurlu olduğu için arabam zor ilerliyordu. Bağ evi gibi bir yere gelmiştim evin önünde kırmızı bir araba vardı, Ayşe 'nin arabası galiba çünkü dün hastaneye önünde görmüştüm. Arabadan inip eve doğru ilerledim. Yürüdükçe kafamda saçma sapan senaryo kuruyordum,

Tunahanlar buraya geldikten sonra mafyanın diğer adamları gelip hepsini kurşuna dizmiş, üçünüde evde kanlar içinde karşılıyorum daha sonra bende hemen burdan uzaklaşıp ilk bulduğum uçurumdan kendimi atıyorum ve bu macerada burda bitiyor,

" Ne saçmalıyorsun Yağız " diye kendime kızdım, içimden besmele çekip kapıyı hafifçe tıkladım.
Tık, tık, tık
Biraz bekledikten sonra yavaş yavaş kapı açıldı ben açılması ile beraber yüzüme sert bir yumruk yedim. O acıyla kendimi sırt üstü yerde attım. Ellerimle yüzümü kapatıp acı içinde kıvranmaya başladım.
Tunahan ellindeki tuttuğu silahı bana doğrultmuştu bağırarak " Lan köpek bırakın şu kızın peşini "
Ellerimi yüzümden alıp acı içinde " Benim lan, Yağız "
Tunahan elimden tutup yerden kaldırıp " Senmiydin, kusura bakma Yağız ben dün geceki adam sandım seni "
Yüzümdeki acıyı bir kenara bırakıp yakasını tutup Alara 'ın nerede olduğunu sordum.
Beni kapının önünden çekip içeri çekti arkamdan hemen kapıyı kapatıp salona doğru götürdü. Alara şömine başında koltukta uzanmış şekilde uyuyordu. Sesleri duyan Ayşe mutfakta koşarak geldi.
Şaşırarak " Yağız Sen mi geldin "
Daha fazla dayanamayıp " Siz bana ne zaman haber verecektiniz, durun belki hiç vermeyeceksiniz "
Ayşe kolumdan tutarak mutfağa doğru çekerek " Sakin ol Alara uyanacak, sana herşeyi anlatacağız " ve mutfağa doğru gittik.
Yüzümün diğer tarafı kızarmıştı, Tunahan buzdolabından buz torbasını çıkartıp elime verip yüzüme tuttum. " Çok özür diliyorum ya sen neden kapının dibinde ne duruyorsun "
Acıdan yerimde bile duramıyorum bağırarak " Nerden bileyim bana yumruk atacağını "
Ayşe " Bağırmayı kes Alara uyanacak "
" Alara nasıl iyi mi, dün gece neler oldu ve neden benim haberim yok "
Tunahan beni sandalye oturturup " Sen bir sakin ol önce, anlatacağım sana herşeyi "
" Seni dinliyorum Tunahan "
" Öncellikle Alara iyi Ayşe ilaçını verdiği için uyuyor "
" En başından anlat "
" Dün sen odama geçip uyuduğunda ben odada koltukta telefonda takılıyordum, biraz geç olmuştu yatağa geçmek için ceketimi çıkaracağım ki Ayşe aradı hemen açtım, arkadan karmaşa seslerini duydum ne olduğunu sordum Ayşe yardım istedi "
" Silahlı bir adamım odayı girdiğini görmüş " iki saat seni uyandırmakla uğraşmadım hemen evden çıktım, hastaneye girdiğimde Alara 'yı zorla odadan çıkarmaya çalışıyordu hemen müdahale ettim onu orda paketledim. Alara 'yı hemen hastaneden taburcu edip buraya getirdik. Ben mafya göndermiş sandım ama " sustu yüzüme baktı.
Bağırarak " Yüzümde yazmıyor ne "
" Şey bu Alara 'ın sevgilisiymiş "
" Evet, vardı onun eski sevgilisi "
" Belalısı mı "
Sinirlenerek " Neden gelmiş "
" Buradan ve senden kaçırmaya gelmiş " alaycı bir bakış atarak,
Sinirlenerek " Ben gösteririm ona kaçırmayı "
" Merak etme ben onun hakkından geldim "
" Neden sonrada bana haber vermediniz, o kadar aradım neden cevap vermedin "
" Telefonumun şarjı bitmişti "
Ayşe araya dalarak " Az konuşsaydın kadınlarla belki bitmezdi şarjın "
" Günahımı alıyorsun, istesemde arıyamzdım seni çünkü Alara izin vermedi sende ordaydın ya "
Tunahan 'a bakarak " Aramadın ama yine teleşlandım "
Biraz daha sakinleşip derin bir nefes aldım. Pencereden dışarı izledim yağmur yağmaya başladı.
" Peki, neden dağ başına getirdiniz, hani Ayşe 'nin evine götürecektik "
Tunahan elindeki su bardağını uzatarak " Burası daha güvenli, bu ev benim zaten kimse burayı bulamaz "
" Dağ başında "
Tunahan " Dağ başı değil orman "
" Ne fark eder " yüzüme tuttuğum buzu masaya bırakarak,
Ayşe yanıma gelerek " Dur bir bakayım " iyice baktıktan sonra
" Bir kaç saatte iner şişkinliği "
Buzluktan yeni buz torbasını çıkarıp yüzüme tuttuğum.
Tunahan " Yağız sen burda olduğumuzu nasıl öğrendin "
" Ben Alara 'yı nerede olduğunu öğrenmek için telefonuna nerede olduğunu gösteren bir uygulama indirmiştim hatta vurulduğu günde evimde olduğunu böyle bulmuştum.
Suyumu içmeye başladım.
Tunahan " İstersen onu sil yerimizi kimse bilmesin "
Ayşe Alara 'ın telefonunun arka cebinden çıkarıp " Al sil şu uygulamayı, başımıza dert açmasın "
Elinden alır almaz telefonu kartını çıkarıp kırdım.
Tunahan " Niye kartı kırdın biz uygulama dedim "
" Kimsenin Alara 'ya ulaşmasını istemiyorum, parçaladığım kartı masada bulunan boş bardağa koyarak " Yenisini alırım "
Ayşe dolaptan tabak çıkartmakla uğraşırken, Tunahan Alara 'ın başına ne geldiğini nasıl öğrendiğimi sordu.
" Hastanede danışman kadın anlattı "
Ayşe arkasına dönerek " Bir şey soracağım, sana askıntı oldu mu "
Utanmaktan her iki yanağım kızardı sesimi toplayıp " Evet, biraz ileri gitti ama sonra "
Ayşe heycanlanarak " Eee daha sonra " yanıma yaklaştı,
Kendimi aradan sıyırıp topu Tunahan 'a attım.
" Şey, Tunahan 'ı çok beğenmiş, ona selamı vardı " selam kısmını yalanını atarak, hem kendi utangaçlığımı bitirmek hem de ikisini arasında bir duygu bağı varsa belki Ayşe danışman kadınına kızar bu sayede bende emin olurum.
Tahmin ettiğim gibi kavga etmeye başladılar.

Ayşe Tunahan 'ın üzerine gidip bağırmaya başladı. " Sen ne ara bu manyakla konuşup birbirinize selam iletiyorsunuz "
Tunahan " Ne oluyor ya ben onunla konuşmadım bile sadece ben adamı döverken yanıma gelip kol kaslarıma baktı, sonra adımı sorup durdu konuşmadım yemin ederim. " kendinisini geri çekip masanın arkasına koştu, " Hem sana ne oluyor istediğimi yaparım sen benim neyim oluyorsun ki "
Ayşe sandalyeyi önünden çekip " Bana ne senden ben ondan nefret ediyorum ondan kızıyorum, yani üstüne alınma "
Bu durum Tunahan 'nın hoşuna gitmişti, sonra bana bakarak " Bu hanımefendi beni çok mu beğenmiş, hadi söyle Yağız " göğsünü kabartmış sanki memleketi kurtarmış gibi.
Bende Ayşe 'e bakıp sonra " Felaket bir şekilde hemde hiç sorma "
Ayşe daha çok sinirlenince. " Ben Alara 'nın yanına gideceğim, sizde birbirinize Melisa 'ı anlatırsınız " tam kapıdan çıkacaktık Tunahan " Deme ki hayramın adı Melisa 'ymış "
Bu duyan Ayşe kapıyı sertçe kapıyı kapatıp salona geçti.
Hemen yanına yaklaşıp kısık sesle " Niye böyle yapıyorsun "
Gülerek " Oğlum görmüyor musun nasılda kıskanıyor " sonra sesini yükselterek " Vallahi bu kadınların bana olan hayranlıkları beni per perişan ediyor iki kasımız bide yakışıklı olunca bu tür şeylere maruz kalıyorum "
" Tamam sus duyacak seni "
Tunahan masayı önünden çekip " Bir şey olamaz ya, gel içeri girelim Alara uyanmıştır " mutfaktan çıkıp salona geçtik.
Alara daha uyanmamıştı ama ilaç içmesi gerekiyor, Ayşe uyandırmaya çalıştı ama uyanmadı, hemen yanına gidip dizlerimin üstüne çöküp yüzünü hafifçe tokatlayıp uyandırdım. Yavaş yavaş gözlerini açtı beni görünce şok oldu ve heycanlanarak
" Yağız, geldin mi "
" Geldim geldim, nasılsın iyi misin varmı bir ağrın "
Yüzündeki derin mutluluğunu yansıtarak, " Yok sen gelince daha iyi oldum "
" Niye bana haber vermelerine izin vermedin "
Doğrularak " Korkmanı istemedim "
Ayşe elinde tuttuğu ilaçı avucuna bırakıp " Şimdilik bu ilaçı iç ağrın kalmaz sonradan diğer ilaçını içersin " diyerek suyu uzatı.
İlaçını ağzına atarak " Sizin başka işiniz yok mu gidin bulaşık yıkayaın bir şeyler yapın, kısacası istemiyorum sizi "
Ayşe karşı koltuğa oturup " Teşekkür edeceğin yerde neden söyleniyorsun "
Alara bana yönelerek " Yağız ben ölecek miyim "
" Ne saçmalıyorsun nerden çıktı bu şimdi "
" Ne bileyim, birden hayatıma girdin ve beni kurtarıp duruyorsun "
" Seni korumak suç mu yani "
" Suç değil " bataniyesini üzerinden attıp " Sıcak oldu ya "
" Kaya 'yı kendi ellerimle öldüreceğim "
" Beni son derece Kaya 'dan mı kıskanıyorsun "
" Niye kıskanıyım ki senin düz yolda bile yürümesini bilmeyen eski sevgilini "
Güldü " Dur sana bir anımı anlatayım biz kafede kahve içerken birden yüzüme bakıp hangi ayda olduğunuzu sormuştu, o soruyu duyduğum anda sanki beynime kurşun sıkılmış sandım "
" Biliyorum anlatmıştın hatta sana çiçek alacak diye çiçekçi kadından üstüne düşmüştü sonrada kadından dayak yemişti "
Alara tekrar güldü, onu gülerken görmek iyi gelmişti bana.

Biraz sohbete dalmıştık. Sonra Alara üstündeki tişörtü koklayıp offlamaya başladı.
" Ne oldu, yine offlamaya başladın "
" Çok kötü korkuyorum yok mu başka kıyafete "
Tunahan oturduğu koltuktan kalkıp " Dur ben sana giyecek birşeyler getireyim "
Tunahan 'a seslenerek " Kadın kıyafeti varsa ondan olsun "
Etrafından bir tur atarak " Ben kadın kıyafeti giyecek birine benziyor muyum "
Alara ciddi ciddi hemen cevabını verdi " Yok ya sana gitmez öyle kıyafetler "
Tunahan neye uğradığını şaşırdığı için bana bakıp sonra Alara 'a bakarak. " Malesef bulunmuyor kadın kıyafetleri elimizde ne varsa onu giy " atarlanarak sonra " Hem hiç kullanılmamıştır temiz yani "
" Hayır efendim ben erkek kıyafeti giyemem " battaniyesin yere attı " Yağız bana kadın kıyafeti getir, kadın nedir biliyorsun dimi " üstüme bağırmaya başladı.
Ayşe 'den isteyecektim ama oda dün hazırsızlık yakaladıklar için sormaktan vazgeçtim.
Yapacak bir şey yoktu ayağa kalkıp " Senin evine gidiyorum, birkaç eşya ve alışveriş yapıp geleceğim "
Ayşe yanıma yaklaştı ve " Bende geleceğim bir sürü ihtiyaç var hemde dün evime gidemediğini için uğramam birkaç parça birşey almam gerekiyor "
" Tamam sen ihtiyaçları belirlen bir liste yap biraz telefonumun şarjı bitmek üzere biraz, onu halledip çıkalım "
Tunahan telefonumun şarj kısmına bakıp, " Bekle, şimdi buna uygun şarj var " diyerek şöminenin etrafında bulunan dolaba doğru ilerledi.
Alara 'nın yanına gittim, ilaçın etkisinden dolayı bir gözü açık, bir gözü kapalı esnemeye başladı.
Sonrada çekmeyi kurcalayan Tunahan 'a seslendim,
" Tunahan sen Alara 'nın başında beklersin biz gelene kadar "
Tepki vermedi duymadı galiba,
Tunahan şöminenin etrafında bulunan dolap çekmecesinden çıkardığı bir kaç şarj aletlerini bana uzatıp " Hangisi oluyorsa tak " hemen alıp tek tek denemeye başladım ve sonunda sonuncusu şarj aldı. Telefonun şarj almasını beklerken Tunahan yanıma geldi.
" Tunahan benzin bidonu varmı " birden sorduğum için afalandı sonra başını sallayarak.
" Evet birkaç bidon var garajda köşede, benzinin mi bitti yoksa "
" Hayır benzin var biraz daha kalacağız ya varmı diye sordum "
" Anladım "
Mutfakta ihtiyaç listesini hazırlamakla meşgül olan Ayşe 'nin yanına gittim.
Telefonuna yazıyordu beni görünce, " Bunlar bide birkaç bir şeyler yazdım " yazdıklarını bana gösterdi.
" Sen istediğini yaz ama bir haftalık için yap listeyi "
" Tamam sen bana bırak " diyerek yazısını yazmaya devam etti. Tekrar salona geçtim Alara ilaçın etkisi yüzünden yine uyuya kalmıştı. Salonun diğer köşesinde koltukta televizyon izleyen Tunahan 'ın yanına yaklaşıp " Alara sana emanet biz gelene kadar "
Elindeki kumandayı masaya bırakıp önüne dönüp " Tamam dikkatli olun da burası kolay, zaten uyuyor siz gelene kadar uyanır "
Telefonumu şarjdan çıkarıp Ayşe 'i bekledim.
Mutfaktan çıkan Ayşe Tunahan 'a hâlâ tavır yapıyordu, televizyon kanallarını değiştirmekle meşgül olan Tunahan 'a seslenerek " Var mı bir isteğin " sonrada tavırlını devam ederek montunun fermuarını çekti.
Bunu duyan Tunahan baykuş gibi kafasını hızlı ve aniden Ayşe 'ye çevirerek
" Var, Melisa 'ya selamımı ilet bide sana zahmet numarası alırsan sevinirim, konuşup sohbet ederiz "
Ayşe yüzünü buruşturarak " İletirim sen merak etme, numara işide kolay "
Ayşe 'nin kolundan tutup " Hadi gel uğraşma " diyip evden çıkardım.
Yağmur hızlı yağıyordu ıslanmamak için hemen arabaya bindik, çok zamanımız olmadığı için yolda önce Alara 'ın evine gidip birkaç eşya alıp ve ona telefonu kartı alıp, alışverişimizi yapıp Ayşe 'nin evine gidip sonrada geri döneceğiz.

Yol yağmurdan dolayı çamurlu ve bozuk olduğu için yavaş sürüyordum. Yol boyunca Ayşe hiç konuşmadı canının birşeye sıkıldığı belli, başını aracın penceresine dayayıp dalmıştı sonrada elimdeki telefonuna daldı. Yolculuğumuz sessiz geçti. Sonrada Alara 'ın kaldığı mahalleye geldiğimiz söyleyince, Ayşe elindeki telefonu bırakıp, yüzü asık bir şekilde
" Gerçekten Melisa Tunahan 'ı çok mu beğenmiş, Tunahan söylediklerinde ciddi miydi "
" Hayır Tunahan şakasına yapıyordu "
Yüzümü buluşturarak " Tunahan 'ı beğenmeyi bırak herkesin içinde kadın bana askıntı oldu ve üstüme üstüme geldi "
Güldü " Sen ne yaptın "
" Elinden kaçıp geldim "
Derin bir nefes alıp rahatladı " Ama bu onun yanında kalmayacak "
Biraz daha ilerledikten sonra bana meraklı ve sakince yönelerek " Bir şey soracağım "
Başımı hafifçe sallayarak " Tabii sor, konu ne "
Bana vücudunu tam dönerek " Sen Alara 'yı önceden de tanıyor muydun "
" Hayır, Eylül öldükten sonra buldum onu "
Şaşırarak " Nasıl buldun"
Arabayı yavaşlatıp " Aradım, buldum işte "
Yüzündeki merakı görebiliyordum,
Sonrada " Peki, Eylül niçin sana emanet etti "
" Korumak, kimsenin ona zarar vermesine engel olmak için " dedim ve arabayı durdurdum.
" Neden sen, Alara Eylül 'ün neyiki söylediğin kadar Eylül 'ün kimsesi yok "
Uzaklara dalıp gittim.
Ayşe " Yağız, duyuyor musun beni " diye bağırmaya başladı.
Kendime gelip evi gösterek " Hadi in daha çok işimiz var " diyerek konuyu kapatmaya çalıştım.
Ayşe " Ama sorumu cevaplamadın "
Arabanın kapısını açıp " Boşver, anlatırım ben sana bi ara hem bunu öğrenmek senin için çok mu önemli " hemen arabadan çıktım.
" Hadimi aştıysam özür dilerim " diyerek arabadan hemen indi.
Alara iki katlı apartmanın ilk katında oturuyor, üst kat Alara 'dan rahatsız oldukları için 2 ay önce taşımışlardır, hemen apartmana giriş yaptık kapının önüne geldiğimizde Ayşe iki elini beline koyarak " Anahtar var mı yanında, nasıl açacaksın "
Alara anahtarı genellikle kapının önüne bulunan kalpli paspasın altına bırakır,
Denemekten zarar gelmez diyerek eğildim ve paspası kaldırdım. Altındaydı hemen çıkarıp kapıyı açmaya çalıştım.
Ayşe şaşırarak " Paspasın altı mı ne kadarda rahatmış "
Kapı açıldı, hemen içeri girdik, etraf felaket bir şekilde dağınıktı.
Ayşe " Alara burda nasıl yaşıyor "
" Bide bana sor " Ayşe 'ye Alara 'nın odasının gösterdim " Hadi sen Alara 'ın kıyafetlerini al, dolapta çanta var onun içine koyarsın "
" Tamam " diyerek odaya girdi. Ev sahipi suyu, doğalgazı ve elektriği kestiği için ev buz gibiydi, üşümeye başladım.
Üşümektenmi bileme ama içim ürperdi, sanki birşey olacakmış gibi hissettim. Biraz daha bekledikten sonra, Ayşe elinde koca çanta ile odadan çıktı.
" İstersen bana ver ağırdır " ellinden aldım ve hemen evden çıktık.
Ayşe anahtarı ellimden alıp kapıyı kilitlemeye çalışıyordu, üst katın merdivenlerinden ses duyar gibi oldum. Merdivenlerin başından başımı kaldırıp baktım. İşini bitiren Ayşe.
Şaşkın bir yüz ifadesiyle " Yağız ne yapıyorsun "
Yanına yaklaşarak kısık sesle " Üst kattan ses geldi "
Offlayarak " Ne yani belki o pinti ev sahibidir "
" Dur bakalım, belki hırsızdır "
Ayşe kolumu çekiştirip " Birşey olamaz ya sanki çalınacak eşya var sanki, gidelim daha çok işimiz var " kolumdan tutup apartmandan çıktık, aklım içerde kaldı. Belki de ev sahibidir diyip boş verdim. Çantayı arabanın bagajına atıp arabaya bindik. Emniyet kemerini takıp hemen yola çıktık. Biraz yol yaptıktan sonra Ayşe cebine bakmaya başladı. " Ne arıyorsun "
" Allah kahretsin, telefonumu Alara 'ın evinde unutmuştum "
Arabayı hemen durdurup " Tam olarak nerede unutun "
" Alara 'ın yatağının yanında bulunan masaya bırakmıştım "
" Geri dönelim " dedim ve geri dönüp hızlanıp tekrar eve geldik.
Ayşe arabadan inip " Anahatarı ver, hemen alıp geleceğim "
" Bekle bende seninle geleceğim "
Atarlanarak " Ya sen ver şu anahtarı sanki bilmiyorum ne yapacağımı "
Pes ederek anahtarı uzatım " Acele et "
" Tamam, bekle hemen geleceğim " diyerek koşar adımlarla apartmana doğru ilerledi.
Arabadan çıkıp beklemeye başladım. Pek içime sinmedi onu yanlız göndermek ama intada bağlayıncada bir şey diyemedim.

Şimdiye kadar gelmesi gerekiyordu,
Aniden silah patlama sesi duydu. Arabanın koltuğunun altına koyduğum silahlı çıkarıp hemen apartmana doğru koştum, içimden Ayşe 'ye birşey olmasın diye dua ediyordum. Apartmana girdiğimde merdivenlerden aşağıya doğru akan kanları gördüm, merdivenlerden çıkıp başına geldiğimde şok geçirdim " Allah kahretsin "
Kendime gelemiyorum bir türlü, ne yapacağım bilmiyorum dizinin üstüne çöküp silahı geri çektim.

Yerde kanlar içinde uzana adama baktım.
Silahımı beline sokup, tir tir titreyen Ayşe 'nin kolundan tutarak " Ne oldu burda " diyerek olanı biteni anlamaya çalıştım, korkudan cevap vermiyordu.
Üstüne bağırarak " Ne oldu burda, konuşsan Ayşe "
Ağlamaklı sesiyle " Katil oldum, Yağız ben katil oldum " söylenip durdu.
Adamın yanına yaklaşıp, ölmesin diye dua ederek, önce yarasına baktım kurşun sıyırmış derin nefes aldım. Sonrada nabzına baktım atıyordu ama baygındı.
Ayşe 'nin yanına oturdum " Kurşun sıyırmış geçmiş yaşıyor şu an baygın birazdan uyanır hadi gidelim "
Ayşe beni önünden çekip adamın yarasına baktı derin bir oh çekerek " Yaşıyor Yağız "
Kolundan çekiştirip " Birazdan uyanır hadi Ayşe "
Çok korkmuştu yürüyemiyordu, biraz sakinlesmesini bekleyip sonrada arkamıza bakmadan apartmandan çıktık. Hemen arabaya binip uzaklaştık.

Arabayı sağa çekip durdum. Yaşadığımızı sindirmeye çalışıyorum.
Neden kimse beni dinlemiyor, beni pişman ettirecek kadar beni karasız ve çaresiz bırakıyorlar anlamadım.
Ya Ayşe 'ye birşey olsaydı ben ne yapardım.
İçimdeki sinirle nasıl devam edeceğim bilmiyorum. Daha fazla dayanamayarak iki ellimi direksiyona vurarak " Neden beni dinlemeden, kafana göre iş yapıyorsun "
Korktuğu için irkildi " Nerden bileyim, böyle olacağını "
Korkutmuştum, yüzüne baktım " Korkutuysam özür dilerim "
Cevap veremedi.
Saknileşmesinin bekledim.
" Peki nasıl oldu anlat " sakinleşip arabayı sürmeye devam ettim.
Sesini toplayıp anlatmaya başladı.
" Telefonumu alıp evden çıktım, kapıyı kiltlerken arkamdan adam beni tutup çekiştirdi, telefonumu almaya çalıştı ve vermeyince, sonrada silahını çıkartıp bana doğru çekti bende üstüne atladım, o hengamede silah patladı "
Elerini bacağıma vurarak " Ya o kurşun sana gelseydi, ne yapardım ben "
" Birşey olmadı ama "
" Ya olsaydı "
" Tamam Yağız uzatmasak "
" İnanamıyorum gerçekten "
Panikleyerek " Yağız ya bu adam polise girderse, ne yaparım ki "
" Saçmalama Ayşe , adam polislere * Ben hırsızlık yaparken bir kadına rast geldim, kadının zorla telefonunu elinde alırken silahamım patladı * diyecek "
" Her halde yapmaz "
" Beynini yemediyse, yapmaz "
Ayşe bu haldeyken daha fazla uzatmadan evin yolunu tuttuk.

Umarım bölümü beğenmişsinizdir.🦋
Yorum ve beğeni atmayı unutmayın🎀🎀
Bir sonraki bölüme kadar kendimize iyi bakın.😊

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

310okunma 83beğeni 9yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.