14. bölüm / 14
Kelebeğin ölümü14 cesaret
Bölümler 14Şu an: 14 cesaret
- 1 Birinci bölüm çığlık253 kelime
- 2 2.farkındalık423 kelime
- 3 3.Kapan429 kelime
- 4 4 düğün408 kelime
- 5 5 . bölüm oyun408 kelime
- 6 6.bölüm kurnaz708 kelime
- 7 7.oyuncu861 kelime
- 8 8.bölüm perde arkası326 kelime
- 9 9.bölüm perde önü535 kelime
- 10 10. Bölüm gerçek hayat351 kelime
- 11 11. Bölüm davetsiz misafir744 kelime
- 12 12.bölüm iki kör bir sağır673 kelime
- 13 13 doğruluk mu cesaret mi1.131 kelime
- 14 14 cesaret2.166 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ben ölümdüm yani bir zamanlar şimdi ise kabimde kor bir alev gelincik sen miydin ben miydin kitap okuyup ciçek okuyan mı gercek gelincikti yoksa sadece bir kac saat önce atalayı bıçaklayan mıydı asıl gelincik miydi ben kimdim bilmiyorum ama bir seyi biliyordum ben iki kisiliğimde de ona aşıktım atalayı bıcakladığım elim hız kesmeden titriyordu ve ben göz yaşlarıma hakim olmkta zorluk cekiyordum acaba atalay suan ne durumdaydı hastane de miydi yoksa çoktan ölmüşmüydü lütfen ölmemiş olsun allahım ben sevdiğim adamı bıcaklayacak kadar mı delir miştim bu kadar mı düşmüştüm hayattan bu kadar mı gecmiştim kendimden ruhumla aşıktım ben ona ben iki kişiliğimde de ona ruhumla tutunmuşken o beni bırakır mıydı hiç bir fikrim yoktu daha kaç göz yaşı akatacaktım bu çöl ormanda bilemiyordum gözyaşlarım ardı ardı bitmek bilmiyor yangın yeri olan yüreğime su serpiştiremiyordum sonra birden bir karar verdim polise gidip herseyi itiraf edecektim ama ilk önce beni hiç bir zaman sevememiş anne babamın yanına uğramam lazımdı üstüme gecirdiğim düz kırmızı badi altıma ise siyah kumaşı gecirdiğim gibi ayağıma topukluları gecirdiğim gibi evden cıkıp arabaya bindiğimde villaya varmam uzun sürmemişti kapıya tıklamama bile gerek kalmamıştı çünkü kapı aralıktı elimle itirdiğim kapıdan içeri girdiğimde saonda kimsenin olmadığını fark ettiğimde en son bıraktığımı hatırladığım yere ilerledim kapıyı actığımda ise koca bir boşluk kimse yoktu hiç kimse yoktu annem ve babam nerdeydi kelepceler yerdeydi catığım kaşlarım ve ben depodan düşünceli bir sekilde olduğum yerden ayrılıp yapıcak bir sey yok dercesine atalayın yanına yola cıktım
(atalaydan)
karnımdaki sızı kalbimdekinden fazla olmasını diledim o an en cok sevdiğin yakardı ve aynı zamanda sulardı lakin yangın hiç sönmezdi gecenin gündüzü olabilir miydi gözümden akan yaşı sildiğimde kolumdaki serumun durumuna baktığımda daha çok olduğunu fark ettiğimde tepki göstermedim gözü dönmüştü sanki o farklı biriydi eli hic titrememişti mesela gözlerimin içine bakıyordu sanki elinde bıcak yokmuşcasına zerre duygu hissetmedim onun gözlerinde duygular da renge bürünürdü ve onda kırmızı yoktu aşk yoktu o gün deponun orda benim gözlerim ise sarı parlıyordu caresiz gelir mi peki yanıma görür mü peki beni suçunu bile bile bakabilir mi gözlerime gri gözlerinden yağdırır mı yağmuru sel olup gider mi dudaklarına son bir kere öpebilir miyim bilmemde bir kaç gün önce haldun aksoyla alya aksoy hapse girmişti...
[B][I]bir kaç gün önce...[/I][/B]
polis acın kapıyı!
yıllarca organ mafyası olan en azından olmaya çalışan haldun aksoy ve karısı yaptıkları işi çok güzel gizlemeyi başardılar alya zengin sosyete kadını olarak etrafta gezinerek tepki cekmezken haldun ise goya aşırı meşgul beş altı oteli olan iş adamıydı ama onlar sadece günahkardı sadece atalyın annesinin değil bir çok anneyi öyle öldürmüşlerdi bir çok insanın orgalarını alıp karanlığa gömüşlerdi ve hayatın adaleti kendince onlara bir ders verecekti ilk önce bir çöp gibi büyüttükleri kızı karşılarına çıktı kendi isminin çiçeğini kazıdı kollarına ilk önce bıcakla sonra dövmeyle he birde tüm varlıklarını elinden almıştı 30 yaşında organ mafyalığını bırakmış olduklarından hayatın onlara ceza vermiyceklerini düşünmeleri komikti onalrın ölümü de kalımı da kendileri olucaktı öylede oldu 27 ekim akşamı polis evlerine baskın yaptı 27 ekimden bir gün önce bileklerindeki kelepçeler çözüldükleri için ikisi de rahatlamış en sevdikleri yerde solonda oturuyorlardı polis onlara silah doğrulturken ikisi de ellerini kaldırmış korkulu gözlerle bakıyorlardı etrefa polisler gelip ellerine kelepçe takarken tam olarak şu dendi
-hakkınızda organize nitelikli insan kaçırma insan ticareti ve organ ticareti suçlarından kesin dellilerle yakalma kararı var
ne onların ikar etmeye yüzleri yetti nede yürekleri onların sonu bu kadar kolay olmuştu patronlarının çektiği iki saniyelik vido ve atalayın oyanadığı oyunla zaten karanlık olan hayatları artık daha karanlıktı ve onları kimse burdan kurtaramazdı [B][I]bir sırım var[/I][/B] dedi alya tamamladı haldun[I] [B]ölüm[/B][/I]
[I][B](şuan)[/B][/I]
topuk tıkırtılarım hastane koridorlarında yükselriken elimde neden aldığımı bilmediğim gelincik ciceği sonunda 233 odaya vardığımda düşünmeden daldım atlay ukala bir tavırla bende seni bekliyordum dediğinde kaşlarımı yukarı kaldırdığımda olduğum yerde cakılı kaldım gel hadi neden yaptın nasıl bu kadar duyusuz olabildin gelincik anlat sevdiğin adam ben değil miyim bu yüzden delkirdiğini inkar etmiyor muydun sen evet diye mırıldandığımda o zaman bıçaklamayı geçtim o bıcagı nasıl tutun gelincik gözünü dahi kırpmadan nasıl yaptın bunu nasıl seviyorum diyende sendin elindeki bıçakla beni bıçaklayanda sen bu nasıl olabiliyor gelincik söylesene derken hızala ayağa kaltı ve elindeki serumu cekip attığında üstüme geldiğinde elleri omuzlarımı kavrayıp beni olduğum yerde sarsmaya başladı kendinde değil gibiydi söylesene diye tekrar yükseldiğinde insanlar seni dinlemesine rağmen nasıl duymuyorsa bende öyle yaptım tamam mı ayrıca ben sana isteyerek zarar vermedim bunu asla yapmam anlatabiliyor muyum ne sanıyorsun çok mu kolay isteyerek yapmadığın seylerin vicdan azabını cekmek he benim yüreğim yanıyor ben yanıyorum anladın mı [I][U]ölüyorum tıpkı adım gibi ölüyorum[/U][/I] al şimdi şu çiçeğini derken adığım çiceği göğsune yapıstırmıstım tutmadı ve çiçek ikimizin de ayaklarının önüne düştüğünde ben polise gidiyorum her seyi itiraf edicem öfkeyle ateş sacan gözlerine su serpilmişti sanki ama hiç bir şey demdi karakola vardığımda adımlarımın gereksiz yavaşladığının farkındaydım bir polisi durdurup pardon baş komserle görüşe bilir miyim acaba bir sey itiraf edicektim de polis beni komserin olduğu odanın önüne getirdiğinde biraz bekleyin lütfen sesini duydum ancak bir cızırtı ve baş dönmesi eşlik ettiğinde gözlerimi aralamla neden burda olduğumu sorguladım karakollar benim her zaman düşmanımdı ayağa kalktığım gibi cakmayı yaktığımda yere kolanya dökmüştüm tam burayı yakıp hepinizi öldürücem dediğimde cakmağı her hangi bir yere fırlatıcakken kafamda kocaman bir ses sonra anılar cakmak elimden alınmıştı burnumdan kan aktığını hissediyordum artık göremiyordum bir kaç anıdan sonra her yer karardı dünya da böyle değil miydi zaten gözlerimi araladığımda hastanedeydim
-merhablar ben baş komiser utku bozkurt ifade vermeniz gerekiyor
-ben öldürdüm yani öldürmüşüm
-komserim kişilik bozukluğu var yeni farkına varıyor kendisi de
kafam deli gibi ağrıyordu polis ve atalay aralarında konusurken ben uyku sersemi her şeyi HEMDE HERSEYİ bir kaç harfe mi sığdırmıştım cidden ben deli değildim bunu biliyorsunuz değil mi ama sen bir katilsin içsesimin söylediğiyle ürpermemle ne yapacağımı bilmez halde duruyordum atlayla komiser utku dışarı çıkmıştı ben ve sulanmış beynimle dururken atalayla komiser geri geldi onlar konuşmadan lafa atladım ailemi görmek istiyorum sonkez rica ediyorum alya aksoy ve haldun aksoyla görüşe bilir miyim nerdeler bilmiyorum ama cezaevindeler dendiğinde inanmakta zorluk cekiyordum cezaevindeler diye mırıldandım kendi kendime cezaevi... atalay ve baş komser cıktığında beni de acı ve tatlı arası bir uyku karşılamakta gecikmedi gözlerimi araladığımda serumun önceden elimden cıkarıldığını gördüm üstüme beyaz badi altima deri siyah pantolon giydiğimde artık annem ve babamla görüşmeye hazırdım tabi onlara anne baba demye bin şayet isterdi ya neyse bakışlarım etrafta gezinirken burası fazla basıktı kafamı cevirmemle onları görüm eskimeye yüz tutmuş ahşap sandelyeye oturduğumda babam elini elime uzatmaya yeltendiğinde kızım bizi burdan kurtar dediğinde alaycı bakışlarım eşiliğinde sakın diye tısladım sakın baba bozuntusu bana dokunma çünkü sen bana dokunmasın depoya kitlersin yada havasız hangi oda varsa oraya ölüm olduğumu fısıldar mesela dudaklarınız siz bana cehennemi yaşatmayı çalıştınız [B][I] ben cehennemin ta kendisi oldum[/I][/B] yani olmuşum hersey sizin yüzünüzden ben kimim onu bile bilmiyorum artık hepsi sizin yüzünden bıcakla cizdin surtımı baba ben bıçağın ta kendisi oldum bak suratımdaki bıcak izine baba ne yaptım ben sanaya peki sen anne babamı birkere bile durdurmaya yeltenmedin aksine o benzinse sen ateşi olmayı sectin o dedi sen uyguladın sen her zaman korkak kundakcı olarak kalacaksın anne kafamda kolumda birer birer kırdığın baraklar sırf fincan takımın eksik geldi diye onları üstümde kırmak ne kadar hosuna gidiyordu değilmi anne tüm hıncınızı benden cıkarmak sırf bir organ mafyasının liderini yenemediğiniz için miydi cektiğim onca esaret kaçmasam daha ne yapacaktınz daha kaç fincan kıracaktın kafamda mesela yada kac defa cizecektin vucudumu camla siz düşünün ben hiç var olmamış gibi toza karışayım masadan kalkmış polis arabasına doğru ilerliyordum ordan da pek bir bilgim yoktu bilmiyordum ben artık kendimi bile
(2 yıl sonra)
saye gelincik soydan ben buydum mahkeme kararıyla isim değişikliği yapmıştım aynı zamanda soy adı değişikliği uzun bir süre akıl sağlık ve ruh hastalıklarında tedavi gördükten sonra iyileşmiştim artık iki ben yoktu tek vardı ben vardım gelincik değil saye gelincik kırmızı rengine aşıktım mesela ama kıyafete siyah ağırlıklıydı ne bileyim en sevdiğim hayvan at mesela kitap okumayı ve defterlerime sktır yapıştırmaya da bayılırım ama yapamam daha girecek hapsim var gri saclarım artık belime kadar geliyordu gözümden yaş akmayı bırkmıştı atalay yoktu beni alıcak polisleri bekliyordum dışarıda siyah bir araba geldi sonra kimin olduğu umrumda değil diycektim atalay.. arabadan inen atalaydı kalbimi görmezden gelmeye calısırken atalay kolumdan tutuğu gibi beni arabanın sağ koltuğuna oturtu ne olduğunu anlamaya çalışırken atlay arabaya binmiş ara sokağa sürmüş rastgele kenara park ettiğinde ne doluğunu kavramaya calısıyordum ilk önce bana baktı değişmişsin dedi basımı cevirmemle kolumdan cekip dudaklarıma yapışması bir oldu anlını anlıma yasladığında nefes nefesydik ama dudaklarının tadı hala aynı dediğinde hiç birsey diyemedim uzun bir süre sonra ilk defa gözlerim doludu ondan uzaklaştığımda kendimi tutamadım
nedir benim bu çektiğim yürekten he söylesene kendimi iyleştirdim ama o hala sana atio benimle intikam için yanaşmana rağmen lan her sey düzeldi de senin için atan kalbimi düzeltemedim be iki kişiliğim vardı önceden onlar sana bağlıydı ruhum ise tutkun sana ne diye anlamıyorum anlam veremiyorum aşkımız yürümiycek biliyorum ama yinede koşuyorum sana gelinciğin kalbi de atalay diye atıyordu sayenin kalbi atalayı unutmayı denemedi bile bir gün cıkmadın aklımdan bir saniye şimdi öptünde noldu benim sonum cezaevi değilmi ne diye öpüpte durmuş kalbimi atturdın atalay çöl olan gözlerimi niye nehir yaptın yine nasıl söndürücem ben bu yüreği nasıl durduracam bir daha söylesene bana hadii cevap versene atalay cevap versene!!
-annemi öldürdü senin ailen bir aile olmasanızda sende onların kanındandın soyunuzu yok etmek istedim küçüklüğüm yemin etmişti annesinin intikamını alacağına sonra peşine düştüm evet hersey en başta oyundu peki ya sonrası gelincik sen diye attı kalbim durduramadım kendimi seni öpmek bağımılık gibiydi aşıktım sana ama bile bile devam ettim intikam sözü verilmişti bir kere ne aşkın tutkusu engellerdi bunu nede sevginin verdiği dinginlik aldımda ailen mühepet yedi sana dokunmma bile gerek kalmadı kendi cezanı kendin verdin ben kendimle çok savaştım gelincik hemde çok seni seviyorum demeye yüzüm tutmaz şimdi sana da seni seviyorum diyemem zaten seni seve bilir miyim derim ama bunca seyden sonra sen beni gercekten sever misin bilmiyorum seni seviyorum diyemedim hiç bir zaman çünkü o kelime sana hafif kalıyor
atalayın söyliycekleri bittiğinde gözlerimden yaş akıyordu şimdi dedim kaç yıl hapiste kalırım atalay gözünden akan yaşları sildiğinde 5 yıl belki de daha fazlası buruk bir tebesümle sırtımı yasladığımda atalay coktan arabasını calıstırmıştı bile unutacaksın beni unuttuğum gün öldüğüm gün olur derken tek eli dreksyonda tek eliylede sigara iciyordu belli etmeden sigara pakatinden iki dal alıp sakladığımda adalet bakanlığını görüyordum önüne gelmiştik bile atalay bileklerime kelepçeyi geçirdiği an içimde bir sızı hissettim kolumdan tutmuş dava solonunun önüne sürüklüyordu beni davada söylenecek çok bir şey yoktu zaten her sey ortadaydı tabiki de sahrayı satmamıştım beni onlar büyütmüştü serhat beye tabiki de ihanet edemezdim ama kendim hakkında her seyi keli kelimesine anlatmıştım gözümden akan yaşı sildiğimde hakim elin deki tokmağı vurdu ve konuştu
-karar verildi suç tarihinde akıl hastalığı nedeniyle failin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin önemli ölçüde azldığı kanatine varıldığından mühepet hapis yerine 5 yıl hapis cezası almıştır
ellerimde kelepçeler cezaevi arabasına doğru giderken bir anda durdum sakladığım sigaranın birini cıkardığımda aynı zamanda sakladığım çakmaklada ateşledim dudaklarımdan cektiğim sıgarayı havaya üflediğimde dumanı seyrederken son bir kez daha cektim zehrimi içime yavaşca dudaklarımdan firar eden dumana baktım ama atalaya bakmak bile istemiyordum ama onun bakışları üzerimdeydi hissediyordum fakat umrumda dahi değildi biz diye bir şey hiç bir zaman olmamıştı o ve ben vardık sadece ve hayat kendi adaletini yaşatmakdan asla cekinmezdi ben saye yada gelincik adı ölüm olan hani ölmedim ama beş yılımı hapishanede feda edicem ve vicdan azbımla baş başa kalıcam benim sonum burda bitmişti benim sonumu ailem getirmişti her şey için onları sorumlu tutmaya devam edicem kişilik bozukluğumda onların yarattığı travmalardan biriyle cıkmamış mıydı sonuçta benimde kendimi avutma hatta kandırma şeklimde böyleydi işte küçükken hayalim ressam olmaktı yani öyleymiş peki şimdi hapislerde çürümeye mahkumdum bırak hayel gercekleştirmeyi artık kurmamam lazımış gibi geliyordu düşüncelerimden sıyrıldığımda cezaevi arabasının kapısı acılmıştı bindiğimde tam kapı kapancakken atalayı gördüm elinde silah ve o silahın kuvetli sesi eşlik etti kalbine yakın bir yerde kendi kendini ölüme terk etti atalay ak bir saniye bile durup düşünmedi kapı kapandığında aklımda atalayın kendini herkesin içinde vuruşu vardı silah atalay gürültülü bir ses ve kan ... ölüm sevdiğimin ölümü olmuştum ölmesinin sebebi bendim çünkü benim adım ölümdü
[B][I](caezaevine girdikten birkaç ay sonra)[/I][/B]
atalay ölmeden önce bana mektup bırakmıştı ve mektupda şunlar yazıyordu
[I]ben sevemek ve aşık olmak bu iki duyguyu sende yaşadım ama yarım sevgilim bana nasıl sevilir öğretilmedi çünkü annem öğrtemeden öldü erkek çocuklarının ilk aşkı anneleri olması gerekirdi oysa benim ilk aşkım sendin sevdiğim ama olmadı işte intikam uğruna kalbimi yok saydım seni yok saydım ve bizi yok saydım ben bencilin tekiydim sense delinin teki bizim mutlu bir sonumuz olamaz asla biz bile olamadık ki bir gün ikimiz de oyun kurduk zamanında ve o oyunun kaybedenleri de biz olduk seni bencilce sevdim ama yinede sevdim sevgilim elimdeki silah korkutmasın seni kalbime yakın bir o kadarda uzak bir yerde sıkıcam o silahı belki öldürmezde yine bencilce severim seni diye [/I]
[I]atalay akdan yani bencil birinden[/I]
[B][I][U]SON[/U][/I][/B]
[I][U](yazardan )[/U][/I]
[I][U]sevin sevmeyi öğrenin hatta sevmeyi öğretin aşık olun yaşayın hayatınızın katili değil kurucusu olun ne çekinin ne de rahat olun hayatı kendi doğrularınızla yaşayın zaten her insan yanlış bunu da unutmayın
Bölüm etkileşimi
