6. bölüm · Kelebeğin ölümü

6.bölüm kurnaz

vavelya geceninsevdalisiı

zaman gidiyorum demez ecelin geliyorum demez bir günün kalıp kalmadığını düşünerek yaşıycaksın ama bileceksin hayatın
sana zindan gibi gele bileceğini bileceksin ki ona göre yaşayasın dert dediğin nedir yüreğine izini bırakıp gider
ne olduğunu anlamazsınız bile uyandığımda tam yirmi saat uyuduğumu fark ettiğimde şok olmuştum hızla ayağa kalkıp elimi
yüzümü yıkayıp dolabıma yöneldim mor şort etek ve bol mor tişörtümü alıp üstüme geçirdim büyük beyaz çantama her zaman ki gerekli eşyaları
koyduktan sonra hızla evden çıkıp arabama binip yola koyuldum sakin bir şekilde arabamı sürerken aniden karşıma çıkan arabaya tosladım
arabadan inip kibar bir şekilde özür dilemeye giitiğimde çarptığım kişinin Atalay bey olduğunu görünce birkez daha özür dileyip arbama tekrar yönelediğimde

-ters yoldan gittiğinizin farkında mısınız hanfendi

-işe yetişmem lazım beyefendi kusuruma bakmayın

Atalay bey yarım yamalak gülerken bende gülümseyerek kerşılık verip arabayı çalıştırıp birkaç sokak ötede kalan arbadam indiğim gibi
kulaklığımı takıp dükkana yürüyerk dükkana vardığımda masaya oturup gelen müşterilerle ilgileniyorken sadece personeller girebilir yazısı olan
odadan sahranın çıkmasıyla '' naber yavrum '' demesi bir oldu her zamanki sahraydı işte '' efendim aşkım'' diye karşılık verdiğimde
ilk önce kaşlarını çatmış bir şey düşünür gibi olduğunda catık kaşları düz bir hal alırken gelip sarılmıştı bende ona sarılmıştım tam o esnada
müşteri seslendi

-pardon kasaya bakar mısınız?

-tabi ki hemen geliyorum

dedim dükkanda işim bitmişti eve gitmek için arabaya bindim eve geldiğimde tam yemek yapıcakken evde yapcağım yemeğin malzemesi olmadığını farketim
markete gitmek için hazırlanmaya başladım üstüme beyaz kiraz desenli omzu düşük mini elbisemi giydim hafif bir makyaj yaptım
markate doğru ilerledim marketten alıcaklarımı aldıp ödediğmde eve giderken merdivende poşetlerden dolayı dengemi kaybettim düşerken Atalay beni belimden kavradı tutu ama
sonra beraber yere düştük üst üsteydik tam o esnada atalayın dudakları dudaklarıma deydi hemen geri çekildim Atalay ın üstünden indim kendimi düzelttim poşetleri aldığıman başımı eğip hızla yürümeye koyuldum ki bileğimden tutan kişiyi gördüğümde daha da utandım utanamsına ama bundan daha çok kafamı kurcalayan şeyler vardı o adamın nasıl ev adresimi bulup binaya girmeyi nasıl başarmıştı neyin peşindeydi benden ne istiyordu bunu anlamam lazımdı Atalay beyin sesi tüm düşüncelerimi kenara atmıştı

-Atalay iyi misin ,bu arada eve burdan gidiliyor diye biliyorum ama yine de sen bilirsin

-iyiyim biran için dalgınlık diyelim

-bende iyim sağlun

içses : resmen dalga geçti oğlum adam bizimle

2.iç ses: gülyodu

içses 3. : komik bişi mi yaptık amk

''ben özür dilerim isteyerek olmadı gercekten''

diyip eve geldim yemeği hazırlamaya koyuldum bir iş yaparken müzik dinlemeye bayılırım her zamanki gibi yaptım yemek tencerede pişerken telefona bakıyordum
tam o esnada kapı çaldı gidip baktım gelen sahraydı

-naber gülüm bir şey mi oldu neden yüzün kızarmış?

-gel içeri anlatıcam aşkım

-tamam

olanları anlattığiımda sahara büyük bir kahaka patlatığında ellerimi yüzüme hapsedip bağırarak başımı geriye attığmda artık sahara daha fazla gülüyordu
gülmekte haklıydı hatta o kadar hakılıydıki kızamadım bile sonra ben bile kendime gülerken buldum kendimi çığlık atarcasına kahka atıyordum nerdeyse başım döndüğünde elimi
koltuğa yaslayıp doğrulmaya çalıştığımda bedenim de salanıyordu sanki

iç ses 1 :aha şimdi sıçtık karakter değiştirdi

-AŞKIMMM

-aşkım mı niye gülüyorsun sahra

-şey anlatın ya

-ney anlatım sahra

-pardon şekerim sen değildin onu anlatan

tamam

- wednesday izleyelimi

-o basit kanlı fiilmi mi olur

film izlemeye başladık filmin ikinci bölümünün onuncu dakikasında kapı çaldı sahra filmi durdurdu

-bakıyım mı bakarmısın?

-ben bakarım

dedim ve kapıyı açmaya gittim saat akşam dokuzdu bu saatte kim gelmiş olabilir lan bu sorunun cevabı kapıya bakmakdı
kapıyı açtığımda Atalay bey kapıdaydı

-bir şey mi oldu Atalay bey?

-iyi misiniz diye bakmaya gelmiştim

-pardon?

-rahatsız ettiysem kusura bakmayın aslına bakarsanız sevgilimin gönlünü almam lazım ve bunu nasıl yaprım hic bir fikrim yok acıkası
dedi içeri geçtik sahra bağırdı

-benimde yok

tam kapıyı Atalay beyin suratına kapatacaktım ki sahra gelip '' kimiş gülüm'' dediğinde gözlerimi devirdim çünkü Atalay evime çoktan girmişti

-ATALAY bey

-sorun nedir acaba
Atalay içeri girip oturduğunda sahra kahve yapmaya gittmişti sahra da kahvelerle geldiğinde Atalay bey anlatmaya başladığında ben nerdeyse uyuyacaktım tabi sahra oha diye bağırmasaydı
kesin uyurdum sahra akıl verirken ben esenemekle meşguldüm gözümden yaş bile akmıştı yani okadar boş muhabetti şu sevgililik muhapti bizim kızın akıl vermesi bittiğinde Atalay beyi yolcu etmek için onunla beraber kakıp yürümeye başlamıştım ki bir anda dünya duru bedenim kendini koca bir boşluğa bırakmıştı sanki gözlerimdeki ağırlık koca bir karsmlığa büründüğünde duyduğum
son şey Atalay beyin sesi oldu - gelincik