Kehanetin cadısı kitap kapağı

3. bölüm / 6

Kehanetin cadısı

İNTİKAM DÜŞÜNCESİ

Vaveyla Yazarı: Nsk

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: İNTİKAM DÜŞÜNCESİ

Düşünürken aklıma takılan bir kelime vardı intikam.
Kader demiştim .Kader beni nerelere getirmişti bana anneme söylediğim cümleyi hatırlatmıştı “intikamını alacağım anne”
Bu cümleyi hatırlamak içimde bir şeylerin kopmasına neden olmuştu ben buraya özgürlük için geldiğimi sanıyordum ama kaderin benim için başka planları varmış .
İntikamımı almalıydım ama bu öyle oldu bitti olmamalıydı günlerce aylarca bunun acısını hissetmeliydiler o an aklımda bir plan oluşmaya başlamıştı .Mandy artık dinlemediğimi fark edince anlatmayı bırakmıştı .Bana yardım edebilecek tek kişi Mandydi ona söyleyecektim çünkü onunla bir aydır beraber yaşıyorum bunu söylemek için yarını bekleyecektim.
…
“Mandy bende biliyorum daha yüzünü yıkamadığını ama bu çok önemli”
“İki saniye sürmez bekle hemen geliyorum”
Mandy ye söylemek için çok heyecanlıydım ne tepki vereceğini bilmiyordum ya kabul etmezse .Mandy geldiğinde elinden tuttum ve şehrin dışına kadar koştum büyük kapıdan geçtik Mandy onu sürüklediğim için hakaret ediyordu bir sürede yürüdükten sonra sonunda ormanın içine girmiştik elini bıraktım etrafa baktıktan sonra konuşmaya başladım.
“Beni iyi dinle Mandy duyacakların hayatını riske ata bilir”
“Seni dinliyorum Mary”
“Sonunda ölüm olsa bile cadılara en çokta sana yapılanların intikamını almak istiyor musun”Bir saniye bile düşünmemişti.
“İntikam için ölümü göze alabilirim” sonunda yüzüme bir gülümseme yerleşti.
“O zaman benimle bir gel intikamımızı beraber alalım”
“Seninle geleceğim Mary beraber intikamımızı alalım bu insanlardan, ama bunu nasıl yapacağız”
“Bana güven ben her şeyi planladım”
“Olamaz kulaklarım neler duyuyor” bu cümleyi ne ben nede Mandy söylemişti olamaz arkamda biri vardı Mandy nin yüzünde “şimdi öldük” der gibi bir ifade vardı.yavaşça arkamı döndüm karşımda duran kişiyi görür görmez tanımıştım
“Sen”
“Küçük kız” tabi ki de oydu başka bana kim küçük kız diyebilir ki mandy bir bana bir kaşımdaki adama bakıyordu onu nereden tanıdığımı sorguluyordu onu en son mağarada görmüştüm ama yüzüne o kadar fazla dikkat etmemiştim yakışıklıydı ama bu benim umrumda değildi çünkü birazdan ölecekti
Beni görünce sırıttı
“Seni bir daha göreceğimi düşünmemiştim ve ayrıca seni gördüğüme hiç sevinmedim”
“Sen birde bana sor”
Aradan mandy nin sesi geldi
“Onu nerden tanıyorsun”
“Bu önemli değil zaten birazdan ölecek”
“Bakıyorum da hala boyundan büyük laflar ediyorsun”
“Evet bazen boyumu aşıyor laflarım ama altı boş değil ben bir şey dediğimde yaparım”
“Ne yani beni gerçekten öldürecek misin”
“Beni sinirlendirmeye devam edersen neden olmasın”
“Hadi ama küçük kız beni öldürürsen suç işlemiş olursun”
“Ne saçmalıyorsun ben bunlara kanmam”
“Dolaylı yoldan krala çalışıyorum benim öldüğümü öğrenirse peşini bırakmaz”
Kral mı şu an bulaşmak isteyeceğim son kişiydi ama bu adam kimliğimi öğrendi ben ne yapacağım şimdi intikamımı almadan ölmeyecektim değil mi.
Mandy hala arkamdaydı ama adama bir soru sordu
“Krala çalıştığını nereden bilelim”
Adam giydiği pelerinin üstüne işlenmiş amblemi gösterdi .Tanrım bunu daha önce nasıl fark etmemişim .Yavaştan içimde bir korku büyümeye başladı mandy ye döndüm ve “şimdi ne yapacağız ” der gibi bir bakış attım .Arkamızdaki adam konuşmaya başladı .
“Cadı olduğunuzu herkese en başta krala anlatmamı istemiyorsanız bana yardım edersiniz”
“Ne gibi bir yardım” bunu soran Mandy di
“Söylediğim gibi genelde kralın verdiği görevlere gidiyorum bazen ölüm tehlikesi fazla oluyor bu görevlerde dikkat dağıtabilecek birilerini arıyorum”
“Ne yani canlı yem olmamızı mı istiyorsun” sorum karşısında sırıttı .
“Ölmek istemiyorsan bunu kabul et ama eğer kabul etmek istemiyorsan şehir merkezi hemen yanımızda duyduğum kadarıyla cadıları sevmiyorlar sizi yakalamaları fazla uzun sürmez”
Şu an tek istediğim bir çözüm bulmak .Düşün Mary düşün . Bir dakika zaten bu benim planımın bir parçası intikam planımın içinde saraya sızıp cadıların öldürülme nedenini araştıracaktım. Bu yeteneğimi seviyordum zor durumdayken bile çözüm bulabiliyordum neyim ben süper zeka falan mı.
“Peki kabul ediyorum”
“Zaten başka seçeneğin yoktu”
“Mary tanımadığımız insanlara güvenmemeliyiz”
“Ona güvenmiyorum ve ayrıca başka bir çözüm yolu bulduysan söyle de onu yapalım”
“Tartışmanız bittiyse artık gitmemiz gerekiyor”
“Önce eşyalarımızı almalıyız” en azından büyü kitaplarını almalıyım.
“Ne yani mary gerçekten onunla gidecek misin”
“Evet Mandy eğer gelmek istemiyorsan gelmeme hakkın var” mandy intikam için her şeyi yapacağımı biliyor olmalıydı bunun planın bir parçası olduğunu düşünemiyor mu ona planımın böyle olduğunu söylemeliydim.
“Bana güven mandy”
“Peki o zaman bende seninle geliyorum”
“Siz ne zaman yürümeye başlayacaksınız “ Arkama baktığımda adamın bizden uzaklaştığını gördüm şimdilik ona muhtaçtık ama işim bittiğinde ona ne yapacağımı ben bile bilmiyordum tanrı ona acısın çünkü ben acımayacaktım bu adamın karşıma ikinci çıkışı bir şeyler planladığını düşünmeye başladım eğer planının içinde bende varsam o zaman kendi ölüm fermanını imzalamış olurdu.
…
“Biz buraya bu saçma kitaplar için mi geldik”
“Saçma mı biz bunlara ne kadar altın ver dik sen biliyor musun “
“Hadi biraz hızlı olun oraya vaktinde gitmeliyiz” mandy’le adamın konuşmalarına aldırış etmeden eşyalarımı topluyordum burayı imha etmeliydik.
Mandy nin yanına geldim ve dedim ki
“Mandy siz beni çıkışta bekleyin benim biraz işim var” Mandy e göz kırptığımda anlamıştı.
Elimdeki eşyaları Mandy nin eline tutuşturdum ve onların gitmesini bekledim onlar gidince yukarı kata çıktım burada artık önemli kitaplar yoktu ama bizim kimligimizin ortaya çıkmasına neden ola bilecek önemsiz eşyalar vardı bizi bulmalarını engellemek zorundaydık hakkımızda arama karaı çıkarsa bizi kral bile kurtaramazdı ve buradaki eşyalarla büyü veya sihir yapmaya bile çalışabilirlerdi . küçük bir ateş yaktım ev zaten tahtadan birazdan alev alırdı evimiz ayakta zor durdugu için hemen küle döner . koşarak evden çıktım burayı özleyecektim çünkü burası benim ilk evimdi neyse fazla uzatmaya gerek yok mandy nin yanına geldigimde adam hala söyleniyordu.
“Geldim”
“Ne yaptın sen” dedi parmağıyla yanan evi gösteriyordu.
“Evimi yaktın”
“bu kadar küçük şeylere şaşırma belkide bu dakidan sonra bu gibi olaylarla çok karşılaşıcaksın”Bu doğruydu çünkü oraya gittiğimizde bende neyle karşılaşıcağımı bilmiyorum bu yüzden bu gibi yollara başvurabilirdim.
“Başıma dert aldım sanırım neyse artık gitmeliyiz.”
“Adın ne” bu soruyu mandy sormuştu soru karşısında biraz duraksadı.
“Niye sordun”
“Sana biraz daha güvenebilmek için”
“Ronin”
“Bende Mandy”
“Peki sen küçük kız”
“Küçük kız değil Mary”
“Tamam o zaman herkes isimleri bildiğine göre gidelim buradan”
Yürümeye başladık en önde ben yürüyordum arkamda Mandy’ le Ronin sohbet ediyorlardı. Mandy’ye gerçekten inanamıyorum biraz önce Ronine güvenmemizin doğru olmadığını söylüyordu ama şimdi sohbet ediyorlardı.Her neyse biraz adımlarımı yavaşlattım ve önüme geçmelerini sağladım .Düşüncelerim beni sarmaya başlamıştı bile yalan söylemeyeceğim korkuyorum nereye gittiğimizi bilmiyordum .Ronine tabikide bu gerçek adıysa hiç güvenmiyorum her an bizi öldürebilir gibi hissediyorum bizi yem yaptığı görevlerden sağ çıka bilecek miydik onuda bilmiyordum . Yürüyorduk ama ben yere bakıyordum düşüncelerime odaklamıştım biraz daha yürüdükten sonra birşeye çarptım.kafamı kaldırdığımda çarptığım şeyin Ronin olduğunu gördüm yanındada mandy ve bir kişi daha vardı. Onu ilk defa görmüştüm. Birde iki tane at vardı.Merak ettiğim için sordum.
“Bu kim”
“Bu kim mi .Daha nazik olamazmısın” bana kimse cevap vermeyince kendisi cevap cermeye karar vemişti her hal de.
“Beni korumakla görevli.
“Sana çalıştığı çok belli”
“Her neyse şimdi bu atlarla yolumuza devam edeceğiz”
“At mı ama ben ata binmeyi bilmiyorum”
“Merak etme mandy ben biliyorum” mandy’ le ben aynı ata binmeliydik değilmi sonuçta güvenmediğimiz kişi sayısı iki oldu onuda korumalıydım.
“İyi o zaman siz bu ata binin bizde bu ata bineceğiz” binmemiz gereken atı gösterdi bende ata doğru yürüdüm .Beyaz atın yanında durdum ne kadar güzeldi sanki bir masaldan çıkmış gibiydi biraz onla ilgilendikten sonra gitme vakti geldi bende atın üzerine bindim yalan söylemeyeceğim ilk başta beni atacağını düşündüm ama öyle birey yapmadı .Mandy’nin ata binmesi biraz uzun sürdü ama başardı ve arkama oturdu.ronine bir soru sordum .
“Önden sen gidiyorsun değilmi”
“Evet” soruma cevap verirken oda siyah atına bindi onun arkasınada onu koruyan adam oturdu onun atıda çok güzeldi siyah rengi sanki elle boyanmış gibi hiç farklı renk yoktu ama benim atım daha güzel iyiki bu ata binmişim . Ata binmeyi seviyordum bana at binmek gibi birçok şeyi annem öldükten sonra gittiğim geçici yuvada öğretmişlerdi orada benim gibi birçok çocuk vardı . Hergün ders şeklinde öğretmişlerdi bu benim için büyük bir şans. Atla yolumuza devam ettik ormandan çıkıp daha düz bir Alana geldiğimizde bir mola verdik atların dinlenmeye ihtiyacı vardı.Attan ilk önce Mandy indi sonra ben indim .Düşünüyorumda Mandy’yi fazla tanımıyordum onun ata binmeyi bilmediğini bile yeni öğrenmiştim ona hemen güvenmiştim neredeyse aynı şekilde büyüdüğümüz için bana ihanet edeceğini sanmıyorum onunla iyi anlaşıyordum birçok yönden bana benziyordu .Bazen Mandy’ye bakarken aynaya bakıyormuşum gibi hissediyorum .Sadece davranışları değil dış görünüşüde bana benziyordu siyah saçları kahve rengi gözleri aynı annemin gözlerine benziyordu benim saçlarımda kahverengiydi ama gözlerim yeşildi sanki bizi birbirimizden ayıran gözlerimizdi .
Ben bunları düşünürken bir yandan da atı ağaca bağlıyordum işim bitince yerde oturan Mandy’nin yanına oturdum bir veya iki dakika sonra Ronin ve onu koruyan adamda yanımıza geldi .Bu mola verdigimiz yeri az çok hatırlıyordum en son mağaradan ayrıldığımda buradan geçmiştim Burası benim üvey ailemin yakınındaydı umarımki buradan ayrılmadan onlardan biriyle karşılaşmam .Burada on beş dakika geçirmiştik bakılırsa burada daha uzun kalacaktık gerçekten bütün huzurum kaçtı.
“Artık yolumuza devam etsek” en azından onları gitmeye ikna edebilirdim
“Neden burayı beyenmedinmi”
“Hayır bence yeterince dinlendik”
“Bir sorun mu var “ Mandy ısrarımın neden olduğunu merak ediyordu
“Mandy bir dakika gelirmisin” ona anlatıcaktım o da benimle ikna etmeye çalışmalıydı .Mandy kafasını olumlu anlamda salladı .Biraz uzaklaştım burada bizi duyamazlardı .
“Mandy burası benim üvey ailemin evine çok yakın beni görselen birşey diyeceklerini sanmıyorum ama her şeye dikkat etmeliyiz”söylediklerim karşısında hiç birşey yapmadı sanki bir şeyler düşünüyordu .
“Ama bu çok kötü .Ne duruyoruz gitmemiz gerekiyor.”benden önce davranarak hemen Ronin’nin yanına gitti bende koşarak yanına geldim
“Hadi ama kalkın gitmemiz gerekiyor”benden sonra Mandy’nin ısrarının nedenini merak etmiş olmalılar.
“Ne söyledin ona da gitmek için ısrar ediyor”neden bukadar meraklı olmak zorunda ki .Sanırım Ronin’nin sorusunu cevaplamazsam buradan gidemeyecektik.Onlara söylemeyecektim .Her neyse burada kaldığımız süre boyunca eski ailemden biri ile karşılamamayı dililiyorum.
“Peki gitmiyoruz”daha fazla yalvarmayacaktım biraz önce oturduğm yere döndüm belki yersiz endişeleniyordum beni durduracak olsaydılar en baştan yapardılar ama içimde bir yerlerde sanki bilmediğim bir şeyler var ve bunlar için yeniden karşılaşacağımızı düşünüyorum .Bana neler oluyor eskiden böyle olmazdı ama şimdi sanki olma ihtimali olana olayları düşünüyordum umarımki bu sadece yanılsamadır böyle bir olayın gerçekleşmesini istemiyorum

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

51okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.