Kazaen aşk 2 kitap kapağı

2. bölüm / 6

Kazaen aşk 2

Yıllar sonra (Üzgünüm yaptım)

Yazar: Melania Lavanta

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Yıllar sonra (Üzgünüm yaptım)

İlk defa sakin bir sabah. Ne mide bulantısı, ne de baş dönmesi.
Görürüm bir kaç dakika sonra seni.
''Görürsün iç ses.'' sabah uyandığım gibi kocamın sesini duymuyıp bu gıcığı dinlemek. Allah, kimseye vermesin bu iç sesten. Uras tam yanı başımda. Son bahar mevsiminde olduğumuz evin soğukluğundan belli. Yorgana daha çok sarıldım. Üstümde uzun paçalı kırmızı bir pijama ve uzun kollu beyaz üst var. Uras elleri ile belimi sardı.
-Günaydın güzelim.
-Günaydın.
Yorganı üstümüzden attı. Elini yavaşça karnıma dokundurdu.
-Sana da günaydın kızım.
-Kız olduğu ne malum. Belki de erkek.
-Bu gün öğrenicez.
Yataktan yavaşça kalktım. Tam yatağın başındaki pofuduk terliklerimi giymiştim ki kapıdan bir ses geldi;
Kayra:
-Açıınn kapıyıı!
İkimizde birbirimize baktık.
Uras:
-Karımla geçiremdiğim her saniyeyi burnunuzdan fitil fitil getireceğim!
-Abartma aşkım. Çok yardım ettiler bana.
Miran:
-Uras amca!
Uras:
-Sırf şu çocuk için açacağım kapıyı.
Dairenin kapısına doğru ilerledik. Kapıyı açar açmaz Miran, Uras'ın kucağına atladı.
Nil:
-Günaydınlar efendim!
Elif:
-Miran, rahat bırak amcanı.
Miran:
-Bıyakmam!
Kayra:
-Bu gün kahvaltılar Elif'ten.
Mert:
-Rahat bırak karımı!
Uras:
-Lan, bir susun!!!
Ortamda derin bir sessizlik oldu.
Kumsal:
-Ne bağırıyorsun! Çocuk korkacak!
Uras kısa bir süre Miran'a baktı. Maşallah yeğenime de bir insan hiç mi ağlamaz. Hepimiz salona geçtik. Elif ve Nil mutfakta kahvaltıyı hazırlıyordu, ve ben kendi evimde onlar çalışırken oturuyordum. ''Yok böyle olmaz'' diyip ayaklandım. Hafif şiş karnım pijamalarımın altında çok tatlı görünüyordu.
Mutfağa girer girmez Nil bana döndü:
-Yapılacak bir şey yok. Sen dinlenmene bak.
-Daha sormadım bi-
Elif:
-Ne oldu?
-Canım çok çilek çekti.
İkiside aynı an da:
-Çilek mi?
Elif:
-Bu mevsimde!
Nil:
-Uras yandı.
Uras telaşlı bir şekilde mutfağa geldi:
-Ne oldu?(!)
Arkasında Kayra ve Mert'de vardı.
-Canım çok çilek çekti.
Üçü bir ağızdan:
-Ne!
Elif ve Nil gülmemek için kendilerini zor tutuyorlardı. Uras yanıma gelip karnımın hizasında eğildi:
-Kızım başka bir şey istesen. Olmaz mı? Nereden bulayım bu mavsimde çileği.
Elif:
-Bizim evde dondurucuda olması lazım. Ama ne durumdalardır bilmem. Mert sen git bir bak, gelirkende Miran'ın yemek sandalyesini getir.
Mert evden çıktı. Uras belimden kavrayıp beni salona götürdü.
Kayra:
-Kız olacağı ne malum.
Oturduğum koltukta başımı aşkiletoma yasladım:
-Bizde bu gün öğreneceğiz. Ona göre kız olacak.
Elif mutfaktan seslendi:
-Eğer kız olursa Miran'a alacağım onu!
Uras:
-Avucunu yala!
-Ne var senin kızın olursa, iyi anlaşır benim ki ile.
-Ben kızımı evlendirmeyeceğim!
O sırada kapı çaldı. Kayra kapıyı açmaya giderken bizde sofraya geçtik. Mert mtfağa büyük bir gurur ile girdi:
-Evde çilek varmış.
Elif:
-Bende aşermiştim çileği Miran doğduktan sonrada evde hiç eksik olmadı. Mert, Miran kaçıyor, yemek yemesi lazım önce!
Nil, çilekleri adı. Suda buzlarını çözüp bir tabak içerisinde bana uzattı.
Kumsal:
-Teşekkür ederim.
Birkaç saniye sonra salondan büyük bir ağlama sesi duyuldu.
-Yaaaa! İstemiyooomm!
Mert kucağında durmadan hareket eden Miran ile mutfağa girdi. Yemek masasına oturmamak için elinden geleni ardına koymuyordu kendileri.
Mert:
-Oğlum inat etme.
-İstemiyoom!
Mert, oğlunu kucağına alıp sakileştirmeye çalıştı. Elif yaptığı püreyi yemek sandelyesine koydu.
-Bu yaş sendromu bitirdi bizi. Cıvkımız çıktı.
Bir-iki dakika sonra Mert ve oğullarıda sofraya teşrif ettiler.
Elif:
-Al oğlum.
Diyerek kaşığı Miran'a uzattı.
Çocuk yapmak ile yanlış karar mı verdik acaba...
''Bilmiyorum iç ses. Umarım Uras'ın dediği gibi kız olur.'' hamilelikte yemek yemek çok zordu benim için. Kokuları her zamankinden daha değişik geliyordu. Ve bu yüzden midem bulanıyordu.
Elif buz dolabını açtı ve bir peynir çıkarttı, normalde bizim dolap kötü kokmazdı ama o an berbat bir koku aldım. Kokuyu almamma afedersiniz ama midem ağzıma geldi. Koşar adımlar ile mutfaktan çıktım.
Arkadan gelen sesleri duyabiliyordum;
Elif:
-Ne oldu kız!
Nil:
-Neyin kokusunu aldı yine?
Mert:
-Uçak geliyoo!
Kayra:
-Yenge! İyiysen ses ver!
Uras:
-Ben bir baksam iyi olacak.
Uras'ın ayak sesleri gittikçe yaklaştı. Elini sırtıma koyup sırtımı sıvazlamaya başladı. Başımı o görmesin diye sağa çeviriyordum ama herşey ortadaydı.
Bizde ayrı salağız...
''Katılıyorum.''
Uras:
-Daha iyi misin?
Yüzüme su vururken cevapladım:
-Evet. Ama yemek yemeyeceğim, çileklerimi ver bana.
Lavabodan çıktık ilk önce beni yatak odasına götürdü centilmen kocam. Yatııp üstümü örttü, sonrada çileklerimi verdi. Ben mutfağa geri döneceğini sanıyordum ama o hiç tahmin etmediğim bir hareket yaptı. Dolaptan rahat bir takım seçip yatağın üstüne koydu sonrada baş ucuma oturup beni izlemeye başladı:
-Ne yapıyorsun?
-Karımı izliyorum.
-İgi işini bırak şimdi sen geç yemeğini ye.
-Sen yemediğin için bende yemeye-
Yatakta bulduğum bir yastığı Uras'ın suratına geçirdim.
-Tamam anlaşıldı. Yemeği yiyeceğim, ama senide düşüneceğim.
-Tamam, anlaştık.
Aradan bir saat geçti, şuan makyajımı yapıyorum.
-Bir tanem sen zaten güzelsin.
-Daha güzel olayım işte!
-Ama makyaj-
-Sen beni sevmiyorsun! İlgide göstermiyorsun!
-Ne?
Kız biz ne diyoruz!
''Ağzım susmuyor iç ses!'' Ben ne diyorum ya. İstemsiz bir şekilde gözlerim doldu.
-Ben çabuk yükseldim dimi!
-Öyle bir şeydemedi-
-Neden uğraştırıyorsun o zaman beni!
-Kim uğraştırmış?
-Sen!
-Kumsal, iyi misin?
Hızlı ve setr adımlar ile salona doğru ilerledim. Bizim bütün grup buradaydı. Kayra ve Nil telefona bakıp gülümsüyor, Mert ve Elif'te Miran ile ilgileniyordu. Uras kapıda ne söyleyecek bu deli kadın gülüşü ile bana bakıyordu. Yüksek sesim ile bağırdım:
-Canım gardaşlarım! Biz... Uras ile boşanıyoruz!
Uras'ın yüzündeki tebessüm bir anda soldu. Nil yanıma gelip:
-Kumsal sen iyi misin?
Mert:
-Hormonlar ortamı terk etti.
Elif:
-Hayırlı olsun diyelim.
Uras:
-Kumsal, boşandığımızdan neden benim şimdi haberim oluyor.
-Şimdi karar verdim çünkü!
Rol yapıyormuş gibi cevap verdi:
-Tamam boşanalım ama şunu bil ben seni çok seviyorum.
-Yaa, bende seni!
Rezil olduğumuzun farkındayım ama engel olamıyorum. Uras'ın yüzünde dalga geçer bir tebessüm olduğundan eminim.
-Ben doktorun cinsiyeti yazdığı zarfı getireyi o zaman!
Odamıza girip bir çekmeceyi açtım. Ve o zarf, dün doktora gitmiş ve bu süslenmiş zarfın içine cinsiyeti yazmasını istemiştik. Ben salona geçerken kapı zili çaldı. Tam kapıyı açacaktımki arkadan Uras'ın sesini duydum.
-Bekle beraber açalım.
Kapıyı açtık gelenler; annem, abim, abimin eşi ve aynı zamanda Uras'ın ablası Evin , babam, kayınvalidem, yeğenlerim ve kaynanam.
-Hoş geldiniz.
Annem:
-Hoş bulduk kızım.
Hepsini ağırladıktan sonra salonnun ortasına geçip. 2. Sınıf yeğenlerimi yanımıza aldık. İkisinind yapacağı şey çok basitti. Zarfda yazan şeyi okumak.
Herkes sustuktan sonra zarfı onlara verdim.
Alya:
-Hala içinde ne yazıyorsa o dimi.
-Evet canım.
Akif:
-Umarım erkek çıkar.
-Bakalım.
Herkes nefesini tuttu. Gözler kapandı Uras ile ellerimiz birbirine bağlıydı. Kocamın ellerinin ilk defa bu kadar titrediğini hissediyordum. Duyabileceği bir ses tonunda:
-Sakinleş.
-Onu yapamıyoruz şuan.
-Elin çok titriyor.
-Korkudan.
-Neyden korkuyorsun?
-İyi bir baba olamamaktan.
Ve o ses geldi; yeğenlerim aynı anda söylediler.
''KIZ!''
Mutluluktan ne yapacağımı bilmiyordum. Benim kadar çıldırmış bir Uras vardı karşımda. Hemen boynuna sarıldım, o da sımsıkı sarıldı bana. O sırada Uras'a sarılmaya gelen kaynanamı gördüm. Kayınvalidem sağolsun hanım efendiyi geri çekti. Sarılmamız bittikten sonra birbirimize baktık. Uras'ın gözünden yaş damlalar dökülüyordu.
-Ağlıyorsun, ilk defa bu kadar ağladığını gördüm.
-Ağlamıyorum.
-Ağlıyorsun!
Göz yaşlarını sildi.
-Umarım sana benzer.
-Neden?
-Bana bir tane Kumsal az çünkü. Olacaksa iki tane olsun. Senin gibi temiz kalpli olsun.
Akşama doğru, çay ve kahve faslı başladı. Ve isim konusu açıldı.
Kaynanam:
-İsim düşündünüz mü?
Annem:
-Ben sorduğumda bir şey demediler.
Babam ve kayınvalidem balkonda sigara keyfi yapıyorlardı.
Uras:
-Yani... Öyle çok konuşmadık.
Kumsal:
-Aslında benim aklımda bir isim var. Arya.
Uras'a döndüm.
Uras:
-Arya... Güzel isim.
Kaynanam:
-Arya'mı? A mutfağa gidecektim kiyşe, Fatma dururken o ne kızım?
-İsim annecim, aynı zamanda kızımızın ismini biz seçmeyeceğizde kim seçecek.
Ortamda derin bir sessizlik oldu. Çay bardağımı alıp mutfağa gidecektim ki Uras bileğimden tuttu:
-Ver, ben doldururum.
Elimdeki bardağı aldı ve mutfağa ilerledi bende o sırada lavabo için ayaklanmıştım. Ben tam lavaboya girecekken bir bağırma ve cam kırılma sesi ile mutfağa koştum. Uras sol elini çay ile yakmıştı yani gördüğüm kadarıyla.
Uras:
-Ah!
-Uras!
Benim bağırışım ile herkes mutfağa doluştu. Uras'ın yanına çömeldim:
-Serin suya tutalım gel!
-Benim yapacağım işin...
-Çocuklar var, düzgün konuş!
Kaynanam:
-OĞLUM, YAVRUM, CAN CAĞIZIM İYİ MİSİN KUZUM?!!!
-Anne o kadarda değil!
Elini soğuğa yakın su ile serinletmeye başladım:
-Daha iyi mi?
-Öpersen geçer.
Kayra:
-Ben tıp okudum çekilin!
Kayra tıp bilgileri ile Uras'ın kolunu sargıya aldı:
-Eğer kaşınmaya başlarsa kaşıma, birde yarın doktora git.
Uras:
-Sağolun doktor Bey
_______________________________________________________________________________
İkinci kitabımızın ilk bölümü hayırlı uğurlu olsuuuun!
Seviliyorsunuz...🤍🤍💙💙❤️❤️

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

84okunma 17beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…