6. bölüm · Kaybolduğum gece

KAYIP NOKTA

Beria & Beril & Beril

📖 KAYBOLDUĞUM GECE

BÖLÜM 6 — Kayıp Nokta

Ormanın içi artık tamamen farklı bir dünyaya dönüşmüştü.

Ne yol vardı… ne ışık… ne de geri dönüş hissi.

Sadece ağaçlar.

Ve o ağır, açıklanamaz sessizlik.

Ha-eun ve Seung-min, şoförün izini takip ediyordu. Ayaklarının altında çamur daha derindi, her adımda biraz daha içine çekiyordu sanki.

Ha-eun nefesini tutuyordu.

“Burası… giderek daha karanlık oluyor,” dedi.

Seung-min başını çevirmedi.

“Biliyorum.”

Ama sesi bile artık eskisi kadar sakin değildi.

---

İz kayboluyor

Bir süre sonra yerdeki sürüklenme izi aniden kesildi.

Sanki biri… havaya karışmış gibiydi.

Ha-eun durdu.

“Burada bitmiş…”

Seung-min yere eğildi.

Toprağa baktı.

Parmaklarıyla çamuru yokladı.

“Burada durmamış.”

Ha-eun kaşlarını çattı.

“Ne demek istiyorsun?”

Seung-min yavaşça ayağa kalktı.

“Burada kaybolmuş.”

O an rüzgâr hafifçe esti.

Ağaçlar arasında bir hışırtı geçti.

Ama bu sefer doğal değildi.

Sanki bir şey bilinçli olarak hareket etmişti.

---

Ji-ah’ın çığlığı

Uzaktan bir ses geldi.

“HA-EUN!”

Ji-ah.

Ha-eun geri dönmek istedi ama Seung-min kolunu tuttu.

“Bekle.”

“Arkadaşım orada!”

“Eğer geri dönersen kaybolursun.”

Ha-eun durdu.

Kalbi sıkışmıştı.

Ama Seung-min’in sesi bu kez daha farklıydı.

Daha ciddi.

“Bu orman normal değil.”

---

Kayıp nokta

Bir süre ilerlediler.

Ve sonra…

yer tamamen değişti.

Toprak daha kuru oldu.

Ağaçlar daha sıklaştı.

Ve en garibi…

ses tamamen kesildi.

Hiç kuş sesi yoktu.

Hiç rüzgâr yoktu.

Ha-eun fısıldadı:

“Burada… hiçbir şey yaşamıyor gibi.”

Seung-min başını kaldırdı.

“Evet.”

Tam o anda…

yerde bir şey gördüler.

Daire şeklinde ezilmiş bir alan.

Sanki çok ağır bir şey burada durmuştu.

Ha-eun geri çekildi.

“Bu ne?”

Seung-min cevap vermedi.

Çünkü o da anlamıyordu.

Ama bir şey kesindi:

Bu… normal bir kaza değildi.

---

Ve ilk gerçek korku

Birden arkalarından bir ses geldi.

Tık.

İkisi aynı anda döndü.

Hiç kimse yoktu.

Sadece ağaçlar.

Ama sonra…

bir dal daha kırıldı.

Bu sefer çok yakından.

Ha-eun’un nefesi hızlandı.

“Seung-min…”

Seung-min bir adım öne çıktı.

“Koşma.”

Ama çok geçti.

Çünkü ormanın içinden bir gölge hareket etti.

Yavaş.

Sessiz.

Ve onlara doğru yaklaşıyordu.