1.BÖLÜM/KARANLIKTAKİ IŞIK

Vaveyla Yazarı: ☆ 𝑮.𝒆𝒄𝒆 𝓲ş𝓽𝓮

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 1.BÖLÜM/KARANLIKTAKİ IŞIK

1.BÖLÜM / KARANLIKTAKİ IŞIK

Gece vakti — Akşam

ARSLAN'LAR

Yer : Kapı önü

Lavin kapıya doğru ilerliyordu.

Doruk : Lavin, abiciğim, nereye gidiyorsun bu saatte?

Lavin : Abi, biliyorsun.

Doruk : Anladım. İlahi intikam almak istiyorsun Yavuz Soysal'dan, değil mi?

Lavin : Abiiii!

Doruk : Bırak şu işleri, ben hallederim. Hem bitmiş, kapanmış konu. Sen okumaya bak, derslerine odaklan. Psikolog olmak istemiyor musun sen?

Lavin : Evet abi, istiyorum psikolog olmayı ama Yavuz Soysal'dan da intikamımızı alacağım. Hem kimse beni fark etmeyecek, gizlice yapıyorum işi. Hem o adam bizim babamızı öldürdü. Sahi, o adam kimdi abi? Babamla nasıl bir hesapları vardı. Neyse, anlatırsın sonra bana Gidiyorum ben.

Doruk : Ege nerede?

Lavin : Dışarıda, kapıda bekliyor beni korumalarla. Merak etme.

Doruk : Peki. Dikkatli olun, bir şey olursa ara beni.

Lavin : Tamam abi.

SOYSALAN'LAR

Yer : Çalışma odası

Ateş ve Poyraz bir konu hakkında konuşuyorlar. Konu, Lavin'i arama çalışması.

İçeri Yavuz girer.

Yavuz : Ne yapıyorsunuz siz?

Poyraz : Yavuz amca, bir konuyla konuşuyorduk da.

Lavin : Konu ne?

Ateş : Ortaklarla ilgili, baba.

Ateş babasına yalan söylemişti çünkü o evde lavinin adı yada Arslan'lar kelimesi çıkması yasaktı.

Yavuz : Ortak demişken, ortaklarımızla vereceğimiz ve onların da bize vereceği şey vardı. Limanın oraya gidin. Benim bir işim var. İlgilenirseniz siz.

Ateş : Levent amcam nerede?

Poyraz : Babam İtalya'ya gitti. Birkaç gün sonra gelecek. İşi varmış, ne bilmiyorum.

Poyraz : Hadi Ateş, gidelim biz limana.

Ateş : Peki, gidelim.

ARSLAN'LAR

Yer : Yolda — Arabanın içi

Lavin : Ege, neredelermiş Soysalan'lar?

Ege : Limanın oradaymış, kuzen. Limana gidiyoruz.

Lavin : Tamam, bu sefer de kaçırmayız tekrardan umarım.

Ege : Umarım, kuzen.

Limana varırlar.

Araba limanın yakınlarında durdu. Lavin camdan etrafı kontrol etti. Ardından kapıyı açıp arabadan indi. Ege de onunla birlikte indi.

Ege : Kuzen, ne yapıyoruz şimdi?

Lavin : Önce yerimizi alacağız. Onlar gelene kadar burada bekleyeceğiz.

Ege : Ya bizi fark ederlerse?

Lavin : Etmeyecekler. Her şeyi planladım.

Lavin etrafına baktı. Liman oldukça sakindi. Birkaç dakika sonra bakışlarını Ege'ye çevirdi.

Lavin : Herkes yerinde mi?

Ege : Evet, kuzen. Herkes hazır.

Lavin : Güzel. Kimse ben söylemeden harekete geçmesin.

Ege : Tamamdır.

Lavin gözlerini limanın girişine çevirdi. Uzun zamandır beklediği anın yaklaşmasını istiyordu.

Babasının ölümünün ardındaki gerçekleri öğrenmeye ve Yavuz Soysal'dan hesap sormaya kararlıydı.

Lavin : Bu gece bazı şeyler değişecek, Yavuz Soysal…

Lavin'in bakışları sertleşti.

Lavin, Yavuz Soysal'ın gelmiş olduğunu gördü.

Koruma : Efendim, göremiyoruz. Karanlıkta iki kişi indi arabadan ama…

Lavin : Peki, Yavuz'dan başka kim inecek arabadan sanki? Ama diğer kişi kim?

Ege : Kuzen, belki Levent Karaca'dır. Başka dostu yok ondan başka.

Lavin : Göreceğiz, kuzen.

SOYSALAN'LAR

Yer : Liman

Ateş arabayı yavaşlattı ve limanın girişinden içeri girdi. Ateş ve Poyraz arabadan indiler.

Oldukları yerde Ay'ın ışığı parlıyordu.

Poyraz : Her şey hazır mı?

Koruma : Hazır, Poyraz Bey.

Ateş : Güzel. Şu işi halledelim de eve dönelim hemen.

Ortakları da gelmişti.

Ateş : Hoş geldin, Sarp.

Sarp : Hoş bulduk, Ateş ve Poyraz.

Ateş : Her şey hazır mı?

Sarp : Evet, her şey hazır. Getirmeniz gerekenleri getirdiniz mi?

Poyraz : Yanımızda. Önce sizinkileri görelim.

Ortak başını sallayarak adamlarından birine işaret etti. Adam, teslim edilecek eşyaların bulunduğu çantayı verdi.

Ateş çantayı açtı. Tam o sırada Lavin, bulunduğu yerden onları izliyordu.

Ege : Kuzen, geldiler.

Lavin : Görüyorum.

Ege : Ne yapacağız şimdi?

Lavin : Biraz daha bekleyeceğiz. Ne konuştuklarını öğrenmek istiyorum. Ve ne verdiklerini.

Lavin gözlerini Ateş'ten ayırmıyordu. Ama kendisinin Yavuz Soysal'a baktığını zannediyordu. Onun kim olduğunu henüz bilmiyordu ama bu buluşmanın peşinde olduğu intikamla bir ilgisi olabileceğini düşünüyordu.

Lavin : Bakalım, bu gece neler öğreneceğiz…

Lavin dikkatlice onları izlemeye devam etti.

SOYSALAN'LAR

Poyraz, çantaya doğru ilerledi. İçindekileri kontrol ederken kaşlarını çattı.

Poyraz : Burada birkaç eksik var. Biz size tamamını veriyoruz, sizse eksik getiriyorsunuz.

Sarp : Ne demek eksik getiriyoruz? Her şey burada.

Ateş : Poyraz'ın söylediğini duymadın mı? Eksik var.

Sarp : Bana hesap mı soruyorsun, Ateş Soysalan?

Ateş : Hesap vermesi gereken biri varsa o da sensin.

Sarp'ın yüzündeki ifade değişti. Yanındaki adamlara baktı, ardından yeniden Ateş'e döndü.

Sarp : Dikkatli konuş. Karşında kim olduğunu unutma.

Ateş : Ben kim olduğumu gayet iyi biliyorum. Sen de kimin karşısında durduğunu unutma.

Poyraz araya girmeye çalıştı.

Poyraz : Ateş, sakin ol. Sarp, eksikleri tamamlayın, bu işi burada kapatalım.

Sarp : Ben kimseye hesap vermem!

Sarp'ın adamlarından biri silahını çıkardığı anda ortalık karıştı.

Rüzgar : Ateş, dikkat et!

Silah sesleri limanın sessizliğini bozdu. Herkes kendine siper alırken Ateş ve Poyraz da silahlarını çıkardı.

ARSLAN'LAR

Yer : Karanlık bir köşe

Lavin, çatışmayı bulunduğu yerden izliyordu. Silah sesleri duyulunca Ege'ye döndü.

Ege : Kuzen, işler kontrolden çıktı!

Ege lavini hemen arkasına almıştır. Lavin arkadan seslendi.

Lavin : Herkes dikkatli olsun! Kimse yerini terk etmesin!

Bir silah sesi daha duyuldu.

Lavin yeniden limana baktı. Karanlığın içindeki adamlar birbirine karışmıştı. Tam o sırada, uzakta bir ışık huzmesi dikkatini çekti.

Ay ışığı, karanlığın arasından bir anlığına genç bir adamın yüzüne vuruyordu.

Lavin'in bakışları o adama takıldı.

Lavin (içinden) : Sen de kimsin?

Lavin anlamıştı bu kişi'nin Yavuz soysalan olmadığını.

Genç adam, çatışmanın ortasında başını kaldırdı. Bakışları karanlıkta birini arar gibi etrafta dolaştı.

Ve bir anlığına Lavin'le göz göze geldi.Lavine baktığını bilmiyordu.

Lavin nefesini tuttu.

Tam o sırada bir silah sesi duyuldu.

Genç adam vurulmuştur sendeledi. Elini yaralanan bölgesine götürürken dizlerinin bağı çözüldü.

Poyraz : ATEŞŞŞ!

Ateş yere düşerken Lavin'in gözleri büyüdü.

Lavin başını tuttu. Bir şeyleri hatırlıyor gibiydi ama hatırlamıyordu da.

Ege: Kuzen! İyi misin?

Lavin cevap vermedi. Gözleri hâlâ vurulan adamdaydı.

Ateş, yere düşmeden önce son bir kez karanlığa baktı. Ay ışığının aydınlattığı o silueti yeniden gördü.

Dudakları güçlükle aralandı.

Ateş : Ay ışığı…

Lavin donup kaldı.

Ege de ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Ateş : Sen… karanlıktan korkarsın…

Gözleri kapanmaya başladı Ateşin.

Poyraz : Ateş'in vurulduğunu görünce bağırdı.

Poyraz : ATEŞ!

Aynı zamanda adamlarına bağırdı.

Poyraz : BİZİ KORUYUN! ÇABUK!

Ardından Ateş'in yanına koştu ve dizlerinin üzerine çöktü. Elini Ateş'in kanayan yarasının üzerine bastırdı.

Poyraz : Ne yaptın sen kendine? Gözlerini açık tut!

Ateş hâlâ “Ay ışığı” diyordu, “Karanlıktan korkarsın” diyordu.

Ateş, güçlükle gözlerini araladı.

Poyraz : Ay ışığı ne? Ne karanlığı lan? Ateş, vuruldun sen!

Ateş yeniden karanlığa baktı. Fakat bu kez Lavin'i göremedi.

Ateş'in bir anlığına çocukluğundan silik bir görüntü geçti gözlerinin önünden. Küçük bir kız, gecenin karanlığında birine sesleniyordu…

Lavin gözlerini kırpıştırdı. Birşeyi hatırlıyo gibiydi ama sonrasında görüntü kayboldu.

Ege : Lavin! Gitmemiz gerekiyor!

Lavin son kez Ateş'in bulunduğu yere baktı.

Lavin : Gidelim… Hadi!

Lavin ve Ege hızlı bir şekilde gizlice kaçıyorlardı.

Lavin, kaçarken o adamın kim olduğunu öğrenmeden bu olayın peşini bırakmayacağına emindi.

Poyraz : Ateş, dayan! Hastaneye yetiştireceğim seni.

Poyraz ve Ateş, korumaların yardımıyla kaçabilmişlerdi.

Poyraz ise bu işin peşini bırakmayacaktı.

Ateş'in gözleri kapanmıştı.

GEÇMİŞ - Yıllar önce...

Geceydi. Ev sessizliğe bürünmüş, odanın içinde ayın ışığı süzülmüştü.

Küçük Lavin, yatağının üzerinde oturmuş, korkuyla kapıya bakıyordu. Karanlıktan hiç hoşlanmazdı. Hele geceleri çok korkardı.

Kapı yavaşça açıldı.

Ateş : Lavin? Uyumadın mı hâlâ?

Lavin başını kaldırdı. Ateş'i görünce yataktan indi ve hızla yanına gitti.

Lavin : Ateş…

Ateş : Ne oldu, küçük kız?

Lavin : Korkuyorum.

Ateş eğilip onun göz hizasına geldi.

Ateş : Neden korkuyorsun ki? Ben buradayım.

Lavin : Ama sen gidince yine karanlık olacak.

Ateş bir an sustu. Ardından Lavin'in elini tuttu.

Ateş : O zaman sana bir sır vereyim mi?

Lavin merakla başını salladı.

Ateş : Karanlık ne kadar büyük olursa olsun, gökyüzünde mutlaka bir ışık vardır.Ne kadar korkarsan kork, hiçbir zaman ışığını kaybetmeyeceksin. Çünkü sen benim küçük ay ışığımsın.

Lavin : Ay ışığı'mı.

Ateş : Evet, benim ay ışığım sensin.

Lavin başını Ateş'in göğsüne yasladı.

Lavin : Seni çok seviyorum, Ateş.

Ateş : Ben de seni çok seviyorum, Lavin'im.

Ateş, Lavin'in üzerini örttü ve odadan çıkmadan önce gece lambasını yaktı.

Lavin gözlerini kapatırken son bir kez seslendi.

Lavin : Ateş…

Ateş : Efendim, ay ışığım?

Lavin : Yanımda Kal Gölge Prens gitme.

Ateş yatağın kenarına oturup elini tuttu.

Ateş : Sen bana Gölge Prens mi dedin?

Lavin : Evet, dedim. Ben senin Ay Işığınsam sen de benim Gölge Prensim ol.

Ateş : Tamam ayışı'ğım

Ateş : Burdayım hiç bir yere gitmiyorum, ay ışığım.

O gece Lavin, Ateş'in elini bırakmadan uykuya dalmıştı.

Ama ikisi de bilmiyordu ki yıllar sonra tekrar bu sözleri duyacaklarını…

Çünkü bazen insanın bütün dünyası, ona karanlıktan korkmamasını öğreten tek bir kişiden ibarettir.

Yazardan mesaj : Umarım beğenmisinizdir. Yetiştirirsem 2 .Bölüm bu gün gelebilir yada yarın. Sormak istediğiniz sorular varsa yorumlara yazın ordan cevap veririm. :)

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

179okunma 48beğeni 13yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.