2. bölüm / 19
Karanlık sokaklarBölüm 2 - kayıp zihin
Bölümler 19Şu an: Bölüm 2 - kayıp zihin
- 1 Bölüm 1 - Sesler452 kelime
- 2 Bölüm 2 - kayıp zihin527 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Bölüm 3 - Geri dönüş yok441 kelime
- 4 Bölüm 4 - Karşı karşıya571 kelime
- 5 Bölüm 5 - karanlık çember598 kelime
- 6 Bölüm 6 - kapanan çember516 kelime
- 7 Bölüm 7 - derin çöküş459 kelime
- 8 Bölüm 7'nin Derinliklerine yolculuk :92 kelime
- 9 Bölüm 8 - karanlık yüzleşme392 kelime
- 10 Bölüm 9 - karanlığın arkasında393 kelime
- 11 Bölüm 10 - kayıp zihin162 kelime
- 12 Bölüm 11 - İkinci ölüm427 kelime
- 13 Bölüm 12 - sorgu odası477 kelime
- 14 Bölüm 13- musallat492 kelime
- 15 Bölüm 14 - Ayin gecesi407 kelime
- 16 Bölüm 15 - polis merkezinde gece449 kelime
- 17 Bölüm 16 - Halil'in laneti419 kelime
- 18 Bölüm 17 - Ayin gecesi: elçinin yükselişi333 kelime
- 19 Bölüm 18 (final) - Son gece : Elçi mi , Kurtarıcı mı ?541 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Batu’nun vücudu donmuştu. El aynadan çıktı, ama geride bıraktığı soğuk hava odanın dört bir köşesine yayıldı. Ellerinin ucunda karıncalanma hissi, vücudunun her noktasını sararken, kalbi deli gibi çarpmaya devam ediyordu. Gözleri hala aynada kilitliydi. Her şeyin normal olmadığını hissettiği an, her şeyin gerçekliğinden kopmaya başlamıştı. Bir şey vardı, bir şey geliyordu.
Yavaşça başını çevirdi, ama aynadaki yansıması hâlâ oradaydı. Sadece yansıma değildi; o kişi, tıpkı kendisi gibi hareket ediyordu, ancak Batu'nun içinden bir korku dalgası yükseldiği her an, yansımanın hareketleri biraz daha belirginleşiyordu.
Aynadaki Batu'nun elleri kafasında, karanlık düşüncelerle dolmuş gibiydi. Hiçbir şey söylemiyordu, ama gözleri bir şey anlatıyordu. Batu, ayaklarını geri çekmeye çalıştı ama vücudu ağırlaştı. Sanki ayakları yere çakılmış gibiydi. Arka planda, ince bir fısıldama sesi yükseldi, derinden gelen bir melodinin yankısıydı bu.
“Sana yardım edebiliriz.”
Batu'nun zihninde binlerce düşünce birbirine çarptı. O kadar derin bir yankıydı ki, hissettiği korkunun ötesinde, bir anlam arayışı vardı. Yardım mı? Kim, nasıl yardım edebilirdi? Gözlerini sımsıkı kapatıp geri adım attı. Bir adım, iki adım, üç… Sonra duvarın soğuk yüzeyine yaslandı.
Derin bir nefes alarak, vücudunun kasılmasını engellemeye çalıştı. Dışarıdan gelen sesler gitmişti, ama bu o kadar tuhaf bir sessizlikti ki, sanki her şeyin sonunda patlayacağını hissediyordu. Ne de olsa, Batu her zaman böyle anlarda bir şeylerin sonrasına bakmaya alışmıştı. Ama bu, farklıydı. Bu bir tür… zorunluluktu.
Ve sonrasında, o fısıldayan ses tekrar yankılandı, bu kez bir tık daha yakın, çok daha yakındı.
“Sakın kaçma.”
Bir an Batu'nun göğsünde kalbi atmadı. Her şey bir anda karardı. Sadece karanlık, sadece soğuk, sadece… Yansıma. Kafasında bir ışık yanmaya başladı. Her ne varsa, gerçeklikten kayboluyordu. Zihnindeki anılar, geçmişin acı veren anları, kalbinin etrafında dönen duygusal karmaşa—hepsi birer birer kayboluyordu.
Bir adım daha attı, ama her şey yavaşlıyordu. Geriye dönüp baktığında, aynadaki Batu hâlâ hareket ediyordu. Ne de olsa, yansıma hâlâ oradaydı, ama bir şey eksikti. Yansıma, tam olarak Batu’nun hareketlerini kopyalamıyordu. Birkaç saniye sonra, aynadaki kişi… Batu’nun yerine geçmişti. Evet, aynadaki Batu, onun yerine geçmişti!
Sonsuza dek birbirinin yansıması gibi duran o adamın bakışları, Batu’yu izliyordu. Yansıma, Batu'nun içinde derin bir karanlık vardı. Ama bir şey anlamıştı: Batu, sadece kendi karanlık tarafıyla değil, tüm geçmişiyle yüzleşmek zorundaydı. Kafasının içinde yankı yapan seslere kulak vermeli, onları anlamalıydı.
O anda, odadaki sıcaklık aniden düşmeye başladı. Batu'nun bedenini kaplayan soğuk, kalbinde bir sıkışma hissi uyandırdı. Bir şeylerin dönüşüme uğradığını, bir şeylerin değişmeye başladığını hissediyordu. Ama o, hiçbir şeyin değişmesini istemedi. Ne de olsa, Batu her zaman kaçmıştı. Ama bu kez kaçamayacaktı.
Bir an için her şey karanlıkla doldu. Gözleri kapanmaya başladı. Sadece içindeki o garip sese odaklanabildi. Kafasında bir başka ses daha duydu. Bu ses, ilkinden farklıydı. Bu ses, gerçek Batu’nun sesiydi.
“Bu benim seçtiğim yol değil,” dedi ses. Kafasında yankı yapan bu söz, bir zamanlar onu terk eden çocukluk arkadaşlarının hayaletleriyle doluyordu. “Beni unutanlar değil, beni terk edenler geri dönecek.”
Batu’nun zihni sarmalanmıştı. Her anı, her hatıra bir çığ gibi büyüyordu. Geçmiş, ondan asla vazgeçmeyecek gibiydi.
Bir adım daha attı. Kalbi, her attığı adımda ağırlaşıyor gibiydi. Geçmişin hatıralarıyla, o eski arkadaşlarıyla, terk edilmeyi kabul etmenin o korkutucu gerçekliğiyle yüzleşmeye çalışıyordu. Yavaşça, son bir adım daha attı ve gözleri tekrar aynaya çevrildi. Artık sadece bir yansıma değil, gerçek Batu’nun kendisiydi.
Bir adım, iki adım daha…
Bölüm etkileşimi
