12. bölüm / 19
Karanlık sokaklarBölüm 11 - İkinci ölüm
Bölümler 19Şu an: Bölüm 11 - İkinci ölüm
- 1 Bölüm 1 - Sesler452 kelime
- 2 Bölüm 2 - kayıp zihin527 kelime
- 3 Bölüm 3 - Geri dönüş yok441 kelime
- 4 Bölüm 4 - Karşı karşıya571 kelime
- 5 Bölüm 5 - karanlık çember598 kelime
- 6 Bölüm 6 - kapanan çember516 kelime
- 7 Bölüm 7 - derin çöküş459 kelime
- 8 Bölüm 7'nin Derinliklerine yolculuk :92 kelime
- 9 Bölüm 8 - karanlık yüzleşme392 kelime
- 10 Bölüm 9 - karanlığın arkasında393 kelime
- 11 Bölüm 10 - kayıp zihin162 kelime
- 12 Bölüm 11 - İkinci ölüm427 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Bölüm 12 - sorgu odası477 kelime
- 14 Bölüm 13- musallat492 kelime
- 15 Bölüm 14 - Ayin gecesi407 kelime
- 16 Bölüm 15 - polis merkezinde gece449 kelime
- 17 Bölüm 16 - Halil'in laneti419 kelime
- 18 Bölüm 17 - Ayin gecesi: elçinin yükselişi333 kelime
- 19 Bölüm 18 (final) - Son gece : Elçi mi , Kurtarıcı mı ?541 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Batu hâlâ karanlığın içinde sürükleniyordu. Zihni paramparçaydı. Gördüklerinin ne kadarı gerçekti, ne kadarı hayaldi bilmiyordu. Ama bir şeyden emindi: Mehmet ölmüştü. Ve onun ölümü… bir şeyin başlangıcıydı.
Olayın ertesi günü, şehirde büyük bir yankı uyandı. Polis raporları, okulun bodrum katında boğularak ölmüş bir genç cesedi bulunduğunu söylüyordu. Ama Batu olay yerinde bulunmamıştı. Oradaydı… ama değildi. Sanki görünmeyen biri gibi.
Komiser Murat Gören, olay yerine ilk gelen polislerden biriydi. Tecrübeli, yaşını başını almış ama gözleri hâlâ keskin bir avcı gibiydi. Cesedin yanına eğildiğinde, gözleri bir detaya takıldı:
“Boynunun hemen altına kazınmış bir sembol… Ne bu?”
Fotoğrafını çektirdi, laboratuvara gönderdi. Ama içini bir huzursuzluk kapladı. Böyle bir vaka, uzun zamandır olmamıştı. Ve işin kötüsü… daha yeni başlıyordu.
---
Aynı Anda – Batu’nun Evinde
Batu odasında, yatağına kıvrılmıştı. Gözaltları mor, ruhu çökmüş gibiydi. Her geçen saat, zihni biraz daha bulanıyordu. Uyuyamıyordu. Ne zaman gözlerini kapatsa, o sembol gözlerinin önüne geliyordu.
O gece, yine uyuyamadı. Saat 03:18. Camdan dışarı bakarken bir karaltı gördü. Sokak lambasının altında biri duruyordu. Hareket etmiyordu. Yüzü görünmüyordu.
Birden kafasını kaldırıp doğrudan Batu’nun odasına baktı.
Batu yerinden sıçradı, ama camın önüne gittiğinde… kimse yoktu. Ne aşağıda, ne çevrede bir canlı iz vardı.
O an odasının duvarına dönüp baktığında, duvara parmakla çizilmiş o sembolü gördü. Gözleri fal taşı gibi açıldı. Yavaşça geri çekildi. Kalbi küt küt atıyordu.
Artık bu iş sadece onun başına gelmiyordu.
---
Ertesi Gün – Polis Karakolu
Komiser Murat’ın masasına bir dosya daha düştü. İkinci ceset bulunmuştu. Bu kez olay yeri bir apartman dairesiydi. Ölen kişi: Cemal Tiryaki, eski bir öğretmen. Gözleri oyulmuş, ağzı iplikle dikilmişti.
Duvarlara kanla çizilmiş tek bir kelime vardı:
“Batu.”
Komiser Murat, ismin altını kalemle çizdi. “Bu Batu kim?” diye mırıldandı.
Yanındaki polis memuru bilgi verdi:
“Batu Ersoy. Okulda ölen çocukla bağlantısı var. Aynı mahallede yaşıyorlar. Geçmişte yakın arkadaşlarmış.”
Komiser başını salladı. “Güzel. O zaman bu Batu’yla bir tanışalım…”
---
Gece – Batu’nun Rüyası mı, Gerçek mi?
Batu bu kez uyuyakaldı. Ama rüyası, uyumaktan beterdi. Bir ormanın içindeydi. Siyah ağaçlar, kıpırtısız yapraklar, hiç esmeyen rüzgar. Uzakta bir çocuk ağlıyordu. Yavaşça ona doğru yürüdü.
Yaklaştıkça ağlama sesi durdu. Çocuk başını kaldırdı. Kendi yüzüydü. Küçük hali. Ama gözleri yoktu. Yavaşça ağzını açtı:
“Hepimiz onun kurbanıyız, Batu.”
Birden karanlıktan bir el çıktı, çocuğu çekip aldı. Sanki boşluğa düştü. Batu çığlık atacak oldu ama sesini çıkaramadı. Uyanmak için kendini zorladı… ama uyanamıyordu.
Bir el omzuna dokundu. Soğuk, kemikli bir el.
“Uyanmana gerek yok Batu. Artık içimizdesin.”
---
Sabah – Kapı Çalıyor
Batu uyanır uyanmaz kapı çaldı. Gözleri kan çanağı gibiydi. Yavaşça kapıyı açtı.
Karşısında Komiser Murat vardı.
“Batu Ersoy? Ben Komiser Murat. Seninle konuşmamız lazım.”
Bölüm etkileşimi
