1. bölüm · KARANLIK ANLAŞMA
Yanlış yerde doğru an
1~
Lina’nın tek suçu, yanlış sokaktan geçmekti.
Kulaklığında müzik vardı.
Ucuzdu, cızırtılıydı ama kafasını susturuyordu.
Gece vardiyasından dönüyordu; ayakları ağrıyor, canı sıkkındı.
Sonra bir ses duydu.
Keskin.
Kısa.
Silah sesi olduğunu anlamak için kimsenin mafya filmleri izlemiş olması gerekmezdi.
Lina durdu.
Durmaması gerekiyordu.
Ama durdu.
Karan Aslan o anda arkasını döndü.
Göz göze geldiler.
Sadece bir saniye.
Ama o bir saniye, Lina’nın hayatını paramparça etmeye yetti.
—
“Gördü mü?” diye sordu adamlardan biri.
Karan sakinlikle sigarasını söndürdü.
“Evet,” dedi.
“Ve kaçmadı.”
Bu cümlede şaşkınlık vardı.
Öfke yoktu.
—
Lina kendine geldiğinde bir arabadaydı.
Ama bağlanmamıştı.
Ağzı kapalı değildi.
Bu daha kötüydü.
“Şunu söyleyeyim,” dedi Lina, sesi titremesine rağmen alaycıydı.
“Eğer fidye falansa, yanlış kızı aldınız. Bende bozuk para bile yok.”
Ön koltuktan bir kahkaha geldi.
Karan döndü.
Bakışı sertti ama dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme vardı.
“Güzel,” dedi.
“Espri yapabiliyor. Panik atak geçirmemen artı puan.”
“Beni indir,” dedi Lina.
“Tanık falan olmadım. Gözlerim bozuk.”
“Yalan söylüyorsun,” dedi Karan sakinlikle.
“Ama iyi denemeydi.”
Arabadan indiler.
Büyük, sessiz bir ev.
Güvenlik.
Kapılar.
Lina etrafına baktı.
“Bak,” dedi.
“Ben kimseye bulaşmam. Fakirim ama salak değilim.”
Karan ceketini çıkardı, sandalyeye attı.
“İyi,” dedi.
“Çünkü ben de salak insanlarla uğraşmam.”
Lina ona döndü.
“Beni neden buradasın?”
Karan gözlerini ondan ayırmadan konuştu:
“Çünkü seni serbest bırakırsam,
iki gün içinde biri seni susturur.”
Sessizlik.
“Kalmanı istiyorum demedim,” diye devam etti.
“Burada kalman gerekiyor.”
“Bu bir tehdit mi?” dedi Lina.
Karan omuz silkti.
“Bu bir gerçek.”
Lina dişlerini sıktı.
“Peki ya kabul etmezsem?”
Karan yaklaştı.
Ama yine… dokunmadı.
“Kapı açık,” dedi.
“Gidersin.”
Bir duraklama.
“Ve ölürsün.”
Lina başını kaldırdı.
“Seninle kalırsam?”
Karan’ın sesi bu kez biraz daha yumuşaktı.
“Yaşarsın,” dedi.
“Ve bana sinir olursun. Çok.”
Lina istemsizce güldü.
“Harika,” dedi.
“Zaten sinirden başka bir şeyim yok.”
Karan’ın dudak kenarı kıpırdadı.
“Anlaşırız o zaman.”
Bu benim yeni kurgum umarım istediğiniz gibi bişey çıkarmışımdır 🤲
Beğeni ve yorumlarınızı eksik etmeyin ☺️
