2. bölüm · KARANLIK ANLAŞMA
Güvenli yer diye bişey yok
2~
Lina o gece uyumadı.
Uyumak istemediğinden değil.
Uyuyamadığındandı.
Ev sessizdi ama bu sessizlik rahatlatıcı değildi.
Duvarlar kalındı. Kapılar ağırdı.
Her şey “güvenli” diye bağırıyordu ama Lina, hayatında ilk kez güvenli bir yerde kendini bu kadar güvensiz hissediyordu.
Sabah olduğunda hâlâ koltukta oturuyordu.
Ayaklarını altına toplamış, kollarını kendine sarmıştı.
Kapı açıldığında irkildi.
Karan içeri girdi.
Elinde kahve vardı.
İki tane.
Birini masaya bıraktı.
“Zehirli değil,” dedi.
“İstersen önce ben içeyim.”
Lina gözlerini kısıp ona baktı
“Ne kadar düşüncelisin,” dedi.
“Normalde kaçırılan kızlara sabah kahvesi servisi yapılıyor mu?”
Karan bir yudum aldı.
“Sen kaçırılmadın,” dedi
“Yanlış zamanda doğru yerdeydin.”
“Buna hayatımı mahvetmek de dahil mi?”
Karan omuz silkti
“Hayatının bu kadar düzenli olduğunu sanmıyorum.”
Bu laf…
Canını acıttı.
Ama Lina geri adım atmadı.
“Ben buraya ait değilim,” dedi.
“Senin dünyana, kurallarına… sana.”
Karan başını eğdi.
Bakışları ciddileşti ama sertleşmedi.
“Biliyorum,” dedi.
“Zaten sorun da bu.”
Lina ayağa kalktı.
“Ne kadar sürecek?” diye sordu.
“Bu… saklanma hali.”
“Ben söyleyene kadar.”
“Harika,” dedi Lina.
“Takvimime not alırım.
Karan dudaklarını bastırdı.
Gülmemek için kendini tutuyordu.
“Bak,” dedi.
“Ben seni kontrol etmek istemiyorum."
“Yalan,” dedi Lina hemen.
“Bunu çok istiyorsun.”
Karan bir adım yaklaştı.
“Hayatta kalmanı istiyorum,” dedi.
“Kontrol bunun yan ürünü.”
Lina’nın sesi sertti.
“Ben bir yan ürün değilim.”
Karan durdu.
İlk kez…
Durdu.
“Hayır,” dedi yavaşça.
“Değilsin.”
Aralarındaki hava değişti.
Kısa bir an.
Ama gerçekti.
Lina gözlerini kaçırdı.
“Benim bir hayatım vardı,” dedi daha alçak bir sesle.
“İşe gidip geliyordum. Kimseye muhtaç değildim.”
Karan cevap vermedi.
Sadece dinledi.
“Şimdi…” Lina yutkundu
“Şimdi bir yabancının evindeyim.”
Karan’ın sesi sakindi.
“Bu evde kimse sana dokunmaz,” dedi.
“Ben izin vermedikçe.”
Lina başını kaldırdı.
“Ve sen?” diye sordu.
“Sen?”
Karan’ın bakışı karardı ama tonu netti.
“Ben de.”
Bu bir tehdit değildi.
Bir sınırdı
Lina derin bir nefes aldı.
“Beni korkutuyorsun,” dedi dürüstçe.
Karan başını hafifçe yana eğdi.
“Beni korkmayan insanlar daha çok korkutur,” dedi.
“Sen hâlâ konuşuyorsun.”
Lina istemeden gülümsedi.
“Susarsam ne olur?”
“Merak ederim,” dedi Karan.
“Ve bu, genelde iyi bir şey değildir.”
Bir sessizlik daha.
Ama bu kez ağır değildi.
“Kurallar,” dedi Lina.
“Benim de olacak.”
Karan kaşını kaldırdı.
“Dinliyorum.”
“Telefonum serbest,” dedi.
“Odam kilitli olmayacak.
Ve bana emir vermeyeceksin.
Karan düşündü.
“Sonuncusu zor,” dedi.
“Benim işim o.”
“Alışırsın,” dedi Lina.
Karan gülümsedi.
“Sen beni hafife alıyorsun.
“Hayır,” dedi Lina.
“Seni ciddiye almıyorum. Arada fark var.”
Karan güldü.
Bu kez gerçekten.
“Peki,” dedi.
“Anlaşma.”
Lina şaşırdı.
“Bu kadar mı?”
“Şimdilik,” dedi Karan.
“Zaten sen bana yeterince zorluk çıkaracaksın.”
Lina başını kaldırdı.
“Buna güvenebilirsin.”
Karan kapıya yönelirken durdu.
“Lina,” dedi.
“Ne?”
“Bu evde düşmanın yok,” dedi.
“Henüz.”
Kapı kapandı.
Lina olduğu yerde kaldı.
Kalbi hızlı atıyordu.
Nefret vardı.
Korku vardı.
Ama istemediği bir şey daha vardı:
Merak.
🎉Nasıl olmuş umarım beğenirsiniz 🎉
Eğer ki yazdıklarımı beğenirseniz bi iki tane daha yazmışım onları da yayınlarım💓💗
