17. bölüm · KARANLIK ANLAŞMA
Mesafe kalmayınca
17~
Karan geri çekilmedi.
Ama ileri de gitmedi.
Bu, Lina’yı en çok sarsan şeydi.
İnsanlar genelde ya saldırırdı
ya da kaçar.
Karan ise…
bekliyordu.
“Benden korkmuyor musun?” dedi Lina, sesi neredeyse bir fısıltıydı.
Karan başını eğdi.
Alnı Lina’nınkine değdi ama baskı yoktu.
“Korkuyorum,” dedi.
“Bu yüzden duruyorum.”
Lina yutkundu.
“Ben durmuyorum,” dedi
Bu bir meydan okuma değildi.
Bir itiraftı.
Lina elini kaldırdı.
Karan’ın ceketinin yakasını tuttu.
Çekmedi.
Sadece orada tuttu.
“Beni kontrol etmeyi bırak,” dedi.
“Yanımda duracaksan…
gerçekten dur.”
Karan gözlerini kapattı.
Bir saniyeliğine.
Bu, onun için bir zayıflıktı.
“Beni böyle görme,” dedi.
“Sonu iyi olmaz.”
Lina gülümsedi.
“Ben zaten iyi sonlara inanmıyorum.”
Karan gözlerini açtı.
Bakışları yumuşak değildi.
Ama artık sert de değildi.
“Pişman olursan—” diye başladı.
Lina sözünü kesti.
“Ben pişmanlığı,” dedi,
“uzaktan izlemeyi sevmem.”
Bir adım daha attı.
Aralarında mesafe kalmadı.
Karan eliyle Lina’nın kolunu tuttu.
Sıkmadı.
Kaçmasını da engellemedi.
“Şimdi durabilirim,” dedi.
“İstersen.”
Lina başını iki yana salladı.
“İstemiyorum.”
Bu cevap…
Karan’ın nefesini bozdu.
Lina onun omzuna yaslandı.
Bu bir teslimiyet değildi.
Bir seçimdi.
“Beni korumanı istemiyorum,” dedi.
“Beni seçmeni istiyorum.”
Karan’ın sesi kısıldı.
“Bunu yaparsam,” dedi,
“artık geri dönüş olmaz.”
Lina gözlerini kapadı.
“Zaten geri dönmüyorum.”
Karan elini yavaşça Lina’nın sırtına koydu.
Orada tuttu.
Bu temas…
aceleci değildi.
Ama güçlüydü.
İkisi de aynı anda fark etti:
Bu yakınlaşma bir anlık değildi.
Bu, uzun süredir ertelenmiş bir karardı.
Kapı çaldı.
Gerçeklik içeri girmeye çalıştı.
Karan başını kaldırdı.
“Gitme,” dedi Lina.
Bu, bir rica değildi.
Bir bağdı.
Karan alnını Lina’nın saçlarına yasladı.
“Buradayım,” dedi.
“Ve bu…
sandığından daha tehlikeli.”
Lina gülümsedi.
“Ben de.”
