30. bölüm · KARANLIĞIN VARİSLERİ
30. BÖLÜM — GERİYE KALANLAR
Sabah olduğunda konakta kimse uyumamıştı.
Gecenin sessizliği hâlâ duvarların arasında duruyordu.
Sayra'nın geri dönmüş olması herkes için bir mucizeydi.
Ama Giray için bu mucizenin yanında başka bir gerçek daha vardı.
Kızı yıllarca ondan uzak tutulmuştu.
Ve bunu yapan kişi, en çok güvendiği insanlardan biri olan Serhat'tı.
Giray sabahın ilk ışıklarıyla çalışma odasına girdi.
Masanın üzerinde yıllardır sakladığı Sayra'nın fotoğrafı duruyordu.
Fotoğrafı eline aldı.
Uzun süre baktı.
Sonra kapının açıldığını duydu.
Sayra içeri girdi.
“Baba?”
Giray başını kaldırdı.
Bir süre konuşamadı.
Sayra yanına geldi.
“İyi misin?”
Giray gülümsedi.
“Sen buradayken iyi olmamak mümkün mü?”
Sayra ona sarıldı.
Giray kızının saçlarını okşadı.
“Biliyor musun?”
“Ne?”
“Ben yıllarca bu anı bekledim.”
“Beni bulacağını biliyor muydun?”
“Hayır.”
Giray gözlerini kapattı.
“Tam tersine, seni kaybettiğime inanıyordum.”
Sayra sessiz kaldı.
Giray:
“Bazen odanda oturup seninle konuştuğumu sanıyordum.”
Sayra'nın gözleri doldu.
“Baba…”
“Şimdi gerçekten buradasın.”
Sayra başını onun omzuna yasladı.
“Buradayım.”
Giray onu daha sıkı tuttu.
Ama ikisi de biliyordu.
Bu sarılma geçmişte kaybettikleri yılları geri getirmeyecekti.
---
Gerçeklerin Masası
Öğleden sonra herkes çalışma odasında toplandı.
Giray masanın başındaydı.
Karşısında Serhat, Rauf, Kerem, Demir, Lâl, Aslı, Alaz ve Yaman Kartal vardı.
Sayra da Giray'ın yanında duruyordu.
Giray:
“Bugün burada kimse susmayacak.”
Kimse konuşmadı.
“Yıllardır herkes benden bir şey sakladı.”
Serhat başını eğdi.
“Sayra'nın öldüğünü sandım.”
Serhat:
“Biliyorum.”
“Bunu bana neden yaptın?”
Serhat:
“Çünkü seni korumaya çalıştım.”
Giray sertçe baktı.
“Beni korumak için kızımı benden aldın.”
Serhat'ın gözleri doldu.
“Başka seçeneğim yoktu.”
“Her zaman başka bir seçenek vardır.”
Serhat cevap vermedi.
Giray:
“Peki Sayra'yı kim hedef aldı?”
Bu kez Aslı konuştu.
“Arvenler.”
Giray ona döndü.
“Sen neden Vedat'ı öldürdün?”
Aslı derin bir nefes aldı.
“Çünkü Sayra'nın yerini öğrenmişti.”
Sayra şaşkınlıkla Aslı'ya baktı.
“Beni mi koruyordun?”
Aslı:
“Evet.”
“Beni neden tanımıyordun bile.”
Aslı hafifçe gülümsedi.
“Bazı insanları tanımadan da korumak istersin.”
Yaman Kartal söze girdi.
“Aslı yalnız değildi.”
Giray ona baktı.
“Sen de biliyordun.”
“Evet.”
“Ve yanında kaldın.”
“Çünkü onun neden yaptığını biliyordum.”
Giray:
“Arvenlerin tarafında mısın?”
Yaman başını iki yana salladı.
“Hayır.”
“Aslı'nın tarafındayım.”
Aslı, Yaman'a baktı.
İlk kez yüzünde hafif bir rahatlama vardı.
---
Aslı'nın Gerçeği
Aslı önündeki dosyayı açtı.
“Vedat Arven, Sayra'nın yaşadığını öğrendiğinde onu kullanmak istedi.”
Giray:
“Neden?”
“Çünkü Sayra, yıllar önce başlayan anlaşmanın merkezindeydi.”
Rauf devam etti.
“Bu anlaşma Giray'ın doğumundan bile önce başladı.”
Giray:
“Kim başlattı?”
Rauf sustu.
Kerem:
“İki aile.”
“Hangileri?”
“Çevikerler ve Arvenler.”
Oda sessizleşti.
Giray:
“Demek bütün bunlar…”
Serhat:
“Sen doğmadan önce başladı.”
Giray başını eğdi.
“Ve ben bütün hayatımı bunun içinde yaşadım.”
Sayra babasının elini tuttu.
Giray onun eline baktı.
Sonra dosyayı kapattı.
“Artık bitti.”
---
Selen'in Sonu
Selen'in yakalanması uzun sürmedi.
Konağın dışında yakalandığında kaçmaya çalışmadı.
Giray karşısına geçti.
“Bunca şey neden?”
Selen:
“Çünkü Sayra'nın yaşaması planı bozuyordu.”
“Sen de onların planına dahil oldun.”
“Evet.”
“Pişman mısın?”
Selen bir süre sustu.
“Bilmiyorum.”
Giray:
“Ben biliyorum.”
Selen ona baktı.
“Ne?”
“Artık hayatımdaki hiçbir şeyi sizin belirlemenize izin vermeyeceğim.”
Selen götürüldü.
Giray arkasından bakmadı.
Çünkü artık geçmişin peşinden koşmak yerine önündeki hayatı seçmek istiyordu.
---
Serhat ve Giray
Gece olduğunda Serhat çalışma odasına geldi.
Giray pencerenin önünde duruyordu.
“Girebilir miyim?”
Giray:
“Gir.”
Serhat birkaç adım attı.
“Bana hâlâ kızgınsın.”
“Evet.”
“Biliyorum.”
“Beni yıllarca kızımın öldüğüne inandırdın.”
Serhat'ın gözleri doldu.
“Bunu yapmak zorundaydım.”
Giray döndü.
“Sayra'yı korudun.”
“Evet.”
“Ama beni kaybettin.”
Serhat sustu.
Giray'ın sesi yumuşadı.
“Sen benim dayımdın.”
Serhat:
“Hâlâ öyleyim.”
“Biliyorum.”
Uzun bir sessizlik oldu.
Sonra Giray Serhat'a sarıldı.
Serhat'ın gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Beni affedebilecek misin?”
Giray:
“Belki.”
Serhat:
“Ne zaman?”
“Zamanla.”
Serhat başını salladı.
“Bu bana yeter.”
İkisi ayrıldı.
Ama aralarındaki bağ eskisi gibi değildi.
Yine de tamamen kopmamıştı.
---
Lâl
Lâl birkaç gün sonra konağın bahçesinde Giray'ı buldu.
“Gideceğim.”
Giray ona baktı.
“Nereye?”
“Bilmiyorum.”
“Tek başına mı?”
“Evet.”
Giray sustu.
Lâl:
“Bana söylemek istediğin bir şey var mı?”
Giray:
“Var.”
Lâl bekledi.
“Seni gerçekten sevdim.”
Lâl'in gözleri doldu.
“Bunu duymayı çok bekledim.”
“Ama…”
“Biliyorum.”
Giray:
“Güvenimi kırdın.”
“Biliyorum.”
“Başlangıçta bana yaklaşma nedenin başkaydı.”
“Evet.”
“Sonra değiştin.”
Lâl başını salladı.
“Senin yüzünden.”
Giray:
“Keşke her şey başka türlü olsaydı.”
Lâl gülümsedi.
“Ben de keşke.”
Giray ona yaklaştı.
Lâl:
“Beni hiç özleyecek misin?”
Giray:
“Her zaman.”
Lâl:
“Peki neden benimle gelmiyorsun?”
Giray gözlerini kaçırdı.
“Çünkü Sayra'nın yanında olmam gerekiyor.”
Lâl:
“Biliyorum.”
“Ve sana karşı hislerim olsa bile geçmişte olanları yok sayamam.”
Lâl gözlerinden akan yaşları sildi.
“Ben senden bunu istemiyorum.”
“Ne istiyorsun?”
“Beni güzel hatırla.”
Giray sustu.
Lâl ona sarıldı.
Uzun süre birbirlerinden ayrılmadılar.
Sonra Lâl geri çekildi.
“Hoşça kal, Giray.”
Giray:
“Hoşça kal, Lâl.”
Lâl kapıya doğru yürüdü.
Tam çıkarken durdu.
Arkasına baktı.
Giray hâlâ ona bakıyordu.
Lâl hafifçe gülümsedi.
Sonra gitti.
Bu kez Giray arkasından koşmadı.
Çünkü ikisi de bunun son olduğunu biliyordu.
---
Demir ve Karmen
Demir, Karmen'i son kez istasyonda gördü.
“Gerçekten gidiyorsun.”
Karmen:
“Evet.”
“Kalmanı istiyorum.”
Karmen ona baktı.
“Ben de kalmak istiyorum.”
“Öyleyse kal.”
Karmen gözlerini yere indirdi.
“Demir…”
“Ne?”
“Biz birbirimizi seviyoruz.”
“Evet.”
“Ama bizim hikâyemiz güzel bir yere gitmiyor.”
Demir sustu.
Karmen:
“Bazen birini sevmek, onunla bir hayat kurabileceğin anlamına gelmiyor.”
Demir gözlerini kapattı.
“Beni unutacak mısın?”
Karmen:
“Hayır.”
“Ben de seni unutmayacağım.”
Karmen ona sarıldı.
Sonra trene bindi.
Demir arkasından baktı.
Tren uzaklaştı.
Demir uzun süre orada kaldı.
Ve Karmen'i hayatında bir daha hiç görmedi.
---
Aslı ve Yaman Kartal
Aslı konağın önünde son kez durdu.
Yaman Kartal yanında bekliyordu.
“Hazır mısın?”
Aslı:
“Hayır.”
“Yine de gidiyoruz.”
“Evet.”
Alaz yanlarına geldi.
“Nereye?”
Yaman:
“Başka bir şehir.”
Aslı:
“Kimsenin bizi tanımadığı bir yer.”
Alaz:
“Peki geçmiş?”
Aslı:
“Geçmiş bizimle gelecek.”
Yaman onun elini tuttu.
“Ama geleceği biz seçebiliriz.”
Aslı ona baktı.
“İlk kez bir şeyden kaçmadan gitmek istiyorum.”
Yaman:
“O zaman gidelim.”
İkisi birlikte uzaklaştı.
Aslı'nın Arvenlerle bağı tamamen kopmuştu.
Yaman Kartal da kendi geçmişinden uzaklaşmıştı.
Yeni bir şehirde küçük bir hayat kurdular.
Mükemmel değildi.
Ama onlara aitti.
---
Yaman Arven
Yaman Arven ise her şeyin sonunda yalnız kaldı.
Arven ailesinin gücü parçalanmıştı.
Kendi ailesi bile ona sırt çevirmişti.
Bir süre daha savaşmaya çalıştı.
Sonra şehirden ayrıldı.
Yıllar sonra başka bir ülkede yaşadığı öğrenildi.
Giray'la yolları bir daha kesişmedi.
Ama ikisi de birbirinin hayatında bıraktığı izi hiçbir zaman unutmadı.
---
Rauf ve Kerem
Rauf, yıllarca taşıdığı sırlardan sonra her şeyi geride bırakmaya karar verdi.
Küçük bir sahil kasabasına yerleşti.
Sessiz bir hayat yaşamaya başladı.
Kerem ise şehirde kaldı.
Giray'la bağını tamamen koparmadı.
Ama eskisi gibi de olmadı.
İkisi zaman zaman konuştu.
Geçmişten bahsetmediler.
Çünkü ikisi de bazı şeylerin konuşulmadan da hatırlanabileceğini biliyordu.
---
Serhat'ın Sonu
Serhat konakta kalmaya devam etti.
Sayra'yla ilişkisi yeniden düzeldi.
Onun hayatında hep dayısı olarak kaldı.
Ama Giray'la arasındaki eski rahatlık hiçbir zaman tamamen geri gelmedi.
Giray onu affetti.
Fakat unutmadı.
Serhat da bunu kabul etti.
Çünkü bazı hatalar affedilebilir.
Ama bıraktıkları izler silinmez.
---
Yıllar Sonra
Aradan on iki yıl geçti.
Çeviker konağı hâlâ ayaktaydı.
Ama içindeki insanlar değişmişti.
Sayra artık genç bir kadındı.
Kendi hayatını kurmuştu.
Giray ise yaşlanmıştı.
Saçlarına aklar düşmüştü.
Ama hâlâ aynı bakışları vardı.
Bir akşam Sayra bahçede onun yanına oturdu.
“Baba.”
“Efendim?”
“Mutlu musun?”
Giray gülümsedi.
“Bilmiyorum.”
Sayra şaşırdı.
“Nasıl bilmiyorsun?”
Giray:
“Hayatımda çok güzel şeyler oldu.”
“Ben?”
“Sen.”
Giray gülümsedi.
“Sen benim en güzel şeyimsin.”
Sayra:
“Peki Lâl?”
Giray'ın yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Lâl başka bir yerde.”
“Hiç konuştunuz mu?”
“Hayır.”
“Özlüyor musun?”
Giray uzun süre sustu.
“Evet.”
“Onu hâlâ seviyor musun?”
Giray gözlerini bahçeye çevirdi.
“Bazı sevgiler bitmez.”
Sayra:
“O zaman neden beraber olmadınız?”
Giray:
“Çünkü sevgi her zaman güveni geri getirmiyor.”
Sayra başını onun omzuna yasladı.
“Üzgün müsün?”
Giray:
“Bazen.”
“Pişman mısın?”
Giray düşündü.
“Hayır.”
“Nasıl?”
“Çünkü sen yanımdasın.”
---
Demir
Demir yıllar içinde tamamen değişmişti.
Daha sessiz bir hayat sürüyordu.
Ama çalışma masasının çekmecesinde hâlâ Karmen'in eski fotoğrafı vardı.
Bazen çıkarıp bakıyordu.
Sonra yerine koyuyordu.
Onu aramıyordu.
Çünkü Karmen'in gitmek için bir nedeni olduğunu biliyordu.
Ve bazı vedalar tekrar edilmemeliydi.
---
Karmen
Karmen başka bir şehirde kendi hayatını kurmuştu.
Demir'i hiç unutmadı.
Ama yıllar sonra onunla karşılaşmadı.
Bir gün eski bir fotoğraf buldu.
Fotoğrafa baktı.
Gülümsedi.
Sonra fotoğrafı tekrar kaldırdı.
Hayatına devam etti.
Demir de.
İkisi birbirinin hayatında olmadı.
Ama birbirlerini unutmadılar.
---
Aslı ve Yaman Kartal
Aslı ile Yaman Kartal uzak bir şehirde sakin bir hayat kurmuştu.
Aslı geçmişte yaptıklarını hiçbir zaman unutmadı.
Ama artık savaşmak istemiyordu.
Yaman Kartal yanında kaldı.
Birbirlerine tutundular.
Mutlu bir hayatları olmadı.
Ama huzurlu bir hayatları oldu.
Ve Aslı için bu yeterliydi.
---
Lâl
Lâl ise yıllar sonra küçük bir sahil kasabasında yaşıyordu.
Giray'ın nerede olduğunu biliyordu.
Sayra'nın büyüdüğünü de.
Ama hiçbir zaman aramadı.
Bir akşam penceresinin önünde otururken eski bir fotoğraf çıkardı.
Giray.
Fotoğrafa uzun süre baktı.
“Keşke…”
Sonra gülümsedi.
“Belki de böyle olması gerekiyordu.”
Fotoğrafı tekrar çekmeceye koydu.
Çekmeceyi kapattı.
Ve hayatına devam etti.
---
Son Gece
Giray yıllar sonra yine bahçeye çıktı.
Hava soğuktu.
Çimenlerin üzerinde küçük bir top duruyordu.
Giray topu eline aldı.
Bir an için geçmişe döndü.
Sayra'nın çocukken kahkahalarla koştuğu günleri hatırladı.
Sonra Sayra'nın öldüğünü sandığı günleri.
Lâl'i.
Demir'i.
Karmen'i.
Aslı'yı.
Yaman Kartal'ı.
Serhat'ı.
Rauf'u.
Kerem'i.
Herkesin hayatından geçtiği o yılları.
Bazıları kalmıştı.
Bazıları gitmişti.
Bazıları geri dönmüştü.
Bazıları ise yalnızca bir hatıraydı.
Giray topu yere bıraktı.
Tam o sırada arkasından bir ses geldi.
“Baba.”
Giray döndü.
Sayra oradaydı.
Giray gülümsedi.
“Ne oldu?”
“Yemek hazır.”
“Geliyorum.”
Sayra uzaklaşmaya başladı.
Giray arkasından baktı.
Sonra gökyüzüne çevirdi gözlerini.
“Teşekkür ederim.”
Kime söylediğini kendisi de bilmiyordu.
Belki hayata.
Belki geçmişine.
Belki de yıllar önce kaybettiğini sandığı kızını tekrar ona veren kadere.
Giray eve doğru yürüdü.
Kapının önünde durdu.
Son kez arkasına baktı.
Bahçede top hâlâ duruyordu.
Ve Giray o an anladı.
Hayatındaki en büyük savaş bitmişti.
Ama hayatındaki bütün yaralar iyileşmemişti.
Çünkü bazı yaralar iyileşmek için değil…
İnsana nereden geldiğini hatırlatmak için kalırdı.
Giray kapıyı kapattı.
Işıklar içeride kaldı.
Bahçe karanlığa gömüldü.
Ve yıllar önce bir kızın ölümüyle başlayan hikâye, yıllar sonra yaşayan insanların birbirlerinden uzaklaşmasıyla sona erdi.
Sayra babasını bulmuştu.
Giray kızını geri kazanmıştı.
Ama Lâl'i kaybetmişti.
Demir Karmen'i kaybetmişti.
Aslı geçmişini hiçbir zaman tamamen silememişti.
Yaman Kartal geçmişinden uzaklaşmıştı.
Rauf ve Kerem kendi yollarına savrulmuştu.
Serhat ise taşıdığı sırların ağırlığıyla yaşlanmıştı.
Hiç kimse başladığı yerde değildi.
Hiç kimse tamamen kazanmamıştı.
Hiç kimse tamamen kaybetmemişti.
Ama herkes bir bedel ödemişti.
Ve belki de bu yüzden bu hikâyenin mutlu bir sonu olamazdı.
Çünkü bazı insanlar birbirini sever.
Ama aynı hayatta buluşamaz.
Bazı insanlar birbirini kaybeder.
Ama unutamaz.
Bazı insanlar geri döner.
Ama geride bıraktıkları yılları geri getiremez.
Ve bazı hikâyeler…
“Sonsuza kadar mutlu yaşadılar.”
diye bitmez.
Bazıları sadece şunu söyler:
“Birbirlerini sevdiler. Ama yolları aynı yerde kalmadı.”
Giray'ın hayatında geriye kalan buydu.
Bir kız.
Bir sürü hatıra.
Yarım kalmış bir aşk.
Ve kapanmayan birkaç yara.
Ama yine de hayat devam etti.
Çünkü hikâyeler biter.
İnsanlar değişir.
Yollar ayrılır.
Ama bazı isimler…
İnsanların içinde sonsuza kadar kalır.
GİRAY.
SAYRA.
LÂL.
DEMİR.
KARMEN.
ASLI.
YAMAN KARTAL.
SERHAT.
RAUF.
KEREM.
ALAZ.
SELEN.
YAMAN ARVEN.
Hepsi kendi hikâyesinin sonuna ulaştı.
Ve geriye yalnızca yaşanmış olanlar kaldı.
SON.
