13. bölüm · KARANLIĞIN VARİSLERİ

13. Bölüm — Şüphe

Giray pusat Çeviker

Sabah olduğunda konakta kimse önceki gecenin ağırlığından kurtulamamıştı.

Giray çalışma odasında tek başına oturuyordu. Önündeki masada güvenlik kayıtları, birkaç dosya ve Aslı'nın adına görünen giriş bilgileri vardı.

Dosyaya tekrar baktı.

02.17 — Güvenlik sistemi girişi.
Kullanıcı: Aslı.

Giray kaşlarını çattı.

Aslı'nın kartı gerçekten kullanılmıştı.

Ama bir şey kafasını kurcalıyordu.

Aslı'nın o saatte güvenlik sistemine girmesi için hiçbir sebep yoktu.

Kapı açıldı.

Demir içeri girdi.

“Uyumadın.”

Giray dosyadan gözlerini ayırmadı.

“Uyumadım.”

“Ben de.”

Demir masaya yaklaştı.

“Bir şey fark ettim.”

Giray başını kaldırdı.

“Ne?”

“Giriş kaydı.”

“Onu zaten gördük.”

“Hayır. Saatine bak.”

Giray tekrar baktı.

“02.17.”

“Şimdi de sistemdeki kamera kaydına bak.”

Demir bilgisayarı açtı.

Görüntü ekrana geldi.

Koridor boştu.

Saat 02.16.

Sonra görüntü bir anda karardı.

Birkaç saniye sonra tekrar geldi.

Saat 02.20.

Giray'ın yüzü değişti.

“Dört dakika yok.”

Demir:

“Evet.”

“Bunu kim yaptı?”

“Bilmiyorum.”

Giray:

“Güvenlik sistemini içeriden bilen biri.”

Demir:

“Ya da sisteme erişimi olan biri.”

Giray arkasına yaslandı.

“Bu durumda Aslı'nın kartını kullanmak çok kolay.”

Demir:

“Ben de bunu söylüyorum.”

Giray:

“Peki neden onun kartı?”

Demir:

“Çünkü biri onun suçlu görünmesini istiyor olabilir.”

Giray birkaç saniye sustu.

“Bunu Aslı'ya söyleme.”

“Niye?”

“Önce kendim konuşacağım.”

Demir başını salladı.

Tam çıkacakken Giray seslendi.

“Demir.”

“Efendim?”

“Bunu Karmen'e söyleme.”

Demir durdu.

“Eren yüzünden mi?”

Giray:

“Hayır.”

Demir:

“Peki neden?”

“Çünkü şu an kimseye güvenmiyorum.”

Demir birkaç saniye Giray'a baktı.

“Bazen herkesten şüphelenmek, gerçekten suçluyu bulmayı zorlaştırır.”

Giray:

“Bazen de bir kişiye fazla güvenmek herkesi yakar.”

Demir cevap vermeden çıktı.

---

Aslı'nın Odası

Aslı pencerenin önünde duruyordu.

Dün gece bulduğu fotoğraf hâlâ masasının üzerindeydi.

Sayra'nın yanında çekilmişti.

Fotoğrafın arkasındaki yazı zihninden çıkmıyordu.

"Çevikerlerin yanında durmaya devam edersen, sıradaki fotoğraf farklı olur.”

Kapı çalındı.

Aslı:

“Kim?”

“Benim.”

Giray.

Aslı birkaç saniye bekledi.

“Gel.”

Giray içeri girdi.

Aslı onun yüzündeki ifadeyi görünce bir şeylerin ters olduğunu anladı.

“Ne oldu?”

Giray:

“Sen bana söyle.”

“Neyi?”

“Dün gece saat ikide neredeydin?”

Aslı'nın yüzü değişti.

“Odadaydım.”

“Emin misin?”

“Evet.”

Giray masaya bir dosya bıraktı.

Aslı dosyaya baktı.

“Bu ne?”

“Güvenlik kaydı.”

Aslı dosyayı açtı.

Kendi adını görünce dondu.

“Bu imkânsız.”

“Ben de öyle düşünüyorum.”

Aslı:

“Ben yapmadım.”

Giray:

“Bunu senden duymak istedim.”

Aslı:

“Giray, gerçekten ben değildim.”

Giray:

“Peki kartın nasıl kullanıldı?”

“Bilmiyorum.”

“Biri kartını aldı mı?”

“Hayır.”

“Şifreni bilen biri var mı?”

Aslı sustu.

Giray:

“Aslı.”

“Hayır.”

“Düşün.”

Aslı:

“Şifremi kimse bilmiyor.”

Giray ona dikkatlice baktı.

“Dün gece sana bir şey gönderildi.”

Aslı'nın yüzü değişti.

“Bunu nereden biliyorsun?”

“Yaman Kartal söyledi.”

Aslı:

“Demek ona anlatmış.”

“Bana anlatmadı. Ben öğrendim.”

Aslı:

“Peki ne düşünüyorsun?”

Giray birkaç saniye sustu.

“Bilmiyorum.”

Aslı:

“Bana güvenmiyorsun.”

Giray:

“Şu an kimseye tamamen güvenmiyorum.”

Aslı'nın gözleri doldu ama ağlamadı.

“Bunca zamandır yanında durdum.”

“Biliyorum.”

“Sayra'yı korudum.”

“Biliyorum.”

“Peki bir fotoğraf ve sahte bir kayıt yüzünden beni suçlayacak mısın?”

Giray:

“Henüz seni suçlamıyorum.”

Aslı:

“Ama şüpheleniyorsun.”

Giray cevap vermedi.

Aslı:

“İnsanların sana ihanet etmesinden korktuğun için herkesi düşman görmeye başladın.”

Giray'ın yüzü sertleşti.

“Benim korkularımı sorgulama.”

Aslı:

“Ben korkularını değil, kararlarını sorguluyorum.”

Giray kapıya yöneldi.

Aslı arkasından:

“Eğer gerçekten hain olsaydım…”

Giray durdu.

“Aslı…”

“Sayra'yı çoktan yalnız bırakmıştım.”

Giray ona baktı.

Aslı:

“Bunu unutma.”

Giray hiçbir şey söylemeden çıktı.

Kapı kapandığında Aslı yatağın kenarına oturdu.

Gözlerinden bir damla yaş süzüldü.

“Bana gerçekten inanmıyorsun.”

---

Karmen

Karmen koridorda Giray'ı gördü.

“Giray.”

Giray durdu.

“Ne oldu?”

“Aslı'yla mı konuştun?”

“Evet.”

“Ne hakkında?”

“Güvenlik.”

Karmen'in yüzü gerildi.

“Ne güvenliği?”

Giray:

“Şimdilik bilmen gerekmiyor.”

Karmen:

“Aslı mı?”

Giray sustu.

Karmen:

“Bir şey mi yaptı?”

“Bilmiyorum.”

Karmen:

“Bana söyle.”

Giray:

“Şüpheleniyorum.”

Karmen'in yüzü düştü.

“Bence yanılıyorsun.”

Giray:

“Neden?”

“Çünkü Aslı bunu yapmaz.”

Giray:

“Emin misin?”

“Evet.”

“Niye?”

Karmen:

“Çünkü onu tanıyorum.”

Giray:

“Ben de tanıyorum.”

“Öyleyse ona güven.”

Giray birkaç saniye sustu.

“Bazen tanıdığımız insanlar bile bizi şaşırtır.”

Karmen:

“Bazen de suçsuz insanlar, başkalarının yaptığı şeyler yüzünden suçlu gösterilir.”

Giray ona baktı.

Karmen:

“Bunu sen de biliyorsun.”

Giray cevap vermedi.

Karmen uzaklaştı.

Koridorun diğer tarafında Eren bütün konuşmayı görmüştü.

Karmen yanından geçerken ona baktı.

“Eren.”

“Efendim?”

“Sen Aslı hakkında ne düşünüyorsun?”

Eren kısa bir sessizlikten sonra:

“Bilmiyorum.”

Karmen:

“Giray ondan şüpheleniyor.”

“Duydum.”

“Sen ne düşünüyorsun?”

Eren omuz silkti.

“Belki de Giray haklıdır.”

Karmen'in yüzü değişti.

“Sen de mi?”

Eren:

“Ben sadece ihtimalleri söylüyorum.”

Karmen:

“Aslı'nın suçlu olduğuna inanmıyorum.”

Eren:

“Umarım haklısındır.”

Eren uzaklaşırken yüzündeki ifade tamamen değişti.

Telefonunu çıkardı.

Yeni bir mesaj yazdı.

"Giray şüphelenmeye başladı."

Cevap geldi.

“Aslı?”

Eren:

“Üzerinde.”

Karşı taraf:

“Güzel.”

Eren telefonu kapattı.

---

Sayra ve Lâl

Sayra bahçede oturuyordu.

Lâl yanına geldi.

“Biraz yürüyelim mi?”

Sayra:

“Olur.”

Birlikte bahçenin arka tarafına doğru yürüdüler.

Sayra:

“Babam Aslı'dan şüpheleniyor.”

Lâl:

“Biliyorum.”

“Sen ne düşünüyorsun?”

“Aslı'nın bunu yapacağına inanmıyorum.”

“Ben de.”

Lâl:

“Peki neden Giray şüpheleniyor?”

“Çünkü birileri onu suçlu göstermek istiyor.”

Lâl durdu.

“Sen de öyle mi düşünüyorsun?”

“Evet.”

Sayra birkaç saniye düşündü.

“Bence biri içeriden yardım alıyor.”

Lâl:

“Neden?”

“Çünkü güvenlik sistemi dışarıdan bu kadar kolay değiştirilemez.”

Lâl:

“Bunu nereden biliyorsun?”

Sayra:

“Babamın yanında büyüdüm.”

Lâl gülümsedi.

“Giray'ın küçük kopyası olmuşsun.”

Sayra:

“Bazen.”

Lâl:

“Bazen mi?”

Sayra:

“Tamam, çoğu zaman.”

İkisi güldü.

Ama Sayra'nın yüzü kısa süre sonra tekrar ciddileşti.

“Lâl.”

“Efendim?”

“Annemle babam gerçekten bir daha asla barışmayacak mı?”

Lâl birkaç saniye sustu.

“Bence ikisi de geçmişte kalmış şeyleri değiştirmeye çalışmıyor.”

“Babam annemi hâlâ seviyor mu?”

Lâl:

“Bunu ona sormalısın.”

Sayra:

“Sen ne düşünüyorsun?”

Lâl:

“Giray'ın Selen'e karşı içinde kalan şeyleri olabilir. Ama bu, yeniden birlikte olacakları anlamına gelmez.”

Sayra:

“Peki sen?”

Lâl:

“Ben ne?”

“Sen babama karşı bir şey hissediyor musun?”

Lâl durdu.

Sayra gülümseyerek ona baktı.

“Cevap verme.”

Lâl:

“Sayra.”

“Tamam.”

Lâl:

“Bazen bazı duyguların adını koymak için zaman gerekir.”

Sayra:

“Bence babam da aynı şeyi düşünüyor.”

Lâl:

“Belki.”

Sayra:

“Yani?”

Lâl:

“Yani sus.”

İkisi tekrar yürümeye başladı.

---

Aynı Gün — Arvenler

Alaz büyük bir odada masanın başında oturuyordu.

Karşısındaki adam dosyayı açtı.

“Giray Aslı'dan şüpheleniyor.”

Alaz:

“Beklediğimden hızlı.”

“Eren iyi iş çıkardı.”

Alaz başını kaldırdı.

“Eren'i hafife alma.”

Adam:

“Güvenilir mi?”

Alaz hafifçe güldü.

“Güvenilir insanlar genellikle en kolay kullanılanlardır.”

“Peki Aslı?”

“Bir süre daha suçlu görünecek.”

“Sonra?”

“Sonra başka bir şey yapacağız.”

Adam:

“Ne?”

Alaz masanın üzerindeki Sayra fotoğrafını aldı.

“Giray'ın dikkatini Aslı'dan çekip Sayra'ya çevireceğiz.”

“Nasıl?”

Alaz:

“Sayra'nın annesiyle.”

Adam anladı.

“Selen.”

Alaz başını salladı.

“Giray Selen'le ne kadar yakınlaşırsa, Sayra o kadar savunmasız kalır.”

---

Gece

Giray çalışma odasında yalnızdı.

Aslı'nın dosyası önündeydi.

Kapı açıldı.

Serhat içeri girdi.

“Beni çağırmışsın.”

Giray:

“Evet.”

“Ne oldu?”

Giray dosyayı ona uzattı.

Serhat okudu.

“Aslı?”

“Evet.”

“Bunun onun olduğuna inanıyor musun?”

Giray:

“Bilmiyorum.”

Serhat:

“Öyleyse neden dosyayı açtın?”

“Çünkü birinin bilgi sızdırdığı kesin.”

Serhat:

“Eren?”

Giray başını kaldırdı.

“Neden Eren?”

“Bilmiyorum.”

Giray:

“Sen de ondan mı şüpheleniyorsun?”

Serhat:

“Hayır.”

Giray:

“Öyleyse neden söyledin?”

“Çünkü bu kadar insanın arasında herkes bir ihtimal.”

Giray:

“Bunu ben de biliyorum.”

Serhat dosyayı kapattı.

“Aslı'nın Arvenlerle bağlantısı var mı?”

“Bilmiyorum.”

“Bu soruyu araştır.”

“Niye?”

“Çünkü Arvenler birini hedef aldığında onun geçmişini kullanır.”

Giray:

“Aslı'nın geçmişinde ne var?”

Serhat:

“Bunu öğrenirsen belki neden seçildiğini anlarsın.”

Giray başını salladı.

“Tamam.”

Serhat çıkacakken Giray:

“Serhat.”

“Efendim?”

“Sayra'nın doğduğu geceyle ilgili başka ne saklıyorsun?”

Serhat kapının yanında durdu.

“Çok şey.”

Giray'ın yüzü sertleşti.

“Bana ne zaman anlatacaksın?”

“Hazır olduğunda.”

Giray:

“Ben hazırım.”

Serhat:

“Sayra hazır değil.”

Giray:

“O benim kızım.”

“Bu yüzden.”

Serhat çıktı.

Giray yalnız kaldı.

---

Ertesi Gün

Karmen, Eren'i şehir merkezindeki bir kafede buldu.

“Burada ne yapıyorsun?”

Eren:

“Sen çağırdın.”

Karmen:

“Bana karşı dürüst ol.”

Eren:

“Oluyorum.”

“Hayır.”

Karmen masaya oturdu.

“Son zamanlarda senden bir şeyler sakladığını hissediyorum.”

Eren:

“Ne saklayabilirim?”

“Bilmiyorum.”

Eren:

“Bana güvenmiyorsun.”

Karmen:

“Güvenmek istiyorum.”

Eren:

“O zaman güven.”

Karmen:

“Bana bir sebep ver.”

Eren elini tuttu.

“Ben seni yarı yolda bırakmam.”

Karmen'in gözleri doldu.

“Emin misin?”

“Evet.”

Ama Eren'in telefonuna aynı anda bir bildirim geldi.

Karmen ekrana baktı.

Eren telefonu hemen ters çevirdi.

Karmen:

“Kim?”

“Kimse.”

“Eren.”

“İş.”

Karmen:

“Yine mi?”

Eren:

“Evet.”

Karmen elini çekti.

“Bir gün gerçekten ne sakladığını öğreneceğim.”

Eren:

“Öğrenmeyeceksin.”

Karmen:

“Ne dedin?”

Eren hemen toparlandı.

“Bir şey demedim.”

---

Aslı'nın Peşindeki Gölge

Aslı akşam eve dönerken arkasında bir aracın olduğunu fark etti.

Bir süre hızlandı.

Araç da hızlandı.

Aslı sokağa girdi.

Araç durmadı.

Aslı telefonunu çıkardı.

Giray'ı aramak istedi.

Ama vazgeçti.

“Hayır.”

Bir köşeye saklandı.

Araç birkaç saniye sonra önünden geçti.

Plakayı göremedi.

Ama arka camdaki küçük işareti fark etti.

Arvenlerin sembolü.

Aslı'nın yüzü değişti.

“Demek gerçekten sizsiniz.”

Telefonunu çıkardı.

Bu kez Yaman Kartal'ı aradı.

“Yaman.”

“Ne oldu?”

“Beni takip ediyorlar.”

“Kim?”

“Arvenler.”

Yaman birkaç saniye sustu.

“Giray'a haber ver.”

“Asla.”

“Aslı.”

“Giray zaten benden şüpheleniyor.”

“Bu yüzden daha çok söylemelisin.”

“Hayır.”

“Bunu tek başına çözemezsin.”

Aslı:

“Çözeceğim.”

“Bunu inat için yapma.”

“İnat değil.”

Aslı'nın sesi sertleşti.

“Biri beni suçlu göstermek için uğraşıyorsa, gerçeği kendi bulacağım.”

---

Konağın İçinde

Giray salonda Sayra'yla konuşuyordu.

“Bugün dışarı çıkmayacaksın.”

Sayra:

“Neden?”

“Güvenlik.”

“Yine mi?”

“Evet.”

“Baba, sürekli beni korumaya çalışıyorsun.”

“Çünkü seni korumam gerekiyor.”

“Ben de kendimi koruyabilirim.”

Giray:

“Biliyorum.”

“Öyleyse?”

Giray kızına baktı.

“Bazen güçlü olmak, tek başına hareket etmek değildir.”

Sayra sustu.

Lâl uzaktan onları izliyordu.

Giray:

“Bir gün beni dinlemeyi bıraksan bile…”

Sayra:

“Bırakmayacağım.”

Giray gülümsedi.

“İyi.”

Sayra:

“Çünkü sen bazen saçmalıyorsun.”

Lâl gülmeye başladı.

Giray ona baktı.

“Sen de gül.”

Lâl:

“Ben bir şey demedim.”

“Yüzünden belli.”

Sayra:

“Bence babamın en büyük sorunu kendini fazla ciddiye alması.”

Giray:

“İkiniz birleşmişsiniz.”

Lâl:

“Biraz.”

Giray başını iki yana salladı.

“Başımıza bela oldunuz.”

Sayra:

“Sen bizi seviyorsun.”

Giray:

“Çok.”

Bir anlık sessizlik oldu.

Lâl'in yüzündeki ifade yumuşadı.

Giray da farkında olmadan ona baktı.

Sayra bunu gördü.

Ama bu kez hiçbir şey söylemedi.

---

Gece Yarısı

Eren konağın dışına çıktı.

Telefonunu açtı.

“Her şey yolunda.”

Karşıdaki kişi:

“Giray Aslı'dan şüpheleniyor mu?”

“Evet.”

“Peki Lâl?”

“Henüz değil.”

“Onu da plana dahil et.”

Eren:

“Lâl'e dokunmayın.”

Karşı tarafta sessizlik oldu.

“Sen emir vermiyorsun.”

Eren:

“Ben sadece…”

“Unutma Eren.”

Ses sertleşti.

“Senin ne yapacağını biz belirleriz.”

Eren telefonu kapattı.

Yüzündeki sakinlik kaybolmuştu.

Çünkü bir şeyi ilk kez fark etmişti.

Bu işin kontrolü artık onun elinde değildi.

---

Birkaç Saat Sonra

Giray'ın telefonu çaldı.

Bilinmeyen numara.

Açtı.

Karşıdaki ses değiştirildiği için tanınmıyordu.

“Giray Çeviker.”

“Sen kimsin?”

“Yanlış kişiden şüpheleniyorsun.”

Giray'ın gözleri kısıldı.

“Ne demek istiyorsun?”

“Aslı hain değil.”

Giray ayağa kalktı.

“Sen kimsin?”

“Gerçeği bulmak istiyorsan…”

Ses birkaç saniye sustu.

“…Eren'e bak.”

Giray dondu.

“Eren mi?”

Telefon kapandı.

Giray hemen numarayı geri aradı.

Kapalı.

Kapının dışında Lâl belirdi.

“Ne oldu?”

Giray telefonu masaya bıraktı.

“Biri beni aradı.”

“Kim?”

“Bilmiyorum.”

“Ne söyledi?”

Giray birkaç saniye sustu.

“Yanlış kişiden şüphelendiğimi söyledi.”

Lâl:

“Kimden?”

Giray:

“Aslı'dan.”

Lâl rahatladı.

“Peki kimden şüphelenmemi istedi?”

Giray gözlerini Lâl'e çevirdi.

“Eren'den.”

Lâl'in yüzü değişti.

“Eren?”

“Evet.”

Lâl:

“İnanıyor musun?”

Giray:

“Hayır.”

“Peki?”

Giray dosyayı kapattı.

“Artık araştıracağım.”

---

O gece Giray ilk kez Aslı'nın suçlu olmayabileceğini ciddi şekilde düşündü.

Ama Eren'in gerçekten hain olduğunu da bilmiyordu.

Çünkü gelen telefonun amacı gerçeği açıklamak değildi.

Şüpheyi başka bir yöne çevirmekti.

Eren bunu yapan kişinin kim olduğunu bilmiyordu.

Aslı bilmiyordu.

Karmen bilmiyordu.

Lâl bilmiyordu.

Giray bilmiyordu.

Ve en tehlikelisi…

Eren bile artık kimin tarafında olduğunu sorgulamaya başlamıştı.

Çünkü Arvenlerin oyunu çoktan başlamıştı.

Ve bu oyunda herkes bir gün birbirinden şüphelenecekti.

Ama gerçek ihanetin ortaya çıkmasına daha çok vardı.