28. bölüm · KARANLIĞIN VARİSLERİ
28. Bölüm — Son Hamle
Giray arabayı konağın önünden çıkarırken elleri direksiyonda sımsıkı kenetlenmişti.
Serhat'ın son cümlesi hâlâ kulaklarındaydı.
“Sayra'nın bulunduğu yer artık güvenli değil.”
Giray'ın aklında tek bir şey vardı.
Sayra.
Onu bulacaktı.
Bu kez kimse onu durduramayacaktı.
Telefonunu çıkardı.
Serhat'ı aradı.
Cevap yoktu.
Bir kez daha aradı.
Yine yok.
Giray telefonu koltuğun üzerine fırlattı.
“Dayı, aç şu telefonu…”
Tam o sırada Demir aradı.
Giray hemen açtı.
“Ne oldu?”
“Giray, neredesin?”
“Sayra'nın yanına gidiyorum.”
Demir birkaç saniye sustu.
“Serhat sana yerini söyledi mi?”
“Hayır.”
“Öyleyse nereye gidiyorsun?”
Giray sustu.
Demir'in sesi değişti.
“Giray?”
“Bilmiyorum.”
“Dur.”
“Duramam.”
“Giray, düşünmeden hareket ediyorsun.”
“Ben günlerce kızımın öldüğünü düşündüm!”
Sesi yükseldi.
“Şimdi yaşadığını öğrendim. Onu bulmamı kimse engelleyemez.”
Demir:
“Ben de geliyorum.”
“Gel.”
Telefon kapandı.
Giray tekrar yola baktı.
Ama birkaç saniye sonra telefonuna bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numara.
“Sayra'yı bulmak istiyorsan eski Arven konağına git.”
Giray mesajı birkaç kez okudu.
Sonra ekranı kapattı.
“Arvenler…”
Direksiyonu çevirdi.
---
Eski Arven Konağı
Aslı binanın içinde yürüyordu.
Elindeki dosyayı sıkıca tutuyordu.
Alaz arkasından geldi.
“Buraya neden geldik?”
Aslı:
“Çünkü artık saklayacak bir şey kalmadı.”
“Giray gelecek mi?”
“Bilmiyorum.”
“Peki neden dosyayı buraya getirdin?”
Aslı durdu.
“Çünkü Vedat'ın asıl sırrı burada.”
Alaz etrafa baktı.
“Burası yıllardır kullanılmıyor.”
“Öyle sanılıyor.”
Aslı duvardaki eski bir tabloyu kaldırdı.
Arkasında küçük bir kasa vardı.
Anahtarı çıkardı.
Kasa açıldığında içinden eski belgeler çıktı.
Alaz:
“Bunlar ne?”
Aslı:
“Vedat'ın kayıtları.”
Bir belgeyi açtı.
Yıllar önce yapılmış görüşmelerin kayıtları vardı.
Alaz birkaç satır okudu.
Sonra yüzü değişti.
“Bu isim…”
Aslı:
“Evet.”
“Bu kişi hâlâ hayatta mı?”
Aslı:
“Evet.”
“Giray bunu öğrenirse…”
Aslı:
“Öğrenecek.”
---
Giray
Giray eski Arven konağına geldiğinde hava kararmaya başlamıştı.
Arabadan indi.
Kapının önünde kimse yoktu.
Silahını değil, yalnızca telefonunu çıkardı.
Serhat'ı tekrar aradı.
Bu kez telefon açıldı.
“Dayı.”
Serhat'ın sesi çok düşüktü.
“Giray, orada mısın?”
“Evet.”
“Oraya neden gittin?”
“Bana mesaj geldi.”
Serhat sustu.
“Kimden?”
“Bilmiyorum.”
“Oradan hemen ayrıl.”
“Sayra orada mı?”
Sessizlik.
Giray'ın kalbi hızlandı.
“Dayı.”
“Giray, beni dinle.”
“Sayra orada mı?”
Serhat:
“Hayır.”
Giray'ın yüzü düştü.
“Ne?”
“Biri seni oraya çekmek istiyor.”
Giray etrafına baktı.
“Kim?”
Serhat:
“Bilmiyorum.”
Tam o sırada konağın içinden bir ses geldi.
Giray telefonu kapattı.
Kapıya yöneldi.
İçeri girdi.
Karanlık koridorda ilerlerken bir odanın kapısının açık olduğunu gördü.
İçeride bir masa vardı.
Masanın üzerinde tek bir fotoğraf duruyordu.
Sayra.
Giray fotoğrafı aldı.
Arkasında bir tarih vardı.
Bu kez tarih daha yeniydi.
Üç gün önce.
Giray'ın nefesi kesildi.
“Buradaydı…”
Tam arkasından bir ses geldi.
“Evet.”
Giray hızla döndü.
Aslı karşısında duruyordu.
“Sen.”
Aslı:
“Beni dinle.”
“Sen Sayra'yı gördün mü?”
Aslı sustu.
Giray:
“Cevap ver.”
“Evet.”
Giray'ın gözleri büyüdü.
“Ne zaman?”
“Yakın zamanda.”
“Yaşıyor mu?”
“Evet.”
Giray gözlerini kapattı.
Birkaç saniye boyunca sadece nefes aldı.
Sonra:
“Nerede?”
Aslı:
“Bunu söyleyemem.”
Giray'ın yüzü sertleşti.
“Biriniz de şu lanet olası soruma cevap verin!”
Aslı:
“Çünkü yerini söylersen onu öldürürler.”
Giray sustu.
“Kim?”
Aslı:
“Bunu öğrenmek için buradasın.”
---
Lâl
Lâl konağın önünde tek başına duruyordu.
Telefonuna yeni bir mesaj geldi.
“Giray eski Arven konağında.”
Lâl gözlerini kapattı.
Ardından ikinci mesaj geldi.
“Onu durdur.”
Lâl telefonu sıktı.
“Hayır…”
Kendi kendine fısıldadı.
“Artık değil.”
Telefonu tekrar çaldı.
Bu kez arayan kişiyi biliyordu.
Açmadı.
Tekrar aradı.
Yine açmadı.
Üçüncü aramada telefonu açtı.
“Ne istiyorsun?”
Karşıdaki ses:
“Görevin bitmedi.”
Lâl:
“Bitti.”
“Buna sen karar veremezsin.”
“Artık veriyorum.”
Karşıdaki kişi:
“Giray sana güveniyor.”
Lâl:
“Güvenini kaybettim.”
“Daha değil.”
Lâl sustu.
“Onu oraya sen gönderdin.”
“Hayır.”
“Yalan söyleme.”
Lâl:
“Ben sadece onu korumaya çalışıyorum.”
Karşıdaki kişi:
“Bunun bedelini ödersin.”
Telefon kapandı.
Lâl gözlerinden süzülen yaşları sildi.
Sonra arabasına bindi.
Giray'ın peşinden gitmeye karar verdi.
---
Demir
Demir eski konağa yaklaşırken aracını uzakta bıraktı.
Giray'ın arabasını gördü.
Telefonunu çıkardı.
Aradı.
Cevap yoktu.
İçeri girdiğinde koridorun sonunda Giray'ı gördü.
“Giray!”
Giray döndü.
“Demir.”
Aslı da oradaydı.
Demir şaşırdı.
“Aslı?”
Aslı:
“Burada olmam tesadüf değil.”
Demir:
“Ne oluyor?”
Giray:
“Sayra'yı görmüş.”
Demir'in yüzü değişti.
“Ne?”
Aslı:
“Sayra yaşıyor.”
Demir başını salladı.
“Bunu zaten biliyoruz.”
Aslı:
“Hayır.”
Demir sustu.
Aslı:
“Ben Sayra'nın neden saklandığını da biliyorum.”
Giray:
“Neden?”
Aslı dosyayı açtı.
“Çünkü Sayra'nın ölümünün ardındaki plan, sadece Selen'in planı değildi.”
Giray:
“Kim vardı?”
Aslı bir belgeyi uzattı.
Giray okumaya başladı.
İsmi gördüğünde yüzü değişti.
“Bu…”
Demir:
“Kim?”
Giray belgeyi ona verdi.
Demir de okuyunca sustu.
Aslı:
“Vedat Arven'in emrinde çalışan kişi buydu.”
Giray:
“Yani Sayra'nın hedef alınması…”
Aslı:
“Yıllar önce başladı.”
Giray:
“Ve Vedat?”
Aslı:
“Onu susturmak için öldürdüm.”
Demir:
“Sen bunu tek başına mı yaptın?”
Aslı:
“Evet.”
Giray:
“Peki neden bana daha önce söylemedin?”
Aslı:
“Çünkü doğru zamanı bekliyordum.”
Giray:
“Doğru zaman şimdi mi?”
Aslı:
“Evet.”
---
Gerçek
Giray belgeyi tekrar okudu.
İsim artık onun için sadece bir isim değildi.
Bütün olayların merkezindeki kişiydi.
Selen'in hareketleri.
Arven ailesinin planları.
Sayra'nın hedef olması.
Vedat'ın ölümü.
Hepsi aynı noktaya çıkıyordu.
Giray:
“Bu kişi Selen'i de mi yönlendiriyor?”
Aslı:
“Büyük ihtimalle.”
Demir:
“Rauf bunu biliyor mu?”
Aslı:
“Rauf bazı şeyleri biliyor.”
“Kerem?”
“Daha fazlasını.”
Giray:
“Öyleyse ikisini de buraya getireceğiz.”
Aslı:
“Artık onların da saklanacak yeri kalmadı.”
---
Selen
Selen telefonunu masaya bıraktı.
Karşısındaki kişi:
“Giray gerçeğe çok yaklaştı.”
Selen:
“Biliyorum.”
“Sayra'yı bulabilir.”
Selen:
“Bulamayacak.”
“Ya bulursa?”
Selen gözlerini kaldırdı.
“Sayra'yı bulursa…”
Bir süre sustu.
“Her şey biter.”
Karşıdaki kişi:
“Öyleyse ne yapacağız?”
Selen:
“Son hamleyi yapacağız.”
---
Lâl'in Gelişi
Eski konağın kapısı açıldı.
Lâl içeri girdi.
Giray başını çevirdi.
Lâl'i görünce yüzündeki ifade değişti.
“Sen burada ne yapıyorsun?”
Lâl cevap vermedi.
Aslı ona baktı.
“Giray…”
Lâl:
“Benim sana anlatmam gereken bir şey var.”
Giray:
“Şimdi mi?”
Lâl:
“Evet.”
Giray ona doğru yürüdü.
“Senin gerçek adın ne?”
Lâl'in gözleri doldu.
“Lâl.”
“Gerçek adın.”
Sessizlik.
Lâl:
“Bunu sana ben söylemek istiyordum.”
Giray:
“Kim gönderdi seni?”
Lâl cevap veremedi.
Giray'ın yüzü düştü.
“Beni takip etmek için mi geldin?”
Lâl:
“Başlangıçta…”
Giray:
“Başlangıçta ne?”
Lâl gözyaşlarını sildi.
“Evet.”
Giray bir adım geri çekildi.
Demir başını eğdi.
Aslı sessizce izliyordu.
Giray:
“Bunca zaman…”
Lâl:
“Giray, dinle.”
“Bana yaklaşman da mı plandı?”
“Başlangıçta evet.”
Giray'ın yüzündeki kırgınlık büyüdü.
“Peki şimdi?”
Lâl cevap vermedi.
Giray:
“Şimdi de mi?”
Lâl:
“Hayır.”
Giray:
“Öyleyse ne?”
Lâl'in sesi titredi.
“Şimdi seni kaybetmekten korkuyorum.”
Giray sustu.
Lâl:
“Ben bu aileye seni izlemek için girdim.”
“Biliyorum.”
“Ama sonra…”
Lâl gözlerini kapattı.
“Sonra senin gerçekten kim olduğunu gördüm.”
Giray:
“Ve?”
“Ve sana karşı hissettiklerim planın bir parçası değildi.”
Giray cevap vermedi.
Lâl:
“Benden nefret edebilirsin.”
Giray:
“Bilmiyorum.”
“Bana güvenmeyebilirsin.”
“Bilmiyorum.”
“Ama sana hiçbir zaman Sayra konusunda zarar vermedim.”
Giray:
“Bunu kanıtla.”
Lâl:
“Kanıtlayacağım.”
---
Demir ve Karmen
Konağın dışında Demir telefonuna gelen mesajı okudu.
Mesaj Karmen'dendi.
“Konuşmamız gerekiyor.”
Demir bir süre ekrana baktı.
Sonra cevap yazdı.
“Nerede?”
Cevap kısa sürede geldi.
“Eskiden buluştuğumuz yerde.”
Demir telefonu kapattı.
Karmen'i görmeye gitmek istedi.
Ama içinde kötü bir his vardı.
Çünkü artık hayatında hiçbir şey basit değildi.
Karmen'le arasındaki bağ ne kadar güçlü olursa olsun…
önlerinde duran şeylerin ikisini de aynı yere götürmeyeceğini biliyordu.
Belki bazı insanlar birbirlerini gerçekten severdi.
Ama yine de birlikte olamazlardı.
---
Gece
Giray, eski konağın balkonunda tek başına duruyordu.
Lâl birkaç metre geride bekliyordu.
Giray:
“Sayra'yı bulduğumda…”
Lâl sustu.
“Her şey değişecek.”
“Biliyorum.”
“Sen de değişeceksin.”
Lâl:
“Biliyorum.”
Giray ona döndü.
“Bana tekrar yalan söyleme.”
“ söylemeyeceğim.”
“Bir daha benden bir şey saklama.”
Lâl başını salladı.
“Tamam.”
Giray:
“Çünkü bir daha kaldıramam.”
Lâl gözlerini yere indirdi.
“Biliyorum.”
Tam o sırada Giray'ın telefonu çaldı.
Serhat.
Giray hemen açtı.
“Dayı?”
Serhat'ın sesi telaşlıydı.
“Giray…”
“Ne oldu?”
“Sayra'nın bulunduğu yer…”
Serhat sustu.
Giray:
“Ne oldu?”
“Biri oraya girmiş.”
Giray'ın yüzü değişti.
“Kim?”
Serhat:
“Bilmiyorum.”
Giray:
“Sayra nerede?”
Uzun bir sessizlik.
Sonra Serhat:
“Telefonu açmıyor.”
Giray'ın yüzündeki umut bir anda korkuya dönüştü.
“Dayı…”
“Giray, sakin ol.”
“Ben oraya geliyorum.”
“Hayır!”
Ama Giray çoktan telefonu kapatmıştı.
Lâl ona baktı.
“Ne oldu?”
Giray:
“Sayra.”
Lâl'in yüzü değişti.
“Ne olmuş?”
“Yerine biri girmiş.”
“Kim?”
“Bilmiyorum.”
Giray arabaya doğru yürüdü.
Lâl peşinden gitti.
“Ben de geliyorum.”
Giray durdu.
Bir an Lâl'e baktı.
Sonra:
“Gel.”
İkisi arabaya bindi.
Uzakta ise siyah bir araç onları izliyordu.
Aracın içinde Selen oturuyordu.
Yanındaki kişi:
“Giray gidiyor.”
Selen:
“Bırakın.”
“Peşinden gidelim mi?”
Selen başını iki yana salladı.
“Hayır.”
“Niye?”
Selen camdan Giray'ın uzaklaşan aracına baktı.
“Çünkü artık onun nereye gideceğini biliyoruz.”
Bir süre sessiz kaldı.
Sonra telefonunu çıkardı.
Tek bir mesaj yazdı.
“Plan değişti. Sayra'yı değil, Giray'ı hedef alın.”
Mesaj gönderildi.
Ve o gece…
Giray'ın Sayra'yı bulmak için çıktığı yol, onu bambaşka bir savaşın tam ortasına götürmeye başladı.
Çünkü artık mesele sadece Sayra'nın yaşayıp yaşamadığı değildi.
Artık herkes tarafını seçmek zorundaydı.
Ve bazı seçimlerin geri dönüşü olmayacaktı.
