1. bölüm / 6
Karanlığın kuralları1.BÖLÜM KAN VE MÜHÜR
Bölümler 6Şu an: 1.BÖLÜM KAN VE MÜHÜR
Hepinize iyi okumalar🤍🥰
Yeraltı dünyasında ilk kural basittir: Asla düşmanına arkana dönme.
Gece yarısı, limandaki terk edilmiş depoda sadece zincirlerin gıcırtısı ve denizin sert dalgaları duyuluyordu. Arya, deri ceketinin ceplerine soktuğu ellerini sıkıca yumruk yaptı. Karşısında duran adam, şehrin tüm karanlığını omuzlarında taşıyan Karahan Soykan’dı.
"Buraya kadar gelebileceğini düşünmüyordum, Arya," dedi Karahan. Sesi, ortamdaki soğuk havayı daha da keskinleştiriyordu. Koyu renk gözleri, Arya’nın her hareketini bir avcı titizliğiyle izliyordu.
"Beni küçümsemek hayatında yapacağın en büyük hata olur," diye karşılık verdi Arya, adımını bir santim bile geri atmadan. "Ailenden geriye kalanları yok etmek için buradayım. Seninle anlaşma yapmaya değil."
Karahan hafifçe gülümsedi. Bu gülümşeme bir samimiyet değil, açık bir meydan okumaydı. Belindeki silahın kabzasına dokunarak bir adım öne çıktı. Arya da refleksle ceketinin içindeki bıçağın sapını kavradı. Aralarındaki mesafe azaldıkça, havadaki gerilim patlamaya hazır bir bombaya dönüşüyordu.
"O zaman kuralları baştan koyalım," dedi Karahan, aralarındaki mesafeyi tamamen kapatarak Arya’nın gözlerinin içine baktı. "Bu şehirde benim iznim olmadan kimse intikam alamaz. Benden nefret edebilirsin, ama beni yok etmek istiyorsan önce benimle aynı masaya oturmak zorundasın."
Karahan’ın adımıyla birlikte deponun içindeki hava tamamen ağırlaştı. Arya, bakışlarını bir saniye olsun Karahan’ın gözlerinden ayırmadı. Aralarındaki mesafe sadece bir adımdı; bir hamleyle birbirlerini yok edebilecek kadar yakın, güvenmeyecek kadar uzaktılar.
"Senin masana oturmaktansa bu deponun zemininde kan kaybetmeyi tercih ederim," dedi Arya. Sesindeki kararlılık titrememişti ama kalbinin ritmi öfkeyle hızlanıyordu.
Karahan başını hafifçe yana eğdi. Gözlerindeki karanlık, tekinsiz bir zekayı barındırıyordu. "İnatçı olman hoşuma gidiyor ama bu şehirde inat, sahibini mezara götürür. Masaya oturmazsan, o masanın üzerindeki ilk hedef sen olursun."
Tam o sırada deponun paslı metal kapısı gürültüyle sarsıldı. İçeriye giren üç silahlı adam, ellerindeki fenerleri doğrudan Karahan ve Arya’nın üzerine doğrulttu. Adamlardan biri öne çıkarak belindeki silahı çekti. "Soykan! Tarafını seçme vaktin doldu!"
Karahan istifini bozmadı, gözlerini Arya’dan ayırmadan fısıldadı: "Görünüşe göre ikimizin de ortak düşmanları sabırsızlanıyor. Şimdi söyle, bıçağını bana mı doğrultacaksın yoksa arkandakilere mi?"
Arya ceketinin içindeki bıçağı sıkıca kavradı. Nefret ettiği adamla aynı h hizada durmak zorunda kalmak midesini bulandırıyordu ama hayatta kalmanın birinci kuralı, önce gerçek tehditi ortadan kaldırmaktı. Bıçağın kabzasını çevirip yönünü kapıdaki adamlara doğru döndürdü.
"Sadece bu gecelik," dedi Arya, dişlerinin arasından. "Ama bunlar bittiğinde, o bıçak sana dönecek."
Karahan belindeki silahı tek bir akıcı hareketle çıkardı ve kurdu. "Denediğini görmek için sabırsızlanıyorum."
Bölüm etkileşimi
