8. bölüm · Karanlığın esaret League of legens
NOXUS İSTİLASI
Demacia’nın külleri hâlâ sıcakken, Darkin ordusu doğuya, Noxus topraklarına doğru ilerlemeye başladı. Aatrox en önde yürüyordu. Kılıcı hâlâ Demacia’nın kanıyla kaplıydı. Her adımında yer sarsılıyor, arkasındaki Varus, Rhaast, Naafiri, Xolaani, Taarosh ve Horazi sessizce onu takip ediyordu. Orduları artık on binleri geçmişti.
Noxus’un devasa surları ufukta göründüğünde, Darius surların en yüksek kulesinde duruyordu. Baltasını sırtına atmış, gözleri öfkeyle parlıyordu. Yanında Swain tek gözüyle karanlığı izliyor, Draven baltalarını çevirerek sırıtıyor, Katarina hançerlerini parmaklarında döndürüyordu. Noxus’un tüm gücü toplanmıştı: binlerce asker, kimyasal bombacılar, kan büyüsücüleri ve ölüm mangaları.
Aatrox surların önünde durdu. Kılıcını yavaşça yere sapladı ve sesi tüm vadiyi inleten bir kükremeyle konuştu:
“Noxus… kibirinizin ve gücünüzün bedelini bugün ödeyeceksiniz.”
İlk Gün – Sabah
Savaşın ilk darbesi Aatrox’tan geldi. Kılıcını kaldırdı ve surlara doğru fırlattı. Dev kılıç surların taşlarını paramparça etti. Darius hemen aşağı atladı, baltasını iki eliyle kavradı ve Aatrox’un karşısına dikildi.
“Burası benim şehrim, canavar!” diye bağırdı Darius.
İki dev savaşçı çarpıştı. Darius’un baltası Aatrox’un zırhına indiğinde kıvılcımlar saçıldı. Aatrox’un kılıcı ise Darius’un kalkanını ikiye yardı. Saatlerce dövüştüler. Darius her vuruşunda “Noxus!” diye haykırıyordu. Aatrox ise sadece sessizce ve acımasızca saldırıyordu.
Aynı anda Varus surların üstünden zehirli oklarını yağdırıyordu. Her ok bir Noxus askerinin göğsüne saplanıyor, zehir vücudunu hızla karanlığa çeviriyordu. Rhaast Scythe’ını savurarak askerleri biçiyor, Naafiri’nin sürüsü ise duvarların arkasına dolanmış, içeride katliam yapıyordu.
İkinci Gün – Öğleden Sonra
Swain kargalarını saldı. Yüzlerce karga karanlık bir bulut gibi Aatrox’un üstüne çullandı. Swain’in gözü kırmızı parlıyor, “Geleceği görüyorum… senin sonun burada!” diyordu. Aatrox kılıcını savurdu, karanlık dalga kargaları dağıttı. Swain’i yakaladı ve havaya kaldırdı. “Geleceğin artık yok,” dedi ve Swain’i yere fırlattı.
Draven arenadan çıkmış gibi dönerek savaşıyordu. Baltaları havada uçuşuyor, Darkinleri parçalıyordu. Katarina ise gölgelerden çıkıp hançerlerini Xolaani’ye saplıyordu. Xolaani kanı kontrol ederek Katarina’nın hançerlerini kendi vücuduna çevirdi.
Üçüncü Gün – Gece
Savaş hiç durmadı. Noxus’un kimyasal bombacıları zehirli gazlarını saldı. Gaz Aatrox’u bile yavaşlattı. Ama Aatrox kılıcını yere vurdu, karanlık gazı emdi ve daha güçlü bir dalga olarak geri gönderdi. Yüzlerce Noxus askeri aynı anda yere düştü.
Taarosh halberdiyle surları parçalıyor, Horazi manyetik gücüyle metal zırhları ve silahları birbirine yapıştırıyordu.
Dördüncü Gün – Beşinci Gün
Noxus’un iç sokaklarına girildi. Evler yanıyor, caddeler ceset doluydu. Darius hâlâ ayaktaydı. Kolunda derin yaralar olmasına rağmen Aatrox’la yeniden çarpıştı. Bu sefer savaş tam altı saat sürdü. Darius’un baltası Aatrox’un omzuna saplandı, Aatrox’un kılıcı ise Darius’un göğsünü yardı. İkisi de kan içindeydi.
Swain son bir kez vizyonlarını kullandı ama artık çok geçti. Aatrox onu yakaladı ve kılıcını Swain’in göğsüne sapladı.
Altıncı Gün – Yedinci Gün
Draven ve Katarina son direnişi yapıyordu. Draven “Bu benim en iyi gösterim olacak!” diye bağırarak baltalarını fırlatıyordu. Katarina ise gölgelerden çıkıp Darkinleri hançerliyordu. Ama Naafiri’nin sürüsü onları sardı. Rhaast Scythe’ıyla Draven’i ikiye böldü.
Sekizinci Gün – Final
Sekizinci günün akşamı, Noxus’un büyük kalesi önünde sadece Aatrox ve kalan birkaç Noxus generali kalmıştı. Aatrox kılıcını kaldırdı. Tüm gücünü topladı ve yere vurdu.
Dev bir karanlık patlaması oldu. Noxus’un surları tamamen çöktü. Kale yıkıldı. Şehir alevler içinde kaldı.
Aatrox yavaşça kılıcını omzuna koydu. Kanlı zırhı parlıyordu. Sesi tüm harabeleri inletiyordu:
“Noxus… soykırımı tamamlandı.”
Etrafına baktı. Bir zamanlar korkulan imparatorluk, şimdi sadece küllerden ve cesetlerden oluşan bir mezarlıktı.
Aatrox derin bir nefes aldı ve arkasındaki Darkinlere döndü:
“Üçüncü krallık da bitti.
Sıradaki… Freljord’un buzları.”
Karanlık yürüyüşüne devam etti. Arkasında sadece ölüm ve sessizlik kalmıştı.
