12. bölüm · Kan borcu

11.BÖLÜM-SÖYLENMEYENLER

NHR BOOKS

Baran fabrikanın arka kapısından içeri girdiğinde kalbi normalden çok daha hızlı atıyordu.
Leyla'yı kurtarmak için geldiğini söylüyordu kendine.
Ama bunun tek sebep olmadığını biliyordu.
Son günlerde onu düşündüğünü fark etmişti.
Hem de düşündüğünden daha fazla...
Koridorun sonunda Leyla'yı gördüğünde içinden büyük bir yük kalktı.
"İyi misin?"
Leyla başını kaldırdı.
Baran'ın geldiğini görünce istemsizce gülümsedi.
"Geç kaldın."
Baran hafifçe gülümsedi.
"Bu bir teşekkür mü?"
"Hayır."
"Öyle gibi geldi."
İkisi de kısa süreliğine güldü.
Yaşadıkları onca şeyin arasında ilk kez gerçekten rahatlamışlardı.
Fabrikadan çıkıp güvenli bir yere ulaştıklarında gece olmuştu.
Demir ve diğerleri çevrede nöbet tutarken Baran eski bir binanın çatısına çıktı.
Bir süre sonra Leyla da yanına geldi.
Sessizce oturdu.
Gökyüzünde yıldızlar vardı.
Uzun süre konuşmadılar.
Bazen sessizlik de bir sohbetti.
Sonunda Leyla konuştu.
"Bugün öldüğümü sandım."
Baran ona baktı.
"Sana bir şey olmasına izin vermezdim."
Leyla hafifçe kaşlarını kaldırdı.
"Bu kadar emin misin?"
Baran birkaç saniye sustu.
Sonra dürüstçe cevap verdi.
"Senin için elimden gelen her şeyi yapardım."
Leyla'nın kalbi hızlandı.
Baran genelde duygularını belli etmezdi.
Bu söz onun için çok şey ifade ediyordu.
Rüzgâr hafifçe eserken ikisi de gözlerini kaçırdı.
Bir süre sonra Leyla gülümsedi.
"İlk tanıştığımızda senden hiç hoşlanmıyordum."
Baran şaşırmış gibi yaptı.
"Sanki şimdi çok hoşlanıyorsun."
Leyla istemeden güldü.
"Belki biraz."
Baran da gülümsedi.
İşte o an ikisi de birbirine baktı.
Bu bakış birkaç saniye sürdü.
Ne fazla uzun...
Ne de hemen kaçacak kadar kısa.
İkisinin de söylemek istediği şeyler vardı.
Ama zaman değildi.
Çünkü tam o sırada aşağıdan Demir'in sesi duyuldu.
"Baran! Acil durum!"
İkisi de irkilerek ayağa kalktı.
Baran merdivenlere yönelirken Leyla onu durdurdu.
"Baran."
Baran döndü.
"Ne oldu?"
Leyla birkaç saniye tereddüt etti.
Sonra gülümsedi.
"Sadece dikkatli ol."
Baran da ona baktı.
"Sen de."
Ve ilk kez ikisi de ayrılırken yüzlerinde istemsiz bir gülümseme vardı.
Belki henüz aşk değildi.
Ama kesinlikle sıradan bir arkadaşlık da değildi...