Bölümler 10Şu an: KAN REENGİ VE SESSİZ YEMİN
- 1 AYÇİÇEĞİ GÜNEŞİ2.165 kelime
- 2 GÖLGE VE ALTININ DANSI917 kelime
- 3 MAVİ KAN VE SOĞUK ZERAFET1.620 kelime
- 4 ŞAH VE MAT549 kelime
- 5 BEYAZ KEFEN VE MAVİ İNTİKAM564 kelime
- 6 KUSURSUZ LEKE VE İLK SIĞNAK493 kelime
- 7 KIRIK PUSULA VE ÖFKENİN RENGİ1.027 kelime
- 8 KOBRA’NIN GÖLGESİ VE TELSİZDEKİ ŞEYTAN609 kelime
- 9 KAN REENGİ VE SESSİZ YEMİN505 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 MAVİ SESSİZLİĞİN DOĞUŞU563 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 9:
Patlamanın yarattığı o cehennem sıcağı sırtımızı yalayıp geçerken, orman artık bir savaş alanından ziyade bir mezarlığa benziyordu. Helikopterin spot ışığı, dumanların arasından bir celladın feneri gibi süzülüyordu. Karan, bir eliyle beni yönlendirirken diğer eliyle sürekli çevreyi tarıyordu. Hareketleri o kadar kusursuz, o kadar korumacıydı ki; sanki her adımında kendi gölgesini benim üzerime seriyordu.
"Eğil!" diye kükredi Karan aniden.
Beni bir siper gibi önüne alıp yere savurduğunda, az önce durduğum ağaç gövdesine onlarca mermi saplandı. Karan, mermilere göğüs gerer gibi önümde dimdik durdu. O an gözlerindeki o vahşi parıltıyı gördüm. Bu sadece bir hayatta kalma mücadelesi değildi; bu, kutsal saydığı bir şeyi koruyan bir yırtıcının hiddetiydi.
Karan’ın İsimsiz Aşkı
Ormanın en dar ve kayalık geçidine ulaştığımızda, tepedeki nişancılardan biri bizi fark etti. Karan, merminin ıslığını duyduğu o salisede, düşünmeden üzerime atıldı. Sert merminin omzuna saplanış sesini duydum; et ve metalin o korkunç çarpışması...
"Karan!" diye bağırdım, panikle ona uzanarak.
"Dur... Sakın durma," dedi dişlerinin arasından. Sesi acıyla değil, sarsılmaz bir iradeyle kısılmıştı. Yarasına bakmıyordu bile. Kan, simsiyah paltosunun üzerinden sızıp toprağa damlıyordu ama o sadece benim yaralanıp yaralanmadığımı kontrol etmek için yüzümü avuçladı.
Parmakları yanağımda titredi. O an gözlerinde öyle bir bakış yakaladım ki; içinde binlerce şiir, onlarca itiraf ve ömür boyu sürecek bir koruma yemini gizliydi. Bana aşık olduğunu söylemiyordu; dili lal olmuştu sanki. Ama o bakış... Ruhumu iliklerine kadar titreten o bakış, bana dünyadaki tüm "seni seviyorum"lardan daha ağır gelmişti. Beni kurtarmak için ölmeyi, bir nefes almak kadar doğal bir refleks olarak görüyordu.
"Ben iyiyim," diye fısıldadı, kendi acısını yok sayarak. "Senin tek bir saç teline zarar gelirse, bu ormanı ve içindekileri küle çeviririm Arya. Yürü. Az kaldı."
Kalenin Eşiğinde: Son Hesaplaşma
Karan, yaralı omzuna rağmen beni bir an bile geride bırakmadı. Malikanenin arka girişindeki demir kapılara ulaştığımızda, babamın en seçkin korumaları bizi bekliyordu. Karan, mermisi biten silahını bir kenara fırlatıp bıçağını çekti.
O an Karan’ı izlerken şunu hissettim: O, benim için sadece bir öğretmen veya bir ortak değildi. O, benim için karanlığın ortasında parlayan tek pusulaydı. Adamların üzerine bir fırtına gibi atılırken, her hamlesinde beni arkasında tutuyor, her darbeyi benden uzaklaştırmak için kendi bedenini siper ediyordu.
Bir an duraksadı, bana doğru döndü. Kan kaybından dolayı yüzü solgunlaşmıştı ama bakışlarındaki o kor ateş sönmemişti. Elini kalbimin üzerine koydu; boynumdaki o safir kolye elinin altında parladı.
"Kalbinin ritmini duyuyor musun Arya?" diye sordu. Sesinde, dile getirmediği o büyük aşkın tınısı vardı. "O ritim benim yaşam kaynağım. Eğer bugün buradan çıkamazsak... Bil ki o ritim sustuğunda benim evrenim de duracak."
Hala "seni seviyorum" demiyordu. Ama beni öyle bir tutkuyla izliyordu ki, bu sessiz itiraf içimdeki tüm korkuları yakıp kül etti. Artık emindim; Karan melek değil, bir şeytandı belki ama benim için cehennemi cennete çevirmeye hazırdı.
"Çıkacağız Karan," dedim, elini sıkıca tutarak. "Birlikte çıkacağız. Çünkü bizim ritmimiz daha yeni başlıyor."
Malikanenin devasa kapıları önümüzde açıldığında, içeride bizi bekleyen Selim Soykan’ın korkusu koridora kadar taşmıştı. Karan, yaralı koluyla kapıyı itti ve beni yanına, tam kalbinin hizasına çekti.
İşte o an, babamın karşısına bir katil ve kurbanı olarak değil; birbirine sessiz yeminlerle bağlanmış iki gölge olarak çıktık.
Bölüm etkileşimi
