8. bölüm · Kalbin arkası

Bölüm8;Bayıl bide

Töngemsii B

“Enişte tükür beni şurayaa“ içimden binlerce kez sabır çektim. Karakoldan çıkmıştık Yaman bizi Elifin evine burakıyordu.
Bende sarhoştum hemde baya iyi içmiştim ama olaylar biraz aklımı başıma getirmişti.
“Şşt sus kız “ dedi Denizin sarhoş sesi.
Kafamı çevirip onlara baktım, ikisi yan yana oturmuş kıskıs gülüyorlardı.
Yeniden önüme döndüm.
“Kız Bilge bize şurdan bi şarkı aç” dedi Elif.
Ardından Dez “Ama cıstak cıstak olsun Bilge abla” dediğinde onları susturmak için radyoya uzandım.
“Geldi yâri almaya girdi limana gemi
Girdi limana gemi limana girdi gemi”
Karadeniz şarkısı arabanın içini doldurunca Yamanın bakışları beni buldu.
Elif’de bir karadeniz kızı olarak şarkıyı Deniz ile birlikte söylemeye başlayınca tüm hava bozuldu.
“Geldi yâri almaya girdi limana gemi
Girdi limana gemi limana girdi gemi” tekrar etti şarkı.
“Ha bu kara sevdaluk yedi biturdi beni
Yedi biturdi beni yedi biturdu beni”
İkisinin bağrarak söylemesine gülüp bende katıldım.
“Ha bu kara sevdaluk yedi biturdi beni
Yedi biturdi beni yedi biturdu beni”
Ritim yüksediğinde Deniz elini havaya kaldırıp sallamaya başladı.
“Dağlara tepelere yazun duman olur mi
Yazın duman olurmi yazun duman olurmi
Kız seni sevdum diye bu kadar naz olurmi
Bu kadar naz olurmi bu kadar naz olurmi”
Yamana kafamı çevirdiğimde sırıtarak bana bakıyordu.
Araba durduğunda müziğin sesini kıstım.
“Çok sağol Yaman “
“Rica ederim”
Kapıyı açıp arka kapıdan Elifi koluma zorla taktım.
“Kızım düz yürüsene” dedim.
“Dünya dönüyor bitter çiko nasıl düz yüreyeyim”
İçimden sabır çekerek zorla eve çıkarttım…
***
Gözlerimin içine kum dolmuş gibiydi, yavaşça gözlerimi açtığımda elimi başıma attım.
Başım çatlıyordu. Etrafa baktığımda Elifin evindeki odamdaydım.
“Başım” elimle ovuşturdum başımı.
“Sus “ bu ses Elife aitti.
Kafamı çevirip yere baktım, en son yatağına yatırmıştım onu ne ara gelmişti?
“Elif” kolunu dürttüm.
“Anne uyucam ya” bir kere daha dürttüm.
“Anam bırak beni ben yatam” dediğinde yarım bir ifadeyle güldüm.
Benim anne ve babam olmamıştı.
Abimle beraber beni sokağa atıp bırakmışlardı bu yüzden anne sevgisi ile uyandığım bir sabahımda olmamıştı.
“Kızım uyansana ya hadi bak eve gideceğim”
“Of tamam” kafasını kaldırdığında geriye çekildim.
“Oha lan “ dedim yatağın kenarına sinmiş halde.
“Her sabah bu kadar güzel görmediğini bende biliyorum canım arkadaşım”
“Haline baksana sen cin, öcü, dabbe karışımı yaratık” dediğimde ayağa kalkıp aynayı eline aldı.
“Bu halimle bile güzelim ya” aynaya göz kırpıp öpücük attı.
Gülerek “deli” dedim.
Maskarası ve kırmızı ruju baya bi dağılmıştı.
“Kavga ederken adamı ısırdınmı anlamıyorumki bu kadar nasıl dağılmış bu ruj” dediğimde bir an duraksadım.
Kavga? DÜN GECE BARDA KAVGA ÇIKMIŞTI.
Allah kahretsin Yamanın başı yine benim yüzümden belaya girmişti.
“Ne kavgası ya?”
Tam o sırada kapı çaldığında aynada üstümü başımı kontrol ettim.
Saçlarım dağnıktı ve hâlâ elbiseliyidim, masadan bir toka alıp yürüyerek kapıya yöneldim.
Kapıyı açtığımda karşımda Deniz vardı.
“Günaydın Bilge abla” dedi gülerek.
“Günaydın Deniz ,hangi rüzgar attı seni?”
“Elif adında bir rüzgar” ben birşey demeden bana çanta uzattı.
“Dün Elifin çantası bizim arabada kalmışta onu vermeye geldim.”
“Çok teşekkür ederim zahmet etmişsin” dedim mahçup olarak.
Bir anda yanımda Elif belirdi.
“Tövbeler tövbesi” dedi Deniz elini göğüsüne koyarak.
“Ne diyorsun sen be” dedi Elif iğneleyeyici bir sesle.
“Cinler ile konuşmayı red ediyorum” tekrar bana dönüp “görüşürüz Bilge abla cinlerden arındığında söylersin” elini sallayıp merdivene döndü.
“Ben seni bir arındırırım görürsün ha” diye arkasından bağırdı Elif.
***
Barda yaşadığımız o maceradan sonra Yamanı görmemiştim. Büyük ihtimalle görevdeydi.
“Bilge hanım sizce ben bir hayvan olsam ne olurdum” dedi Duru.
Çayımdan bir uydum alıp iyice yerime sindim.
“Ne zaman şu resmiyeti kaldıracağız acaba hepimizin arasından merak ediyorum bitter çikolatalarım” dediğimde berk güldü.
Can “bitter çikolata?” Dedi soru sorar gibi.
“Of Elifle çok takıldım ağız alışkanlığı yapıyor” dedim.
“Bitter çikolata ben sevmem başka birşey olalım” dedi Duru.
“Sen değil zaten Yaman seviyor Durucum”
“Yaman?” Soru sorar gibi dedi Berke.
“Şu yeni gelen komutanmı?” Dedi şaşkınlıkla Can.
“Ya banada birini ayarlayın o timden Bilge hanımm” dedi Duru.
Boğazımı temizleyip dikeldim.
“Yaman ne alaka ?” Dedim sanki az önce ondan bahs etmemiş gibi.
“Size sormak gerek bilge hocam” dedi Duru mutlu bir şekilde.
“Sonunda sizin düğünüz olacak halay başı benim” dedi aynı sevinçle Berke.
“Hayır benim” dedi Can.
Ne düğünü? Ne halayı? Ne damadı? Ne Yamanı?
“Saçmalamayın be, yok öyle birşey, ben Yaman bir tat seviyorum demek istedim” dedim lafı çevirmek amaçlı ama hepsi sırıtarak bana bakıyordu.
“Söylesenize nasıl biri” dedi sevinçle Duru.
Elimi havaya kaldırıp baktım.
“Tersi çok iyidir” dedim.
“Şiddete, şiddetle karşı çıkıyorum” dedi ve arkasına yaslandı Duru.
“Vay vay vay Bilge hocam” duyduğum sesle başımı arkama çevirdim.
Bu gelen Yamanın timinden Furkandı.
Bana göre Furki. O gece shot yarışı yapmıştık.
Masaya yaklaştığında elini kaldırdığında kavrayıp çaktım.
“Naber” dedim bende onun gibi sevinçle.
“İyidir yenge, komutanım hasretten öldü öldü dirildi” dedi aynı mutlulukla.
“Biliyorudum işte” dedi Duru büyük bir sevinçle.
“Neyi” dedi bakışlarını Duruya çeviren Furkan.
“Yaman konutanla Bilge Hocanın çıktığını”
“Bu bir sırmıydı” dedi bana dönen Furkan.
Sinirle “Ya sabır ya selamet , öyle birşey yok biz sadece komşuyuz çıkmıyoruz” dedim.
“Komşumusunuz birde inanmıyorum” dedi Furkanın yanına gelen Yavuz.
Cıvık herifler.
“Sizi komutanınıza şikayet edeceğim, gözlerimin önünde tüm askeriyeyi turlamanızı dört gözle bekliyorum” dedi gıcık bir sesle.
“Yenge hanı-“
“Bak hâlâ yenge diyor git burdan ya” dedim bağırarak.
Bir kaç göz bize döndüğünde yerime oturdum.
İki sandalye çekip Yavuzla Furkanda oturdu.
“Otursaydınız” dediğimde güldüler.
“Ben Direniş timinden Yavuz ve yanımdakide Furkan bu arada merhabalar” hepsi tektek tanıştıkdan sonra Yavuz telefonunu çıkartıp herkese tek tek birşeyler göstermeye başladı.
Tek tek gözler bana döndüğünde “ne bakıyorsununuz?” Dedim.
Sarhoşken bir saçmalıkmı yapmıştım ve benmi hatırlamıyordum.
Telefon yeniden Yavuzdayken elimle vermesi için işaret yaptım.
“Komutanıma bizi şikayet etmeyecekseniz vereyim”
“Ya versene” dedim inatla.
“Söz verin”
“Tamam” dedim ama söz vermedim.
“Söz verin yoksa vermem vallaha Bilge hanım yenge” dedi Yavuz inatla.
“Hanım yenge ne ya? Tamam söz söylemeyeceğim” dediğinde telefonu elime verdi.
Bir viedo vardı oynattığımda Yamanla ben sahnedeydik.
Ben dj’ye bir şey söylemiştim ve sonrasında ikitane mikrefonu kapıp birini Yamana uzatmıştım.
Şarkı başladığında Yaman itraz etmeyi bırakmış ama sonradan oda bana katılmıştı.
Sadece birbirimize odaklanmış bir şekilde söylememize sırıtmadan edememiştim.
Şarkı bittiğinde Yamana kondurduğum buseyi yeni hatırladım.
“Bu video shop siz görevde bunu yaptınız” dedim yalandan kınayarak.
Hepsi gülmeye başladı.
“Şimdi sizi komutanınıza şikayet edeceğim” ayağa kalktığım gibi fırladım.
Yamanın odası nerdeydi bir fikrim yoktu?
“Bilge hanım durun söz verdiniz”
“Nasıl koşuyor lan onlarla “ Yavuzla Furkanın konuşmasına gülmeden edemedim.
Ana bahçeye geldiğimde durdum. Yavuzla Furkanda yanımdaydı.
“Ya Bilge hanım biz bordo bereliyiz nasıl bizden kaçmayı bekliyorsunuz” dedi Furkan nefes nefese.
“Yoruldum Furki bi sus ya”
“Siz koştunuz ya” dedi Yavuz.
Ardından “Of biri su getirsin ölüceğim şimdi ya” Dedi Furkan.
“Susun ya nerde o komutan ya”
Gülme sesi işittiğimizde hepimizin bakışları karşıya döndü.
Durduğumuz yerin üç dört adım ötesindeki bankta oturmuş elinde çilek yiyip bize bakıyordu.
“ ‘Ya’ demeden cümle kuramıyormusunuz siz ikidebir ‘ya ya ya’ diyip duruyorsunuz” dedi eğelendiğini belli ederek.
“Neden koşuyordunuz siz” dediğinde yanına oturdum.
Onun sorusunu es geçerek “abinin odası nerde ya” dedim hayıflanarak.
“C blokunda kapıdaki nöbetçiye sor gösterir Bilge abla”
“Deniz oğlum sen neden başımızı her seferinde yakıyorsun?” Dedi Yavuz büyük bir sitemle.
“Ne yaptım yine ben ya” diye sitem etti Deniz.
Aradan sıyrılıp dedi blok’a doğru gittim.
Kapısının önüne geldiğimde kapıyı tıktıkladım.
“Gel” diyen sert sesi duyduğumda kapıyı açtım.
“Selam müsaitmisin”
Kafasını gömdüğü evraktan kaldırıp bana çevirdi.
“Bilge” bir anlığına duraksayıp ayağa kalktı.
“Buyur tabikide”
Masanın önğndeki koltuğa oturduğumda oda kendi sandalyesi yerine kariıma oturmuştu.
Aramızdaki sesizliği bozmak adına “nasıl geçti görev”
“Çok şükür iyi” olumlu anlamda başımı salladım.
Ee geldinde kızım adama nasıl şikayet edeceksin?
“Sen ne için uğramıştın?”
Lafı uzatmadan konuya fırladım “şey aramızdaki ilişki birazcık yanlış anlaşıldı ekip arkadaşlarımız tarafından” dedim.
“Aramızdaki ilişki derken?”
Dilimi ısırdım. Ne ilişkisi kızım ya?
“Şey yani şey ilişkisi… komşuluk ilişkimiz ya, sonuçta komşu komşumun külüne muhtaçtır, komutan iyi bilirisin. Bana baya yardımcı oldun komşumsun sonuçta. evde tuzun eksik oldumu kapımı çal kül yoktur bende.” Hızlıca konuştuğum için iyice susadım.
“Su varmıydı komşum?” Dediğinde gülerek masanın üstünü işaret etti açılmamış pet şişeyi hızlıca kavradığımda ne kadar çevirirsem çevireyim açamadım.
Yaman şişeyi eline alıp açtı ve bana verdi.
“Sağol” dedikten sonra suyu kafaya diktim.
“Rica ederim” dedi hâlâ sırıtırken.
“Bu yanlış anlaşılma hakkında kendi timimle konuşurum” dediğşnde sıcak bir tebbesüm attım.
“Yavuzla Furkiye bi ayrı özel konuşsak hatta bunu antrenman alanında konuşabiliriz bence yüzbaşı” dedim haylaz bir pırıltıyla.
***
“Furki atlamayı unuttun” diye bağırdım.
Furkanla Yavuz’a özel planımda onları koşturmak vardı ve Yaman hiç sorgulamadan kabul etmişti.
Furkan bana ölümcül bakışlar artında ona otuziki diş sırttım.
“Komutanım yeter vallaha kıçım çıktı” dedi Yavuz sitemkar bir sesle.
“Yavuz sen daha bir on tur daha at bakalım, komutanın namusunu nasıl sattığını düşün” dedi Yaman.
“O nedemek” dedim çattığım kaşlarımla.
“Lafın gelişi doktor hanım” dediğinde göz devirdim. Artık doktor hanım demesi beni hüzne boğmuyordu çünkü o artık abim gibi değil Yaman gibi kendine has hissetiriyordu.
Bana rastgele biri doktor hanım dese Yamanın dediği gibi maziye dalmazdım ama Yaman bir ayrıydı.
O sadece maziye daldırmıyordu farklı hissettiriyordu.
Daldığım düşüncelerden çıkmamı sağlayan şey duyduğum sesti.
“Lan Furki kalk lan yerden” Bu Denizin sesiydi.
Bakışlarım Furkanın olduğu yere gitti.
Enine boyuna yere serilmişti.
Hızla yanına gittim “iyimisin” nabzını kontrol ettim. Tansıyonu düşmüş olmalıydı bu sıcakta.
“Ya Bilge hanım hem koşturun hemde iyimisin diye sorun” dedi nefes nefese.
“İyi felan değilim alın bu kadını başımdan”
“Bu kadın ne ya” dedim sitemkar bir sesle.
“Biraz daha bayıl Furkan “ dedi arkadan Yavuz.
***
Elif anıra anıra gülmeye devam ediyordu.
“Patlayacağım” dedi gülüşmelerinin arasında.
“Daha hıncımı almadım biraz daha koşa bilirlerdi”
Elifin birosuna gelmiştim. Elif bir avukatı. askeriyeden çıktıkdan sonra onun yanına gelip başımdan geçenleri anlatmış ve Yavuzla Furkanın koşarken düştüğü bir kaç anı göstermiştim.
Benim ekibimde geri kalmayıp ,Yamananın odasına koşarken beni ve arkamı kovalayan Yavuzla Furkanı çekip Elife atmışlardı.
“Bu ekibe bayılıyorum ya canım ekibim” dedi gülerek.
“Yanlız onlar benim ekibim bilgine” dedim.
“Sana hâlâ hanım diyorlar ben onların enerji bombalarıyım”
“Demeyin dedim kaç kere dinlemiyorlarki” dedim der yanar bir şekilde.
Elif elinde telefona baka kalmış birşey izliyordu.
“Ne oldu?” Dedim merakla.
“Senin boyunda bir karışmı kızım adamın yanında bir karış kalmışsın” dedi bana bakmadan.
“Ne oluyor ya” ayağa kalkıp telefonuna baktım.
Yamanla şarkı söylediğimiz video’du yine.
“Yemin ediyorum etlerini yiyeceğim bunların ya hangisi attı” bizim ekipten birnin attığına emindim.
Şarkı bittiğinde telefonu elinden alıp kapadım. O sarhoş olduğu hatırlamıyordu ama Yamana verdiğim küçük bir öpücük için kırk gün kırk gece başımın etini yer düğünümü planlardı.
“Ne yapıyorsun ya ve şunu”
“Yok veremem” viedoyu ilk önce kendime atıp sonra sohpeti ve ona atan cadı Durunun’da sohpetini temizlemiştimki yeniden almaması için.
Telefonu ona uzatıp verdim.
“Bir karış boyumda yok yani o çok uzun” dedim gıcık gıcık.
“Neden sildin lan ben Durudan alırım yine”
Ona havadan bir öpücük fırlattım “öpüldün canın bayy” hızla aradan kaynayıp eve gittim.
***
“Sormayın neden bu huysuzluğum bilmeden saklı duygularımı” şarkıya devam ettim.
Evi temizlemeye karar vermiştim bir yandanda evdeki tozlara konser veriyordum.
“Çokmu dertsiz duruyorum?
Uzaktan bakınca
Çokmu kalender sandınız
Dert anlatmayınca”
Yerleri silmeyi devam ederken balkona çıktım.
“Çokmu dertsiz duruyorum?
Uzaktan bakınca
Çokmu kalender sandınız
Dert anlatmayınca” şarkı tekrar etti.
Koltuğu bir tarafa ittim yeri silmeye devam ettim.
“Gamsız hayat herkese başka sunar
Garip oyunlarını
Gamsız hayat herkese başka kurar
Kahpe tuzakları”
İzleniyormuş hissi içime çökünce arkamı döndüm.
“Yaman?” Dedim.
“Bilge” dedi benim gibi.
Balkon duvarına yaslanmış elinde bir kupa ile bana bakıyordu.
“Naber” dedim viladayı bi tarafa bırakarak. Sanki görmedin ha sende bugün Bilge. Adamın askerlerine ceza çektiren sen değildin.
“Yavuzla Furkana olan hıncın çıkmadı temizliğe felanmı giriştin?”
Dediklerine güldüm “ben biraz daha koşa bilirlerdi Furki yalandan bayıldı gibi ama gönüllerini almam lazım onlara yemek ısmarlama sözü verdim”
“Yemek ısmarlama?”
“Kahvaltıya gitmiştik ya oraya gidelim dedik yarın akşam Denizle benim ekipte gelecek. bize katılmak istermisin?”
“Olabilir”
“Olsun o zaman” dedim.
Bir an seszilik çöktü ikimizde sadece birbirmize bakarken arkada çalan şarkı değişmişti.
“Endamın yeter
Gözlerim yeter
Uğramasın sana
Ne hüzün ne de keder”
“ ben temizliğe devam etsem iyi olacak iyi akşamlar “
“Kolay gelsin” dedi ve içeri girdi.
Temizliği bitirdikten sonra duş alıp uykuya daldım…
Slmslmşsm boş bi bölüm oldu çünkü aceleye geldi ama bi sonraki bölüm iyi olucak söz🫰
YORUMLARİNİZİ BEKLİYORMMMÖ