Kader Bağları kitap kapağı

4. bölüm / 6

Kader Bağları

4. Bölüm: Yıldızların Gecesi

Vaveyla Yazarı: Mavi_kelebeğim Kelebek

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 4. Bölüm: Yıldızların Gecesi

1020, 2 Haziran:

"Bu evliliği istemiyorum, baba. O adam zengin olsa bile emeğimi ve hayallerimi boşa harcayamam." dedi gözlerinden yaşlar akarken. "Lika, kıyafet dükkanımız iflas etmek üzere ve senin tek düşündüğün kariyerin. İtiraz istemiyorum, gözüm görmesin seni." dedi papatya çayının bile geçiremeyeceği sinirle.

"Bu evlilik olmayacak, baba." dedi ve sert adımlarla odasına çıktı. Ahşap kapıyı çarparak kapatıp krem çarşaflı yatağına oturdu. "Kralın yardımcısıyla evlenecekmişim, hem de ödeyemediğimiz borçlar yüzünden!" dedi sesi titrerken.

Odanın kapısı tıklatıldığında kapıyı açmak istemedi. "Kızım, benim annen." dedi kapının ardındaki ses. Yanaklarına doğru süzülen yaşları elinin tersiyle sildi. "Gelme, anne. Yalnız kalmak istiyorum." dedi sesini duymasını umarak.

"Peki, kızım. Fakat ben seni çok seviyorum ama babanın kumar borçları yüzünden bunu yapmak zorunda kalmanı izlemekten korkuyorum." dedi annem sesi titrerken. "O zaman buna engel ol, anne. Cesaretin varsa bunu yaparsın." dedi sert bir sesle.

Günümüz, 4 Temmuz 2023:

"Kızım, beni yanlış duydun." dedi annem elleri titrerken. Yanaklarımdan yaşlar süzülürken gözlerinin içine baktım. "Sizden nefret ediyorum." dedim sert bir sesle. "Kızım, ben-" dediğinde babamın sözünü sertçe kestim.

"Sus, baba. Sizi dinlemek istemiyorum." dedim hızlıca açık kapıdan çıkarken. "Runa, sen kapıda mıydın?" dedim kapının ardında gördüğüm silüetle. "Gel, bugün bende kal. Hem annem seni görmek istemişti." dediğinde kollarına doğru koşup beline sıkıca sarıldım.

Yanaklarımdan yaşlar süzülmeye devam ederken odama doğru sert adımlarla çıkıp açık mavi sırt çantamı elime geçirdim. Kıyafet dolabımı açıp birkaç şort ve iki üç tişört koydum. Bir defter ve kalemlik koyup ders kitaplarımı aldım, çantanın fermuarını çektim.

Çantamı sırtıma takıp odamdan çıktım. Runa yaslandığı köşeden kalkıp benim koluma girdi. Evden çıkıp kapıyı kapatırken ardıma bakmadım.

Babamın hayatındaki kadın kim, gerçekten yanlış anlaşılma mı yoksa gerçek mi?

Noran'dan:

"Mola verelim, ben yoruldum!" dedi Daniel yorgunlukla. Elindeki kırmızı uçlu kalemi mermer masaya bırakırken başını masaya koydu. "Tamam, kanka. Su ister misin?" dedim başıma şiddetli bir ağrı girerken.

"Maç izleyelim mi, basketbolla ilgili?" dediğinde fikir aklıma yatmıştı. "Olur." dedim samimi bir ifadeyle gülümserken. Ekranı açtı ve maçı başlattı. "Başlıyor." dedi merak zihnimizi ele geçirirken.

"Topu alamadı, yanlış taktik uyguluyor." dedi bana doğru bakarak. "İşte, doğru taktiği buldu!" dedi kısık bir sesle konuşurken.

"Topu alıp oraya gitmeli ve uzaktan atmalıydı." dedim içimden gelen bir dürtüyle. Onaylarcasına başını salladı ve maç bitene kadar konuşmaya devam ettik.

"Güzel maçtı, başarılar!" dedim maç bittiğinde. Ekranı kapattık ve derste kaldığım yerden devam ettim. Daniel, kendi ders kitabını açtı ve kırmızı uçlu kalemle soruları çözmeye başladı.

İki saatin ardından eşyalarımızı topladık ve masadan kalktık. Sırt çantamın tek kolunu elimle tuttum ve Daniel'a doğru yüzümü döndüm.

"Bugün kampa gidelim mi?" dedi elini boynunun arkasında gezdirirken. "Olur, bizimkilere de soralım." dedim başımla onaylarken.

Lika'dan:

"Bizi kampa davet ediyorlar, Daniel yazmış." dedi şaşkınlıkla. "Hava almış oluruz hem de kafan dağılır ne dersin?" dedi kolunu omzuma koyarken.

Onun yüzünü görmek istemiyorum, beni en savunmasız hâlimle görecek olmaz, dedim içimden. Onun tarafını tutan yanım imalı bakış attı, 'Bir şey olmaz, bu sefer de beni dinle.' dedi aklım karışıkken.

"Olur, gidelim. Hem değişiklik olur bana." dedim başımla onaylayarak. Kolunu çekti ve sevinçle zıpladı, "Pişman olmayacaksın, çabuk bana gidip hazırlanalım." dedi ve koşarcasına ilerledi.

Ben de peşinden ilerledim ve Jessica Teyze kapıyı açtı. "Hoşgeldiniz, içeri geçin." dedi sakin bir ifadeyle. Bizi gördüğünde kollarına beni çekerek sıkıca sarıldı. "Nasılsın, Lika." dedi belime sardığı kollarını çekerek. "İyiyim, teşekkürler." dedim.

Siyah beyaz renklerle dizayn edilmiş salona girdiğimizde gülümsedi ve Runa ile koltuğa oturduk. "Kruvasan yapmıştım, yanına portakal suyu ister misin?" dedi ayaktayken. Biraz düşündükten sonra başımla onayladım.

"Olur." dedim ve annesi mutfağa doğru gitti. Runa, benim elimden tutarak odasına getirdi ve siyah sırt çantasını alıp birkaç tişört, bir hırka ve birkaç eşofman koydu.

Fener, çadır, iki tane pike aldı ve çantayı kapattı. Çantanın tek kolunu sırtına takarak aşağı indi, ben de peşinden salona gittim. İki tabak kuruvasan ve iki bardak portakal suyu geldi, sessizliği yeme içme seslerimiz bozdu.

Kruvasanlar ve portakal suları bittiğinde sırayla içeri götürdük, Jessica Teyze sırt çantalarımızla görünce meraklı bir bakış attı. "Bugün kampa gidecektik, arkadaşlarla. Gidebilir miyiz, anne?" dedi gergin bir bekleyişin içindeyken.

"Gidebilirsiniz, birdahakine bana önceden haber vermeden gidemezsiniz." dedi hafifçe sitemle.

"Teşekkürler, anne." dedi ve boynuna sarıldı Runa. Ben de Jessica Teyze'nin yanağına kuş kadar öpücük kondurdum ve evden çıktık. "Sağ salim gelin, yavrularım!" dedi Jessica Teyze el sallayarak.

"Görüşürüz, sağ salim geleceğiz!" dedim ve önüme dönerek kapıyı açtık, otobüs durağında beklerken mor kulaklığımla şarkı dinliyordum. "Arcade-Duncan Laurence" çalıyordu.

" Geriye kalan tek şey kırık bir kalp
Hala tüm çatlakları onarıyorum
.
. "

Kendimden korkuyordum, duygularımı saklamak istiyordum ve kırık parçalarımı toplamaya çalışıyordum ama aklımda ailemin boşanma ihtimali ve Noran'ın gülüşü geldikçe deliriyor gibi hissediyordum.

Onun huzuru niye beni hem rahatsız ediyor hem de mutlu ediyordu? Onu arkadaş olarak mı düşman olarak mı görüyordum?

Cevapsız kalan sorular zihnimi kemirirken arabaların ve otobüse binen insanların sesleri düşüncelerimi böldü.

Otobüsü beklerken siyah bir mini cooper önümüzde durdu. Bana doğru olan taraftaki cam açıldığında kulaklığımı omzuma düşürdüm.

"Kuzey Yıldızı, iyi misin?" dedi gözlerime anlamsız bir duyguyla bakarken. Kendimi gülümsemeye zorladım ve cevap verdim, "İyiyim, baş belası." dedim sert bir sesle.

"Kalbimi kırıyorsun, Kuzey Yıldızı." dedi dudağını büzerek. Gözlerini kısarak gülümsedi. "Atlayın, kampa zaten beraber gideceğiz." dedi göz kırparak.

"Olur!" dedi Runa heyecanla. Bu kız ne yapıyordu? Gözleri benim gözlerime değdiğinde soğuk bakışlarım onu ürpertti. "Hadi ama binelim!" dedi yavru köpek bakışıyla.

"Tamam, senin için." dedim ölümcül bir bakış atarak. Heyecanlı hareketlerle arabanın arka koltuğuna yerleşti ve kapıyı açık bıraktı. İstemeye istemeye arabaya bindiğimde açık kalan kapıyı kapattım ve Noran gaza bastı.

Kulaklığımı geri taktım ve yol boyunca müzik sesinden başka ses çıkmadı, omzumun dürtülmesiyle bir tekini kulağımdan çıkarttım.

"Geldik, ay ışığım." dedi naif bir sesle. Runa'nın dediklerine başımı salladım. Kulaklığımı çıkarıp çantaya koydum ve arabadan indim. Herkes tek tek kamp sandalyelerini aldı.

Sırt çantalarımızı ve kalan malzemeleri de aldık. Ardından kamp alanına ilerleyip bir yere bıraktık. Çimlerin hışırtısı huzurlu bir atmosferin başlangıcı gibiydi. İki çadırı da kurmaya başladık, ben bu çadırı niye kuramıyordum?

Noran'ın bakışları bana döndüğünde 'Ne oldu ?' dercesine baktım. Bakışları benden ayrılıp kurmaya çalıştığım çadıra döndü. Bana doğru geldiğinde istemsizce nefesimi tuttum ve hemen bıraktım.

Kalbim niye hızlı atıyordu? Acaba koşmuş muydum ondan mıydı, bilmiyordum. Düşüncelerimi dağıtmak istercesine başımı hafifçe salladım.

Yanıma ulaştığında çadırın ucunu elimden aldı ve çubuklara geçirerek kurmaya başladı. Gözlerimi şaşkınlıkla kırptım, "Ben hallederdim." dedim kısık bir sesle.

Şaşkınlığım karşısında kıkırdadı. "Aynen, halletmişsin. Ben yardım ederim, sen dinlen." dedi önüme gelen perçemimi düzelterek. Yakındaki odunlardan birinin üzerine oturup kendime gelmeye çalıştım.

Neden bana karşı bu kadar iyiydi? Yoksa rüya mı görüyordum? Ona niye kızamıyordum? Niye aklımın derinliklerinde dolaşıyordu?

Zorlukla yutkunarak etrafa bakındım. Çimlerin hışırtısı ayak seslerine eşlik etti, "Çadırın hazır, bana borcun var Kuzey Yıldızı." dedi Noran gülümseyerek.

"En kısa zamanda öderim." dedim hafif bir sırıtış dudaklarımda belirirken. Etrafa baktığımda turuncumsu ışıklar manzarama eşlik etti. Niye içimi ısıtıyordu ki?

Kurulu çadıra gidip orta boy not defterimle kalemimi alıp yeni bölümü yazmaya başladım.

Gökyüzündeki yıldızlar aşçı kızın ilgisini çektiğinde yanına en yakın arkadaşı Luna yanına geldi. "Ay senin gibi parlıyor, Luna." dedi kız Ay'ı göstererek.

"Uzak bir hayaller çemberi,
Yıllardır aradım seni ışıkların ardında
Kral demiş ki "Onu seviyorum"

Bir gün gelmiş o hata yapmış
Hayallerini uzak ülkeye saklamış"

Luna'nın "Ay Kızı" şarkısını söylemesiyle ona eşlik etmek istedi kız. Luna, kızın hevesli hâline kıkırdadı ve Lina dayanamayıp onunla beraber söyledi.

"Hayallere dalıyorsun beni mi düşünüyorsun
Niye bana onu yaptın diyor hayaletim sana
Beni geleceğe götür kendinle, seni her zaman seveceğim ay kızı..."

Defteri çantaya geri koyup hava almaya çıktım. "Ay ışığım, biraz daha iyi misin?" dedi Runa sakin bir şekilde. "İyiyim, dikkatimi dağıtmak iyi geliyor." dedim samimi bir gülümseme dudaklarımda belirirken.

"Bunu duyduğuma sevindim, ay ışığım." dedi gülerken gözlerini kısarak. Noran, mangal tezgahının içine kömürleri attı ve arkadaşı Daniel bonfile ile köfteleri döndürerek pişirmeye başladı.

"Acıktınız mı?" dedi Daniel bakışları Runa'ya kayarken. Runa, gözlerini onun gözleriyle buluşturdu. "Aslında ben acıktım." dedi naif bir ses tonuyla. Elimi dudaklarımın üstüne koyup gizlice kıkırdadım.

Niye baktın öyle sanki bir şey var gibi, yoksa hoşlandın mı kız?

Başımı hafifce sallayarak kendime geldim. "Ben de acıktım." dedim bakışlarım istemsizce Noran'a kayarken. Noran'ın bakışları da bana döndüğünde hemen gözlerimi mangala çevirdim.

Yanaklarım sıcağın etkisiyle kızarırken gözlerimle etrafı incelemeye devam ettim. Runa bakışlarını bana çevirdi ve ben de ona baktım. "Kızarmışsın." dedi imalı bir ifadeyle bakarken.

"Etler pişti, kızlar yemeğe!" dedi Daniel sesini çok yükseltmeyerek. Seslendiğinde yanına yaklaştık ve ve kamp sandalyelerimizi kurduk. Ateşböceklerinin sesleri doğa ile iç içeydi, yıldızların ortasında en çok parlayanı Kuzey Yıldızıydı.

Hayallerin sonuna kadar ulaşabilmek için atılması gereken adımlar ve adımların ardındaki engeller imkansız gibi görünmüştü ama ölüm dışında her şeyin imkanı vardı.

Bakışlarım edebi konuşmamın ardında yemeğe döndü ve plastik tabaklara ikişer ikişer koyduk, ayranları da plastik bardaklara koyduk ve yemeğe başladık.
Yemeklerin yenilmesinin sesleri ve ateşböceklerinin sesleri dışında başka ses çıkmadı.

"Ben hava alıp geleceğim." dedim telefonumu ve feneri alırken. Runa ve diğerlerinin bakışları bana döndü, "Tamam, çok uzaklaşma Kuzey Yıldızı." dedi Noran başını olumlu anlamda sallayarak.

"Tamam, hoşçakalın." dedim ve önüme dönüp ormana girdim. Ormanın derinliklerine ilerlerken huzursuzluk kalbimin ortasında belirmeye başladı.

Adımlarım ilerlerken bu kadar yürüyüş yapmanın yeterli olduğuna karar verdim, geldiğim yön olduğuna emin olduğum Güney tarafına ilerledim. Yanlış mı gidiyordum?

Kamp yerimizi göremediğimde etrafı daha dikkatli inceledim, ben nereye gittiğimi bilmiyordum. Tedirginlik hissi altıncı hisse benzediğinde bir adım geri attım.

Burası, geldiğim yön değildi. Şimdi ben ne yapacaktım?

Selamlar!

Biliyorum yine sizi beklettim ama dil kursumda daha hızlı eğitim görmeye başladık bu yüzden bölümü atamadım.

Hayalet okuyucu olmayalım lütfen, desteklerinize ihtiyacım var.

Mangal sahnesi nasıldı?

Ay Kızı şarkısını beğendiniz mi?

Sizce babasının hayatındaki kadın kim?

Siyah mini cooper araba sahnesi?

Kızı bu evlilik fikrine zorlamalarını yazarken karakterlerle empati kurdum resmen, peki siz bu sahne hakkında ne düşünüyorsunuz?

Peki Daniel ve Runa hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sonraki bölümde görüşmek üzere! Hoşçakalın Kuzey Yıldızları, sizleri seviyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

38okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18