İTHAM kitap kapağı

8. bölüm / 9

İTHAM

8.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: HiraNur Taflan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 8.BÖLÜM

8.BÖLÜM:
Bir Ay Sonra:

“ Tamam abi okula geç kalıyorum.” diye homurdandım. Okula geldiğimden beri benimle konuşuyordu. Ne zaman telefonu kapatacağımız belli değil. “ Tamam Hilal kapayacağım bekle az ama sana birşey diyeceğim.” Dedi abim. Abim benim canım olsada beni çok fazla darlıyordu. Abimin görmeyeceğini bildiğim halde ona göz devirdim. “ Bana göz devirme.” Hemen de anlıyordu. “ Ne söyleyeceksen söyle abi derse gireceğim.” diye bağırdım.

Bazı bakışlar üzerimde olsada takmadım. Aslında dersin başlamasına daha vardı ama kahve alıp Burçin'in yanına gideceğim ve yeni dedikodular da öğrenmiş bulunmaktayım. Okula daha yeni geldim ama okulun bahçesi çok kalabalıktı. Bazıları banklarda oturuyor, bazıları kafeye ilerliyor, bazıları da okula gidiyorlardı. Bugün hava aşırı sıcak Trabzon'da çok nadir görülen olaylardan bir tanesi. Trabzon'da güneşli havalar olur ama genel olarak burada yağmur yağardı. Bu aralar güneş vurması ve hava çok sıcak olması alışık olduğumuz bir durum değil.

“ Hilal Burçine dikkat et yine Elifler ona sataşmasın.” Diye ekledi abim. “ Tamam abi tamam hadi kapattım.” art arda kelimeler söyleyip telefonu kapattım. “ Oh ne sonunda kapattı ya. Evden çıktığım andan beri konuşuyoruz.” Kendi kendime söylendim. Kendi kendime konuşmam garip ama çok rahatlatıyor. Bana ne kadar deli derseniz deyin ben kendi kendime konuşmayı seviyorum.

Okulun kendisine ait kafeye doğru ilerledim. Burçin'in en sevdiği kahve buzlu Karamelli Ice Latte benimki de buzlu Vanilyalı Ice Latte idi. Kafeye giriş yaptığımda o kadar da kalabalık değildi. Kafede oturan çoğu kişiyi tanıyorum. Çoğu benim liseden ve ortaokuldan arkadaşlarımdı. İsimlerini pek hatırlamıyorum. Bir ara liseden bir arkadaşım ile karşılaştığımda kız iki saatte bana kendini hatırlattı. Ne kadar hatırlatmaya çalışsada hatırlamamıştım. Ayıp olmasın diye yalandan oyun bile oynamışlığım vardı. Yemin edebilirim ki kızı ilk defa görmüştüm hatta ve hatta birbirimize numaralarımızı vermiştik. Ben hemen eve gidince engellemiş olabilirim.

Kasaya doğru ilerlediğimi de kasada Jale duruyordu. Jale ile ortaokul arkadaşımdı. “ Hoşgeldin Hilal nasılsın?’ dedi Jale. “ İyiyim sen nasılsın Jale? İşler nasıl gidiyor?” Diye sordum. Jale çaktırmadan etrafa bakıp bana eğildi. “ İnanır mısın sabahın köründen beri burada millete kahve yapıp getiriyorum. Hiç kimsede bana yardım etmiyor.” Açıklama yaptı.

“ Mert yardım etmiyor mu?” Bildiğim soruyu sormak garipti. Jale göz devirdi. “ Aman batsın onun yardımı anca sevgilisiyle tık tık mesajlaşsın. Neyse senide tuttum ne alacaktın?” Diye ekledi. “ Bir tane buzlu karamelli ıce latte bir tane’de buzlu vanilyalı ıce latte alacağım.” Dedim. Jale istediklerini deftere not etti. “ On dakikada hazır olur.” Dedi ve arkasını dönüp masalarda oturan Merte döndü.” Mert gelse yardım etsene.” Diye seslendi.

Mert oflayarak yerinden kalktı, Kaleye ilerledi. “ Geldim işte ne bağırıyorsun.” Diye hayıflandı Mert. Boş masalardan bir tanesine oturdum. Çantamdan telefonumu çıkardım, Whatsapp girdim, Burçin ismine tıkladım.

Siz: Burçin neredesin?

Beş dakika sonra çevrimiçi oldu.

Burçin🤍:Okulun arka bahçesindeki kamelyada oturuyorum.

Siz: Okey to bende kahveleri alıp geliyorum.

Burçin mesajıma ❤️ koymuştu. Uygulamadan çıktığımda adımı seslenmesi bir oldu. Oturduğum masadan kalkıp kasaya ilerledim. Kahvelerin parasını ödeyerek kahvelerle birlikte kafeden çıktım. Okulun arka bahçesine ilerledim, bahçenin en sonunda oturan bir adet Burçini gördüm.

Arkasında durdum, habire bir şeyler çiziyordu. Ne çizdiğini pek anlamadım. “ Ne yapıyorsun fıstık tanesi.” Diye konuştum. Benim konuşmam ile Burçin zıplamıştı. Arkasını dönüp bana baktı.” Korkuttun beni Hilal.” Dedi Burçin. İki elimdeki kahveleri masanın üzerine koydum. Deftere çizdiği çizime baktım.” Ne çizdin pek anlaşılmıyor.” Dedim.

“ Melek çiziyorum ama daha bitmediği için anlaşılmaması normal.” Burçin'in yan tarafına oturdum.” İyi misin Burçin?” Diye sordum bu aralar çok garipti yada bana öyle geliyordu. “ İyiyim sadece şu sınavları dert ediyorum.” Diye açıklama yaptı. Malesef ki iki hafta sonra sınavlar başlıyordu. “ Bende dert ediyorum da kendini zorlama Burçin. Ders başlamadan kahvelerimizi içelim.” Ekledim. Burçin sevdiği kahveyi alarak içti. “ Nasıl tadı? Ben çok beğendim. ” Dedim.

“ Güzelmiş.” beni onayladı. Aklıma anlatacağım dedikodular gelince az daha kahve genzime kaçıyordu. Öksürüyordum Burçinde sırtıma vuruyordu. “ Helal helal.” Dedi Burçin. Kendime geldiğimde elimdeki kahveyi masanın üzerine bıraktım, hızlıca Burçine döndüm. “ Ay ben sana ne anlatmayı unuttum.” Elimi elimin avucuna iki kez vurdum. Burçin benim bu heyecanlanmama hafifçe güldü.” Ne anlatmadın acaba çok merak ediyorum.” Dedi. Bir yandan çizimini çiziyor bir yandan da beni dinliyordu.

“ Bizim sınıfta Merve varya.” Konuya giriş yaptım.” Evet ne olmuş Merve'ye?” Diye sordu. “ Merve dün gece ailesi tarafından kendi evlerinde bir adam ile basılmış.” Pat diye söyleyiverdim. Benim söylediğim şey ile Burçin dona kaldı. Yavaşça kafasını kaldırarak bana baktı.” Sen ciddi misin?” Diye sordu.

“ Ciddiyim dünden beri bu olay okulun grubunda konuşuluyor hiç mi duymadın?” dedim. “ Dünden beri telefona doğru dürüst bile bakmadım.” Dedi. “ Bu kız başka kişiler ile de yatmıştır.” dedim.

“ Belki öyle değildir Hilal ne olursa olsun yargılama günah.” benim düşünceme karşı çıktı.” Haklısın ama bu dünyada hiç kimse masum değil ki Burçin.”

“ Olsun yapacak birşey yok. “ Dedi Burçin. Çizimine devam etti fark ettim ki Burçin'in çizim yeteneği olduğuydu çünkü çizdiği Melek şuan tam belli oluyordu. “ Burçin çok güzel çiziyorsun neden görsel dalından ilerlemedin?” Hayranlıkla resmine baktım.

“Annem izin vermedi.” Mırıldandı. Beklemediğim bir cevaptı.” Ama senin annen Ressam değilmiydi?” Kısık ses ile beni onayladı.” Ortaokulda kavga ettiğim için bana yasaklamıştı o günden beri çizmiyorum.” izah etti.

“ Anladım.” Tek kelime edebildim. Burçin'in annesi Burçine ne yaptı bilmiyorum ama iyi şeyler yapmadığı kesindi. Çünkü Burçin’in annesin adı geçtiğinde yüzü asılıyor, ağlayacakmış gibi oluyordu. Ne yaşadığını merak ediyorum ama sormaya çekiniyorum.

“ Ders ne zaman başlayacak?” sessizliği bozmuş oldum. Burçin kolundaki saate baktı.” Yirmi dakika sonra başlayacak.” Dedi Burçin. Kafamı salladım. Kahvelerimiz yarıya inmişti. “ Ee, abin nasıl iyi mi?" Diye sordum. “ Bilmiyorum ki iki gündür arıyorum açmıyor.” Morali daha çok bozulmuştu.” Belki işi vardır ondan dolayı açmıyordur.” Fikir sundum. Sundugum fikri düşündükten sonra onayladı. “ Olabilir sonuça şirkette çalışıyor herşey ile kendisi ilgileniyor.” Mırıldandı.

“ Ay yeter Burçin! Çık artık depresyon modundan hem diyorum ki bu akşam sahile mi gitsek hem hava almış oluruz hemde biraz konuşmuş oluruz olur mu?” kabul etmeyecekti ama etmesi gerekiyor onada iyi geleceğini biliyorum. Kafamı ona yaklastırıp, gözlerimi kırpıştırdım. Bana bakmıyordu bakarsa kanar kabul edeceğini ikimizde biliyoruz. “ He gidelim mi? “ Tekrardan sordum. Hala bana bakmamaya devam ediyordu, ben durur muyum durmam. Kafasını aşağı eğmiş bende alttan alttan yüzüne baktım.

“ Bakma şöyle tamam gideriz.” diye homurdandı. Sevinç çığlığı atmak ile Burçin'in eli ağzımı kapatması bir oldu.” Niye bağırıyorsun?” dedi. Elini ağzımın üzerinden çektim.” Sevindim sadece uzun zamandır dışarı bile gelmiyorsun ben ne yapayım.”

Burçin ile biraz daha sohbet ettikten sonra dersin başlaması yaklaşınca ayaklanmıştık. Birlikte kendi bölümümüzün fakültesine ilerledik. Beni tanıyan kişiler bizi durdurup sohbet etti derse geç kalacağımız için sohbeti kısa tuttum. Dersin yapılacağı sınıfa girdik. Çoğu yer dolmuştu sadece ön sıradan bir ve orta sıradan dört boş yer vardı. Burçin ile birlikte orta sıraya ilerleyip oturduk. Burçin ders başlamadan son tekrar ediyordu.

Fatma hoca sınıfa giriş yaptı.” Günaydın çocuklar.” Hepimiz günaydın dedik. Fatma hoca yoklama alıp derse giriş yaptı. Fatma hocanın dersini çok seviyorum kadın çok güzel ders anlatıyordu, anlattıklarının hepsi kafamın içinden çıkmıyordu. Ders çok güzel giderken sınıfın kapısı açılarak içeri Merve ve arkadaşı Selin girdi. Fatma hoca içeri girenlere döndü. “ Dersin bitiminde mi geliyorsunuz siz ikiniz?!”

“ Ne yapalım hocam ya geç uyandık ondan.” Merve ağzını yaya konuşuyordu bir tane ağzına vurasım var. Burçine yaklaşıp kızın taklidini yaptım Burçin gülmemeye çalışıyordu. Yanımda oturan kız yanındaki arkadaşına eğilerek” Dün gece çok zor geçmiş olmalı ki okula bile geç geliyor.” Dediğini arkadaşı, ben ve Burçinde duymuştuk. Fatma hoca kızmaması için gülmemizi çok zor tutuyorduk. “Ağzını yaya yaya konuşma kızım!” Diye kızdı Fatma Hoca.

Fatma hoca Merve Seline doğru ilerleyip önlerinde durdu. “ Tamam hocam bir daha olmaz.” dedi Selin. Fatma Hoca Seline döndü. “ Terbiyesizler sizi bir de bana karşılık mı veriyorsun sen?!” Diye güçlükle bağırdı. Sesi kocaman sınıfta yankılandı. Sınıfta uyuyanlar bile uyanmış olayın şokunu yaşıyorlardı.” Hocam-” Fatma hoca Selinin konuşmasını hemen böldü.” İkinizde sınıftan hemen çıkıyorsunuz dersim’de sizi istemiyorum!” Selin ve Merve ne kadar yalvarsalar hoca derse girmelerine izin vermedi ceza yememek için mecbur sınıftan çıkmışlardı ve hiçbir şey olmamış gibi derse devam ettik.

Ders bittiğinde herkes teker teker sınıftan çıktılar. Burçin ile eşyalarımızı toplayarak sınıftan çıktık.” İkinci derdimize daha yarım saat var. O saate kadar ne yapalım?” diye sordum. Canım çok sıkılıyordu birde çok acıktım. “ Ne yapacağız ki?”

“ Yemek yemeğe mi gitsek çok açımda yemek yemeden duramıyorum.” dediğime Burçin kahkaha attı.” Neden gülüyorsun ben burada açlıktan öleceğimi söylüyorum sen gülüyorsun.” Sahte bir kızgınlıkla kelimeleri söylemiştim zaten Burçin beni tanıdığı için sorun da etmemişti. Burçin kahkahasını durdurup bana döndü. “ Hilal senin burcun boğa mı?” Diye sordu Burçin.

“ Boğa burcuyum ama özellikleri ile ilgili hiçbir fikrim yok.” dedim. “ Boğa burcu sakin ve sabırlıdır. Telaştan, aceleden hiç hoşlanmaz, hazırlanması, giyinmesi, süslenmesi için zamana ihtiyacı vardır. Birde boğa kadını eşsiz lezzetler denemekten, yemekten hoşlanır ve keyif almakta.” Burçin bana tek tek anlattı.

“ Ee, işte ben hazırlanmayı ve süslenmeyi seviyorum , sabırlıyım, sakinim, telaştan hoşlanmıyorum ve en en önemlisi de yemek yemeyi çok seviyorum.”

“ Yemek yemeyi sevdiğini ikimizde biliyoruz da sabırlı konusunda sen hiçte sabırlı değilsin.” Deyiverdi Burçin. “ Of Burçin ya hadi gidelim yemek yemeye.” Burçin 'nin kolundan sürükleyerek okuldan çıkardım. Okulun yakınlarında hamburgerci vardı. Hamburgerci ye geldiğimizde dışarıda bulunan masalardan bir tanesine oturduk.

Bizim geldiğimizi gören garson yanımıza adımlayarak geldi.” Hoşgeldiniz menülerimiz.” Dedi garson. Burçin ile menüleri açıp baktım. Ne alacağıma karar verdikten sonra garsona döndüm.” Ben bir tane double cheeseburger, büyük patates ve kola alabilir miyim? Sen ne alacaksın Burçin?” Diyerek Burçine döndüm. Burçin elindeki menüyü masaya bıraktı. “ Bende bir tane Küçük cheeseburger ve bir su alabilir miyim?” Garson istediklerimizi yazdıktan sonra menüleri alarak yanımızdan uzaklaştı.

Aradan on - onbeş dakika geçmesine rağmen siparişlerimiz gelmedi. “ Nerede kaldı siparişler ya. Açlıktan bayılacağım.”

“ Sakin ol Hilal gelir birazdan.” Burçin beni yatıştırmaya çalışıyor ama olmuyor. Garson yanımıza siparişlerimiz ile geldiğinde adeta gözlerimden ışınlar çıkmış gibi kendimi doğrulttum. Garson siparişlerimizi masaya koyup afiyet olsun diyerek yanımızdan uzaklaştı.

Hemencecik hamburgerimi elime alıp bir ısırık aldım. Gerçekten dünyalar varmış. Çok iyi hissettiriyordu. Burçin ile sohbet ederek yemeklerimizi yedik.

⋆⋅☆⋅⋆

BURÇİN'İN AĞZINDAN:

Okuldan geleli baya olmuştu. Hilal ile çok eğlenmiştik. Yemek yedikten sonra okula gidip dersimize girdikten sonra Hilalin itirazıyla meydana gitmiştik. Oradada iki üç saat vakit geçirdik. Bir sürü kıyafetler almış, her yerde fotoğraflar çekilmiştik. Çekildiğimiz fotoğrafları da beğenmiyor art arda fotoğraflar çekilmiştik en son çekildiğimiz sonunda beğenmişti. O kadar yorgunum ki anlatamam. Eve geldiğimde ilk işim Gecenin mama ve suyunu koydum. Ardından kendimi duşa attım bir güzel bıcı bıcı yaptıktan sonra kendimi yatağa attım. Kendimi yatağa atmam ile uyumam bir oldu.

Akşam saat: 20.00:

Hilalin istediği gibi sahile gidecektik. Bu sabah ekmek almaya gittiğimde Doruk ile karşılaşmıştım. Başıma gelenlerin çoğu Doruk ile konuştuğum içindi ve bende bir karar almıştım. Doruk ile sohbetimi kesecek, onun olduğu yerde uzak duracağım. Fırından ekmeğini almış onu görmezden gelerek eve gelmiştim.

Şimdi ise sahile gitmek için hazırlanıyorum. Üzerime siyah askılı, kare yaka bir crop top tercih ettim. Altına da siyah, bol kesim bir eşofman giydim. Üşürsem’de yanıma hırkada aldım. Hazır olduğuma göre gidebilirdim. Telefonumu ve evin anahtarını alarak evden çıktım. Hilal ile aşağıdaki mahallede buluşacaktık Şengül abla Hilali teyzesine gönderdiği için bir daha buraya gelmesin diye orada buluşalım demiştim.

Apartmandan çıkıp aşağı mahalleye ilerledim. Hava karanlık sokak lambaları yanıyordu. Yolda yürürken bir el tarafından ara sokağa çekildim. Korkudan çığlık atacakken güçlü bir el ağzımı kapattı. Ağzımın üzerindeki eli çekmeye çalıştım ama izin vermedi. Karşımdaki kulağıma eğildi. “ Sakin ol Burçin benim Doruk.”

Doruk mu?

Doruk ne alaka be?

“ Elimi ağzından cekicek ama bağırma tamam mı?” Diye sordu. Benden onay beklediğini anlayarak kafamı salladım. El ağzımın üzerinden çekildiğinde Doruğu üzerimden ittim ama bir milim bile oynamadı.” Ne yapıyorsun sen ya? Deli misin nesin?” Cırladım. Doruk bana doğru yaklaştı.” Sakin ol Burçin.” Mırıldandı.

“ Ne sakini ya bir anda beni ara sokağa çekiyorsun birde bana sakin ol mu diyorsun?” Dedim. “ Haklısın ama seninle konuşmam gerekiyor.” İkimizde birbirimizi göremiyorduk ama yan tarafa kaydığımızda sokak lambasının ışığı bize çarpıyordu. “ Benim seninle konuşacak hiçbir şeyim yok.” Yan taraftan geçip gidecekken Doruk kolunu belime sararak beni duvara yapıştırdı.

“ İlk önce beni bir dinle ondan sonra nereye gitmek istiyorsan gidersin.” Hafifçe üzerimden ittim.” Tamam, ne konuşacaksan konuş!” dedim. Doruk benden bir adım uzaklaştı, uzaklaşmasına rağmen hala dipdibe duruyorduk. “ Sen benim yüzüme neden bakmıyorsun? Sana bir şey mi dedim de kırgınsın bana?” Ne diyebilirim ki buraya geldiğimden beri Elif ve Melisa benim ile uğraşıyor, kimin yüzünden senin yüzünden mi diyecektim.

“ Yok öyle bir şey yanlış anlamışsın.” Diye lafı geveledim. “ O zaman neden bu sabah yüzüme bile bakmadan geçip gittin?” Diye sordu Doruk. “ Görmedim seni ondan.” Dedim.

“ Yalan söyleme Burçin beni gördüğünü ikimizde biliyoruz. Neden yüzüme bakmıyorsun?” Tekrardan aynı soruyu sordu. “ Ben sana ne küsüm, nede kırgınım anlıyor musun? Hem bizim aramızda hiçbir şey yok ki neden bu kadar taktın?” Bu sefer cevap vermeyen o oldu. “ Elif ve Melisa sana benden uzak dur mu dedi?” Sorduğum soruyu görmezden geldi.

“ Sen ilk önce benim cevabımı versene?” Diye sesimi yükselttim. Beni duymazdan gelerek tekrardan aynı soruyu sordu.” Elif ve Melisa sana benden uzak dur mu dedi?”

“ Hayır tabikide!” Diye bağırdım. “ Sen benim hayatıma girdiğinden beri Elif ve Melisa bana yapmadığı kalmadı. Neden? Ben buraya okumaya geldim orospuluk yapmaya gelmedim! Okuyup mesleğimi almaya geldim ama buraya geldiğimden beri sürekli başıma bir şeyler geliyor. Hepsi senin yüzünden hayatıma girmeseydin bunların hiçbiri olmayacaktı!” Hayır hayır bana hayal kırıklığı ile bakıyordu…

“ Cidden böyle mi düşünüyorsun?” Diyerek sessizliği bozdu. “ Doruk…” diye mırıldandım. “ Ben senin hayatını mı mahvettin?” Diye sordu bu sefer. “ Doruk hayır öyle değil sinirden öyle söyleyiverdim. Sen öyle biri değilsin ki.” Kendimi açıklamak istedim ama kafasını iki yana sallıyordu. “ Ben anlayacağımı anladım. Evet senin hayatını mahvettim hepsi benim yüzümden. Senden de çok çok özür dilerim.” Yaşlar yanağımdan bir bir aktı. “ Hayır Doruk…”

“ Bir daha senin karşına çıkmam, seninle göz göze gelmem, bulunduğun ortamda da bulunmam. Sen yeter ki mesleğini eline al. Yolun açık olsun, Mimar Hanım.” Doruk bunu söylerken hafiften gülümsedi. O gülümsemenin altında kırgınlık yatıyordu. Doruk hiçbir şey demeden Arkasını dönüp gitti.

“ Doruk…” Yere çömelip oturdum. Sırtımı soğuk duvara yasladım. Yaşlar bir bir yüzümden akıyordu. Hıçkırığım arttı da arttı. Neden ağladığımı bilmiyorum. Ben istedim böyle olmasını en başından da böyle olacağını biliyordum. Şimdi neden sonucunu bilerek ağlıyorum?

Ağlamam şiddetlendi. Kafamı dizlerime gömerek ağladım. Ağladıkça ağladım. Cebimdeki telefon titreyince zorlukla cebimden telefonumu çıkardım. Gözlerim buğulandığı için kimin aradığını okuyamıyorum. Gözlerimi kırpıştırdığımda yaş akıp gitti. Arayan Hilaldi. Aramayı açıp kulağıma yasladım.” Hilal…”

“ Burçin ne oldu sana? Neden ağlıyorsun?”

“ Hilal gitti.” Hıçkırıklarım arasından sadece iki kelime edebildim. “ Kim gitti Burçin? Ne oluyor?” Hilalin endişesini hissedebiliyorum. “ Hilal gitti hepsi benim yüzümden. Onca lafları sayıp gitti. Hiçbir Şey demeden gitti. “

“ Neredesin sen Burçin? Yerini söyle hemen geleyim?”

“ A-Aşağı mahalleye inmeden ara sokaktayım.”Kekeledim. “ Tamam ben beş dakikada geliyorum sakın bir yere ayrılma.” Telefonu kapatıp yan tarafıma koydum. Neden böyleyim? Neden gitmesine bu kadar ağlıyorum? Beni en çok bana attığı bakışları üzdü. Bana ilk defa kırgınlıkla bakmıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18