21. bölüm · Ispanyol mafyam

19 bölüm

Elaa Elaa

Evde sabah yine “normal insan davranışı” diye bir şeyin olmadığı bir gündü.

Mars kanepede uzanmış, Deniz ayakta bir şeyler anlatıyor, Pars mutfakta kahvaltıyı kurtarmaya çalışıyordu. Nisa ile Kaan yine kendi sessiz dünyalarındaydı.

Ela ise kapıdan girer girmez homurdandı.

“Ben markete niye gidiyorum ya…”

Aras anahtarları çevirirken tek cümle söyledi.

“Çünkü seçiyorsun.”

Ela ters baktı.

“Ben seçmiyorum, siz beni sürüklüyorsunuz.”

Aras ona bakmadan:

“Dramatik.”

Ela gözlerini devirdi.

“Sen robot musun?”

Aras cevap vermedi.

Bu bile cevap gibiydi.

---

Market dönüşü hava biraz serindi.

Araba park yerine yanaştığında Ela poşetleri toparlamaya çalışıyordu.

“Şunu ben taşıyacağım.”

Aras elini uzattı.

“Hayır.”

“Niye?”

“Düşürüyorsun.”

Ela sinirlendi.

“Ben mi?”

Aras bakmadan:

“Evet.”

Ela tam cevap verecekti ki arabadan inerken ayağı kaldırıma takıldı.

Bu sefer şans yoktu.

“Ah!”

Dizinin üstüne düştü.

Poşetler yere dağıldı.

Sessizlik.

Ela nefesini tuttu.

“Of…”

Aras anında kapıyı açtı.

“Ela.”

Ela hemen doğrulmaya çalıştı.

“İyiyim.”

Aras yaklaştı.

“Basma.”

Ela inatla ayağını yere koydu.

Bir saniye sonra yüzü gerildi.

“Ah—”

Aras gözlerini kıstı.

“Acıyor mu?”

Ela hızlıca:

“Hayır.”

Çok hızlı.

Çok bariz yalan.

Aras bir adım attı.

“Tekrar soruyorum.”

Ela sinirlendi.

“Acımıyor dedim.”

Aras eğildi.

“Bakayım.”

Ela hemen bacağını çekmeye çalıştı.

“Gerek yok.”

Aras direkt bileğinden tuttu.

“Ela.”

O ses biraz daha sertleşmişti.

Ela sustu.

İsteksizce bıraktı.

Aras pantolonun paçasını yavaşça yukarı çekti.

Dizinde ciddi bir sıyrık vardı.

Küçük değildi.

Taş izleri ve kan karışmıştı.

Aras’ın çenesi sıkıldı.

“Buna mı ‘hayır acımıyor’ diyorsun?”

Ela bakışlarını kaçırdı.

“…abartma.”

Aras başını kaldırdı.

“Acıyor mu?”

Ela bu sefer durdu.

Bir saniye.

Sonra çok düşük sesle:

“…az.”

Aras düz baktı.

“Az değil.”

Ela homurdandı.

“İyiyim dedim ya.”

Aras hiçbir şey söylemedi.

Sadece ayağa kalktı.

Arabayı açtı.

“Gel.”

Ela şüpheli baktı.

“Nereye?”

Aras kapıyı açtı.

“Arabaya.”

Ela yavaşça bindi.

Aras onun yanına eğildi.

“Burada otur.”

Ela sinirlendi.

“Ben yürürüm.”

Aras bakış attı.

“Yürüyemezsin.”

Ela cevap vermedi.

Çünkü haklıydı.

Aras poşetleri bagaja koyduktan sonra arabaya döndü.

Bir süre Ela’ya baktı.

“Acıyor mu?”

Ela gözlerini kaçırdı.

“…az önce dedim ya.”

Aras hafifçe nefes verdi.

“Yalan söylüyorsun.”

Ela anında:

“Yalan söylemiyorum.”

Aras kapıyı kapatırken:

“Söylüyorsun.”

Araba sessizdi.

Bir süre sonra Ela dayanamayıp konuştu.

“Niye bu kadar takıyorsun?”

Aras direksiyona baktı.

“Çünkü düşüyorsun.”

Ela kaşını kaldırdı.

“Büyütme.”

Aras kısa bir bakış attı.

“Büyütmüyorum.”

Sessizlik oldu.

Sonra Aras çok daha sakin bir sesle:

“Acıyor mu?”

Ela bu sefer cevap vermedi.

Bir saniye sustu.

Sonra:

“…biraz.”

Aras başını salladı.

“Tamam.”

Ve o “tamam” çok basit bir kelimeydi.

Ama Ela ilk kez o kelimeden sonra rahatladığını fark etti.

Selam ballı tirtalarım yeni bölum geldi sizi cok sebiom bay bay🥞🥯🥞🥯🥞🥯💖💖