14. bölüm · Ispanyol mafyam
12 bölüm
Araba site kapısının önünde durduğunda gece iyice çökmüştü. Sokak lambaları ıslak kaldırımda titrek yansımalar bırakıyordu.
Ela emniyet kemerini hızlıca çözdü.
“Şükür ya, bu arabadan kurtuldum.”
Aras kontağı kapatmadan cevap verdi.
“Kimse seni zorla bindirmedi.”
Ela kapıyı açarken ters baktı.
“Keşke binmeseydim.”
Aras da indi.
Kapıyı kapatır kapatmaz yine o tanıdık gerilim başladı. İkisi aynı anda yürümeye başladı.
Ela önden.
Aras arkadan.
“Bugün bütün planı mahvettin zaten,” dedi Ela.
Aras kaşını kaldırdı.
“Ben mi?”
“Evet sen.”
“Görevde tek sorun sendin.”
Ela aniden döndü.
“BEN Mİ?!”
Aras hiç etkilenmeden yürümeye devam etti.
“Evet.”
Ela sinirden güldü.
“Sen resmen her ortamı mezarlığa çeviriyorsun.”
Aras omuz silkti.
“Sen de sesini kısmayı dene.”
Ela parmağını ona salladı.
“Bak işte yine konuşuyorsun.”
Aras kısa bir nefes verdi.
“Yeter.”
Ama ikisi de susmadı.
Site kapısından içeri girdiklerinde Mars ve Pars aşağıdaydı. Nisa biraz geride telefonla konuşuyordu.
Mars direkt sırıttı.
“Hoş geldiniz kavga çifti.”
Ela bağırdı.
“SUS!”
Aras sadece yürüdü.
Mars Pars’a döndü.
“Abi bunlar yine başlamış.”
Pars kahkaha attı.
“Her gün aynı şey.”
Ela merdivene yönelirken Aras da arkasındaydı.
“Senin yüzünden adam kaçtı,” dedi Ela.
Aras kaşını kaldırdı.
“Adam kendisi kaçtı.”
“Çünkü sen baktın!”
“Bakmak suç değil.”
Ela sinirle durdu.
“Senin bakışın suç.”
Aras birkaç saniye sustu.
Sonra:
“Sen de fazla abartıyorsun.”
Ela eliyle onu itti.
“Of ya git ya!”
İkisi de odalara dağıldı.
Koridor bir anda sessizleşti.
Ela kendi odasına girer girmez kapıyı kapattı.
“Deliricem.”
Aynanın karşısına geçti.
Saçını düzeltti. Elbisesini kontrol etti.
Telefonunu aldı.
“Tamam.”
Kendi kendine konuştu.
“Bir tane düzgün foto.”
Boydan aynanın karşısına geçti.
Poz verdi.
Bir iki çekti.
Sonra birini seçti.
“Güzel."
Tam o anda yüzüne sinsice bir fikir geldi.
Aras odasında üstünü çıkarmış, dolaptan tişört arıyordu. Oda yarı loştu, duvarda hafif gölgeler geziniyordu. Her şey aşırı sakin… ta ki Ela kapıyı açana kadar.
“Aras bak—”
Ela içeri girer girmez dondu.
Aras arkasını dönmüştü, üstü çıplak. Tişört elinde, giymek üzereydi.
Bir saniyelik sessizlik.
Ela direkt arkasını döndü.
“NE YAPIYOSUN SEN?!”
Aras hiç panik yapmadan döndü.
“Kapıyı çalmak diye bir şey var.”
Ela hâlâ dönük.
“BEN ÇALDIM SAYILIR!”
Aras kaşını kaldırdı.
“Sayılmaz.”
Ela sinirle eliyle havayı işaret etti.
“GİYİNME ODASI DİYE BİR ŞEY VAR!”
Aras sakin.
“Benim odam bu.”
Ela sesini yükseltti.
“HER YER SENİN ODA OLAMAZ!”
Aras tişörtü yatağa attı, hiç acele etmeden yaklaştı.
“Ne istiyorsun?”
Ela hâlâ arkasını dönük tutmaya çalışıyordu ama sesinden sinir akıyordu.
“Fotoğraf çekicez dedim!”
Aras birkaç adım daha attı.
“Kimle?”
“Seninle.”
Aras kısa bir nefes verdi.
“Niye?”
Ela döndü ama gözlerini kaçırdı.
“İnstaya atıcam.”
Aras anında:
“Hayır.”
Ela şok oldu.
“NE DEMEK HAYIR?!”
Aras düz baktı.
“Sil.”
Ela sinirden güldü.
“Sen kimsin ya?”
Aras hiçbir şey demeden bir adım daha yaklaştı.
Ela geri çekildi.
“Yaklaşma!”
Aras durdu.
Sonra aniden, hiç beklemeden Ela’nın saçını parmaklarının arasına aldı.
Hafifçe oynattı.
“Saçın karışmış.”
Ela bir saniye dondu.
Sonra patladı:
“YAPMA ŞUNU!”
Aras gayet sakin.
“Sinirlenme.”
Ela eliyle saçını geri çekti.
“BEN SANA SORMADIM!”
Aras hafifçe sırıttı.
İşte o an Ela fark etti.
“Sen keyif alıyorsun bundan.”
Aras cevap vermedi.
Sadece yaklaştı.
Biraz daha.
Ela otomatik olarak geri çekildi.
“Aras!”
Aras eğildi.
“Ne?”
Ela sinirle:
“GİY ÜSTÜNÜ.”
Aras başını yana eğdi.
“Şu an istemiyorum.”
Ela gözlerini devirdi.
“ÇOCUK MUSUN SEN?!”
Aras kısa bir kahkaha attı.
Ela şok oldu.
“Bir de gülüyor!”
Aras omuz silkti.
“Sen bağırınca komik oluyor.”
Ela telefonunu eline aldı.
“Tamam foto yok.”
Aras direkt:
“İyi.”
Ela sinirle ona döndü.
“AMA BEN SENİNLE ÇEKİLECEKTİM!”
Aras durdu.
“Ben çekilmem.”
Ela dudaklarını büzdü.
“LÜTFEN.”
Aras bakmadı bile.
Ela bir anda yanına geldi.
“Bir tane sadece.”
Aras cevap vermedi.
Ela gözlerini büyüttü.
“Bak böyle yapıyorum şimdi.”
Ve gerçekten yaptı.
Dudaklarını büzdü, gözlerini açtı, “lütfen” bakışı attı.
Aras bir saniye baktı.
Sonra istemsizce nefes verdi.
“Off…”
Ela hemen parladı.
“Tamam yani evet!”
Aras tişörtü aldı.
“Bir tane.”
Ela hemen telefonu kaldırdı.
“Biliyorum.”
Aras üstünü giydi ama hâlâ tam giyinmeden yanına geldi.
Ela telefonu açtı.
“Tamam normal dur.”
Aras ciddi ciddi durdu.
Ela fotoğraf çekti.
Bir tane.
İki tane.
Sonra güldü.
“Suratın niye böyle ya?”
Aras kaşını kaldırdı.
“Nasıl?”
“Cenaze gibi.”
Aras hiçbir şey demedi.
Ama Ela tam çekim yaparken Aras aniden elini uzattı.
Ela’nın saçını hafifçe kulağının arkasına attı.
Ela dondu.
“NE YAPIYOSUN SEN?!”
Aras çok sakin:
“Fotoğrafa iyi çıkmış.”
Ela şok.
“BEN SANA SAÇIMI SORDUM MU?!”
Aras geri çekildi.
“Sinirlenme.”
Ela telefonu elinde sıkmıştı.
“Sen var ya…”
Aras hafifçe sırıttı.
“Ne?”
Ela gözlerini kıstı.
“Gıcık.”
Aras:
“Biliyorum.”
Ela kapıya yöneldi.
“Fotoğrafı atıcam.”
Aras arkasından:
“Sil.”
Ela döndü.
“ASLA.”
Aras sadece baktı.
Ve o bakışta bile hafif bir eğlence vardı.
Ela kapıyı kapatırken homurdandı:
“Bok kafa…”
Aras odada tek kaldı.
Bir saniye sessizlik.
Sonra çok küçük bir gülümseme.
Ama hemen geri aldı.
Sanki kimse görmemiş gibi.
Selammm asklarım bölümü nasıl buldunuz seviliyorsunuz baaayyyy💝💕💖💞💝💞💝🥞🥯
