17. bölüm · Ispanyol mafyam

15 bolum

Elaa Elaa

Sabah evin içi garip şekilde sessizdi.

Perdelerin arasından giren güneş ışığı salonun içine vuruyordu. Masanın üstünde hâlâ boş bardaklar vardı. Bir köşede Deniz battaniyeye sarılmış şekilde uyuyordu. Mars yerdeydi resmen. Pars koltukta sızmıştı.

İnsanlığın gurur tablosu.

Mutfaktan kahve kokusu geliyordu.

Ela yavaş adımlarla aşağı indi. Saçları dağınıktı, üstünde bol bir sweatshirt vardı. Ama yüzündeki ifade… biraz gergindi.

Çünkü geceyi unutamamıştı.

Aras’ın onu çekişi.

Öpmesi.

O anki bakışı.

Ela direkt kafasını iki yana salladı.

“Yok ya…”

Tam mutfağa girerken biri konuştu.

“Günaydın.”

Ela kafasını kaldırdı.

Aras.

Gayet normal şekilde tezgaha yaslanmış kahve içiyordu.

Siyah tişört, dağınık saçlar, uykulu bakışlar…

Ve EN SİNİR BOZUCU KISIM?

Hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.

Ela birkaç saniye boş boş baktı.

Aras kaşını kaldırdı.

“Ne?”

Ela anında toparlandı.

“Hiç.”

Sonra hızlıca dolabı açtı.

Su aldı.

Ama elleri gereksiz hızlı hareket ediyordu.

Aras bunu fark etti.

“Niye panik gibisin?”

Ela direkt döndü.

“Panik değilim.”

“Öyle görünüyorsun.”

Ela sinirle suyu içti.

“Sen dün ne kadar içtin farkında mısın?”

Aras omuz silkti.

“Biraz.”

Ela şok olmuş gibi güldü.

“Biraz mı?”

Aras kahvesinden içti.

“Abartma.”

Ela birkaç saniye sustu.

Sonra dikkatlice baktı ona.

“Hiçbir şey hatırlıyor musun?”

Aras kaşını hafifçe çattı.

“Ne gibi?”

Ela’nın kalbi bir saniye durdu sanki.

Gerçekten hatırlamıyordu.

Ela anında arkasını döndü.

“Hiç.”

Aras hâlâ ona bakıyordu.

“Garipsin bugün.”

Ela homurdandı.

“Sen daha garipsin.”

Tam o sırada Mars sürünerek mutfağa girdi.

“Ben öldüm.”

Pars arkasından geldi.

“Sen zaten yarım akıllıydın.”

Deniz de salona düşmüş gibi yürüyordu.

“Elim ayağım tutmuyor.”

Ela direkt döndü.

“İyi olmuş.”

Deniz dramatik şekilde kalbini tuttu.

“Bu kız beni sevmiyor.”

Mars kahkaha attı.

“Kimse sevmiyor seni.”

Tam o sırada Nisa aşağı indi.

Direkt Kaan’ın yanına yürüdü.

Kaan salondaki tek normal insandı şu an. Telefonuna bakıyordu.

Nisa uykulu şekilde onun koluna yaslandı.

“Başım ağrıyor…”

Kaan elini saçına koydu.

“Su iç.”

Mars anında Pars’a döndü.

“Bak bak yine başladılar.”

Pars sırttı.

“Bunlar düğün yapacak yakında.”

Nisa direkt yastığı Mars’a attı.

“Kes sesini!”

Ela istemsizce güldü.

Sonra göz ucuyla Aras’a baktı.

Aras da ona bakıyordu.

Ve sanki…

Bir saniyeliğine bakışları Ela’nın dudaklarına kaydı.

Ela’nın nefesi takıldı.

Hemen ters tarafa döndü.

“Ben kahvaltı hazırlamıyorum bu arada.”

Mars dramatik şekilde bağırdı.

“İHANET.”

Ela sinirle:

“Geber.”

Deniz kahkaha attı.

“Tam aile ortamı.”

Aras kahvesini masaya bıraktı.

Sonra çok sakin şekilde Ela’nın yanından geçti.

Geçerken hafif eğildi.

Ve sadece onun duyacağı kadar alçak sesle konuştu.

“Gerçekten hiçbir şey olmadı mı?”

Ela dondu.

Aras yürümeye devam etti sanki hiçbir şey dememiş gibi.

Ela olduğu yerde kaldı.

Kalbi tekrar hızlanmıştı.

Çünkü o cümlede bir şey vardı.

Hatırlıyormuş gibi.

Ya da hatırlayıp onunla uğraşıyordu.

İki seçenek de sinir bozucuydu.

---

Öğleden sonra ev biraz sakinleşmişti. Mars ve Deniz oyun oynayıp bağırıyordu, Pars mutfakta bir şeyler yiyordu, Nisa ise Kaan’ın yanında oturmuş telefon kaydırıyordu.

Ela salona girdiğinde Aras camın önünde durmuştu.

Her zamanki gibi siyah giymişti. Kolları sıvalıydı. Elinde telefon vardı ama bakmıyordu bile.

Ela onu görünce direkt yön değiştirdi.

Tam geri dönecekti ki—

“Ela.”

Ses sakin çıktı.

Ela durdu.

Yavaşça döndü.

“Ne var?”

Aras ona baktı.

“Niye kaçıyorsun?”

Ela anında savunmaya geçti.

“Kaçmıyorum.”

Mars arkadan bağırdı.

“Kaçıyorsun bu arada.”

Ela dönüp yastığı fırlattı.

“SUS!”

Deniz kahkaha attı.

“Evde romantik gerilim var.”

Aras gözünü bile kırpmadan hâlâ Ela’ya bakıyordu.

Ela sinirlendi.

“Ne bakıyorsun?”

Aras omuz silkti.

“Garip davranıyorsun.”

Ela ters ters güldü.

“Sen dün sarhoştun.”

“Ee?”

“Ee’si var işte.”

Aras birkaç saniye sustu.

Sonra yavaşça yaklaştı.

Ela otomatik geri çekildi.

“Napıyosun?”

Aras hafifçe sırttı.

“Bak.”

“NEYE?”

Aras eğildi biraz.

“Panik oluyorsun.”

Ela direkt kollarını bağladı.

“Olmuyorum.”

“Oluyorsun.”

Ela gözlerini kıstı.

“Seninle konuşmak istemiyorum.”

Aras sakin şekilde:

“Dün gece de böyle diyordun.”

Ela’nın kalbi TAK diye düştü.

Bir saniye sessizlik oldu.

Mars oyunu bıraktı.

Pars kafasını kaldırdı.

Nisa gözlerini büyüttü.

Deniz direkt:

“Oooo.”

Ela şok içinde Aras’a baktı.

"Lan"

Aras kaşını kaldırdı.

“Ne?”

Ela cümleyi toparlayamadı.

“HATIRLIYOSUN.”

Aras cevap vermedi.

Sadece hafifçe sırttı.

Ela direkt kafasına vurdu.

“Allahım.”

Deniz kahkaha atıyordu.

“Ben hiçbir şey bilmiyorum ama çok iyi bir şey olmuş belli.”

Mars anında atladı.

“NE OLMUŞ?”

Ela bağırdı.

“HİÇBİR ŞEY!”

Nisa sinsice sırıtıyordu artık.

“Kesin bir şey olmuş.”

Pars bile gülüyordu.

Aras bütün kaosun içinde aşırı sakindi.

İşte sinir bozucu kısmı da buydu zaten.

Ela direkt Aras’ın yanına gidip alçak sesle konuştu.

“Sen var ya…”

Aras hafifçe eğildi.

“Ne ben?”

Ela dişlerini sıktı.

“Bilerek yapıyorsun.”

Aras:

“Belki.”

Ela sinirden güldü.

“Bok kafa.”

Tam dönecekti ki Aras onun kolundan tuttu.

Çok kısa.

Ama bırakmadı hemen.

Ela dönüp baktı.

Aras’ın sesi bu sefer daha düşüktü.

“Pişman mısın?”

Salon bir anda sessizleşmiş gibi geldi Ela’ya.

Kalbi yine hızlandı.

Ve bu aşırı sinir bozucuydu.

Çünkü cevabı kendisi de bilmiyordu.

Yeni bölüm geldi benim ballı turtalarim asklarım guzellerim ve lütfenn cok adam kitabı beyeniyor ama bölümleri beyenmiyor ve yorum atmıyor lütfen atin yorum atın ve bölümü beyenin bunlari yapanlara minnettdaarrımmm sizi seviyorum asklarım bayy🥞🥯💕💝💝💕