12. bölüm · Işıklar Söndüğünde

12. Bölüm

Gülçin

12. BÖLÜM: GEÇMİŞİN GÖLGESİ
Elimdeki karta bakarken parmaklarımın titremesine engel olamıyordum. Aylar önce, şirketi kurtarmak için Vural Holding ile yapılan o kısa ön görüşme... Masum bir iş yemeğinden ibaret olan o kare, simdi aleyhimize kullanılabilecek en tehlikeli silaha dönüştürülmüştü.
"Bu bir şantaj," dedim, sesimdeki öfke fısıltımın önüne geçerken. "Bizi birbirimize düşüremediler, şimdi de geçmişi çarpıtıp oyunu kirletmeye çalışıyorlar."
Alaz kartı elimden çekip aldı. Notu okurken gözlerindeki o karanlık alev iyice büyüdü. Masaya doğru dönüp kartı sertçe bıraktı.
"Vural," dedi Alaz, adı tiksintiyle anarak. "O alçak, babalarımızın zamanından beri Karadağ ve Holding'in birleşmesinden ölesiye korkuyordu. Bizi o ilk krizde yıkamadı, şimdi bu bel altı vuruşlarla şüphe tohumu ekmeye çalışıyor."
Vedat Bey öfkeyle ayağa kalktı. "Bu haberi basına sızdırırlarsa, 'Dora aslında baştan beri Vural Holding ile iş birliği yapıyordu' imajı çizebilirler! İtibarımız bir kez daha zedelenir."
Alaz bir adım öne çıkıp babasının önüne geçti. Bedenini adeta bana siper etmişti.
"Kimse Dora'nın adını böyle bir iftiraya karıştıramaz baba," dedi, sesi odayı inleten bir kararlılıkla çıkarken. "O fotoğrafların bir ön görüşmeden ibaret olduğunu da, projenin arkasındaki asıl emeğin kime ait olduğunu da biliyoruz. Kimse bizi bu saatten sonra birbiriyle vuramaz."
Sözleri içimdeki o soğuk korkuyu bir anda dağıttı. Eskiden olsa Alaz bu fotoğrafları gördüğünde ilk bana sal hissettirir, beni sorgulardı. Ama şimdi... Şimdi bana gözü kapalı güveniyordu.
Yaklaşıp elini tuttum. Parmaklarımı parmaklarına kenetledim. "Beraber çözeceğiz," dedim gözlerinin içine bakarak. "Korkmuyorum."
Alaz derin bir nefes alıp başını salladı. Dudaklarında o çok özlediğim, meydan okuyan teberrüm yeniden belirdi. "Cansu’yu çağırın," dedi asistanına dönerek. "Siber güvenlik ekibini ve en güvendiğimiz dedektifleri hemen odama istiyorum. O köstebeğin kim olduğunu bugün öğreneceğiz."
İki saat sonra Alaz’ın odasındaki dev ekranların karşısındaydık. Özel siber güvenlik ekibi, mailin atıldığı IP adresini ve o gün babamın odasındaki güvenlik sistemine erişen kartları inceliyordu.
Ekrandaki yazılımlar hızla akarken ekibin başındaki uzman aniden durdu.
"Buldum," dedi adam. "Görüntüleri sızdıran ve projeyi dışarıya mail atan kart... Şirketin üst düzey yönetiminden birine ait."
Kalbim hızla çarpmaya başladı. Alaz’ın yanına biraz daha yaklaştım. "Kime ait?"
Uzman ekrana bir isim çıkardı. Babamın onlarca yıldır yanından ayırmadığı, ailemizin en yakın dostu sandığımız asistanı ve yönetim kurulu üyesi Turgut Bey.
Nefesim boğazımda düğümlendi. "Turgut Amca mı? İmkansız... O babamın en eski arkadaşı."
"Paranın ve Vural Holding'in teklif ettiği hisselerin satın alamayacağı çok az dostluk vardır Dora," dedi Alaz soğuk bir sesle.
O sırada Turgut Bey, hiçbir şeyden habersiz elinde dosyalarla kapıyı açıp odaya girdi. "Dora Hanım, Alaz Bey... Yeni bütçe raporlarını brought..."
Cümlesini tamamlayamadı. Odadaki ekranı ve ikimizin ona buz gibi bakan gözlerini gördüğü an elindeki dosyalar yere saçıldı. Yüzü anında kireç gibi bembeyaz oldu.
"Turgut," dedi Alaz, ağır adımlarla adama doğru yürürken. Sesi bir fırtına öncesi sessizliği kadar tehlikeliydi. "Aileni, gururunu ve yılların dostluğunu Vural Holding'e kaç paraya sattın?"
Turgut Bey geri adım atmaya çalıştı ama güvenlik görevlileri çoktan kapıyı kapatmıştı.
"Ben... Ben yapmak zorunda kaldım..." diye kekeledi adam. "Şirket batacak sanıyordum, beni tehdit ettiler!"
"Sen bizi batırmaya çalıştın!" diye bağırdım, gözlerimden öfke yaşları süzülürken. "Babamın güvenini, benim emeğimi sattın!"
Alaz adamın yakasını kavramadan hemen önce elini kaldırdı, güvenliğe işaret etti. "Polise teslim edin. Ve Vural Holding'e de bir mesaj iletin: Karadağ ve Holding ortaklığı artık sadece bir şirket birleşmesi değil... Bu onların sonunu getirecek bir yemin."
Güvenlik adamı dışarı çıkarırken Alaz bana doğru döndü. Öfkeyle titreyen bedenimi hissetmiş gibi beni kollarının arasına aldı. Yüzümü göğsüne gömdüm.
"Geçti sevgilim," diye fısıldadı saçlarımın arasına. "Her şey ortaya çıktı. Artık gölgeler arkasına saklanamayacaklar."
Geri çekilip yüzüne baktım. "Şimdi ne yapacağız?"
Alaz gözlerimin içine bakıp gülümsedi. "Şimdi Vural Holding'e hak ettikleri dersi vereceğiz. Ama önce... Bu gece bütün bu kaostan uzaklaşıyoruz. Sadece sen ve ben."