isfad||one shot🌴 kitap kapağı

8. bölüm / 14

isfad||one shot🌴

sınırlar🪷

Vaveyla Yazarı: beyzus 🌟

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: sınırlar🪷

isonun boynuna verdiği sıcak nefesle içi ürperdi fadimenin, yatağa gelmesini istiyordu ama bunu söylemek istemedi.

—iyi sabahlar.

güldü fadime, isonun ondan hiçbir şey talep etmeden bi öpücük kondurdu omzuna.

—iyi sabahlar.

bir şey demeden yatağına yattı iso, karısını sarıp sarmalayıp uyumak istese de fadimenin sınırları ve isonun bu sınırlara duyduğu saygı buna izin vermezdi. belki gelir umuduyla kaydı yana, gelmese de olurdu. onun sevdiğini bilmek yetiyordu isoya.

birkaç dakika sonra yatakta hissettiği kıpırtıyla güldü, fadime gelecekti. ne önüne döndü ne de bir ses çıkardı, sadece bekledi. korkutmak istemedi, tıpkı bir kediye korkmaması için yavaşça yaklaşır gibi bekledi.

fadime usul usul indi isonun yanına, içindeki korkuları atmış gardını indirmişti. sadece iso vardı artık, abisi bile ona sırtını dönmüşken iso hep vardı. zamanında düşmanlığını körüklemek için yarattığı bahaneler gitmiş, sadece iso kalmıştı. artık tek ailesi oydu belki de.

isonun büyük vücuduna uzattı elini, karnına koydu. yavaşça elini çıkardı iso, fadimenin elinin üstüne koyup kalbine götürdü. bu iso için 'bu kalp yalnızca senin için atıyor.' demekti. fadime de farkındaydı.

bir süre yattılar böyle, ikisi de uyumuyordu sadece ruhlarını dinlendirdiler. düşmanlıktan yorulmuş ruhları aşk sayesinde adeta bataklığın içinde açan lotus gibi parlıyordu.

sadece nefesleri yüzünden hareket eden bedenini ilk bozan isoydu. arkasına döndüğünde fadimenin gözleriyle denkleşti, bu gözler için yapamayacağı şey karşısına alamayacağı kişi yoktu.

dudaklarının arasında bir nefeslik mesafe vardı, ihtiyaçla sızlayan dudaklarını yavaşça yaladı iso. deli gibi öpesi vardı ama yine fadimenin sınırlarını aşmadı, bu ilişki fadimenin istediği kadar vardı. ilerisi olamazdı, iso var oldukça da olmayacaktı.

—iso, bizim ne zaman evimiz olacak?

fadimenin yönelttiği soru bomba gibi düştü odaya, iso zaten istiyordu ama fadimenin de istediğini bilmiyordu. koçari kapıları ona kapandıktan sonra hiç oraya ait hissetmediği evini de kaybetmişti. furtuna zaten onun evi değildi. yuvası vardı, isosu onun için yuvaydı.

—istiyosan hemen olur fadimem, ha buralara da uzaktan alırız bi ev.
—alalım, yuvamın da içinde olduğu bir evim olsun istiyorum.
—yuvan senin istediğin her yerde fadimem, ama evimizi de alacağım söz. hatta hemen bugün de gidebiliriz.
—hayır, şu an sadece seninle burda yatmayı istiyorum. daha sonra gitsek?
—yatalım fadimem.

iso canının kafasını tutup bastırdı göğsüne, huzur bulduğu her şey fadimesine aitti. bir gün giderse napacağını bilemiyordu, kafayı yerdi büyük ihtimal.

fadime kaldırdı kafasını, isonun sıcak teninden midir bilinmez içi sıcacık olmuştu. ilk önce oğlanın gözlerine dikti ela gözlerini, sonra da dudaklarına baktı. bunu yapmaya cesareti var mıydı bilmiyordu ama tek bildiği bunu yapmak istediğiydi.

isonun çenesini tuttu yavaşça, sonra da çekti kendine. dolgun dudakları isonun dudaklarına tüy gibi öpücükler bırakıyordu. istediğini almış olmanın verdiği gururla çekti kızı kendine iso. çenesiyle boynunun arasını tutup iyice birleştirdi dudaklarını. kızı adeta içine çekercesine öpüyordu, incitmemişti ama sertti. bir çiçeğin polenlerini uçurmamak istercesine nazik, ama bir aslanın avına davranışları gibi de sertti.

fadime elini isonun geniş omuzlarına koydu, yavaş yavaş hareket ettiriyordu elini. bu isteğiyle olan bir şey değil, içten gelen bir refleksti. yavaşça ayrıldı iso kızın dudaklarından, kendini durduramayacağından korkuyordu. fadime anlamayan gözlerle baktı isoya, niye bi anda uzaklaştığını anlamamıştı.

—bal peteklerini süzme öyle, yorgun değil misin?
—hayır iyiyim. niye bıraktın?
—yorgunsun diye.
—yalan söyleyemiyorsun, gerçeği söyle.
—oooff fadimem, kendimi durduramayacağımdan ve senin bunu istemeyeceğinden korkuyorum.
—istemeyeceğimi nerden çıkardın?
—istiyor musun?
—çok.
—sonrasında söylenmek yok o zaman.

fadimeye konuşma fırsatı vermeden birleştirdi dudaklarını. artık sınır kalmamıştı, sadece fadime ve istediğini ona vermek için can atan iso vardı. isonun yorumlarıyla vahşileşti fadimenin istediği.

kızı belinden tutup tek hamlede üstüne aldı, fadimenin ani çığlığı odada yankılandı. dudaklarını bir saniye bile ayırmadan fadimenin yüzüne düşen saçlarını kulak arkasına sıkıştırdı, elleri hâlâ kızın belindeyken değiştirdi konumunu. yeni yeri fadimenin kalçalarıydı. yavaş yavaş sıkıyordu kalçalarını, fadimenin elleriyse isonun yüzünde sakallarını okşamakla meşguldü.

iso yeniden kızın beline getirdi ellerini, üstündeki beyaz bodyden içine soktu. fadimenin soğuk tenine ilk temasında irkildi, sanki buza ateş değdirmişçesine yandı fadimenin teni.

iso ani hareketiyle yeniden değiştirdi kızın konumunu, bu sefer altına almıştı. tüm ağırlığını vermeden yattı kızın isonun altında küçücük kalan vücuduna. öpüşmelerini kesti, kızın öpüşmekten tahrip olmuş büyük dudaklarına baktı. şişmiş ve kızarmış hâliyle daha da iştah açıcı duruyordu.

ama isonun bu seferki hedefi fadimenin boynuydu, yavaşça öptü kızın boynunu. her bir noktasına öpücük kondurdu, fadimeyse isonun sarı saçlarının içinde gezdiriyordu parmaklarını. isonun öpücüklerini derinleştirmek için baskı yaptığında iso anladı, kızın boynuna bu sefer yavaş olmayan öpücüklerle saldırdı.

boynunun her noktasını emiyordu, kalacak izler umurlarında bile değildi. amaçları birbirlerinde olan tek yaranın sevişirken olmasıydı. düşmanlıkla değil, sevgiyle açmalarıydı.

isonun her noktasında gezdiği boynu kızarmıştı fadimenin, iso çekildiğinde özür dileyen gözlerle baktı. fadimenin istemeyeceğini düşünmüştü.

—istiyorum, istiyorum bakma artık öyle.

gülümsedi iso, her hareketinde onay almak istiyordu sanki.

—istediğine emin misin?
—evet, eminim iso. sorma artık.

iso fadimenin üstünden kalktı, kızı tek hamlede kucağına alıp yandaki açık yatağa koydu. üstündeki kazağı çıkarıp yana attığında vücudu her hattıyla açıktaydı. fadime bir sanat eseri gibi baktı isoya, vücudunun her zerresi istiyordu onu. ihtiyaçla sızlayan kadınlığını susturmak için bacaklarını birbirine bastırdı. iso bu hareketini fark edince güldü, kızın bacaklarını tek eliyle ayırıp eşofmanının üstünden baskı yaptı. ıslaklığı ve sıcaklığı hissediliyordu.

yavaş yavaş hareket ettirdi elini, fadime refleksle iyice araladı. isonun alanını genişletti, iso birden elini çekince doğruldu fadime. iso onu çok bekletmeden elini eşofmanın içine soktu. kadınlığına ettiği ilk direkt temasta irkildi fadime, ateşle dans gibi bir şeydi bu.

iso fadimenin üstünü çıkarmak istedi, elini çekmeden bunu yapmak zor olduğundan fadime hafifçe doğrulup zar zor da olsa kurtuldu üstündeki beyaz şeyden. içindeki dantelli sütyenden de kurtulduğunda süt beyazı göğüsleri serilmişti isonun önüne.

iso yavaş yavaş okşuyordu kadınlığını, fadime bu yavaşlığın altında ezilerek inliyordu. daha fazlasını istercesine kaldırdı kalçasını. bu dar alana sığamayan iso diğer eliyle sıyırdı fadimenin eşofmanı ve iç çamaşırını. kızın ayaklarından süzülen eşofman yer yatağının üstünde yerini almıştı.

iso kızın bacaklarının arasında eğildi, elini çekip yaklaştı kadınlığına. bir nefes verdi, sonra da tepesine bir öpücük kondurdu. dilini çıkarıp daldırdı fadimenin ıslak kıvrımlarına. her dil vuruşunda biraz daha kalkıyordu fadimenin kalçaları.

inlemeleri odayı aşmış, evi doldurmuştu. zor kontrol ettiği elini isonun kafasına bastırıyor, doğru noktaya yönlendirmeye çalışıyordu. iso fadimenin hassas noktasını bulduğunda biraz diliyle oynadıktan sonra emdi, her darbesi fadimenin içindeki yangını arttırıyordu.

dilini biraz daha aşağı indiri fadimenin deliğine geldi, yanan delik isonun dili için biçilmiş kaftandı resmen. yavaşça kaydırdı dilini, fadimenin çığlığıyla titredi oda. iso hızlı hızlı sokup çıkartıyordu dilini, diliyle yetinemeyince kafasını çekti.

orta parmağını getirip soktu kızın kaygan ve ıslak deliğine. fadimenin gözleri açılmıştı, dili gibi değildi bu. isonun parmağında hissettiği tırtıklar dayanılmaz bir zevk veriyordu. fadime bağırışlarının arasında geleceğini haykırıyordu, iso hızlandırdı gel gitlerini. fadimenin kapanan bacaklarını da diğer eliyle ayırmaya çalışıyordu.

parmağını çektiğinde boşaldı fadime, isonun siyah pantolonunun belli noktaları daha da siyahlaşmıştı. kan ter içinde kalan fadime derin bir nefes alıp yatakta doğruldu. isoyu ittirip yere, isonun bacaklarının arasına çömeldi.

isonun pantolondan bile belli olan sertliğini okşadı ilk önce, sonra da fermuarını çekip indirdi pantolonu. iç çamaşırını da beklemeden indirdiğinde isonun yüzüne doğru gelen erkekliğinin başına bir öpücük kondurdu, isonun gözleri kapanmış başı geriye doğru eğilmişti.

sonra üstüne tükürüp eliyle birkaç kez ileri geri yaptı ilk önce. sonra da dudaklarıyla sarmaladı isonun erkekliğini. yavaş yavaş alıyordu ağzına, iso bu yavaşlığa katlanamayıp kızın saçlarını kavradı, bir anda ittirdi kendini.

fadimenin öğürmesiyle geri çekildi, bu kadar zorlayacağını tahmin etmemişti. fadime isonun bacağını eliyle sarıp geri aldı tamamını ağzına, gözleri dolsa da devam ediyordu bu git gele.

bu sefer isonun inleyişleri doldurdu odayı, boşalmaya yaklaştıkça artan inlemelerden anlamıştı fadime. bir süre sonra tamamen ağzına alıp durdu, iso boşaldığında hepsini yutup çıkardı. ayağa kalktığında ağzının kenarında kalan spermleri dudağıyla aldı iso, kendi tadını sevdiğinin dudağından almak hoşuna gitmişti.

fadimeyi tekrar yatağa ittirdi iso, kızın ince bileklerini tutup bastırdı yatağa. dudaklarını birleştirdi, ikisinin de ağzında birbirlerinden kalan tatlar vardı. iso bir elini çekti kızın bileğinden, diğer eliyle boşta kalan bileği kavrayıp kızın kafasının üstünde birleştirdi.

elini yeniden kadınlığına götürüp okşamaya başladı, iyice hassaslaşan kadınlık aldığı darbelerde şişiyordu. iso elini çekip fadimenin göğüslerine götürdü, ıslak parmakları fadimenin göğüs uçlarını sıkıştırmakla meşguldü.

dudaklarını ayırıp göğüslerine yöneldi, şişen göğüs uçlarından soldakini aldı ağzına. adeta süte aç bir bebek gibi emiyordu, ısırıyordu. bir süre göğüslerinin arasında değişim yapa yapa emdikten sonra kızın bileklerini de bırakıp doğruldu.

erkekliğini eline alıp fadimenin kadınlığına sürttü, deliğinin girişinde dolandırdıktan sonra yavaş yavaş sokmaya başladı. fadimenin gözleri kaymıştı, ellerini çarşafa bastırıyor çekiştiriyordu. üstelik iso daha yarısını bile sokamamıştı.

yavaş yavaş ilerlemek istese de bu yavaşlığın daha çok acıtacağını biliyordu. bir anda girdi daracık deliğe, fadimenin çığlığıyla kulağı çınlamıştı. ama artık duramazdı. kızın belini kavrayıp hızlandı, vuruşlar hızlandıkça sesler artıyordu.

isonun da fadimenin de inlemeleri de birbirine karışmışken iso boşalacaktı, yavaşladığı için anlamıştı fadime. iso kendisinden kalıntıları bıraktı karısının içine, yayılan sıcaklık ikisini de tatmin etmişti.

boşalmanın verdiği sersemlikle yatağa, fadimenin yanına attı iso kendini. sağına dönüp karısını izledi, inip kalkan göğüslerine kaydı gözleri. fadime de döndü soluna, kocasının gözlerini yakalayıp yukarı çıkardı. sonra da isonun çıplak göğsüne çekti kendini.

sımsıkı sarılırlarken ikisi de konuşacak dermanı bulamıyorlardı kendilerinde. tüm gün uyumamış ve bir şey yememişlerdi, ama doymuşlardı.

—şimdi yoruldum işte.
—gel uyuyalım artık güzelim.
—uyuyalım.

iso fadimenin üstüne kendi tişörtlerinden birini geçirdi, kızın dizlerine geliyordu tişört. iso da iç çamaşırını geçirdi bacaklarından. sonra da daha demin talan ettikleri yatak yerine yere geçtiler. burası onların güvenli alanıydı.isonun boynuna verdiği sıcak nefesle içi ürperdi fadimenin, yatağa gelmesini istiyordu ama bunu söylemek istemedi.

—iyi sabahlar.

güldü fadime, isonun ondan hiçbir şey talep etmeden bi öpücük kondurdu omzuna.

—iyi sabahlar.

bir şey demeden yatağına yattı iso, karısını sarıp sarmalayıp uyumak istese de fadimenin sınırları ve isonun bu sınırlara duyduğu saygı buna izin vermezdi. belki gelir umuduyla kaydı yana, gelmese de olurdu. onun sevdiğini bilmek yetiyordu isoya.

birkaç dakika sonra yatakta hissettiği kıpırtıyla güldü, fadime gelecekti. ne önüne döndü ne de bir ses çıkardı, sadece bekledi. korkutmak istemedi, tıpkı bir kediye korkmaması için yavaşça yaklaşır gibi bekledi.

fadime usul usul indi isonun yanına, içindeki korkuları atmış gardını indirmişti. sadece iso vardı artık, abisi bile ona sırtını dönmüşken iso hep vardı. zamanında düşmanlığını körüklemek için yarattığı bahaneler gitmiş, sadece iso kalmıştı. artık tek ailesi oydu belki de.

isonun büyük vücuduna uzattı elini, karnına koydu. yavaşça elini çıkardı iso, fadimenin elinin üstüne koyup kalbine götürdü. bu iso için 'bu kalp yalnızca senin için atıyor.' demekti. fadime de farkındaydı.

bir süre yattılar böyle, ikisi de uyumuyordu sadece ruhlarını dinlendirdiler. düşmanlıktan yorulmuş ruhları aşk sayesinde adeta bataklığın içinde açan lotus gibi parlıyordu.

sadece nefesleri yüzünden hareket eden bedenini ilk bozan isoydu. arkasına döndüğünde fadimenin gözleriyle denkleşti, bu gözler için yapamayacağı şey karşısına alamayacağı kişi yoktu.

dudaklarının arasında bir nefeslik mesafe vardı, ihtiyaçla sızlayan dudaklarını yavaşça yaladı iso. deli gibi öpesi vardı ama yine fadimenin sınırlarını aşmadı, bu ilişki fadimenin istediği kadar vardı. ilerisi olamazdı, iso var oldukça da olmayacaktı.

—iso, bizim ne zaman evimiz olacak?

fadimenin yönelttiği soru bomba gibi düştü odaya, iso zaten istiyordu ama fadimenin de istediğini bilmiyordu. koçari kapıları ona kapandıktan sonra hiç oraya ait hissetmediği evini de kaybetmişti. furtuna zaten onun evi değildi. yuvası vardı, isosu onun için yuvaydı.

—istiyosan hemen olur fadimem, ha buralara da uzaktan alırız bi ev.
—alalım, yuvamın da içinde olduğu bir evim olsun istiyorum.
—yuvan senin istediğin her yerde fadimem, ama evimizi de alacağım söz. hatta hemen bugün de gidebiliriz.
—hayır, şu an sadece seninle burda yatmayı istiyorum. daha sonra gitsek?
—yatalım fadimem.

iso canının kafasını tutup bastırdı göğsüne, huzur bulduğu her şey fadimesine aitti. bir gün giderse napacağını bilemiyordu, kafayı yerdi büyük ihtimal.

fadime kaldırdı kafasını, isonun sıcak teninden midir bilinmez içi sıcacık olmuştu. ilk önce oğlanın gözlerine dikti ela gözlerini, sonra da dudaklarına baktı. bunu yapmaya cesareti var mıydı bilmiyordu ama tek bildiği bunu yapmak istediğiydi.

isonun çenesini tuttu yavaşça, sonra da çekti kendine. dolgun dudakları isonun dudaklarına tüy gibi öpücükler bırakıyordu. istediğini almış olmanın verdiği gururla çekti kızı kendine iso. çenesiyle boynunun arasını tutup iyice birleştirdi dudaklarını. kızı adeta içine çekercesine öpüyordu, incitmemişti ama sertti. bir çiçeğin polenlerini uçurmamak istercesine nazik, ama bir aslanın avına davranışları gibi de sertti.

fadime elini isonun geniş omuzlarına koydu, yavaş yavaş hareket ettiriyordu elini. bu isteğiyle olan bir şey değil, içten gelen bir refleksti. yavaşça ayrıldı iso kızın dudaklarından, kendini durduramayacağından korkuyordu. fadime anlamayan gözlerle baktı isoya, niye bi anda uzaklaştığını anlamamıştı.

—bal peteklerini süzme öyle, yorgun değil misin?
—hayır iyiyim. niye bıraktın?
—yorgunsun diye.
—yalan söyleyemiyorsun, gerçeği söyle.
—oooff fadimem, kendimi durduramayacağımdan ve senin bunu istemeyeceğinden korkuyorum.
—istemeyeceğimi nerden çıkardın?
—istiyor musun?
—çok.
—sonrasında söylenmek yok o zaman.

fadimeye konuşma fırsatı vermeden birleştirdi dudaklarını. artık sınır kalmamıştı, sadece fadime ve istediğini ona vermek için can atan iso vardı. isonun yorumlarıyla vahşileşti fadimenin istediği.

kızı belinden tutup tek hamlede üstüne aldı, fadimenin ani çığlığı odada yankılandı. dudaklarını bir saniye bile ayırmadan fadimenin yüzüne düşen saçlarını kulak arkasına sıkıştırdı, elleri hâlâ kızın belindeyken değiştirdi konumunu. yeni yeri fadimenin kalçalarıydı. yavaş yavaş sıkıyordu kalçalarını, fadimenin elleriyse isonun yüzünde sakallarını okşamakla meşguldü.

iso yeniden kızın beline getirdi ellerini, üstündeki beyaz bodyden içine soktu. fadimenin soğuk tenine ilk temasında irkildi, sanki buza ateş değdirmişçesine yandı fadimenin teni.

iso ani hareketiyle yeniden değiştirdi kızın konumunu, bu sefer altına almıştı. tüm ağırlığını vermeden yattı kızın isonun altında küçücük kalan vücuduna. öpüşmelerini kesti, kızın öpüşmekten tahrip olmuş büyük dudaklarına baktı. şişmiş ve kızarmış hâliyle daha da iştah açıcı duruyordu.

ama isonun bu seferki hedefi fadimenin boynuydu, yavaşça öptü kızın boynunu. her bir noktasına öpücük kondurdu, fadimeyse isonun sarı saçlarının içinde gezdiriyordu parmaklarını. isonun öpücüklerini derinleştirmek için baskı yaptığında iso anladı, kızın boynuna bu sefer yavaş olmayan öpücüklerle saldırdı.

boynunun her noktasını emiyordu, kalacak izler umurlarında bile değildi. amaçları birbirlerinde olan tek yaranın sevişirken olmasıydı. düşmanlıkla değil, sevgiyle açmalarıydı.

isonun her noktasında gezdiği boynu kızarmıştı fadimenin, iso çekildiğinde özür dileyen gözlerle baktı. fadimenin istemeyeceğini düşünmüştü.

—istiyorum, istiyorum bakma artık öyle.

gülümsedi iso, her hareketinde onay almak istiyordu sanki.

—istediğine emin misin?
—evet, eminim iso. sorma artık.

iso fadimenin üstünden kalktı, kızı tek hamlede kucağına alıp yandaki açık yatağa koydu. üstündeki kazağı çıkarıp yana attığında vücudu her hattıyla açıktaydı. fadime bir sanat eseri gibi baktı isoya, vücudunun her zerresi istiyordu onu. ihtiyaçla sızlayan kadınlığını susturmak için bacaklarını birbirine bastırdı. iso bu hareketini fark edince güldü, kızın bacaklarını tek eliyle ayırıp eşofmanının üstünden baskı yaptı. ıslaklığı ve sıcaklığı hissediliyordu.

yavaş yavaş hareket ettirdi elini, fadime refleksle iyice araladı. isonun alanını genişletti, iso birden elini çekince doğruldu fadime. iso onu çok bekletmeden elini eşofmanın içine soktu. kadınlığına ettiği ilk direkt temasta irkildi fadime, ateşle dans gibi bir şeydi bu.

iso fadimenin üstünü çıkarmak istedi, elini çekmeden bunu yapmak zor olduğundan fadime hafifçe doğrulup zar zor da olsa kurtuldu üstündeki beyaz şeyden. içindeki dantelli sütyenden de kurtulduğunda süt beyazı göğüsleri serilmişti isonun önüne.

iso yavaş yavaş okşuyordu kadınlığını, fadime bu yavaşlığın altında ezilerek inliyordu. daha fazlasını istercesine kaldırdı kalçasını. bu dar alana sığamayan iso diğer eliyle sıyırdı fadimenin eşofmanı ve iç çamaşırını. kızın ayaklarından süzülen eşofman yer yatağının üstünde yerini almıştı.

iso kızın bacaklarının arasında eğildi, elini çekip yaklaştı kadınlığına. bir nefes verdi, sonra da tepesine bir öpücük kondurdu. dilini çıkarıp daldırdı fadimenin ıslak kıvrımlarına. her dil vuruşunda biraz daha kalkıyordu fadimenin kalçaları.

inlemeleri odayı aşmış, evi doldurmuştu. zor kontrol ettiği elini isonun kafasına bastırıyor, doğru noktaya yönlendirmeye çalışıyordu. iso fadimenin hassas noktasını bulduğunda biraz diliyle oynadıktan sonra emdi, her darbesi fadimenin içindeki yangını arttırıyordu.

dilini biraz daha aşağı indiri fadimenin deliğine geldi, yanan delik isonun dili için biçilmiş kaftandı resmen. yavaşça kaydırdı dilini, fadimenin çığlığıyla titredi oda. iso hızlı hızlı sokup çıkartıyordu dilini, diliyle yetinemeyince kafasını çekti.

orta parmağını getirip soktu kızın kaygan ve ıslak deliğine. fadimenin gözleri açılmıştı, dili gibi değildi bu. isonun parmağında hissettiği tırtıklar dayanılmaz bir zevk veriyordu. fadime bağırışlarının arasında geleceğini haykırıyordu, iso hızlandırdı gel gitlerini. fadimenin kapanan bacaklarını da diğer eliyle ayırmaya çalışıyordu.

parmağını çektiğinde boşaldı fadime, isonun siyah pantolonunun belli noktaları daha da siyahlaşmıştı. kan ter içinde kalan fadime derin bir nefes alıp yatakta doğruldu. isoyu ittirip yere, isonun bacaklarının arasına çömeldi.

isonun pantolondan bile belli olan sertliğini okşadı ilk önce, sonra da fermuarını çekip indirdi pantolonu. iç çamaşırını da beklemeden indirdiğinde isonun yüzüne doğru gelen erkekliğinin başına bir öpücük kondurdu, isonun gözleri kapanmış başı geriye doğru eğilmişti.

sonra üstüne tükürüp eliyle birkaç kez ileri geri yaptı ilk önce. sonra da dudaklarıyla sarmaladı isonun erkekliğini. yavaş yavaş alıyordu ağzına, iso bu yavaşlığa katlanamayıp kızın saçlarını kavradı, bir anda ittirdi kendini.

fadimenin öğürmesiyle geri çekildi, bu kadar zorlayacağını tahmin etmemişti. fadime isonun bacağını eliyle sarıp geri aldı tamamını ağzına, gözleri dolsa da devam ediyordu bu git gele.

bu sefer isonun inleyişleri doldurdu odayı, boşalmaya yaklaştıkça artan inlemelerden anlamıştı fadime. bir süre sonra tamamen ağzına alıp durdu, iso boşaldığında hepsini yutup çıkardı. ayağa kalktığında ağzının kenarında kalan spermleri dudağıyla aldı iso, kendi tadını sevdiğinin dudağından almak hoşuna gitmişti.

fadimeyi tekrar yatağa ittirdi iso, kızın ince bileklerini tutup bastırdı yatağa. dudaklarını birleştirdi, ikisinin de ağzında birbirlerinden kalan tatlar vardı. iso bir elini çekti kızın bileğinden, diğer eliyle boşta kalan bileği kavrayıp kızın kafasının üstünde birleştirdi.

elini yeniden kadınlığına götürüp okşamaya başladı, iyice hassaslaşan kadınlık aldığı darbelerde şişiyordu. iso elini çekip fadimenin göğüslerine götürdü, ıslak parmakları fadimenin göğüs uçlarını sıkıştırmakla meşguldü.

dudaklarını ayırıp göğüslerine yöneldi, şişen göğüs uçlarından soldakini aldı ağzına. adeta süte aç bir bebek gibi emiyordu, ısırıyordu. bir süre göğüslerinin arasında değişim yapa yapa emdikten sonra kızın bileklerini de bırakıp doğruldu.

erkekliğini eline alıp fadimenin kadınlığına sürttü, deliğinin girişinde dolandırdıktan sonra yavaş yavaş sokmaya başladı. fadimenin gözleri kaymıştı, ellerini çarşafa bastırıyor çekiştiriyordu. üstelik iso daha yarısını bile sokamamıştı.

yavaş yavaş ilerlemek istese de bu yavaşlığın daha çok acıtacağını biliyordu. bir anda girdi daracık deliğe, fadimenin çığlığıyla kulağı çınlamıştı. ama artık duramazdı. kızın belini kavrayıp hızlandı, vuruşlar hızlandıkça sesler artıyordu.

isonun da fadimenin de inlemeleri de birbirine karışmışken iso boşalacaktı, yavaşladığı için anlamıştı fadime. iso kendisinden kalıntıları bıraktı karısının içine, yayılan sıcaklık ikisini de tatmin etmişti.

boşalmanın verdiği sersemlikle yatağa, fadimenin yanına attı iso kendini. sağına dönüp karısını izledi, inip kalkan göğüslerine kaydı gözleri. fadime de döndü soluna, kocasının gözlerini yakalayıp yukarı çıkardı. sonra da isonun çıplak göğsüne çekti kendini.

sımsıkı sarılırlarken ikisi de konuşacak dermanı bulamıyorlardı kendilerinde. tüm gün uyumamış ve bir şey yememişlerdi, ama doymuşlardı.

—şimdi yoruldum işte.
—gel uyuyalım artık güzelim.
—uyuyalım.

iso fadimenin üstüne kendi tişörtlerinden birini geçirdi, kızın dizlerine geliyordu tişört. iso da iç çamaşırını geçirdi bacaklarından. sonra da daha demin talan ettikleri yatak yerine yere geçtiler. burası onların güvenli alanıydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.232okunma 26beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18