13. bölüm / 14
isfad||one shot🌴Gelinlik🤍
Bölümler 14Şu an: Gelinlik🤍
- 1 hamile mi🌪️1.046 kelime
- 2 sarhoş🍸1.092 kelime
- 3 hormon💌1.249 kelime
- 4 spor odası🏹1.554 kelime
- 5 spor odası🏹1.554 kelime
- 6 harabe ev🏚️1.798 kelime
- 7 barış&güneş🌟1.415 kelime
- 8 kıskanç✨1.830 kelime
- 9 sınırlar🪷2.983 kelime
- 10 kemer🍷1.205 kelime
- 11 Atmaca🪹1.065 kelime
- 12 Sessiz🤫1.756 kelime
- 13 Bayram🍬1.626 kelime
- 14 Gelinlik🤍1.328 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fadime sonunda giymişti bu gelinliği, sade bir gelinlikti bu. Kendisi seçmiş, iso da çok beğenmişti. Tabii olacaklardan haberi olsa beğenir miydi? Büyük ihtimal beğenmezdi. Fadime aynadan kendini izlerken kapı çaldı, gelen esmeyle aleynaydı. Fadimenin dolu gözleri onlara kaydı, ikisi de hem mahçup hem de intikamın ateşiyle öfkelilerdi.
—Fadime, yengem bunu yapmak zorunda değilsin. Bi konuşsan?
—istemiyorum esme, ondan duyacak tek kelimem bile yok. Beni resmen esir aldı, sırrı bile bile evlendi. Yuva olmak istediğini söyledi, nolacaktı esme? Bir çocuğum olsa onu kendine siper mi edecekti? Buna izin veremem.
—fadimem böyle yapmak yerine direkt nikah yapmasaydık.
—böylesi en iyi yenge. Kız Aleyna nası olmuşum bak bi bana.
—çok güzelsin! Bayıldım. Keşke böyle olmasaydı ama.
—uuuhh bunalttınız kız beni, böyle oldu işte. Hadi çıkalım gelirler birazdan.
Fadime kızları kolundan tutup çekiştirdi, koçari konağın salonunda bekliyordu adil. Kardeşinin planını biliyordu, itiraz bile etmemişti. O'na kalsa çoktan öldürmüştü hepsini, fadime için duruyordu. Süzdü fadimeyi, kuğu gibi olmuştu.
—abim, çok güzel olmuşsun gel bakayım buraya.
Fadime gülümseyip abisinin kollarına bıraktı kendini, abisi her durumda destekliyordu onu. Ayrılmayacağım dese yine susardı ama fadime kendine yediremezdi bunu. Sırrı bildiğini öğrendiğinden beri içi içini yiyordu, iso tarafından kullanıldığına emindi. Oysa fadime onun için içindeki düşmanlığı söküp atmış, babasının katilinin evinde barınmıştı.
Şimdiyse o isoyu kullanacaktı, her şey iyiyken yapacaktı hamlesini. İsonun en mutlu olduğu anda. Fadime abisinden ayrıldı, akan yaşları silmeye çalıştı. Makyajı akmasın istiyordu, bugün yaşanacaklardan sonra bol bol akacaktı zaten. Tam o sırada kapı çaldı, iso kınalarıyla gelmişti. Evlendiklerinden beri bekliyordu belki de bunu, beklediğine değecek miydi?
Akça kapıyı açtı, iso tüm neşesiyle girdi içeri. Arkasında da oruç vardı, Aleyna da ona güzel bir intikam planı yapıyordu. Ama daha vakti vardı, fadime gibi hızlı davranmak istemiyordu. Furtuna kardeşler salonun baş köşesine oturdular, iso gözlerini fadimeden çekmiyor fadimeyse nazlı nazlı gülüyordu. İso bu gülüş için çok şey yapabilirdi.
Fadime odasına geri geçti, iso arkasından hızlıca girdi odaya. Bu oda onların koçari konaktaki odalarıydı, ne çok şey yaşamışlardı burda. Gülümsedi iso, fadime yatağa oturmuş onu izliyordu. İso hemen yanına oturup sarıldı, kafasını kızın açıkta kalan boynuna gömüp kokusunu sanki bir daha alamayacakmış gibi içine çekti.
Fadimenin gözlerindeki yaşları durdurması çok zordu, yine de bi şekilde kendini tutup sarıldı isoya. Bir süre sarıldıktan sonra ayrıldılar, iso cebindeki kınaları çıkarıp verdi fadimeye.
—bana bir gün sevdiğim adamla evlenirsem o vakit yakarım kınayı demiştin, o vakit geldi mi?
—geldi, sevdiğim adam için yakacağım şimdi.
—seni çok seviyorum fadimem, ben çıkayım bunları akçaya vereyim o zaman.
—tamam, hadi geliyorum ben de.
İso hızlıca kınaları geri alıp odadan çıktı, fadime tuttuğu yaşları bıraktı. Makyaj umrunda değildi, ne kadar içi öfke dolu olsa da seviyordu isoyu. Ve bugün son günleriydi, hangi kalp dayanırdı ki buna? Yine de sildi gözlerini, akan maskarasını dikkatlice temizleyip güldü. Bu güleryüzü takınması lazımdı.
Odadan çıktığında isoyla oruç hala oturuyordu, esmeyle Aleyna bi köşedeydi. Adilse en başta oturmuş furtuna kardeşlere odaklanmıştı, bunu fark eden fadime öksürdü. Abisinin kendini tutamayıp tüm planı mahvedeceğinden korkuyordu. Adil hızla kardeşine bakıp sırıttı.
—e hayde, geçelim bahçeye. Kurdunuz mu şarkı setini falan?
—kurduk abi, herkes doluşmuş zaten. Annemgil de gelir birazdan.
—iyi iyi, gelsinler bakalım. Çıkalım biz de milletle selamlaşalım bi.
—tamam çıkalım.
Tüm aile evden çıktılar, İsmail'le fadimenin kınasının olacağını duyanlar gelmişti. Koçari konağın önünde bir kalabalık bekliyordu, adil en önde durdu. Herkesi arka bahçeye çıkarıp oturttu, isoyla fadime de arkaya geçip gözden uzak bir yerde çıkmayı bekliyorlardı. Şarkıyı duyduklarında çıktılar.
Şu karşi ki dağda lambalar yanar
Şu karşi ki dağda lambalar yanar
Lambanın şavkına da fadimem, sevgilim yazar
Lambanın şavkına da fadimem, sevgilim yazar
Şarkı düğünlerindekiyle aynıydı, fadime güldü. Dansları geldi aklına, 'dağda, belinde barabelli ayağında botla dağda keçi kovalardın. Ha şimdi babaannemin gelinliğiyle kollarımda dans ediyorsun.' O düğünü düşünmek başta mutlu etse de rehin alındığı düğündü o, siper olarak kullanıldığı düğün. Yüzündeki gülücük silindi, öfkesiyle yeniden baş başa kaldı.
Fadime gözleriyle etrafı süzdü, zarifeyle şirin de gelmişti. Furtuna köylüsünün de çoğu buradaydı, tam zamanıydı her şeyin. Fadime bir anda isonun elinden ayrılıp karşısına geçti, iso anlamayan gözlerle bakıyordu.
—benim sana bir sürprizim var, bekle içerden alıp geleyim.
—bekliyorum güzelim.
Kalabalığın arasından adili buldu fadime, kafasını sallayıp onay istedi. Adil de aynı sallayışla onayladı, artık parti başlayacaktı. Fadime altındaki topukluların izin verdiği hızla koştu, içeri girip salondaki çekmeceye yöneldi. Hızla çekmeceyi açıp içine dün akşamdan koyduğu şeyleri aldı.
Salondan geri bahçeye geçip isonun yanına geçti, isoya uzattı. İso anlamamıştı, kağıttaki hediye ne olabilirdi ki? Zarfı hızla yırtıp açtı, fadime karşısında sırıtarak bekliyordu. İçindeki kağıtların en üstündekini okudu.
Okurken gözlerinin dolmasına engel olamadı, boşanma dilekçesiydi bu. Hızla kafasını kaldırıp fadimeye baktı, fadimenin arsız gülüşünü anlamlandıramadı. O sırada adil ayağa kalktı, silahından bir el ateş sıktı havaya.
—ALEYNA, KIZIM BURAYA GEL! ESME SEN DE GEL. HERKES ÖĞRENSİN BU FURTUNALILARIN NE BOK OLDUKLARINI. BU ZARİFE, ŞERİF VE HİCRAN 20 YIL ÖNCE BENİM KIZIMI SATMIŞ!
Koçarililerden ve furtunalardan yüksek bir yuh sesi yükseldi, iso öylece durmuş kendini kapatmış fadimeyi izliyordu. Adil gövde gösterisine devam ederken fadime içeri girdi, İsmail hala kendine gelemiyordu. Hızla arabasının anahtarını alıp uzaklaşmak istedi.
İso şoktan çıktığı gibi elindeki kağıtları attı, adil hala bir şeyler anlatıyordu. Aradan kaçıp içeri girdi, fadimeyi aradı. Bulamadı. Hızla evden çıkıp arabasına bindi, fadimenin arabası da yoktu buralarda. İso yola koyuldu, kalbi nereye götürürse oraya gidecekti. Kalbi taş köprüye götürüyordu.
Fadime de ondan birkaç kilometre ötede taş köprüye gidiyordu, niye oraya gidiyordu bilmiyordu. Sadece sürüyordu, sanki ikisinin de kalpleri oraya çivilenmişti de onu bulmaya gidiyorlardı. Fadime aniden silahını kontrol etti, torpidosunda duruyordu.
İso da arkasından sürüyordu, bulanıklaşan gözleri arabayı zar zor sürmesine sebep oluyordu. Gömleğinin önünü açtı, nefes almakta zorlanıyordu. Kollarıyla sildi gözlerini, kalbi sökülmüş sıkılmış paramparça olmuş gibi hissediyordu. Taş köprünün yakınlarına geldiğinde fadimenin arabasını gördü, derin bi nefes aldı. O'nu beklemişti.
Fadime taş köprüde arabasını durdurmuştu, biraz nefes almak istedi. Tuttuğu göz yaşlarıyla birlikte zehrini akıtıyordu sanki, öyle içli ağlıyordu ki nefesi kesiliyordu. Beyaz gelinliğin kumaşını tutup sıkıştırıyordu, avuçlarının içi kan içinde kalmıştı. Gelen araba sesini duyduğunda kaldırdı kafasını, bu isoydu. Gitmek istedi ama gidemedi. Bundan daha fazla kaçamayacaktı.
İsonun arabasını park etmesini beklerken nefesini toparladı, çöktüğü kaldırımdan kalkıp duruşunu dikleştirdi. İso hızla gelip sarıldı fadimeye. Fadime hiç tepki vermedi sadece duruyordu, bir süre sonra ittirdi isoyu.
—Fadime bak abin zorla yaptırdıysa anlarım, gidelim buralardan hadi gel.
—sana yalan olmasın dedim, her şeyimi konuşabiliyorum dedim. Sen nası bi insansın iso?
—Fadime ben de konuştum, ama onlar da benim ailem.
—ailene sıçayım senin ulan! Bi de bana taraf seçme diyorsun. Abimle esmeye o acıları çektirirken ne düşündün? Sana sordum biliyor musun diye!
—söyleyemezdim fadime, abim ölürdü.
—bana söyleseydin iso, ben affederdim belki o zaman seni. Şimdi hiç affetmeyeceğim. Ölene kadar.
—o zaman şimdi öldür beni, nerde silahın?
—iso saçmalama, git burdan.
—bekle.
İso hızla fadimenin arabasına gidip torpidosunda baktı, silah oradaydı. Fadimenin yanına gidip boşta kalan eliyle kaldırdı fadimenin elini, silahı eline tutuşturup önünde eğildi. Kollarını kenara doğru açtığında fadimenin elleri titriyordu.
—vursana, hadi vur! Beni en mutlu anımda terk etmek kolay ya bunu da yaparsın.
—neden anlamak istemiyorsun? Sana bana yalan söyleme sır saklama dedim. Sen biz evlenirken bile biliyormuşsun sırrı iso, benle bu yüzden mi evlendin? Hoş gerçi aksini söylesen de inanmayacağım.
—saçmalama fadime, ben seni gerçekten çok seviyorum. Lütfen böyle deme fadime.
—kes sesini, yalan söyleme.
—yalan değil, gerçek. Lütfen inan bana.
—inanmıyorum, inanmayacağım.
—o zaman öldürsene beni korkuyor musun? Madem bu kadar nefret ediyorsun benden al intikamını. Sensiz bir hayat yaşamaktansa ölürüm daha iyi.
Fadime titriyordu, nefesleri kesiliyordu. Beyni güvenmemesi gerektiğini söylüyordu ama kalbi inanması gerektiğini söylüyordu. Bu ikilemde Fadime silah olan elini kaldırdı, isonun kalbine doğrultup bekledi. Tutuşunu sıkılaştırdığında iso gözlerini kapadı, fadimenin elinden ölüme hazırdı.
Aniden silahı gökyüzüne kaldırıp birkaç el atış yaptı, iso gözlerini açtığında fadime hıçkırıklar içindeydi. İso ayağa kalkıp sarılmak istese de fadime hızla ittirdi onu, iso sendeledi. Fadime ağlamasını bitirmek istiyordu ama yapamadı, susturamıyordu kendini.
—Fadime bak beni dinle, sakinleş. Sakin sakin konuşalım boşanma olmaz, ben ölürüm fadime.
—seni fiziksel olarak öldürmeyeceğim ama bensiz olduğun her nefeste ruhunun ölmesini dileyeceğim. Sakladığın şeyin içinde boğul.
Fadime hızla arabasına binip koçariye geri döndü, iso taş köprüde kalmıştı. Sadece arkasından bakabildi, ne yaklaşabilirdi ne de ondan uzak kalabilirdi.
Bölüm etkileşimi
