10. bölüm / 14
isfad||one shot🌴Atmaca🪹
Bölümler 14Şu an: Atmaca🪹
- 1 hamile mi🌪️1.046 kelime
- 2 sarhoş🍸1.092 kelime
- 3 hormon💌1.249 kelime
- 4 spor odası🏹1.554 kelime
- 5 spor odası🏹1.554 kelime
- 6 harabe ev🏚️1.798 kelime
- 7 barış&güneş🌟1.415 kelime
- 8 kıskanç✨1.830 kelime
- 9 sınırlar🪷2.983 kelime
- 10 kemer🍷1.205 kelime
- 11 Atmaca🪹1.065 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 Sessiz🤫1.756 kelime
- 13 Bayram🍬1.626 kelime
- 14 Gelinlik🤍1.328 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Koçarinin sisli ve soğuk havası geceye hakimdi, isonun sıkı sıkı tuttuğu el tek güç dayanağıydı. Üstte uçan atmacalar, arabanın üstündeki atmacalar tek kişinin habercisiydi. Fatih furtuna. O soğuk havanın içinde terliyordu iso, avuç içleri stresten terle dolmuş yine de fadimenin elini bırakmıyordu. Alnından akan terleri kolunun tersiyle silip atıyordu.
Arabadan inen kişi isonun yıllardır görmediği abisi Fatih furtunaydı, içinde biriken tüm hisler gözlerinden dökülmeye başladı. İsmail derin bir nefes alıp fadimeye döndü. "Şimdi duyacağın ve yaşayacağın her şeye hazır ol." Fadime başını salladı, savaşa hazırlık gibi hazırlanmışlardı bu yüzleşmeye.
Fatih kardeşinin yanına geldi, anlık sarılmasıyla iso fadimenin elini bırakıp sarıldı abisine. Yıllardır görmemişti abisini, nefret doluydu kırgındı. Ama yine de sarıldı, her şeyden öte abisiydi o onun. Fatih isodan ayrıldı, geri geri birkaç adım atıp fadimeye dikti gözlerini.
—vay, koçari kızına bak sen. Sen bir de isodan hamile misin? Desene soyun babanın katillerinden ilerleyecek.
—abi, deme öyle. Düşük riski var.
—duydum da inanamadım ha fadime, küçükken gezerdin bizim sahilde. Abin bizim çaylıkları yakarken. Nası geldiniz bu konuma he iso?
İso gözlerini hırsla kırptı, fadimenin eline geri sarılıp sakinleştirmeye çalıştı. Fadimenin gözlerinden akan yaşlara kıyamıyordu. Yana dönüp karısının gözlerinden akan yaşları sildi. Fatihse onları sırıtarak izliyordu.
Arkasındaki adamına kafasını salladı. "Şimdi." İso fadimenin gözlerini silerken tam fadimenin göğsüne sıkılan kurşunla isonun yüzü kan lekesi oldu, abisine döndü. Nolduğunu anlamadan yerde buldu kendini.
Arkadaki adam bir kurşun daha sıktı. "Bu iki oldu." Bir kurşun daha "üç." "Dört, beş, altı."
—Koçari kızına furtunadan bebek değil kurşun yakışır ha iso.
—neden, neden yaptın bunu? Fadimem yalvarırım aç gözünü, kapatma hadi aç.
—iso, seni hep çok sevdim.. unutma olur mu?
—deme öyle kurban olduğum deme, sen yaşayacaksın. Ambulansı arasın biri, yalvarırım biri bir şey yapsın. Fadimem aç gözünü.
Sırıttı Fatih, yüzünde soğuk bir rahatlık vardı. Sanki kardeşinin karısını ve bebeğini öldürmemişçesine bakıyordu. İso fadimenin saçlarından öpüyordu, tüm pantolonu yüzü eli fadimenin kanına bulanmıştı. Hırsla döndü Fatih'e, gözlerinde kan vardı. Dizinde yatan fadimeyi bırakıp ayağa kalktı, fatihin yakasına yapıştı.
—sen nasıl bir abisin, yıllar önce çektirdiğin acılar yetmedi mi lan puşt!
—NE DEMİŞTİK İSO, UNUTMAK YOK! SÖZ VERMEDİK Mİ O GÜN O MEZARDA? SÖYLESENE, NASI ÇİĞNEDİN SÖZÜNÜ NASI GİRDİN O KONAĞA İSO?
—SIÇTIRTMA LAN SÖZÜNE, SİKEYİM O SÖZÜ VERDİĞİM GÜNÜ. BEN Mİ ÖLDÜRDÜM BABAMI FADİME Mİ ÖLDÜRDÜ? ULAN BEN ALTI AY SONRA BABA OLACAKTIM BABA! NASI KIYDIN BANA, ÇOCUĞUMA.
—ihanetinin bir bedeli olacaktı ha İsmail, böyle koçari konağına girip rahat rahat yatmakla iç güneydi olmakla olmuyor bu işler.
—sikeyim konağını. Fadimem ölüyor!
İso fatihin yakasından ayrılıp yeniden döndü fadimenin yanına, her yer kan olmuş fadimenin nabzı çoktan gitmişti. Üstüne eğilip saçlarını öptü, son kez karnını sevdi. Gözyaşları kızın yüzüne düştükçe siliyordu.
—fadimem kalk hadi, sileriz kan lekesini geçer. Üzülme tamam mı kıyamam, bak ne dediler stres yok. Bebeğimizi daha kontrole gidicez, cinsiyet öğrenicez. Kız ama ben hissediyorum. Konuşsana fadime küstük mü?
—ÖLÜLER KONUŞAMAZ İSO!
"Fadimem aç gözünü, açsana!" İso uykusunda sayıklıyordu, fadime uyanıp isonun yakarışlarını duyduğunda ilk başta anlamadı. Biraz dinlediğinde fark etti, fadime diyordu. Gözlerini açıp komodinin üstünde duran gece lambasını açtı, isonun gözlerinden yaşlar akıyordu.
Ellerini isonun yanağına koydu, ateş gibi yanıyordu iso. Fadime isoyu yavaşça uyandırmaya çalıştı. "İsmail, burdayım ben hayatım. Yanındayım. İsmail uyan rüya görüyorsun." İsmail hâlâ sayıklıyordu. "Fadime aç gözünü, bebeğimize bir şey olucak hadi kalk."
—İsmail uyan hadi, canım uyan ateşin çıktı bir tanem uyan.
İsmail gözlerini araladı, fadimenin ona bakan ela gözlerini görünce kızı kollarından tutup hızlıca kendine çekti. Dudaklarına belli belirsiz öpücükler bırakıyor gerçek olduğuna kendini inandırmaya çalışıyordu. Kıyafetleri, yastığı kan ter içinde kalmıştı.
—ne gördün rüyanda bi tanem?
—Fatih furtuna, seni vuruyordu. İhanet ettiniz diyordu, sen hamileydin. Altı kurşun sokuyordu sana.
—tamam, sakin ol sadece rüyaydı. Gel sarılayım ben burdayım bak.
Fadime isoyu göğsüne çekti, iso titriyordu. Gördüğü rüyanın ağırlığından ağlamaya başladı.
—fadime, bir gün sana bir şey olursa ben hem öldürür hem de ölürüm.
—olmayacak öyle bir şey, çünkü niye biliyor musun?
—niye?
—hiçbir kadının iso furtuna gibi bir eşi olmadı.
—olmadı mı?
—olmadı.
—seni çok seviyorum fadimem.
—ben de seni çok seviyorum. Ayrıca rüyanda hamile miydim?
—hıı, üç aylıktı. Ne dersin gerçek mi olsa rüyam?
—ateşliyken bile mi ya?
—her zaman.
—gel seni duşa sokalım, ateşini alsın.
—benim ateşimi alacak şey belli.
İso fadimenin göğsünden kalkıp dudağını öpmeye başladı. Sıkı sıkı sarılmış öpüşüyorlardı, isonun yüksek ateşi onlar için bir engel değildi. Fadime çekilene kadar.
—hadi kalk ya, ateşin var diyorum.
—beni hiç bırakma olur mu?
—bırakmayacağım, söz.
Fadime kalkıp isonun üstündeki yorganı açtı, aniden gelen soğukluk ürpertti isoyu. Fadime elini sıkı sıkı tutup kaldırmaya çalıştı, iso yatakta oturur pozisyona geldi.
—ama sevgilim benim hiç halim yok soyunmaya, napsan sen mi soysan beni?
—gel soyarım.
İso fadimeye yaklaşıp kaldırdı kollarını, narinliği güldürüyordu fadimeyi. Fadime saten pijama üstünün eteklerinden tutup çekti, kollarından sıyırıp yatağa bıraktı. Ellerini omuzlarına koyduğu an kendini isonun dizinde otururken buldu.
—hasta olsam da öpersin değil mi beni?
—öptüm ya salak.
—bi daha öp o zaman.
—tir tir titriyorsun.
—olabilir.
İso fadimenin ensesinden tutup çekti kendine, yavaş öpüşlerini bitiren yine fadime oldu. İsonun titreyişi dikkatini dağıtıyordu, dizinden kalktığında iso gözleri kapalı şekilde hâlâ etkisindeydi.
—Of bi doyurmadın fadime.
—doyurucam ben seni bekle. Kalk çabuk duşa.
Fadime de üstündeki pijamalardan kurtulup hâlâ yatakta oturan isonun elini tuttu, zorla kaldırıp götürdü duşa. İsoyu ılık suyun altına sokup kendi de girdi, kocasının titreyen bedenini küçük kollarıyla sarıp sıvazlıyordu.
bir süre duşta sarıldıktan sonra isonun ateşi düşmüştü, fadime duşakabinin kenarına koyduğu bornozları aldı. Kendininkini giyip İsoya da giydirdi, kocasını duştan çıkarıp yatağına götürdü. Üstünü giyinmeden isonun yastık kılıfını değiştirdi, yataktaki kıyafetleri alıp makineye attı.
Kenarda bekleyen isoyu yatağa yatırıp yorganı üstüne sıkı sıkı sardı, kendisi de yorganın altına girip kocasına sarıldı. İsonun kollarının arasına sığınıp göğsünde kalp atışlarını dinliyordu. İsonun sabah gördüğü kabusu hatırladı, gözlerini kapatıp düşünmemeye çalıştı ama zordu.
—iso, iyi misin?
—iyiyim bebeğim, sen nasılsın?
—iyiyim, sabahki rüya.
—hm.
—çok mu kötüydü?
—ölüm gibiydi fadime, kendim ölsem bu kadar canım yanmazdı. Sen benim her şeyimsin. Bir şey olma ihtimali kafayı yedirtiyor.
—olmayacak ki sen ben kızımız hep birlikte yaşayacağız.
—kızımız mı?
—evet, güneş.
—ismini de düşünmüş, ya oğlan olursa?
—barış olur, olmaz mı?
—olmaz olur mu güzelim, tabii olur. Senin istediğin her şey olur.
—seni çok seviyorum, biraz daha uyuyalım mı?
—ben de seni çok seviyorum, uyuyalım güzelim.
İso fadimenin saçlarına bir sürü öpücük kondurdu, fadime isonun vücudunu iyice sıkarak bıraktı kendini uykuya. İso uyuyamadı, görüntüler aklından gitmiyordu. Fadimenin kanı, tüyleri diken diken oluyordu. Göğsünde yatan fadimeye baktı, saçlarının kokusunu derince çekip hissetti. Bir gün bu kokudan mahrum kalırsa kendisinden korkacaktı.
Bölüm etkileşimi
