7. bölüm · İmkansız aşk
7
Melis
Okulda dersdeydim. Ve Türkçe dersiydi. Hiç sevmediğim hocam. İsmi Eda'ydı ve bir kaç gündür matematik hocamla konuştuğunu görüyorum. Asel'in dediği gibi flört gibi duruyorlar. İşte bu yüzden sinirleniyorum. Hayır yani başka erkek mi kalmadı? Sen hoca değil misin ne diye erkeklerle flört ediyorsun?
"Melis?" Düşüncelerden çıkıp başımı kaldırdım. Tam karşımda durmuş bana bakıyordu. Ne ara dibime kadar geldi lan bu?
"Efendim?" Dedim soğum tavırla. Çünki sevmiyordum bu hocayı.
"İyi misin? Bir kaç kez seslendim duymadın beni." Sanane be? Anam mısın nesin? Birde merak ediyor gibi yapıyor ya! Ben ölsem bile umrunda olmaz.
"İyiyim dalmışım" valla yalandı. Umarım hocaya onu dövmek ister gibi baktığımı kimse fark etmiyordu.
"Pekala şimdi ben telefonumdan sınav yaptım. Kim Tuna hocaya vermek ister onu çıkartması için?" Diyince hızla ayağa kalktım.
"Ben yaparım hocam kaç tane lazım?" Bunu beklemiyordu. Çünki normalde öyle biri değildim. Asla istemezdim şunları yapmayı. Ama şu anda hocamı görmem lazımdı.
"20 tane" dedi hala bana sorgulayarak bakarken. Başımı sallayarak telefonunu elinden aldım. Hemen siniftan çıktım. Acaba telefonundan wp ya girip mesajlarına mı baksaydım? Belki de matematik hocamla sevgili olmuştu? Hayır yapma Melis biri görüp anlar şimdi. Sakin kızım!
Derin nefes vererek kapıya ulaştım. Evet Tuna hocamın odasıydı. Kapıyı iki kere tıklattım. 'gel' sesi duyunca kapıyı açıp içeri girdim. Koltuğa yaslanmış elinde kitapı okuyarak kahvesini yudumluyordu. Bir ayağınıda üst üste atmıştı. Adamdaki rahatlığa bak! Ben burada deli gibi ders çalışıyorum bundaki rahatlık ne?
"Resmen uyumaya gelmiş" diye homurdandım. Tuna hocam başını kaldırıp bana kaşları çatık bakınca dışımdan söylediğimi anladım.
Öskürerek boğazımı temizleyip yanına gittim.
"Şey Eda hocam bunu çıkartmanızı istedi sınav bunlar. 20 tane çıkarmanız gerekiyormuş" bir şey demeden telefonu elimden alıp baktı. Acaba sevgilin var mı diye sorsam mı? Yok canım bu çoktan evli olmuş olabilir.
"Eda hocam hamile sanki ya" dedim birden. Şaşkınlıkla başını kaldırıp bana baktı. Salak mısın sen ona ne hamile olmasından yani?
"Ne?" Dedi şok içinde. Hamile olmasına değil benim bunu dememe şaşırmıştı.
"Göbeği çıkmış gibi sanki.. kötü anlamda demiyorum sadece merak ettim yani" dediğimde gülerek başını iki yana salladı.
"Evli değil kızım o" bak gine kızım diyo!
"Nerden biliyorsunuz?"
"Sordum çünki"
"Neden?"
"Merak ettim"
"Niye merak ettiniz?"
"Bilmem"
"Niye"
"Merak ettim işte kızım " diye yükseldi birden. "Niye uzatıyorsun?" Göz devirdim.
"Merak ettim çünki! Niye ona sordunuz? Yani evli değilse onunla sevgili olmayı mı planlıyorsunuz?" Bir kaşı yukarıya kalktı. Biraz fazla mı abartdım?
"Herkes sizi konuşuyor bende meraktan sordum." Göz devirdi.
"Banane onlardan ne isterlerse konuşsunlar" diyince daha fazla kendimi tutamadım.
"Artık söyleyin gerçeği ya!" Diye yükseldim. "Vallahi yeter yoruldum artık. Sevgili misiniz aşık mısınız meraktan ölüp bittim burda!" Bu çıkışıma şaşkınlıkla bakarken gülüyordu.
"Niye merak ediyorsun bu kadar bizi?" Sizi? Bizi derken?
"Öyle.. yani"kahretsin ne saçmalıyordum ben?
"Değiliz" diyince anlamadım.
"Efendim?"
"Değiliz sevgili değiliz. Ona aşık değilim. Aşık olduğum başkası var" diyince hayal kırıklığıyla ona baktım. Ne yani başkasını mı seviyor?
"Peki ona açıldınız mı?" Neden sorduğumu merak ediyor olmalı ki gözlerime dikkatlice baktı.
"Hayır "
"Neden?"
"Çünki bu imkansız" what?
"Niye imkansız olsun ki? Siz sonuçta aşık olmuşsunuz ya"dedim. Başını iki yana salladı.
"İmkansız işte. Neyse sen git artık sınavı yaptıkdan sonra veririm ben kendim Eda hocaya." Harika sorulardan kaçmaya çalışıyor.
"Madem sevdiğiniz var o zaman Eda hocayı seviyormuş gibi yapmayın" dedim ters ters.
"Seviyormuş gibi yapmıyorum" dedi artık gülmüyordu. Canını sıkan bir şey mi söyledim?
"Neyse... Ben gideyim madem" diyerek geriye gittim. Ve hemen arkamı dönüp hızla kapıyı açıp çıktım. Çok fazla gerilmiştim. Bu sefer ruhsuzca bakıyordu.Bakışları korkunçtu.
"Sevdiği her kimse ne şanslı" diye homurdandım. "Ama tabi Eda hocamız aralarına sıçmazsa güzel olur."ofladım. Niye başkasını sevmek zorunda mıydı ki?
İç çekerek sinifa doğru yürüdüm.
*
Sessizce yemeğimi yiyordum. Asel hasta olduğu için gelmemişti yalnızdım. Tabi üzgün olduğum için sessizdim.
"Melis" duyduğum tanıdık sesle başımı kaldırdım. Ali gelmişti.
"Efendim?" Diyince"oturabilir miyim" dedi. Eline baktım yemek götürmüştü kendisine. O çorba almıştı ben makarna. Hiç yiyesimde gelmiyordu. Tüm keyfim kaçmıştı.
"Tabiki" dedim o bir şey demeden oturdu sonra yaklaşıp sessizce fısıldadı.
"İyi misin?" Tebessüm ederek başımı salladım. "İyiyim sen nasilsin?"
"Pek öyle durmuyorsun ama" diyerek yavaşca çorbasını yemeye başladı.
"Canını sıkan bir şey mi var?" Tam ağzımı açıp konuşacaktım ki kafamda hissetdiğim ıslaklıkla duraksadım.
Başımı çevirip ne olduğuna baktım. Kız elindeki bardağı kafama doğru tutmuştu! Allahtan sadece su dökmüştü. Evet aynı kızdı. Tuna hocamızın gerizekalı akrabası.
"Ay pardon" diyerek bardağı geri çekti. Sanki bilerek yapmamış gibi.
"Yaren" dedi Ali sertçe. "Yapma"onu uyarmıştı. Sanırım aynı siniftaydılar.
"Ne cüretle bana bunu yaparsın?" Diyerek ayağa kalktım.
"Bilerek yapmadım!" Diye yükseldi yine. Evet herkesin gözleri bize döndü.
"Bardağı az önce kafamda sallarken mutluydun ama!" Alayla güldüm.
"Bilerek yapmadım dedim"bu kız kendisinin yaptığının farkında niye öyle diyor ki?
"Saçım ıslak! Bak gerçekten diyorum özür dilemezsen yemin ederim seni döverim!" Küçümseyerek bana baktı.
"Sen mi?" Khaha atınca artık sinirlenmiştim.
Elimi saçına atıp çekiştirdiğimde çığlık atıp saçını benden kurtarmaya çalıştı. Ama hayır bırakmıyordum. Saçımı ıslatmışken özür dilemeliydi! Beni birden itince dengemi sağlayamayıp yere düştüm. Sert düştüğüm için kolum acıyordu.
"Melis! Yaren! Ne yapıyorsunuz?" Evet geldi yine. Geldi ya geldi! Nasilda mutluyum şimdi ona kızacak!
"Melis yine ne halt etdin?" Diyince kaşlarımı çatdım.
"Kimse halımı gömüyor mu?" Bıkkınlıkla baktı bana.
"Melis"dedi sertçe. "Yeter!" Evet bana sesini yükseltmişti. Gerizekalı herif!
"Yaren onun adına özür dilerim gide bilirsin " diyince Yaren sırıtırarak gitti. Bu ciddi miydi? Hayır yani saçımı görmedi mi?
"Sende müdür görmeden odama!" Diye Bağırınca yerimde sıçradım. Oflaya puflaya onu takip etdim. Odasına gelene kadar hiç konuşmadık. Kapıyı kapatdığında bir kaç saniye sessiz kaldı. Sonra bana döndü.
"Melis! Bak anneni çağırmak istiyoru-" sözünü kestim.
"Gerçekten ona mı inandınız? Ben daha açıklama yapmadım bile!" Dedim ters ters.
"Zaten herşeyi ilk senin başlatdığın belli"kalbimde bir acı hissetdim..
"Bu yüzden açıklama yapmanı beklemiyorum" gözlerim dolmuştu. Çok bile dayandım şimdiye kadar. Gözlerimin dolduğunu görünce şaşırmıştı.
"Melis?"
"Ben başlatıyorum öyle mi? Kimse beni dinlemedi ki!" Diye haykırdım. Umursamaz davranırdım. Ama benimde kalbim vardı bunu bana yapamazdı.
*
Ufak bi spoi vereyim mi?
"Anneme ne isterseniz söyleyin artık umrumda değil " diyerek sertçe arkamı dönüp kapıya koştum.
"Melis!" Arkamdan seslendi onu umursamadım.
Tuna Arda hocamız öğrencisi Melis'le konuşmaları😭💕
U
