16. bölüm · İmkansız aşk
16
"Melis beni delirtmek mi istiyorsun? Kaç gündür Hocan bana yazmıyordu bende artık akıllandın sanmıştım" diye söylenmeye devam etti annem. Göz devirdim. Mutfakta akşam yemeğimizi yiyorduk. Okuldan gelir gelmez yemek yiyorduk. Çünki çok acıkmıştım.
"Birde sana yazıyor muydu? Hay şerefsiz" annem gözlerini böyütüp koluma vurdu.
"Düzgün konuş! Öğretmenin o senin!" İyi öğretmen olsaydı bari.
"Anne görmüyor musun? Hepsine iyiyim! Bunda bir sorun var işte. Sürekli beni sinir ediyor ne yapayım yani?" Ofladı.
"Sen sinir ediyorsun onu! Sürekli kavga bitmedi. Hocalara bile saygısızmışsın... Melis bu sefer fazla ileri gittin! Hoşuna mu gidiyor onu sinirlendirmek?" Evet...
Neden bilmiyorum ama sinir etmek istemsizce hoşuma gidiyordu. Belkide o beni sürekli sinirlendirdiği içindir.
"Anne insan bi sorar kızım neden kavga ettin,kim yaptı sana bunu,iyi misin diye... Sen orda beni umursamayıp hocama iyi misiniz diye sordun farkında mısın?" Dedim dehşetle.
"Farkındayım. Orada hiç susmadığınında farkındayım Melis! Sana sus diyorum hala hocana laf sokmaya gidiyorsun. Utanmıyor musun ya? Herkes senden şikayetçi ben utanıyorum artık oraya gitmeye " dedi.
"Anne Yaren diye birisi var. Hocamın akrabasıymış. Gelmiş bana salak gibi diyor ki 'sen çok kavgacısın,saygısızsın' falan" onu taklit ederek konuştum. "O kim ya? Ne saçmalıyor be?" Sinirlenmiştim.
"E haklı" dediğinde anlamadım. "Ne?"
"Haklı o dediğinde. Kavgacısın." Hayal kırıklığıyla anneme baktıkdan sonra yemeğime sessizce devam ettim.
"Yaren'in dediğini umursamayıp gittin değil mi?" Dediğinde öylece bakakaldım yüzüne. Cevap vermediğimi görünce dehşetle baktı.
"Melis bir şey yapmadın değil mi? Akrabası ya onun..." Sessizce yemeye devam ettim.
"Melis beni deli edeceksin deli! Kızım sen delirdin mi? Bir şey mi oldu sana ya? Okuldan kovulacaksın şimdi! Kovulursan hangı okula koyacağım seni? Hepsinden kovuldun okul kalmadı artık! Bulmak ne kadar zor haberin var mı senin?" Sonlara doğru yükselmişti.
"Kalmazsa başka şehirden ararız okul " şok içinde baktı bana.
"Delirtecek bu beni!" Diye kendi kendine söylendi. "Vallahi delirtecek bu beni! Kızım sen salak mısın acaba yavrum? " Göz devirdim.
"Hayır anne ya ne dedim sanki?"
"Okuldan kovulmaktan memnunsun yani?"
"Ne alakası var?"
"Hiç endişeli değilsin "
"Onlar kovuyorlarsa yalvaracak değilim ya!"
"Kavganı bırak başından beri demiştim sana! Ne güzel sevgili yapmıyorsun aferin... Kavgayıda bırak lütfen!" Yüzümü buruşturdum.
"Sanki ben çok meraklıyım sevgili yapmaya! Ayrıca sevgilim değil, 7 günlük süren ilişkiydi."
"Ben bilmem öyle 7 günlük ilişki milişkileri " diye yükseldi. "En azından sessiz otur yeter bana! İşte bile rahat yok bana ya işte! Telefonum çalıyor, açıyorum. Diyorlar 'kiziniz kavga etmiş gelin!' artık bıktım ya açmadan önce dua ediyorum kavga olmasın diye!" Ofladım .
"Anne ne yapayım ya?" Diye yükseldim bende. "Bana laf sokana öpücük mü atayım? Ha? Beni döven kızın alnını mı öpeyim? Ne yapayım söylesene anne Allah aşkına!" Dedim. Annem sabır dileyerek gözlerini kapattı.
Elimdeki kaşığı bıraktım. " Ben yemeyeceğim iştahım kaçtı" sertçe dedikten sonra ayağa kalktım. Annemi arkamda bırakıp odama yöneldim. Sinirden gözlerim dolmuştu. Evet fazla sinirlendiğimde gözlerim maalesef ki doluyordu.
Bir gün sonra
Okula girer girmez çantamı masaya koydum. Tam oturacakken biri bana seslendi. Arkamı dönüp kıza baktım.
"Şey Rehber hocamız Melis gelince odama çağırın dedi" başımı salladım. Bir şey demeden siniftan çıktım. Koridorları yürüdükten sonra sonunda hocamın odasına vardım. Kapıyı iki kere tıklattım. 'gel' sesi gelince kapıyı açıp içeri girdim ve arkamdan kapıyı kapattım.
"Beni çağırmışsınız" dedim. Başını salladı.
"Otur" bide emir veriyor! İnsan bir selam verir ya! Sessizce yanına yaklaşıp oturdum. Ve konuşmasını bekledim. Ama hayır o susmuş salak gibi yüzümü inceliyordu.
"Ne var artık diyecek misiniz?" Gözlerini kıstı.
"Sen sevgili istemiyorum diyordun değil mi?" Başımı salladım. "Peki neden sevgili yaptın?" Kaşlarım çatıldı.
"Ne?" Dedim.
"Ali'yle aranda ne var Melis?" Sert sesi beni afallatdı.
"Yine aynı konu mu?"
"Hayır farklı konu!"
" Bana hiç farklı gelmiyor ama"
"Farklı!"
"Değil!"
"Farklı Melis!" Diye yükseldi.
"Ne farklı ya!?" Bende yükseldim.
"Sevgiliymişsin Ali'yle!" Dedi lap diye. Şaşkınlıkla baktım ona. Ali'yle mi? Yok daha neler!?
"Nereden çıktı bu şimdi? Benim sevgilim yok!" Gözlerini dahada kıstı.
"Yapmışsın! Annenin haberi var mı?"
"Yok dedim ya!"
"Kesin annen bilmiyor!"
"Kimden duydunuz bunu?! Öyle bir şey yok!"
"Sizi öpüşürken görmüş " dediğinde ağzım açık kaldı. Bu kadarını beklemiyordum. Ben hiç öpüşmedim hayatımda!
"Yapmadım! Yemin ederim yapmadım! Ayrıca Ali'den hoşlanmıyorum! Size kim söyledi bunu bilmiyorum ama öyle bir şey yok!" Hızla konuştum.
"Demek ki ödevlerini yapmamanın bir sebepi varmış" dedi alayla. "İlişki yaşamak " dedikten sonra göz devirdi.
"Yapmadım diyorum ya!" Diye bağırdım. "Yapmadım! Hoşlanmıyorum ondan! Arkadaşız biz arkadaş! Benim hoşladığım kişi o değil!" Sinirle ayağa kalktı.
"Kim o zaman?"diye Kükredi. Aramıza sessizlik çöktü. Çünki bu soruya cevap veremezdim.
"Kim Melis?" Ofladım.
"Ay sanane ya? Her şeyi sana mı söyleyeceğim? Ayrıca öpüşmedim ben! Neden öpüşeyim yani?! Ben gidiyorum ya kim söyledi döveceğim onu. İnsan böyle bir yalanı neden niçin söyler yani!" Diyerek hızla kapıya yürüdüm. Sertçe açıp dışarı çıktım.
"Ay çok sevindim demek ki artık yakasından düşeceksin!" Tanıdık sesi duyunca öylece kaldım. Arkamı dönüp ona baktım. Ve o salağı gördüm. Yaren...
"Sen mi söyledin lan bu yalanı?!" Diyerek hızla ona yürüdüm.
"Sakin ol kızı-" saçlarına yapıştığımda çığlık atdı.
"Bu yalanı neden söyledin! SEN Mİ SÖYLEDİN ALLAH'IN BELASI!" Oda benim saçlarıma yapışmıştı. İkimiz koridorda çığlık atarak bağırıyorduk.
"Melis! Yaren! Durun müdür duyacak şimdi! Müdür görmeden derhal ayrılın!" Diyen Tuna hocamı duydum. Ama ikimizde umursamadık.
26 dk sonra
Yaren'in annesi ve benim annem gözlerini kapatmış sabır diliyordu.
"Anne..." Dedi Yaren.
"Sus kızım sus! Burası senin okulun bile değil ne işin var burada?! " Diyerek bağırdı. Oh canıma deysin...
Birazdan benimde canıma değecekti ama olsun...
"Ay harbi sen burada okumuyorsun ne işin var burada?" Dediğimde bana tiksinerek baktı.
"Melis sus" dedi annem hala gözlerini açmadan. Göz devirerek önüme döndüm.
Kapı açıldı ve Hocam içeri girdi. Yanında arkadaşı Yiğit girdi. Bana baş selamı verince gülümsedim.
"Evet hoş geldiniz. " Dedi sonra ne diyeceğini bilemedi.
"Arda çok özür dilerim benim kızım tanımadığı birine asla böyle bir şey yapmaz şu anda nasil oldu bilmiyorum ama.." dedikten sonra bize baktı. Evet saçımız başımız dağınıktı.
"Sizin kızınızın suçu!" Diye kızdım annesine. "Gitmiş utanmadan rehber hocama diyor ki, ben Ali'yle öpüşmüşüm" annem şok içinde bana baktı. Yaren'in anneside annemden farklı değildi.
"Kızım sana ne oluyor ya? Tamam yaptıysa yapsın. Sen kimsin yani? Sadece Arda'yı tanıyorsun neden bulaştın kıza?" Dedi annesi.
"Ben yapmadım! İlişki istemediğimi söyledim. Böyle bir yalanı neden söylediğini bilmiyorum!" Annesi yine şok içinde Yaren'e baktı.
"Yalan değil " dedi gerizekalı Yaren.
*
Sizcede Tuna hocamızın tepkisi fazla olmadı mı? Galiba herkes beğenmiş kitapımı🤭 o kadar bildirim geliyor teşekkür ederimm💕
Yaşanan saldırıdan etkilenen herkese geçmiş olsun. Umarım bir daha hiçbir okulda böyle şeyler yaşanmaz.😞
