3. bölüm · İmkansız aşk
3
"cidden kavgacı birisin" diye homurdandı hocam. Evet müdüre atıldığımızı kimseye demeden kendi odasına getirmişti bizi.
"Melis!" Diye uyardı. "Bir daha kavga olmasın" ağzım açık baktım ona.
"Niye herkes bana kızıyor ya o başlatdı" dedim kollarımı ğöğsümde tutarken.
"İlk laf sokan kim acaba?" Dedi hocam. Evet duymuştu. Kahretsin Melis kandırmaya devam et!
"O salak kız var ya annesini çağırmalısınız" dedim böyük ciddiyyetle. " Kızı acilen akıl hastanesine götürmeli gördüğü herşeye abartıp kızıyor" bu cümleme hocam gülerken kız yine çıldırmıştı.
"Ne diyorsun sen ya?!" Diyerek üzerime yürüyecekken hoca onu durdurdu.
"Sen dışarı çıkabilirsin" dedi Mina'ya. Mina salak gibi sırıtırarak çıkarken "hocam 2 saat Bağırın ona nede olsa o deli" söylemeyide unutmamıştı. Bu cümlesine göz devirdim.
"Melis" dedi derin nefesler verirken. Sinirlenmişti... "Mecbur seni izleyeceğim hep" dediğinde kaşlarımı çatdım. Sapık mı ne
"Sürekli kavgaya kalkıyorsun yerinde bi türlü durmuyorsun" dedi. "Buna son vermelisin çünki fazla olursa okuldan atılırsın" diyerek işaret barmağını Mina'nın gittiği kapıyı gösterdi. "O ilk kez kavga etmiyor 3 kez atıldı ama bir daha kavga etmeyeceğine söz verdiği için geri alındı okula" dediğinde alayla güldüm.
"Geri atın kavga etdi " başını iki yana salladı.
"Sen başlatdın" diyince öylece kaldım. "Buna son ver yoksa anneni çağıracak müdür. Bunun olmasını istemezsin değil mi" ciddi anlamda sinirlerimi bozmuştu.
"Bundan size ne?. Annem gelecekse gelsin size ne bundan? Ben haklıysam haklıyımdır hemen annemi çağırıyorsanız bu sizin suçunuz!" Diye yükseldim.
"Hocalarla aranda saygı diye bir şey olmalı Melis" dediğinde güldüm."Hocam ama siz hoca gibi değilsiniz" dedim. Kaşlarını çatdı. "Nasilim peki?" Düşünür gibi yaptım.
"17-18 genç liseli erkekler gibi" dediğimde gözlerini kısarak bana baktı. Ve sonunda onu fazla sinirlendirdiğimi fark etdim.
"Şey ben gideyim en iyisi" diyerek uzaklaşıyordum ki kolumdan tutdu.
"Gitmiyorsun hiç bir yere önce annenin numaranı ver" dediğinde gözlerim böyüdü.
"Ona herşeyi anlatmayacaksînız değil mi?" Dedim korkarak. Bu sefer gülen oydu.
"Az önce size ne bundan derken çok rahatdın" dedi fakat bunu umursamayarak "demeyeceksiniz değil mi" diye sordum.
"Yarın kavga etmezsen şikayet etmeyeceğim. Bu yüzden dikkatlı ol müdüre atılırsan bu iş biter. Ve ben seni bu yüzden uyarıyorum. Müdür bunu duyarsa seni atmaktan çekinmez" dediğinde başımı salladım. Hemen çıkalım buradan annemin numarasını istemeden!
"Pekala gidebilirsin " dediğinde rahatladım.
"Teşekkürler" dedim ve kapıya hızla yürüdüm.
Çıkar çıkmaz derin nefes verdim. Şükür boku yememiştik.
1 saat sonra
"Asel ya dedim geç kalmayalım bak işte sıra var şu an açlıktan öleceğim!" Diyerek söylendim.
"Ya dur bir Melis ya! Git kendine yer bul ben ikimize alıp gelirim hadii" diye yükselince 2-3 erkek bize bakmıştı ama umursamadım. Hızla kendime yer bulduğumda oraya oturdum. Telefonuma baktım. Dersin başlamasına daha çok vardı.
"Merhaba" diyen sesle yerimde kaskatı kesildim. O olamazdı değil mi? "Beni hatırladın mı?" Dedi. Başımı kaldırıp ona baktım. Evet maalesef ki oydu. Evet doğru o şerefsiz Muratdı. Beni aldatan kişi!
Mal mal sırıtırken benden cevap bekliyordu. O sırada benim sinifimdan olan tüm erkek ve kızların gözlerinin bende olduğunu gördüm. Murata cevap vermeden ayağa kalkıp gidiyordum ki önüme geçti.
"Hop! Nereye?" Dedi.
"Çekil önümden" diyerek geçmeye çalıştım ama önüme geçip engel oluyordu. Bu çocuk sinirlerimi bozuyordu. Tam bağıracaktım ki Tuna denen hocamın burda olduğunu gördüm. Bir çocukla konuşuyordu. Kahretsin! Şimdi sakince onun yüzüne bile bakmadan buradan kaçıyorsun Melis!
"Melis bulmadın mı yer ya- Asel yanımdakı erkeği görünce sustu. Bana sorgulayıcı bakışlar atınca ofladım.
"Gidelim" diyerek tam gidiyordum ki şerefsiz kolumdan tutup beni durdurdu. Sinirle ona döndüm.
"O kirli ellerini çek üzerimden" dedim ters ters. Sesim farkında olmadan yükselmişti.
"Önce konuşmamız gerekiyor" dediğinde hala bırakmadığı kolumu sertçe ondan kurtardım.
"Neymiş o?" Dedim alayla.
"Fark ettim ki o kız beni sevmiyor bu yüzden sana geldim" ciddi misin hadi benide bırak sıra başkasına geldi canım!
"Aşkı oyun olarak mı görüyorsun?" Dedim göz devirerek. "Aşk oyun değil ve benim hiç bir şeyim değilsin biz diye bir şey olmadı" diyerek kollarımı göğsüme koydum. Şu anda herkesin bizi izlemesi çok rahatsız ediciydi.
"Nasil biz diye bir şey olmadı?!" Dedi şaşırmış gibi yaparken. En sinir bozucu bir şey neydi biliyor musunuz? Yüksek sesle söylemesi.
"Neyse gidiyorum ben Asel hadii" dedim yanımda bize mal mal bakan Asel'e. Yine kolumu kavrayınca bu sefer duramadım. Yumruğumu yüzüne geçirdiğimde geriye sendeleyerek yere düşmüştü.
"Melis!" Diye hocamın endişeli sesini duydum ama umursamadım.
"İlişki mi?" Dedim alayla. Evet bu sefer bilerek yüksek sesle konuşan bendim. "Yanıma gelip sana aşığım diyip sevgili olduktan sonra 7 gün sonra aldatıp üstüne başkasını seviyorum diyip beni bırakan şerefsiz birisi mi diyor bunu? " Eğilip moraran yanağına baktım. "Biz diye bir şey yok ve hiç olmadı Murat! Çünki sadece 7 gün oldu ve biz sadece takıldık normal sevgililer gibi olmadık senin yüzünden " diyerek ayağa kalkıp oradan çekip gittim.
"Melis! Sen birini vurdun hemen gel odama!" Bağıran müdürü duyunca ofladım. Gelde çık bu boktan şimdi!
20 dakika sonra.
"Melis bu kaçıncı kere oldu" diye söylendi Tuna hocam. Müdür bizi odaya atmıştı birazdan gelirim diyerek gitmişti. Bende burada susmuş bunun söylenmesini dinliyordum. Yani dinlemiyordum boş boş bakıyordum.
"Sana demedim mi görmezden gel ?ismini kaç kere seslendim Aklın başın nerde senin?!" Diyince daha fazla dayanamadım.
"Yahu Allah aşkına bir susun ya! Bu şerefsiz benim eski okulumdan nasil geldi buraya onu anlamadım!" Diye kendi kendime söylendim.
"Demek eski sevgilin duyduğuma göre?" Dedi sorgulayarak. Yok görümcem hocam.
"Hayır hiç bir şeyim değil sadece 7 günlük takıldık" dediğimde kaşlarını çatdı.
" Kaç yaşındasın sen Melis! Ne işlerle uğraşıyorsun? Annenin haberi var mı?" Diyerek beni tersledi. Ya sabır annemi bari karıştırma şuraya.
"Eskiden takıldığımızı biliyor. Ve şu anda burada olduğunu bilmiyor. Bende saşırdım zaten hangı cehennemden geldi bu yine buraya ya" diye sinirle söylendim. Tuna hocam gözlerini kapatıp derin bir nefes verdi.
"Bu yaşta sevgili nedir?" Kaşlarımı çatdım.
"Sevgili olmadım dedim ya!"
"E ama 7 günlük oldu!"
"Aynı şey değil!"
"Farkı ne?"
"Ona sarılmayıp,normal sevgililer gibi el ele gezmemem. Ve onun aldatması. Belki iyi olabilirdik o zaman seviyor gibiydim sadece hoşlantıydı devamıda edebilirdi ama o aldattı orospu çocuğu " diyerek gözlerimi cama çevirdim. Sakinleşmem gerekiyordu.
"Şu anda sevgilin yok yani" diyince bakışlarımı ona çevirdim. Güldüğünü görünce bir Kaşım yukarıya kalktı.
"Yok artık komik mi?!" Dedim.
"Ona gülmüyordum 7 günlük ilişkim diye söylenmene gülüyordum " dediğinde ofladım.
"İlişkim değil hocam. Biz diye bir şey olmadı lütfen düzgün konuşun" dediğimde ters ters baktı.
"Sende hiç olmasaydın." Aman sanane olup olmadığımdan.
"Her neyse" dedi "bir daha olmasın o lavuk denen galiba burda okuyacak bunu öğreneceğim" lavuk mu? Ben şerefsiz orospu dedim lavukda nerden çıktı abi?
*
Hep birlikte gidip Murat'ı dövelim mi? 🔪😏
