28. bölüm · İki Yol Tek Gerçek

12.Bölüm Final

Bediha Ferhan

(Eflah’ın ağzından)
Mutluluk, bizim eve davetiye ile gelmedi.
Kapıyı kırıp girdi.
Çünkü biz normal sevinçler yaşayacak aile değildik.
Bizde kahkaha bile biraz savaş görürdü.
Son Hesap
Aylarca peşimizi bırakmayan herkesin adı artık dosyalardaydı.
Kaçanlar bulundu.
Saklananlar çıkarıldı.
Gölgede yaşayanlar güneşe sürüklendi.
Bu kez öfkeyle değil… akılla gittim.
Çünkü evde beni bekleyen üç kalp vardı.
Ve ben artık ölümü değil, dönüşü düşünüyordum.
Son operasyon sabaha karşı bitti.
Telefon kapandı.
Tehditler sustu.
Kapımızdaki karanlık çekildi.
İlk kez içim rahatladı.
Gerçekten bittiğini anladım.
Ev
Kapıyı açtığımda içeriden ses geliyordu.
Toprak konuşuyordu.
Uzun uzun.
Hiç nefes almadan.
Sessizce salona girdim.
Yerde oyuncak battaniyesi serilmişti.
Umay beşiğinde yatıyordu.
Toprak yanında oturmuş ona ders veriyordu.
Toprak
Umay
“Bak.” diyordu.
“Bu evde üç kural var.”
“Bir, annem sinirliyse saklan.”
“İki, babam sessizse daha çok saklan.”
“Üç, ben ne diyorsam doğru.”
Umay elini salladı.
Toprak ciddiyetle başını salladı.
“Evet, mantıklı kızsın.”
Gülmemek için ağzımı kapattım.
Toprak beni gördü.
“Şşşt.” dedi.
“Toplantıdayız.”
“Affedersiniz.” dedim.
Gidip ikisini de öptüm.
Umay saçımı çekti.
Toprak cebimi karıştırdı.
Biri sevgisini acıyla gösteriyor, diğeri fırsatçılıkla.
Mutfak Cephesi
Mutfaktan bağrışma geliyordu.
Bu da huzur belirtisiydi.
İçeri girdim.
Arya ve Ege yine tartışıyordu.
Arya
Ege
“Sen çayı taşırdın!” diyordu Arya.
“Bilerek yaptım!” diyordu Ege.
“Niye?”
“Canım sıkıldı!”
Beni görünce ikisi de sustu.
“Ne oldu?” dedi Arya.
Montumu çıkardım.
Sandalyeye astım.
Sonra ona baktım.
“Bitti.” dedim.
“Ne bitti?”
“Hepsi.”
Oda sessizleşti.
Ege bile sustu.
Bu tarihî olaydır.
Arya yüzüme baktı.
Uzun uzun.
Gözlerimin doğru söyleyip söylemediğini tarttı.
Sonra yavaşça yaklaştı.
“Gerçekten mi?” dedi.
Başımı salladım.
Bir anda boynuma sarıldı.
Sıkı sıkı.
Nefes kesici şekilde.
Ama bu kez şikayet etmedim.
Ege burnunu çekti.
“Ben duygulanmadım.” dedi.
“Burnum çalışıyor.”
Akşam
O gece ilk kez bütün ışıkları açık bıraktık.
Perdeleri kapatmadık.
Kapıları iki kez kontrol etmedik.
Ses duyduk diye irkilmedik.
Yemek yedik.
Güldük.
Toprak masada hikaye anlattı.
Umay mama yerken kaşığı fırlattı.
Arya bana ters baktı.
Ben onu öptüm.
Ege iğrendiğini söyledi ama gitmedi.
Gece
Herkes uyuduktan sonra balkona çıktım.
Arya yanıma geldi.
Başını omzuma koydu.
“Bitti mi gerçekten?” dedi.
“Evet.”
“Korkuyor musun?”
“Biraz.”
“Neden?”
“Çünkü artık kaybedecek çok şeyim var.”
Elimi tuttu.
“Hayır.” dedi.
“Artık koruyacak çok şeyin var.”
Bazı kadınlar cümle kurmaz.
İnsanın içindeki düğümü çözer.
İçeriden Umay ağladı.
Arkasından Toprak’ın sesi geldi:
“Ben geliyorum! Panik yok!”
Sonra Ege bağırdı:
“Yanlış odaya girdin!”
Sonra Arya kahkaha attı.
Ben de güldüm.
Gökyüzüne baktım.
Yıllarca karanlık tanıdım.
Ama insan bazen bütün ömrü boyunca sadece bir ışığa varmak için yürür.
Ben vardım.
Evimin içine.