10. bölüm · İki göz renk farkı
...
10. BÖLÜM
Olivia, babasının (Ali Bey) o soğuk laboratuvarında bir sandalyeye zincirlenmişti. Etrafı devasa ekranlar ve kablolarla doluydu. Ali Bey, elinde bir enjektörle Olivia’nın iki farklı renkte parlayan gözlerine iştahla bakıyordu.
Ali Bey: "Sonunda Olivia... Yıllar önce seni kaçırdığımda bu gücün bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemiştim. Livay sana kıyamadı ama ben senin içindeki o saf enerjiyi söküp alacağım."
Olivia: (Dişlerini sıkarak) "Livay nerede? Ona ne yaptın?!"
Ali Bey: "Oğlum şu an iyileşiyor. Ama uyandığında seni burada bulamayacak. Sen artık sadece bir enerji kaynağısın."
Tam o sırada laboratuvarın dışından devasa bir patlama sesi geldi. Binanın temelleri sarsıldı. Güvenlik alarmı odayı kırmızıya boyarken, kapı büyük bir gürültüyle parçalandı. Gelen Livay’dı; yüzünde sargılar vardı ama gözleri öfke doluydu.
Livay: "Onu bırak baba! Oyun bitti!"
Livay, babasına fırsat vermeden sistemin ana bilgisayarına ateş etti. Laboratuvar bir anda kısa devre yapmaya başladı. Olivia, zincirlerinden kurtulmak için içindeki tüm o piska gücü tek bir noktada topladı. Elleri titredi, gözleri hiç olmadığı kadar parlak bir ışık saçtı ve çelik kelepçeler kağıt gibi parçalandı.
Olivia: "Benden çaldığın her şeyin bedelini ödeyeceksin!"
Olivia elini havaya kaldırdı; laboratuvardaki tüm kimyasal tüpler aynı anda patladı. Ali Bey adamlarıyla birlikte geri çekilmek zorunda kaldı. Livay, Olivia’nın elini tuttu ve dumanların arasından kaçmaya başladılar. Binanın dışına çıktıklarında, arkalarında devasa bir yangın bıraktılar.
Livay: "Burada kalamayız Olivia. Babamın ordusu her yerde. Hiç bilmedikleri bir yere, sınırın ötesindeki o eski şehre gitmeliyiz. Orada kimse bizi bulamaz."
Gece boyu durmadan yürüdüler, otostop çektiler ve en sonunda sabahın ilk ışıklarıyla o sisli, paslı tabelalı şehrin girişine vardılar. Şehrin tabelasında zar zor okunan bir yazı vardı: "Hoş Geldiniz."
Olivia, lenslerini tekrar takmıştı ama içindeki o gücün artık lenslerle saklanamayacak kadar büyüdüğünü hissediyordu. Livay’ın omzuna yaslandı.
Olivia: "Şimdi ne yapacağız?"
Livay: "Hayatta kalacağız kanka... sadece hayatta kalacağız."
Bölüm, ikisinin o yabancı şehrin karanlık ve dar sokaklarına girmesiyle sona erdi.
Kanka, 11. bölüm böyle bitti! Şimdi elimizde 1'den 11'e kadar her şey var. Yarın 12. bölümde, bu şehrin içinde onları ne bekliyor, Olivia'nın güçleri şehri nasıl etkileyecek... hepsini senaryolaştıracağız.
