3. bölüm / 6
𝐁𝐞𝐧𝐞𝐚𝐭𝐡 𝐭𝐡𝐞 𝐋𝐢𝐞𝐬(𝐘𝐚𝐥𝐚𝐧𝐥𝐚𝐫ı𝐧 𝐀𝐫𝐝ı𝐧𝐝𝐚)3.Bölüm
Bölümler 6Şu an: 3.Bölüm
- 1 1.Bölüm388 kelime
- 2 2.Bölüm424 kelime
- 3 3.Bölüm566 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.Bölüm652 kelime
- 5 5.Bölüm471 kelime
- 6 6.Bölüm747 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Birkaç haftadır babam ve Julian Lancaster sık sık görüşüp plan yapıyordu. Bu sırada bende Nathan'ın çekilmez tavırlarına nasıl katlanacağımı düşünmeye çalıştım. Anneme bu işi Clara'yla beraber yapmanın nasıl bir fikir olduğuna dair konuştum. Annem Clara'nın babamın çalışanın kızı olmasından dolayı bu işin içine Clara'yı sürüklememizin onun için iyi olmayacağını söyledi. Haklıydı, onun başına bir iş gelmesini istemezdim. Clara ve ben küçüklüğümüzden beri neredeyse beraberdik. Sık sık merdivenlerden kayar, evin içerisinde saklambaç oynardık. Bunları düşünerek tebessüm ediyordum ki telefonumun çalmasıyla hayata döndüm. Arayan kişi tabi ki babamdı. Muhtemelen artık aramalarımda sık sık "Babam" Kelimesini görecektim.
- "Efendim."
- "Lilian bu akşam Julian ve Nathan bize gelecekler."
- "Akşam yemeği mi yoksa plan için mi?"
- "Plan için Lilian."
- "Anladım."
Ve telefon yüzüme kapandı. Muhtemelen demek istediği şey 'evde ol ve hazır ol'. Akşama pek bir şey kalmamıştı üzerimi değiştirip bir şeyler atıştırmalıydım. Üzerimi bir şeyler geçirip aynaya baktım. Siyah kumaş takımın beni oldukça ciddi gösterdiğini düşünüyordum bu yüzden bu kıyafet benim için güzel bir seçimdi. Siyah saçlarım takımımla uyum gösteriyordu. Kapının çalmasıyla aynaya bakmayı bıraktım ve kapıyı açtım. Serena elinde bir kruvasan ve kahveyle geldi.
- "Teşekür ederim Serena."
- "Annen hala bir şeyler yemediğini söyleyince ben getirmeye karar verdim."
Ona gülümsedim.
- "Neyse ben gideyim, sanada afiyet olsun."
- "Sağol, görüşürüz."
Dedi ve kapıyı kapattı. Serena küçüklüğümden beri bu evin aşçısıydı. Ondan daha güzel yemek yapan birini tanımam. Oturup karnımı da doyurduktan sonra malum misafirler için aşağıya indim. Julian Lancaster'la selamlaştıktan sonra salondaki masaya oturduk ve babam plandan bahsetmeye başladı.
- "Son dosyayı tekrar incelediğimde verilerin tamamen silinmediğini sadece eksiltildiğini fark ettim. Ancak eksiltilen yerlerin mühimliği konusunda hepimiz hem fikiriz bence.
Dedi ve durumu anlayıp anlamadığımıza bakmak için gözlerini Nathan ve benim üzerimde kısa bir süre tuttu. Emin olduktan sonra sözlerine devam etti.
- "Sorunumuz şu ki bunun kimin yaptığını net bir şekilde bulamıyoruz."
Ardından Julian Lancaster devam etti.
- "Ama şüphelerimiz var. En son bu dosya genel müdür yardımcısı olan Victor Sinclair'in bilgisayarında saklanıyordu. Onu da araştırdık ancak kendisi bilgisayardaki bu verileri silmemiş. Onun bilgisayarından birisi dosyayı kopyalamış."
Bu sefer Nathan konuştu.
- "Güvenlik kameralarında ne var?"
- "Silinmiştir," diye tahmin yürüterek cevapladım ve devam ettim.
- "Victor'u suçlu gibi gösterebiliyor ve dosyalardaki eksikliği fark etmemizin uzun sürmesi için tamamını silmiyorsa burada organize bir tezgah var demektir. Yani kameraları da silmişlerdir."
Nathan kısa bir an sözlerimi inceledi ve başıyla onayladı. Sonra babam konuşmaya başladı.
- "Victor'un ofisine gideceksiniz ve bilgisayarını tekrar inceleyin bir USB giriş çıkışı kaydı olmalı onu bulmaya çalışın."
...
Sabah olduğunda üzerime dikkat çekmeyen sıradan bir iş insanı şeklinde giyinmeye çalıştım. Tabii ki dikkat çekmemem pek mümkün değildi ancak kendimi olduğumdan daha parlak gösterecek şekilde giyinmedim diyelim. Dün babamın dediğine göre tam bu saatlerde Nathan arabayla beni almaya gelecek ve ofise gidecektik. Yaklaşık iki dakika sonra arabanın kornasını duyunca evden çıktım. Nathan camını açmış sol kolunu pencereye dayamış beni bekliyordu. Sağ ön koltuğa geçtim.
- "Geciktin."
- "Sanada günaydın Lilian."
- "Günaydın."
Emniyet kemerimi bağladığımda Nathan arabayı sürmeye başlamıştı.
- "Hem iki dakikanın bir şeyi değiştirdiğini sanmıyorum."
- "Basit bir şey yapmıyoruz, tabi farkındaysan."
- "Tabii ki farkındayım ama sadece iki dakika geciktiğim için umursamaz bir gevşekmişim gibi tavır almazsan, harika olur Lilian."
İki saniye gözlerini yoldan ayırıp yapmacık gülümsemesini takındı.
- "Önüne dön Nathan."
- "Bana ne yapıp yapmayacağımı söylemeyi keser misin?"
Dedi önüne dönerken. Sorusunu cevaplamadan kendi pencereme döndüm. Yol boyunca başka hiçbir şey konuşmadık. Aptal çenesini çekmek istemiyordum.
Bölüm etkileşimi
