2.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Yazıyorumm 💜

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 2.Bölüm

İKİ GÜN SONRA
İşte o Lanet olası akşam yemeği günü gelmişti. O güne kadar babama ne kadar soru sormaya çalışsamda terslemişti. Ve işte o masadaydım. Lancaster'lerin masasında. Salonda boylu boyunca uzanan koyu ahşap masanın etrafındaydık. Masanın tam ortasında altın rengi bir şamdan vardı. Mumlar neredeyse büsbütün ve daha erimemişti muhtmelen yeni yakılmıştı. Aklıma şamdanı devirip masanın örtüsünden başlayarak evi yakma fikri geldiğinde, etrafın ne kadar sürede yanabileceğini hesaplarken buldum kendimi. Aklım buradan kurtulmak için deli senaryolar yazıyordu. Ancak bu bir işe yaramayacaktı. Babam ve Julian Lancaster birbirlerini selamlayıp oturdular. Ardından kibar bir tonlamayla Katherine Lancaster konuştu.
- "Buyrun masaya geçin lütfen."
Annem bu kadına gülümseyerek teşekkür etmişti ve mecburen bende oturdum. Merdivenden gelen adım seslerini duydum bu aptal oğulları olmalıydı.
- "Ooo kimler gelmiş Bay Nicholas Whitmore ve bayan Evelyn. Hoşgeldiniz."
Julian Lancaster boğazını temizledi ve oğluna sert bakışlar attı. Ancak oğlu masaya otururken gözlerini üzerime çevirdi.
- "Biricik kızları da buradaymış. Hoşgeldin Lilian Whitmore."
Normal tonda konuşuyordu ama iğneleyici tavrını koruduğu her halinden belliydi. Yapmacık bir gülümseme takındım. Julian gergin görünüyordu muhtmelen oğluna bu konuda söz dinletememişti.
- "Nathan."
Dedi sert bir tonda. Nathan dişlerini sıkarak çenesini kapatmayı sonunda başarabilmişti. Gümüş çatal kaşıkların sesi dışında hiçbir ses olmadan yemekler bitmişti. Gerçi bir kase çorba dışında bir şey yiyememiştim, onların masadından yemek iştahımın yeterince kaçmasını sağlamıştı zaten. Kırmızı işlemeli kanepelere oturduğumuzda kısa bir an sessizlik ordu ardından Julian Lancaster konuşmaya başladı.
- "Öncelikle çok uzatmayacağım çünkü iş birliği yapmamız gerektiği konusunda önceden de Bay Nicholas ve ben konuştuk. Buna hiçbir şekilde itiraz istemiyoruz."
Dedi özellikle oğlunun üzerinde bakışlarını gezdirirken.
- "Bazı mühim dosyalar eksik. Arama yaptık ancak sonuçlar bizi bir şeye ulaştırmıyor. Birileri her şeyin üstünü örtmüş."
Nathan babasının sözü biter bitmez konuştu.
- "Nasıl eksik? Çalınmış mı?"
Bu sefer babam yanıtlamıştı.
- "Bu basit bir çalınma mevzusu değil birileri bizim önümüzü kesmeye çalışıyor."
- "Aynen öyle Bay Nicholas."
Derin bir nefes alarak sözüne devam etti.
- " Bu konu hakkında aylardır şüphelerimiz vardı. Birbirimizden de şüphe ettik ancak iki tarafında aynı anda kayıp yaşaması tesadüf yada birbirimize kurabileceğimiz bir komplo değil."
- "Bu mevzuyu dışardaki adamlarla da çözemeyiz çünkü bu kaynak o adamlara da bir şekilde ulaşabiliyor."
Babamın bu sözü neden günlerdir bu kadar gergin olduğunu açıklıyordu. Genelde bir sorun olduğunda adamları kolayca çözebiliyordu ancak bu sefer adamlarda iş görmüyordu.
- "Peki ne yapacağız baba?"
- "Sen ve Nathan. Beraber çalışacaksınız."
Nathan sanki hayatında gördüğü en iğrenç şeye bakar gibi beni süzdü. Ancak durumun ciddiyeti sebebiyle tek kelime edemedi. Son sözler zaten söylenmişti üstüne söz söylemek gerginliği ikiye katlamaktan başka bir fayda etmezdi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

76okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.