5. bölüm · 𝑌𝑎𝑟𝑎𝑙ı 𝐴𝑚𝑎 𝑆𝑒𝑛𝑖𝑛𝑙𝑒

4💫

Eddaaa ✍🏻

(Lalin'in anlatımıyla)

İyi okumalar💗

Sabah işe gitmeden önce beyaz çiçeklerden birini ayırdım. Yanına küçük bir yemek paketi koydum.
Kapısının önüne bırakıp hemen uzaklaştım.
Telefonum birkaç dakika sonra titredi.
Arven:
Bıraktın mı?
Lalin:
Evet.
Arven:
Tamam.
Mesajı gördüm ama cevap vermedim.
Bir süre sonra:
Arven:
Çiçek güzel.
Lalin:
Beğenmene sevindim.
Arven:
Nereden buluyorsun?
Lalin:
Bir yerden.
Arven:
Anladım.
Konu kapanmıştı.
Akşam eve geldiğimde doğrudan seraya girdim. Telefonumu masaya koyup çiçeklerimi kontrol etmeye başladım.
Bir süre sonra ekran yeniden aydınlandı.
Arven:
Bugün nasılsın?
Elim havada kaldı.
Bana ilk kez kendisi bir soru sormuştu.
Lalin:
İyiyim. Sen?
Arven:
Normal.
Lalin:
“Normal” nasıl bir cevap?
Arven:
Bilmiyorum.
Lalin:
O zaman bugünlük böyle kabul edelim.
Arven:
Olur.
Telefonu kapatacakken bir mesaj daha geldi.
Arven:
Yarın işe gidiyor musun?
Lalin:
Evet.
Arven:
Tamam.
Başka bir şey yazmadı.
Ben de sormadım.
Çünkü aramızdaki sessizliği doldurmak için acele edersem, belki de onu tamamen kaybederdim.
gece Arven'den gelen son mesajın üzerinden saatler geçmişti.
Serada tek başımaydım. Yağmur camlara vuruyor, içerideki toprağın kokusu havaya karışıyordu. Elimde makas, kuruyan yaprakları ayıklıyordum.
Telefonum masanın üzerindeydi.
Bakmamaya çalışıyordum.
Başaramadım.
Ekranı açtım.
Hiçbir şey yoktu.
Telefonu tekrar bıraktım.
Beş dakika sonra yeniden baktım.
Yine yoktu.
Kendime kızdım.
Bir insanın mesajını beklemek bu kadar kolay olmamalıydı.
Hele ki o insan, benim varlığımdan bile habersizken.
Telefonum titredi.
Arven:
Uyuyor musun?
Bir süre cevap vermedim.
Lalin:
Hayır.
Arven:
İyi.
Lalin:
Neden?
Arven:
Bilmem.
Kaşlarımı çattım.
Lalin:
O zaman neden yazdın?
Uzun bir sessizlik oldu.
Arven:
Canım konuşmak istedi.
Bu cümle nedense içimde bir yere dokundu.
Arven'in “canım konuşmak istedi” demesi, başkasının uzun uzun anlattığı bir hikâyeden daha ağır gelmişti.
Lalin:
Konuşabiliriz.
Arven:
Sen hep böyle sakin misin?
Lalin:
Değilim.
Arven:
Öyle görünüyorsun.
Lalin:
Göründüğüm şey olduğumu nereden çıkardın?
Arven:
Çıkarmadım.
Lalin:
O zaman?
Arven:
Sadece öyle.
Telefonu elimde çevirdim.
Onun hakkında bildiğim şeylerin arasında bir de bu vardı.
Arven, insanların söylediklerinden çok sustuklarını fark ederdi.
Belki de bu yüzden kendimi fazla belli etmemeliydim.
Lalin:
Bugün kötü bir gün müydü?
Arven:
Hayır.
Lalin:
Cevabın hızlı geldi.
Arven:
Çünkü değil.
Lalin:
Peki.
Arven:
Seninki?
Parmaklarım durdu.
Benim günüm mü?
Normaldi.
İşe gitmiştim. İnsanlarla konuşmuştum. Eve dönmüştüm. Seraya girmiştim.
Ama bütün bunların arasında, kimsenin bilmediği başka bir şey vardı.
Bazen insan kalabalığın içinde bile kendi hayatından uzakta hissediyordu.
Lalin:
Benimki de normaldi.
Arven:
Yalan.
İçimden bir şey koptu sanki.
Lalin:
Neden?
Arven:
Çünkü normal olan biri gece yarısı tanımadığı birine yazmaz.
Bir süre ekrana baktım.
Haklıydı.
Lalin:
Belki sen de normal değilsindir.
Arven:
Değilim zaten.
Lalin:
Bunu bu kadar kolay söylemen garip.
Arven:
Alıştım.
Lalin:
Neye?
Cevap gelmedi.
Bir dakika.
İki dakika.
Sonra:
Arven:
Boş ver.
Lalin:
Tamam.
Arven:
Sormayacak mısın?
Lalin:
İstemediğin şeyi anlatmanı istemem.
Arven:
Çoğu insan sorar.
Lalin:
Ben çoğu insan değilim.
Gönderdiğim anda pişman oldum.
Fazla iddialıydı.
Arven de fark etmiş olmalıydı.
Arven:
Bunu nereden biliyorsun?
Cevap yazmadım.
Ekrana bakarken kalbimin hızlandığını hissettim.
Bir cümle.
Sadece bir cümle.
Ama bazen insanın sakladığı her şeyi açığa çıkarmaya yetiyordu.
Lalin:
Bilmiyorum.
Arven:
Yine kaçtın.
Lalin:
Kaçmadım.
Arven:
Öyle görünüyor.
Telefonu masaya bıraktım.
Camdan dışarı baktım.
Yağmur hâlâ devam ediyordu.
Keşke Arven benim kim olduğumu bilmeseydi.
Keşke beni hiç merak etmeseydi.
Çünkü beni merak etmeye başladığı gün, sakladığım her şey tehlikeye girecekti.
Telefon yeniden titredi.
Arven:
Yarın yazacak mısın?
Mesajı birkaç saniye izledim.
Sonra cevap verdim.
Lalin:
İstersen.
Arven:
Ben bir şey istemedim.
Lalin:
Tamam.
Arven:
Ama yaz.
İlk kez ne söyleyeceğimi bilemedim.
Lalin:
Peki.
Arven:
İyi geceler.
Lalin:
İyi geceler.
Telefonu kapattım.
Seradaki beyaz çiçeklerden birine dokundum.
Arven'in bilmediği bir şey vardı.
Ben onu sadece meraq ettiğim için hayatına girmemiştim.
Onu çok daha önce görmüştüm.
Ve onun beni hiç görmemiş olması, bütün hikâyenin en acı tarafıydı.(Sorry lalin kuş)
__________&&&&&&&&&&&&&&&&&&&_______
lAh ne lakin kuşum
Arven alışıyor gibi ne dersiniz
Nasıl olmuşşşşşş
Bölüm nasıldıııı🖤