27. bölüm · HERŞEY ÇOKTAN BITTİ
HAYAT DEVAM EDİYO
26. Bölüm
Ruken ve Nisa’nın başından kalkamadım.
Ağlamaktan gözlerim yanıyordu ama umurumda değildi.
İnsan bazen canı yansın ister.
İçindekiyle eşitlensin diye.
Zeynep beni kolumdan tutup yavaşça kaldırdı.
“Burada kalamayız,” dedi.
Sesi yumuşaktı ama kararlıydı.
Bacağım titredi.
Ama kalktım.
Çünkü yere çökersem bir daha kalkamayacağımı biliyordum.
Biraz ileride başka insanlar vardı.
Sesler.
Fısıltılar.
Yardım etmeye çalışanlar ama ne yapacağını bilmeyenler.
İşte o sırada…
birini gördüm.
Başta emin olamadım.
Çünkü yüzler artık birbirine karışıyordu.
Sonra Esil’in durduğunu fark ettim.
Gerçekten durdu.
Nefesi kesilmiş gibi.
Ben onun baktığı yöne baktım.
Eren.
Üstü başı toz içindeydi.
Saçı dağılmıştı.
Ama ayaktaydı.
Bir an için göz göze geldiler.
Hiçbir şey söylemediler.
Ama o an…
onların daha önce birbirlerini tanıdıklarını anladım.
Öyle “merhaba” diye değil.
Sessiz bir tanıma gibi.
Eren başını hafifçe salladı.
Esil de.
O kadar.
Ama bazen…
en büyük şeyler böyle olur.
Ben bunu uzaktan izledim.
İçimde kıskançlık yoktu.
Sadece yorgun bir fark ediş vardı.
Eren bize doğru yaklaştı.
“İyi misiniz?” dedi.
Herkese sorar gibi.
“Hayattayız,” dedi Zeynep.
Bu kelime artık yeterliydi.
Eren’in gözü bir an Esil’e kaydı.
Ama hemen başka yere baktı.
Belli etmemek için fazla dikkatliydi.
Birlikte yürümeye başladık.
Artık gruplar birleşiyordu.
Ama bu birleşme kalabalık gibi değildi.
Herkes kendi yalnızlığını taşıyordu.
Saffet’i gördüm sonra.
Yerde yatıyordu ama nefes alıyordu.
Burak başucundaydı.
Bu kez ağlamıyordu.
Sadece bekliyordu.
İçimden bir “oh” geçti.
Ama sevinç gibi değildi.
Daha çok… gecikmiş bir rahatlama.
Esil yanıma geldi.
Sessizce.
“Eren’i gördüm,” dedi.
“Fark ettim,” dedim.
Bir şey daha söylemesini bekledim.
Ama söylemedi.
Gerek de yoktu.
Bir süre sonra hepimiz bir alanda toplandık.
Gece yaklaşırken.
Hava serinliyordu.
Bacağım yeniden sızladı.
Ama bu sefer başka bir şey daha vardı içimde.
Bir şeyin devam edeceği hissi.
Her şeye rağmen.
Ruken ve Nisa’yı düşündüm.
Sonra yaşayanları.
Sonra Esil’in yüzündeki o kısa ifadeyi.
Hayat…
kırılmıştı.
Ama tamamen bitmemişti.
Ve bu, insanın en zor kabullendiği şeydi.
