5. bölüm / 6
HAYATÎ İZLER (GERÇEK AİLEM)4.BÖLÜM: GÜLLERİN DİKENİ
Bölümler 6Şu an: 4.BÖLÜM: GÜLLERİN DİKENİ
Herkese merhaba iki gündür aktif olamıyorum. Küçük bir sorun yaşadığım için bölüm yazmadım şimdi size kısa bölümle bir karşılayım.
TİKTOK:@ecrin_krdms.555
Sizi seviyorum💖💖💖
Buyrunn🌟💖🌟💞💞✨
'Her Gül'ün dikeni vardır. Başta o dikenler canınızı acıtır, izin verir size zincir vurulmasına... Ama sonra gül çıkar ortaya ve sizi zincirlerden, kendinden bile korur. Zamanı gelince...'
Atlas ile omuz omuzaydık. Aşağıya, kahvaltıya iniyorduk. Sevmeye başlamıştım. Atlas'ın aslında iyi biri olduğunu anlamıştım ama sanki onu değiştiren bir şeyler vardı. Dün akşam odasından bağırma sesleri geliyordu. Ben Atlas'ın kabus gördüğünü düşündüm. Çünkü ben de hep kabus görürdüm. Kabuslar geçmişi anlatırdı ve benim geçmişim karanlıktı...
Benim kabuslarım geçmişimdi. Geçmişim içler acısıydı. Geçmişi aklımdan attım. Son merdivenlere gelmiştik. Atlas'la aşağıya inince herkesin bakışları bize dönmüştü. Masaya gelmiştik. Masanın başında Hamza Bey oturuyordu. Sağında Aylin Hanım oturuyordu. Aylin Hanım'ın yanında Doruk oturuyordu. Doruk'un yanında Kara oturuyordu. Kara'nın yanında Leyla oturuyordu. Leyla'nın yanında Ateş ve onun yanında da Kaya oturuyordu. Hamza'nın solunda Atakan, onun yanında Asaf ve Asaf'ın yanında Sarp oturuyordu. Sarp'ın ve Atlas'ın ortasında ben oturuyordum.
Hamza Bey bana döndü.
"Günaydın, kızım."
"Günaydın."
"Kızım, seni Atlas'ın okuluna yazdırdım. Biliyorsun ki kimliğin bende. Bugün yanıma gel de sana kimliğini vereyim."
"Tamam."
"Bir de bugün okula gitmeyeceksiniz. Hiçbiriniz. Bugün hep beraber alışverişe çıkacaksınız."
"Gerek yoktu ama teşekkürler."
"Ne demek, gerek yok? Var tabii ki."
Kara atladı.
"Tabii, gerek olmaz. Sonuçta soyadı artık Bozkurt. İstediği kadar para harcayabilir. Parayı buldu ya."
Kalbim kırılmıştı ama Kara'ya ağzının payını verdim.
"Senin paran da gözüm yok zaten. İki ay kaldı. On sekiz olunca gideceğim, merak etmeyin."
Ben bunu dediğim an Hamza Bey ve Aylin Hanım bana döndü.
"Nereye gidiyorsun, kızım? Bizimle kalmayacak mısın?"
"Üzgünüm ama bu evde çoğu kişi benden nefret ediyor. İstenmediğim yerde kalamam."
Ateş konuştu.
"Nefret ettiğimiz doğru."
Leyla sırıtıyordu. Bu kızı hiç sevmiyordum. Sanki bu kızda bir şeyler vardı.
"Ateş! Kızım, sen onlara bakma. Onlar ne dediklerini bilmiyorlar."
Konuşmamız bitince odama çıktım. Hazırlanmak için hazırlanmaya başladım.
Şort-Crop kombini yaptım siyah bir çanta ve bileklik taktım. Fıstık gibiydim. Ay erkeklere ne gerek var ne ben taş gibiyim.
(Kombin)
(Çanta)
(Bileklik)
Yes, girl. Neyse, çok şımarmıştım, şımarmaya gerek yok.
Merdivenlerden aşağı indiğimde Leyla'nın da pantolon-crop kombini yaptığını gördüm. Aşağı inince hemen Atlas'ın bakışları bana döndü.
“Larin, bu ne lan! Giyinmeyi unuttun herhalde, güzelim. Git, giyin; zamanımız var.”
“Atlas, ben giyindim. Kör müsün?”
“Giyinmemişsin lan. Hani ceketin, pantolonun, tişörtün? Giyin, gel.”
“Atlas! Giyinmişim işte. Allah'ım ya! Atlas, ben böyle gideceğim.”
Sarp atladı hemen, bir durmuyorlardı ki.
“Atlas haklı. Git, giyin.”
“Ya, giyindim işte. Cahil misiniz? Tanıştırayım, bu crop, bu da şort.”
“Güzelim, bu sende olmamış. Bence kötü olmuş. Git, değiş.”
“Yooo, gayet de güzel bence. Hadi, çıkalım.”
Ateş konuştu.
“Bence de git, değiş.”
“Sen niye karışıyorsun ki Leyla'ya? Bak.”
“Leyla düzgün giyinmiş, sen ise berbat.”
“Sana göre ve seni ilgilendirmez, Ateş Bey. Leyla'yla konuş.”
Ateş ağzını açmıştı ki Atlas susturdu.
“Kavga etmeyin, abi. Larin, sen de üstünü değiş, ikizim.”
“Hayır!”
“Öyle mi?”
“Öyle.”
Atlas, Sibel'i, yani hizmetli kişiyi çağırdı.
“Bana bir vişne suyu getir.”
Sibel getirdi. Atlas tam içecekken Atlas'ın ayağı kaydı ve vişne suyunu üstüme döktü. Ya, Atlas ya! Kesin bilerek yaptı.
“Atlas! Ne yapıyorsun?”
“Aa, özür dilerim. Yanlışlıkla oldu.”
Alayla konuştu. Abilerinin hepsi ona alayla bakıyordu. Leyla ise gülüyordu.
“İnatsa inat, ben o şort-crop'u giyeceğim.”
Atlas ve diğerleri sinirlenmişti. Ama ben inat etmiştim.
AVM'ye gelmiştik. Evet, şimdi başlıyoruz.
*****
Galiba sinirden ölecektim. Sabahtan beri Atlas ve Sarp’ın kıskançlık krizleri ile uğraşıyordum. Allah'ım ben ne yaşıyorum böyle, lütfen bana yardım et. Hayır yani anlamadığım bir diğer şey diğerlerinde seçtiğim kıyafetlere kıskanç gözlerle bakmalarıydı. Atlas veya Sarp açık olan bütün kıyafetlere hayır dedikçe onların bile dudakları kıvrılıyordu. Tekrar bir kıyafet deneyecektimki Leyla'nın Kaya’ya bağıran sesini duydum.
“Sanane Kaya belki ben numaramı verecektim. Seni ne ilgilendirir. Belki adamı beğendim. Bana karışma benim yaptıklarım seni ilgilendirmez.” Leyla bunu dedikten sonra Kaya’ya sert bir tokat attı.
Sinirlenmiştim. Ama benim tepki vermeye hakkım yoktu. Kaya sinirle konuşmaya başladı. Asaf sözünü kesti.
“Leyla-”
“Leyla git gide Ayla’ya benziyorsun. Ne diyorsun sen öyle numara vermeler falan, iyi misin sen?”
Leyla Ayla lafını duyunca birden ağlamaya başladı. Timsah gözyaşları döküyordu. Sanki abilerinin onu burakmasını istemiyordu.
“Abi! Özür dilerim boşluğuna denk geldi. Özür dilerim, bu aralar biraz kötüyüm.”
Asaf ve Kaya ona sarıldı. İnanamıyorum ya kız ne yaptı ve onlar sarıldı. Pes yani, salaklardı.
“Siz mal mısınız kız ne yaptı ve sizde anında affettiniz.”
“Sen karışma pislik, kardeşimize olan şeyler bir yabancıyı ilgilendirmez.”
Kavga etmek istemiyordum. Önüme döndüm ama Atakan’ın sözleri beni yaralamıştı. Ama umursamayacaktım.Umursarsam canım daha çok yanacaktı.
Leyla bana sanki bir zaferi kazanmış gibi bakıyordu. Gözleriyle ‘ben kazandım’ diyordu. Bende ona ‘ne yaptığının bilmiyorum ama çözeceğim.’ gibi bir bakış attım ve o gülerek önüne döndü. Aptal şey ya, bu kızda birşeyler vardı. Aylin Hanım çok güzel mini ve siyah bir elbise seçmişti. Bende beğenmiştim. Siyahtı.
Omuzları açıktı. Bunu alıcaktım. Kabine girdim. Giyinmeye başladım. Çıktığımda Aylin Hanım bana bakıyordu.
“Larin bu sana çok yakışmış. Kesinlikle alıyoruz.”
O sırada kenardan geçen adamlar ıslık çalmaya başladı.
“Of kıza bak be taşş.”
Atlas’ın şah damarının belirginleştiğini gördüm. Sarp yumruklarını sıkıyordu. Şaşırdım ama diğerlerinde baya sinirlenmiştiler. Hayır baya değil ötesiydi. Şuan hepsi birer seri katil gibi duruyorlardı. Korkmuştum.
Sarp’ın gözü seğiriyordu.” Ne dedin kardeşim?”
“Ne diyecek abi ikizime o kelimeleri söyledi.”
Bütün hepsi adamların üzerine doğru yürüyordu.
Hassiktir!
Bu adamlar bitmişti. Birazdan cesetleri bile olamayacaktı. Atılacaktık.
“Ne dedin lan sen piç amına kodumun piçi tekrar et.” Asaf çıldırmıştı.
“Sikerim lan seni orospu çocuğu, gebertirim seni!”
Atakan ard arda yumruklar atıyordu.
Hepsi adamları öldüresiye dövüyordu. Leyla ve ben ayırmaya çalışıyorduk. Sonumuz hayır olsun.
******
AVM’den atılmamıştık ama o mağazadan atılmıştık.
“Ya siz neden saldırıyorsunuzki boşverin adamı, sanane der geçerdim “
“Kızım adam ikizime yavşadı. Ne yapsaydım teşekkür mi etseydim? Biraz daha dövmeliydik.”
“Evet ya”
“Şaka mısınız mağazadan atıldık ve adamları halat ettiniz ve hala biraz daha dövemedik diye mi üzülüyorsunuz?”
Hepsi aynı anda konuştu.
“Evet!”
Beni sevmeyen abi tayfasına döndüm.
“Siz ne için saldırdınız? Hani beni sevmiyordunuz.”
Ateş atladı.” Leyla’yada yavşar diye dövdük, sen bizim umurumuzda değilsin.” Diğerleri onayladı. Allah'ım…
Konuşmamız bitmişti. Alacaklarını alıp eve gelmiştik. Atlas ve diğerlerine yemek yemeyeceğimi söyledim. Odaya geldim. Çilekli pijama takımımı giydim. Tam yatağa girecekken bir not buldum.
‘ Beni özledin mi güzelim?’
Kimdi bu? Odama biri not bırakmıştı. Sibel’in yanına gittim.
“Sibel bugün odama yabancı biri girdi mi?”
“Hayır Larin Hanım kimse girmedi.”
“Hmm, anladım iyi geceler.”
“İyi geceler.”
Odama geldiğimde bir notla daha karşılaştım. Bu notta kim olduğunuda yazmıştı. Okuduğum isimle donup kalmıştım. Geri mi dönmüştü.
Hassiktir ya!
Bittim…
BÖLÜM SONU✨
Bu bölüm böyleydi ve kısaydı. Üzgünüm lütfen beğenin ve yorum yapın.
Sizi seviyorum.
Diğer bölümde görüşürüzzz✨💞🌟💖👋👋🤭❤️💝
Bölüm etkileşimi
