22. bölüm / 23
Hayallerden esinlenmek 226. Bölüm
Bölümler 23Şu an: 26. Bölüm
- 1 Tanıtım13 kelime
- 2 6. Bölüm140 kelime
- 3 7. Bölüm195 kelime
- 4 8. Bölüm187 kelime
- 5 9. Bölüm149 kelime
- 6 10. Bölüm130 kelime
- 7 11. Bölüm164 kelime
- 8 12. Bölüm122 kelime
- 9 13. Bölüm204 kelime
- 10 14. Bölüm124 kelime
- 11 15. Bölüm146 kelime
- 12 16. Bölüm201 kelime
- 13 17. Bölüm191 kelime
- 14 18. Bölüm154 kelime
- 15 19. Bölüm193 kelime
- 16 20. Bölüm202 kelime
- 17 21. Bölüm204 kelime
- 18 22. Bölüm198 kelime
- 19 23. Bölüm212 kelime
- 20 24. Bölüm403 kelime
- 21 25. Bölüm206 kelime
- 22 26. Bölüm236 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 27. Bölüm242 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O gece yastığa başımı koyduğumda, kendime söylediğim tüm yalanlar bir bir döküldü. Artık uykusuzluğumun sebebi ne matematik ödeviydi ne de servisin gürültüsü. Sebebi belliydi; ben bu çocuğa fena halde kapılmıştım. İçimdeki o "manyaklık" dediğim şeyin adı aslında düpedüz aşktı. Ama bunu ona söylemek mi? Hayır, o kadar cesur değildim henüz. Sadece bu hisle yaşamayı öğrenmem gerekiyordu.
Sabah servis kapıya geldiğinde, kalbimdeki o ağır ama tatlı sızıyla içeri adım attım. En arkaya, onun yanına doğru yürürken bacaklarımın titremesine engel olamıyordum. Yanına ulaştığımda başını camdan çevirip bana baktı. Gözlerinde hâlâ o dünkü kırgınlığın gölgesi vardı ama beni görünce bakışları yumuşadı.
"Geleceğini sanmıyordum," dedi kısık bir sesle.
"Gelmeyecektim aslında," dedim, çantamı kucağıma sıkıca bastırarak yanına çökerken. "Ama kulaklığın diğer teki bende kalmış gibi hissettim."
Hafifçe gülümsedi. O meşhur gamzesi yine oradaydı. Cebinden kulaklığı çıkarıp hiçbir şey söylemeden bana uzattı. Parmaklarımız birbirine değdiğinde vücuduma bir elektrik akımı yayıldı. "Seni anlamak, o en zor matematik probleminden bile daha zor," dedi şarkıyı başlatırken.
Şarkı kulaklarımızda yankılanmaya başladığında, başımı hafifçe koltuğa yasladım. Omuzlarımız birbirine değiyordu. Ona "Sana aşık oldum" demek istiyordum, "Dün seni kırdığım için kendimden nefret ettim" demek istiyordum... Ama dudaklarımdan sadece, "Şarkı güzelmiş," cümlesi döküldü.
Göz ucuyla bana baktı. Elini koltuğun üzerindeki elimin çok yakınına bıraktı. Serçe parmağı, benimkine hafifçe dokunup çekildi. Söyleyemediğimiz her şey o küçük dokunuşta saklıydı. Henüz itiraf etmemiştim, o da sormamıştı. Ama ikimiz de biliyorduk; bu şarkı artık sadece bir müzik değil, aramızdaki o görünmez bağın ritmiydi.
Bölüm etkileşimi
