19. bölüm · Hayallerden esinlenmek 2
23. Bölüm
"Dinleyecek çok vaktin olsun yeter," dediğinde kalbim sanki göğüs kafesimi delip geçecekti. Ama ona hemen "tamam" diyemedim. İçimdeki o savunma duvarı hâlâ tam yıkılmamıştı; sadece bir gedik açılmıştı. Elimi elinden yavaşça çektim, parmak uçlarımın yanmaya başladığını hissettim.
"Şiirler her zaman göründüğü kadar romantik değildir," dedim, hafifçe kaşlarımı çatarak ama dudaklarımdaki o küçük tebessümü de saklayamayarak. "Bazıları sadece insanın kafasını karıştırır."
Gülümsemesi genişledi, bu kaçamağım onu durdurmamıştı. Okulun içine girdiğimizde Kübra’nın yanımıza ışınlanması tam bir kurtuluş oldu. "Ee, ne oldu o ağacın altında? Çınar ağacı dile mi geldi?" diye fısıldadı heyecanla. Ona "Sonra anlatacağım," diyerek sınıfa doğru kaçtım.
Tüm gün boyunca onun varlığını her an ensemde hissettim. Bir yanım onun yanına gidip o şarkının devamını sormak istiyordu, diğer yanım ise "Dur bakalım, daha yeni başladık, hemen teslim olma," diyordu. Kantinde karşılaştığımızda sadece uzaktan bir kafa selamı verdik. Ama o selamda, sabahki çınar ağacının altındaki o sözlerin ağırlığı vardı.
Okul çıkışında servise bindiğimde en arka koltuğa bakmaya korkuyordum. Yine oradaydı ama bu sefer yanında başkası oturuyordu. Bir anlığına hayal kırıklığına uğradığımı hissettim. Tam yerime oturacaktım ki, çantamın üzerine bir kağıt uçtu. Arkadaşının elinden bana ulaşan o küçük notta tek bir cümle vardı:
"Mısraların kafanı karıştırmasına izin ver, çünkü en güzel hikayeler en karmaşık kafalardan çıkar. Yarın sabah listeye yeni bir parça ekledim, kaçış yok."
