12. bölüm · Hayallerden esinlenmek 2
16. Bölüm
O geceden sonra güneş, sanki her zamankinden daha aceleci doğmuştu. Kübra ile gece geç saatlere kadar mesajın gelişini, kelimelerin altındaki gizli manaları tartışmaktan gözlerimizin altı hafifçe morarmıştı ama ikimizin de enerjisi yerindeydi.
Sabah servis kapıya geldiğinde kalbim göğüs kafesime sığmıyordu. Binmekle binmemek arasında gidip geldim ama içeri adım attığımda gözlerim gayriihtiyarî o arka koltuklara kaydı. Oradaydı. Cam kenarında, kulaklıkları takılı... Beni gördüğünde sadece hafifçe başını sallayıp gülümsedi. O an, tüm gece kurduğum o havalı cümlelerin hepsi zihnimden uçup gitti. Sadece yerime geçip camdaki yansımama gülümsedim.
Okul saatleri ise tam bir film şeridi gibiydi.
Matematik dersinde defterimin kenarına farkında olmadan onun mesajdaki o kelimesini karaladım: Manyak. * Öğle arasında kantinde karşılaştığımızda, arkadaşlarıyla gülerken göz göze geldik. Sadece bir saniyelik bir bakışmaydı ama sanki tüm okul o an sessizliğe gömülmüştü.
Teneffüslerde Kübra her yanıma geldiğinde "Yazdı mı? Bakıştınız mı?" diye fısıldayarak heyecanımı ikiye katladı.
Ders zili, teneffüs zili, kalem sesleri ve koridordaki koşuşturmacalar... Her şey bir uğultu gibi akıp giderken, aklım sadece cebimdeki telefonun her an titreyebilme ihtimalindeydi. Akşam olup eve döndüğümde, çantayı bir kenara fırlatıp yatağa uzandım. Vakit nasıl geçmişti, derslerde ne anlatılmıştı hiç bilmiyordum. Bildiğim tek şey, bu hızla geçen günün sonunda bile kalbimin ritminin hala yavaşlamadığıydı.*Araya hafta sonu tatili girer*
