17. bölüm · Hayallerden esinlenmek 2
21. Bölüm
Gece boyunca kurduğum o savunma duvarları, sabah okulun bahçesinden içeri adım attığım an yerle bir oldu. Bahçedeki o devasa çınar ağacı, sanki tüm heybetiyle sırlarımı saklamaya hazırdı. Servislerin gelmesine daha vakit vardı ve bahçe henüz tenhaydı.
Uzakta, ağacın gövdesine yaslanmış bir silüet gördüm. Adımlarım geri gitmek istese de kalbim beni ileriye itiyordu. Yanına vardığımda başını kaldırdı; gözlerindeki o her zamanki muzip ifade yerini daha ciddi, daha beklenti dolu bir bakışa bırakmıştı.
"Geldin," dedi sesi hafifçe titreyerek. "Kaçarsın sanmıştım."
"Manyak olduğumu söylemiştin, unutma," dedim, sesimi güçlü tutmaya çalışarak. "Seni burada öylece bekletecek kadar değilim."
Gülümsedi ama bu sefer göz kırpmadı. Aramızdaki o birkaç adımlık mesafeyi kapatıp tam önümde durdu. "Notta yazdıklarım... Sadece bir şarkı listesi değildi. Seni ilk gördüğüm günden beri, o kulaklıkların arkasına sakladığın dünyayı merak ediyorum. Kimsenin duymadığı o mırıldanmalarını, camdaki buğulu yansımanda ne gördüğünü..."
Derin bir nefes alıp devam etti: "Ben hayal kurmuyorum. Ben sadece, şarkılar bittiğinde bile yanımda kalmanı istiyorum. Şimdi söyle Manyak Hanım; bu şarkının devamını beraber mi yazacağız, yoksa burada duracak mıyız?"
Bahçeye giren ilk servisin sesi duyuldu ama benim için o an zaman durmuştu. Karşımdaki bu çocuk, benim kurduğum tüm o "hayal kırıklığı" barajlarını tek bir cümlesiyle yıkmıştı."sen kendi başına yazsan cünkü benim onu yazacak kadar hâlim kalmadı"
