5.KIRIK AYNALAR

Vaveyla Yazarı: Ardenis ❄️

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 5.KIRIK AYNALAR

Oy verip yorum yapmayı unutmayın, olur mu?

5. KIRIK AYNALAR 🩹🔥

"En zor savaş, kafamda bildiklerinle kalbinde hissettiklerin arasındadır."
- Cemal Süreya

Yazardan...
Yıllar önce

İstihbaratçılar gizli olurdu. Aileleri dahil, kendi kanları dahil hiç kimse bilmezdi onları. Her biri kişilik değiştirirdi. Kimliği olmayan bir insan neydi? İstihbarat böyleydi. Kurallar kesindi. Eğer istihbaratta çalışıyorsan görünmez kahraman olman gerekirdi.

Yaren Bilgiç onlardan biriydi. Tecrübeli biriydi. Yirmi yaşında başladığı görevinde sekizinci yılına girmişti. Zamanla kendini geliştirmiş, işinde en iyisi olmak için çabalamıştı. Kimse onun bu kimliğini bilmezdi. Normal hayatında Yaren'di. İstihbaratta soyadını kullanmayı tercih ederdi. Diğer ismini bilenler de kullanmıyordu ailesi dahil olmak üzere. O ismini maziye gömmüş, sakladığı diğer kimliği ile yok etmişti.

Hem ailesinin isteği hem de kimliğini gizlemenin kolay yolu olması için üniversiteye gitmişti. Ailesinin haberi yoktu ama ilk senesinde bırakmıştı. Başka kardeşi olmadığından da sırdaşı yoktu Yaren'in. Her zaman içinde saklardı sırlarını. En büyük sırrı da istihbarattı işte.

Türkiye'deki herşeyde istihbaratın eli kolu vardı. Herşeyi bilirlerdi. Bilmediklerini de öğrenmek için her şeyi yaparlardı. Savunma bakanlığı ile işbirliği yapıyordu İstihbarat Teşkilatı. Askeri üslere gönderilen özel istihbarat ajanları özel timlerle birlikte görevlere katılıyordu. İstihbarat uzmanları da aynı şekilde. Yaren gibi istihbaratçılar ise özel daha görevleri dışında mesleğinin başında olurlardı.

Cv'sinde başarılı geçen bir sürü görevi, operasyonu vardı. Hepsiyle gurur duyardı. Görünmez bir yaşama sahip olmaya alışmıştı zamanla. İstihbaratçı kimliği ile birlikte yaşadığı evi farklıydı. Kimsenin bilmediği bir yerdi. Kendi ini olduğu bile söylenebilirdi. Normal hayatı adına yaşadığı yer Ankara'da, düz bir apartman dairesiydi. Arada uğruyordu oraya.

Pek arkadaş edinmezdi. Gerek olduğunu düşünmezdi pek. Ölürken yalnız olacaksam dünyada arkadaşa ihtiyacım yok diye düşünürdü hep. Hiçbir zaman sosyal bir insan olamamıştı ama tek biri vardı hayatında. Alara. Her daim yanında olmuş, Yaren konuşmasa da onu anlamıştı. İstihbaratta çalışanlardan biriydi. İyi bir yazılımcı olduğu söylenebilirdi. Yaren'den bir yaş büyüktü. Sert biri değildi. Anlayışlı ve merhametliydi. Daha önce sevgiyi tatmamış Yaren'i dahi güldürebiliyordu. Hayran olunası bir kadındı.

Abisi Askerdi. Bu yüzden küçük yaştan itibaren sert koşullarda büyümüştü. Özlem duygusunu çok iyi biliyordu artık. Birine sevgi beslediği andan itibaren bir daha bırakamaz, kolay kolay bağını koparamazdı Alara. Zeki ve cesaretli biriydi. Korkusuzdu. Abisi ile birlikte yıllar önce evini terk etmişti. Ailesinden ayrıldıktan bir yıl sonra ailesini kaybetmişti bir saldırıda. Abisinden başka kimsesi kalmamıştı.
Abisinden sonra tanıdığı tek insanı abisiyle tanıştırmak istemişti. Çok kolay olmamıştı bu durum ama başarmıştı.

Birlikte gittikleri bir davette Alara'nın abisi Alkan da yer alıyordu. Alara kulağına fısıldayarak "Sizi tanıştırmak istiyordum. Bir konuşun bence." Demişti. Yaren derin bir soluk alarak başını salladı. Alara'nın bakışları yumuşadı, gözleri parladı. Ardından göz kırptı. Masada oturan Yaren'i yalnız bırakarak abisinin yanına gitti.

Alkan görevden sonra görmediği kardeşini uzun bir aradan sonra yeniden görünce gülümsedi. Kendisine doğru ilerleyen kardeşine kollarını açtı. Beklemeden ona sarılan kardeşinin saçlarını okşayarak çenesini başının üzerine yasladı.

"Abicim!" Dedi Alara başını hafifçe geri çekerek. "Nerelerdesin ya, görüşemiyoruz." Alkan kaşlarını çattı bu sözlere karşılık. "O nasıl soru kız? Görevdeydim ya ben." Alara güldü. "Biliyorum, biliyorum. Dalga geçiyorum sadece." Alkan nefes çekti içine. "Ben geçeceğim şimdi dalgayı." Alara bir adım daha geri çekilerek abisinin tam karşısında durdu. "Boşver şimdi," dediğinde Alkan'ın kaşları bir kez daha çatıldı. "Seni tanıştırmak istediğim biri var." Dedi Alara. "Bak sen," ses tonu alaycıydı. "Kimmiş o şanslı?"

"Bir arkadaşım." Kaşları havalandı. "Arkadaşın?" Diye sordu. "Nasıl bir arkadaş?" Dediğinde, "Normal." Dedi Alara anlam veremeyerek. "Hım.." abisinin kastettiği şeyi anladığında göz devirdi. "Abi!" Dedi sesini biraz yükselterek. "Cidden normal. İstihbarattan yani." Alkan başını salladı. "Tamam birtanem. Normal arkadaş." Dedi. "Tanışırız." Alara gülümsedi. Abisinin koluna girdi. "Hadi gel, yanına götüreyim seni."

Masada oturan Yaren Alara'nın olduğu yeri görebiliyordu. Karşısındaki adamla kısa konuştuktan sonra ilerlemeye başladıklarında istemsizce oturuşunu düzeltmişti. Masaya baktı. Birkaç yiyecek bırakılmıştı. Bir de şarap kadehleri vardı.
Adım sesleri yaklaştı.. ve durdu. "Yaren," dedi Alara. Yaren başını kaldırarak karşısındaki kadına baktı. "Demiştim ya sana, tanıştırmak istediğim kişi, abim." Yaren bakışlarını hemen yanında duran uzun boylu adama çevirdi. "Abim, Alkan." Diyerek abisini işaret etti. Yaren dudaklarımı birbirine bastırarak küçük bir baş selamı verdi. "Abi, arkadaşım Yaren." Diyerek abisine döndü ve Yaren'i işaret etti. Alkan da tıptı Yaren gibi başıyla küçük bir selam verdi fakat tek kaşı havadaydı. Hâlâ şüphe vardı içinde.

O davetten sonra başka yerlerde de karşılaşmışlardı. Karşılaştıkça konuşmuş, konuştukça sohbetleri uzamıştı. Bir keresinde Alkan İstihbarata uğramış, orada Yaren'i görünce yanına gelmişti.

"Nasılsın Yaren?" Diye sorduğunda, "İyiyim, sen?" Demişti Yaren. "Bende iyiyim." Yaren kaşlarını çattı. "Sen niye geldin? Bir sorun mu oldu?" Alkan başını iki yana sallamış, "Yok, çok şükür olmadı. Bizim Albay, buradaymış sanırım. Onun için gelmiştim." Demişti. Hatırladı Yaren. Gelen albayı tanıyordu demek. "Evet, bir Albay geldi." Başını salladı Alkan. "O zaman ben gideyim, görüşürüz." Yaren hafif bir tebessümle karşılık vermişti.

Onunla konuşmak istediği çok şey var gibi hissediyordu. Fakat bunu kendine açıklayamıyordu. Arkasını dönüp birkaç adım atan Alkan'a baktı. "Şey," diye seslendi ne diyeceğini bilemeden. Alkan sesini duyduğu an durdu. Ardından arkasına baktı. Gözlerine bakan Yaren'i gördüğünde kaşlarını çattı hafifçe. "Ne oldu, Yaren?" Dedi. Yaren bir adım atarak ona yaklaştı. "Birşey soracaktım ben sana." Alkan bedenini tam olarak ona çevirdiğinde başını salladı. "Sor, sor tabi." Diye yanıtladı. "Cevap bulamadığım için, sana sormam gerek." Diye başladı. "Biraz saçma gelir ama, neyse." Konuşurken çenesini oldukça dik tutuyordu. Alkan'ın kaşları biraz daha çatıldı. "Alara benden bir yaş büyük, biliyorsundur. Sende onun abisisin." Alkan başını salladı anlam veremeyerek. "Seninle aramızda kaç yaş var bilmiyorum ama o sana abi diyor. Benim sana abi mi demem gerekiyor?" Sesi düzdü. Gözlerinin tam içine bakıyordu.

Bu zamana kadar hep ilk konuşan Alkan olmuştu. Her zaman nasılsın diye sormuştu, Yaren de sen diye hitap etmişti. Hiçbir zaman ona seslenmemişti, bu yüzden de şimdi kararsızlık yaşıyordu. Alkan bu soruyu beklemiyordu. Çünkü bu durumun hiç farkında olmamıştı. Şimdi kendi de düşünmeliydi. Karşısındaki kadının ona abi demesi düşüncesi kalbine bir sancı girmesine yol açmıştı.

Hafifçe gülümsedi. "Sen Alkan diyebilirsin. Abi dersen garip hissedebilirim. Bu yüzden ismimle hitap edebilirsin, Yaren." Derken son sözü bastırdı. İsmiyle hitap etmişti çünkü. Yaren dudaklarımı birbirine bastırarak hafifçe gülümsedi. Başını salladı. "Tamam.." dedi. "Alkan." Alkan'ın yüzünde genişleyen bir gülümseme belirdi.

Galiba hikayeleri böyle başlamıştı.

Yaren uzun bir aradan sonra ilk kez bir saha görevine çıkmıştı. Alkan ile birlikteydi. Pak uzun sürmemişti bu görev ama başarılı, bir o kadar da güzel geçmişti. Onunla vakit geçirmeyi sevdiğini fark ediyordu Yaren Bilgiç. Bir adamın kendisine ne kadar iyi gelebileceğini anlıyordu. Daha iyi anlıyordu.

*

2 yıl önce

"Alkan!" Diye seslendi. Arabada hemen yanındaki koltukta oturan adam yaralıydı. Yeniden bir operasyona çıkmışlardı. Çok kısa ve basit olacağı söylenen bu operasyonda Alkan yara almıştı. Çok ciddi olmasa bile küçük bir yara değildi. "Hastane falan yok buralarda. Yolları da bilmiyorum zaten!" Dedi. Sesi endişeli çıkıyordu istemsizce. "Bak, dağ evi varmış burada. Oraya götüreceğim seni." Alkan başını kaldırdı. Yanında duran kadına baktı. Direksiyonu sıkıca kavramıştı. Yolu kontrol ederken sürekli olarak bakışları kendisine çevriliyordu. Nefesleri sıktı. "Sakin olsan?" Derken sesi yorgundu. "Sakinim.. sakinim ben zaten." Dedi. "Ama bak, gözünü kapatma olur mu? Cevap da verme bana. Nefessiz falan kalırsan.." Alkan güçlükle güldü. "Abart."

Yaren bir kez daha hızlıca yanındaki adama baktı. "Abartmıyorum." Derken yeniden yola baktı. Yutkundu. Gözlerini yumdu derin bir nefes alırken. Direksiyonu tutan ellerini hafifçe sıkıp bıraktı. "Yaran nasıl? Çok acıyor mu?" Oturduğu yerde hafifçe dikleşmeye çalıştı Alkan. "Acımıyor, Yaren. Kötü değil." Derken doğruca Yaren'e bakıyordu. "Kötü değil dediğin yaraya bak. Göğsünde! Ya kalbine gelseydi? Belki şimdiye ölmüş olurdun-" sözünü kesti Alkan. "Gelmedi ama. Yaşıyorum hâlâ. Yaran nasıl diye sordun, kötü değil dedim. Sakin ol şimdi." Derken sesi sertti. Kaşlarını çatmıştı. "Tamam." Diye fısıldadı Yaren.
Bakışlarını sağındaki cama çevirdi Alkan. Kontrol ediyor gibiydi. "Şurası mı?" Diye sordu. Yaren karşısına bakarken başını salladı. Ardından direksiyonu sağa kırdı. "Çok hareket etmesene sen." Diye uyardı. Alkan güldü bu uyarıya. "Peki, doktor hanım." Yaren kaşlarını çatarak bakışlarını ona çevirdi. "Nereden çıktı o?"

"Müthiş tavsiye ve teşhislerin sağolsun." Diye cevapladı. Bakışları yumuşamadı Yaren'in. "Ben çok konuşma demedim mi sana? Cevap vermeyecektin hani?" Alkan bakışlarını karşısına çevirdi. Araba durduğunda emniyet kemerini çıkardı önce Yaren. Ardından yan koltukta oturan adama döndü bakışları. Nefes verdi sesli şekilde. "Bekle." Dedikten sonra indi arabadan. Önden dolaşarak Alkan'ın olduğu kapının önüne gelerek kapıyı açtı. Hafifçe eğilerek dikkatli şekilde kemeri söktü. "İn şimdi." Derken bir adım geri çekilerek bekledi. "Dikkatli ol ama." Bu hallerine güldü Alkan.

Yaren'in dediği gibi dikkatlice indi arabadan. Hafif bir yokuş vardı oldukları yerde. "Nereden biliyordun sen burayı?" Diye sordu Alkan. "İstihbarattan söylediler." Tahmin etmeliydi. Ama kafasını yoramıyordu bir şeylere.

Eve girdiklerinde Yaren onu hafif hafif ittirerek koltuğa oturttu. "İlk yardım malzemesi var mı diye bakacağım," dedi. "Beni bekle burada." Başını salladı Alkan. Bedeni uyuşmuştu. Yorgundu. Başka bir odaya girerek gözden kaybolan Yaren'in ardından baktı. Başını geriye yaslayarak gözlerini yumdu.

O an hatırladı. Gözünü kapatma, olur mu? Demişti Yaren ona. Güçlükle gözlerini araladı. Göğsünde ağırlık hissediyordu. Yaranın olduğu yerde. Oturuşunu dikleştirmek adına hareketlendiğinde göğsünün tam ortasında hissettiği acı ile yüzünü buruşturdu.

"Geldim." Diyen ses hafif uzaktan geliyor gibiydi. "Alkan? İyi misin?" Diyen sesi endişeliydi. Gözleri sesi takip ederek karşısındaki kadına ulaştı. Ağır ağır kırptı gözlerini. "İyiyim, birşey yok." Derken sesi kısıktı. Yutkundu Yaren. Ardından elinde tuttuğu ilk yardım malzemeleri ile karşısına geçti.
"Alkan," dedi. Tekli koltuklardan birine oturarak koltuğu biraz ileri çekti. "Hım?" Diye mırıldandı Alkan. "Üzerindekini çıkarmamız lazım." Dudaklarını kemiriyordu. Alkan durdu. Karşısına baktı. Çerçevelerin asılı olduğu duvara. Ardından başını salladı. Yaren elindeki malzemeleri küçük sehpanın üzerine bıraktı. Doğrulduğunda karşısındaki adama baktı. Başını geriye yaslamış, gözlerimi hafifçe yummuştu.

"Birşeyler sorarsam, uyanık olduğundan emin olmak için," dedi üzerindeki tişörte uzanırken. "Cevap ver bana, olur mu?" Bilincinin kapanmasından korkuyordu. Alkan'ın sessizliği onu tedirgin ederdi. Gözlerini hafifçe aralayan Alkan ona baktı. Yutkunduğu belli edercesine şekillendi ademelması. Ardından başını salladı. Çok konuşmuyordu. Yaren'in sorularına başını sallayarak cevap veriyordu sadece.

Yaren, tuttuğu tişörtü yavaşça sıyırdı. Dikkatlice başından geçirerek çıkardı. Yaranın olduğu yer sağ göğsüne yakındı. Omzuna kadar uzanıyordu. Kanlanmıştı. Yüzünü buruşturdu hafifçe. "Şimdi ben yarayı temizleyeceğim," dedi masanın üzerine koyduğu bezi ve tentürdiyot kutusunu aldı. "...acırsa söyle, tamam mı?" Derken tendürdiyotun kapağını açmış, hafifçe beze döküyordu. Cevabı almak için Alkan'a baktı. Başını salladı Alkan. Bezi hafifçe yaranın olduğu yere değdirdi. Yaranın etrafındaki kanları temizledi yavaşça. Yaraya çok baskı yapmıyordu canını yakmamak için.

Etrafı temizlenen yara şimdi açığa çıkmıştı. Çok küçük bir yara değildi. Eline başka bir bez aldı bu kez. Tentürdiyot döktü yine. Yaraya bastırması gerekiyordu. Derin bir nefes aldı. Bezi yaraya bastırdı yavaşça. O sırada göğsü hafifçe kalkan ve yüzü buruşan adama baktı. "Acıyor mu?" Diye sordu. "Az kaldı, bitecek." Dedi sonra. Beklemeden yarayı temizledi ve pansuman yaptı.

İşi bittiğinde malzemeleri yerine koydu. Karşısındaki adam gözlerini çoktan yummuştu. Yastık koydu, ardından yarası zarar görmeyecek şekilde yavaşça yatırdı onu. Sessiz ve derin şekilde uyuyan Alkan'a baktı. Masum ve savunmasız görünüyordu. Derin bir nefes aldı. Korkmuştu, içi sıkılmıştı bu duruma. Şimdi böyle görünce rahatlıyordu. Nefes aldığı için huzurluydu.

Oturduğu yerden kalktı. Bu evi istihbarat sayesinde bulmuştu. Nasıl bir yer olduğunu bilmiyordu. Bir dağ eviydi. Tek katlıydı. Küçük değildi ama. Mutfağa ilerledi Yaren. Buzdolabını açtı. Pek birşey yoktu. Halbuki çorba yapmak istiyordu. Burada telefonda çekmiyordu. Eli kolu bağlıydı şimdi.

Yeniden salona döndü. Koltuğa oturdu yavaşça. Ses çıkarmak istemiyordu. Uykusu da gelmişti. Karşısındaki adama baktı. Kendi kendine hafifçe tebessüm etti. "İyi." Diye fısıldadı. "Daha iyi olacak." Tesellisiydi.

Alkan yattığı yerde yön değiştireceği sırada yerinde hareketlendi Yaren. O sırada Alkan yüzümü buruşturarak yeniden aynı pozisyona döndü. Derin bir nefes aldı Yaren.
Oturduğu yerden kalkarak Alkan'ın yattığı koltuğun yanına ilerledi. Dizlerinin üzerine çökerek oturdu. Şimdi tam önünde duruyordu. Derin bir nefes aldı. Derin nefesler eşliğinde uyuyan adam tepkisizdi. Elini yavaşça dağılmış olan saçlarına uzattı. "Çok korktum.." diye mırıldandı. Saçlarında okşadı hafif hafif. "Sana birşey olacak diye.."

"Hayat sensiz olacak gibi geldi bir an." Korkmuştu. Onu kaybedeceğinden korkmuştu en çok da. "Ama birşey olmadı." Kendine konuşuyordu da çok. "Şuan buradasın, iyisin.." derin bir nefes aldı. "Değişik bir hismiş bu." Saçlarını okşamaya devam etti. "Böyle hisler bana uğramaz gibi geliyordu hep. Farklıymış." Kendi kendine güldü. "Ne diye soracaksın şimdi.. kalbini başkasına emanet etmek.. farklı bir hismiş. Tek bir his diyemem, birden fazla hissi barındırıyor içinde. Bunun bir adı olsaydı eğer.. bir isim vermek gerekseydi," gözleri daldı bir an. Adı neydi bu hissin? "Aşk.." diye mırıldandı.
Başını iki yana salladı. "Yok.. ben birine aşık olamam ki. Ama kalbimi birine emanet edebilirim belki. Sadece emanet." Kalbini birine ait hissettirmeyecekti. Yalnızca emanet edecekti. "Ve bu sen olabilirsin, Alkan. Sadece sen olabilirsin." Diye fısıldadı.

Gözleri dolmuştu bir anlığına. Hayatında kimseye her vermeyen Yaren, bu hayatta kalbini emanet edecek kadar güveniyordu bu adama. Kalbini alarak senin olsun diyebilecek miydi peki? Belki.

"Sen bana emanet eder miydin acaba.." dedi. "Güvenir miydin bana..? Ben sahip çıkardım senin kalbine. İçime katar, sarmalardım onu belki de. İki kalp birlikte atardı." Fısıldadı. Tebessüm etti kendi kendine. "Ben güvenirim sana. Her an, her şekilde güvenirim. Tereddüt etmeden." Birinin bilinci kapalıyken ona itiraf etmek kolaydı.
"Korkarım da. Ama senden değil, sana birşey olmasından. Sende korkar mıydın?" Gözleri dolu doluydu ama gülümseyerek konuşuyordu. "Ben galiba.." diye fısıldadı kendi kendine. Başını eğdi. "Sevmişim seni galiba biraz." Burnunu çekerken başını kaldırıp karşısındaki adama baktı.

Uyuyordu.

🤎

Sabaha doğru gözlerini yavaşça araladı Alkan. Etrafına baktı önce. Ardından bakışları hemen karşısında uyuyan kadına kaydı. Gülecek gibi oldu. Yarası sızlıyordu ama daha iyi durumdaydı. Bilinci ne zaman kapanmıştı bilmiyordu ama Yaren onunla konuşurken duymuştu birazını.
Sadece sen olabilirsin, demişti. Bunu duyduğu an gülecek gibi olmuştu. Halbuki hayal olduğunu düşünüyordu. Hayaline gülecekti, zira çok güzeldi. Aşkı sevdiği kadının ağzından duymak iyi hissettirmişti. Farklı hissetmişti.
Kalbini birine emanet etmek...
Aldığı emaneti saklardı Alkan. Bağlanırdı. Bu emanet, sevdiği kadının kalbiyse geri vermezdi bile. Kendine mâl edene kadar bırakmaz, mâl ettiğinde ise bir daha asla bırakmazdı.

Sen güvenir miydin bana, diye de sormuştu.

Güvenirdi. Kalbini söker ona verirdi.

Olduğu yerde dikkatlice doğruldu. Yarasının olduğu bölgedeki sızı arttığından yüzünü buruşturdu. Ardından dikkatlice yerinden kalktı. Eve bakmalıydı. İstihbarat evi olduğunu söylemişti Yaren.
Küçük mutfağa girdi. Tezgah, dolaplar ve buzdolabı dışında pek birşey yoktu. Dolapların içini kontrol etti. Birkaç tabak ve bardak vardı. Mutfaktan çıkıp diğer küçük odaya girdi. Boş bir yatak odasıydı. Tek kişilik bir yatak vardı. Pek büyük olmayan bir giysi dolabı. Bu kadardı. Odadan çıkıp banyoyu kontrol etti. Tuvalet ve dıştan başka birşey yoktu. Yeniden salona döndü.

Yerinde hafifçe kıpırdanan Yaren yavaşça gözlerini açtı. Hava aydınlanıyordu. Kaşları çatıldı. Boynu mu tutulmuştu? Vücudu, uyuduğu rahatsız pozisyondan ötürü ağrı içindeydi. Karşısındaki koltukta Alkan yoktu. Gözleri hızla açıldı. Etrafına baktı, yoktu. Doğruldu. Endişeliydi. Odaların kapısına değdi gözleri tek tek.
O sırada banyodan çıkan Alkan görüş açısına girdiğinde derin bir nefes aldı. Yutkunduktan sonra konuştu. "Alkan, niye kalktın sen?" Alkan ağır adımlarla ilerleyerek karşısına geçti. "Uyanmayayım mı istiyordun?" Dedi. Yaren göz devirdi. "Öyle değil. Niye ayağa kalktın?" Dudaklarını araladı Alkan. "Evi kontrol ettim." Başını hafifçe omzuna doğru eğdi. "İstihbaratın evi olduğunu söyledim. Şüphen mi vardı bu konuda?" Diye sordu. Başını iki yana salladı. "Dikkatli olmak iyidir."

Sesli bir nefes aldı Yaren. "Yaran nasıl? Daha iyi misin?" Diye sordu. "İyiyim. Sayende." Diye yanıtladı Alkan dudakları iki yana kıvrılırken. "Ne zaman uyandın peki?"

"Çok olmadı. En fazla on dakika."

"Uyandın ve hemen ayaklanarak evi kontrol ettin yani?" Derken kaşları havalanmıştı.

"Evet. Dikkatli olmalıyız, dedim ya."

"İstihbarat evi burası, Alkan. Güvenli olduğunu biliyorsun." Sesi hafifçe yükselmişti. Başını salladı Alkan. Alkan'a baktı birkaç saniye. "Aç mısın peki?" Diye sordu. "Pek değil." Diye yanıtladı. "Birşey yemedin ama." Omuz silkti. "Mutfağa bakayım, birşeyler hazırlamaya çalışacağım." Diyerek ayaklandı.

Mutfağa ilerlediğinde, "Aşkın anlamının.." diyen ses Alkan'a aitti. "Kalbini bir başkasına emanet etmek olduğunu ilk defa duydum." Kaşları çatıldı. Arkasına döndüğünde karşısında dikilen Alkan'ı gördü. "Anlamadım?" Dedi.

Anlamıştı.

Alkan her şeyi duymuştu.

"Anlatayım," dedi bir adım yaklaşırken. "Kalbini emanet edecekmişsin sanırım?" Yutkundu Yaren. "Sen.." diye fısıldadı. Hafifçe tebessüm etti Alkan. "Hepsi burada, Yaren." Derken işaret parmağı şakaklarına dokundu. Duymuştu. "Duydun." Başını salladı Alkan. "İnsanlar saçmalayabilir. Yorgunken.." diyordu ama nafile. Başını iki yana salladı Alkan. "Sen saçmalamıyordun." Dedi. "Sana birşey olacak diye korktum, dedin." Dedi. Bakışlarını kaçırdı Yaren. Bir kez daha yutkundu. "Olmadı ama. O yüzden birşey yok." Kendine de hatırlatıyordu bunu.

Arkasını dönerek mutfağın kapısından içeri girdi. "Sadece ben olabilirmişim sanırım." Dedi Alkan bu kez. "Kalbini emanet edeceğin tek kişi ben olabilirmişim, öyle söyledin." Sesli bir nefes verdi Yaren. Sırtı dönüktü. Omuzları gerildi. "Alkan." Derken sesi sertti. Titrememesi için büyük bir çaba sarf etmişti. "Duydum, Yaren." Dedi Alkan bunun üzerine. Yavaşça ona doğru döndü Yaren. Bakışları netti. Kaçmadan gözlerine bakıyordu. "Tamam, ne olmuş? Duyduysan duydun." Dedi. "Şimdi yapabileceğim hiçbir şey yok." Değiştirmek adına yapabileceği birşey yoktu.

Utansa bile bunu karşısındaki bilmemeliydi. Saklamazdı gerçek olan şeyleri. Bu yüzden şimdi Alkan'ın duyduklarını yalanlayamaz, gerçeklerden kaçmazdı.

Önce birkaç saniye sustu Alkan. Dün gece duyduklarını da düşünüyordu. "Yaren.." dedi. "Ben güveniyorum sana." Bir adım yaklaştı. "Sana sen olduğun için güveniyorum en çok da. Yaren olduğun için." Yaren yutkundu. Dün geceki sorusunun cevabını veriyordu Alkan ona. "Ama bana kalbini emanet edecek kadar güvenen birine.." başını eğdi hafifçe. "Emanet etmezdim, Yaren." Başını kaldırarak ona baktı Yaren. "Ben kalbimi de verirdim." Diye fısıldadı. Ona yaklaşan bedene karışık bir adım geri gitti Yaren. "Ben.." dedi fakat verecek bir cevabı yoktu.

"Ama," diyerek sözünü kesti. "Kalbini emanet ediyormuşsun ya.." Yaren gözlerine baktı. "Ben onu geri vermem." Kaşları havalandı Yaren'in. "Kim dedi sana vereceğimi?" Güldü Alkan. "Ben duyduğumu bilirim, Yaren hanım." Dedi. "Bana emanet ettiğin kalbini kendime mâl etmeden bırakmam. Mâl ettiğimde ise zaten benim olacak." Bir adım daha yaklaşmıştı. Yaren ise buna ters olarak geri geri gidiyordu.

Sırtı mutfak tezgahına yaklaşırken, "Sen böyle kaçmaya devam mı edeceksin?" Dedi Alkan. "Kaçmıyorum." Diye cevap verdi beklemeden. "Geri gidiyorsun ama." Bir adım daha attı Yaren geriye doğru. Buna karşılık Alkan da bir adım daha yaklaştı. "Üzerime geliyorsun." Dedi. Geriye doğru bir adım daha attığında sırtı tezgaha dayandı. Bu yüzden durdu. Alkan başını hafifçe eğerek ona yaklaştı. "Dün gece öyle değildi." Derken sesi kısıktı.

"Uyuyordun." Dedikten sonra yutkundu Yaren.

Başını iki yana salladı Alkan.

"Sen öyle olduğunu sanıyordun."

Bir adım daha atarak iyice yaklaşmıştı. "Duyman gereken şeyler değildi onlar." Beklemeden cevap verdi Alkan. "Benimle ilgiliydi ama." Bakışlarını kaçırdı Yaren. "Yine de duyman gerekmiyordu." Dedi. "Gerekiyordu." Diye karşılık verdi. Başını eğerek ona yaklaştırdı yüzünü. "Ve duydum."

"Ben.." diye başlasa da ne diyeceğini bilmiyordu Yaren. Yeniden yutkundu. Dudakları kurumuştu. Karşısındaki adam ona haddinden fazla yakındı. Kelimeleri birleştiremiyordu. Ayrıca haklı olduğu için diyecek birşeyi de kalmıyordu. "Ayrıca," diyerek devam etti Alkan. "Söylediğin şeyler...yok sayılacak şeyler değildi." Nefesi takıldı Yaren'in.

"Yine de yokmuş gibi yapabilirsin." Dese de bu durum onun kalbini kırardı. Başını iki yana salladı Alkan. "Olmaz." Sesi netti. Keskin ama sadeydi. Yaren'in bakışları değişti. Başını hafifçe kaldırıp tam ona baktı. "Ne yapacaksın peki?" Diye sordu. "Benden yok saymamı bekleme, Yaren." Dedi. "Olduğu gibi bırakmam." Başını omzuna doğru eğdi Yaren. "Nasıl yani?" Diye sordu. Kaşları hafifçe çatılmıştı.

"Bunun bir karşılığı olur." Diye fısıldadı. "Alkan.." dedi mırıldanarak. Bakışları değişmiş, çatık kaşları düzelmişti. Ne hissedeceğini de bilmiyordu şimdi. "Yanılıyor olma ihtimalini de düşün." Dedi kendisi de sözlerine anlam veremeyerek. "Bu kadar emin olma." Alkan biraz daha eğilmişti. Sıcak nefesi yüzüne değiyordu. "Düşünürüm." Dedi yüzünün her karışına bakarken. "Düşündüm." Gözlerini gözlerine kilitledi. Yüzleri birbirine iyice yaklaştığında, "Ve hâlâ buradayım." Dedi Alkan.

Bu, dudaklarını birleştirmeden önceki son cümlesiydi. Dudakları Yaren'in dudakları ile birleştiği an mesafeyi tamamen yok etti Alkan. Acele etmiyordu. Yaren duraksadı. Dudaklarının üzerindeki his bambaşkaydı. Önce gözlerini yumdu sakince. Tek eli yavaşça Alkan'ın göğsüne ilerledi. Alkan'ın bir eli belini sarmaladı, kendine çekti. Yaren düşüncelerimi susturdu bir anlık. Dudakları karşılık verirken Zihni sustu ve ana bıraktı kendisini. Bu hissi bir daha tatmayacaktı belki de.

Geri çekilmek istemiyordu, hiç istememişti. Alkan'ın belindeki eli sıkılaştı. Dudakları birbirine mühürlenirken bedenlerini de birleştiriyordu. Elini ensesine yerleştirerek saçlarını okşadı yavaş yavaş. Hissettiği titremeyi dudaklarını bastırarak yok etmeye çalıştı. Dudaklarını aralayarak bir kez daha Yaren'in dudaklarını dudakları arasına hapsetti. Nefes almaya gerek duymadan dakikalarca dudakları üzerinde hareket ettirdi dudaklarını. Yaren ise olduğu yerde duruyor, karşılık veriyor, zevk almaya bakıyordu.
Olduğu yerde kıpırdadığında nefes almak istiyordu. Dudaklarını aralayan Alkan buna izin vermişti. Gözlerini birkaç saniyeliğine araladığında karşısındaki adama baktı. Gözlerine baktığı an gülümsedi Alkan. Dudaklarını ıslattı diliyle.
O sırada kalçasının altından yakalayan Alkan onu havalandırarak tezgaha oturttu. Bacaklarını hafifçe araladı Yaren. Bacaklarının arasına yerleşerek tezgaha yasladı bedenini Alkan. Dudaklarını bir kez daha Yaren'in dudaklarına bastırdı. Alt dudağını dişleri arasına alarak hafifçe çeken kişi bu kez Yaren olmuştu.
Yaren bir an için parmaklarını Alkan'ın omuzlarına, sırtına kaydırdı, bedenini tamamen onunla hizaladı. Alkan dudaklarını ayırdı, nefes aldı, sonra yeniden Yaren'in dudaklarını yakaladı; bu kez biraz daha derin ve uzun bir temas oldu. Yaren'in başı hafifçe geriye yaslandı, Alkan hafifçe eğildi ve dudaklarını yeniden birleştirdi.
Birkaç saniye boyunca birbirlerine temas halinde kalıp, nefeslerini birbirine karıştırdılar. Alkan dudaklarını yavaşça Yaren'in alt dudağına bastırdı, diliyle hafifçe temas etti. Yaren'in elleri Alkan'ın ensesinde sıkıldı; başını biraz daha ona doğru çekti. Alkan'ın elleri ile yavaşça bacaklarına kaydı. Hafifçe okşarken kendine çekti. Tezgahın soğuk yüzeyini hissettirerek onu hafifçe kaldırdı, Yaren'in bacaklarını kendi vücuduna yaslandı yaslamasını sağladı. Yaren bacaklarını Alkan'ın bedenine dolamıştı.

Alkan'ın dudaklarından ayrılan dudakları çene çizgisine ilerledi. Kulak memesinin biraz altına değdi. Ardından boynuna doğru bir yol çizdi. Şah damarına yakın bölgede uzunca bekledi dudakları. Ardından ayrıldı. Başını kaldırarak Yaren'e baktı. Gözlerini araladı Yaren. Karşısındaki adama baktı. Başını hafifçe omzuna yatırdı Alkan. Dudakları iki yana kıvrıldı. "Ben bunu bırakmam." Dedi. Ardından yaklaşarak bir kez daha dudaklarını dudaklarına dokundurdu. Kısa bir öpücükten sonra yeniden ayırdı dudaklarını.

"Bunu hiç bırakmayacağım, anladın mı?" Diye fısıldadı.

*

BÖLÜM SONU🍂

Okur yorumlarınızı çok merak ediyorum, umarım hoşunuza giden bir bölüm olmuştur. Yaren ve Alkan'ı seveceksiniz bence. Bir de okuyanların puanlık en sevdiği çifti sormak istiyorum. Ya da şunu sorayım, kitabımızın hangi yüzü daha güzel sizce? Okuyanlar lütfen yorum yapabilir mii??

Diğer bölümde görüşürüz canlarım! 🤍

Hiç yorum gelmiyor, yorum yapın lütfen. Okuyup beğenileri görüyorum ama yorum yok. Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen.

Bu arada geçen bölümde demiştim ki kısa bir bölüm olur, şuana kadar yazdığım en uzun bölümümüz oldu dksmdıwm. Neyse okuyan herkese teşekkür ederim. Öptüm.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18