"Seven sevdiğine benzermiş."

Vaveyla Yazarı: ✭Limon༺✮ 𓆉

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: "Seven sevdiğine benzermiş."

İkisinin de hayranlık ve şaşkınlık dolu bakışları üzerimdeken çalan zil bu gergin ortamı böldü. Sınıfa geçmemiz gerekiyordu.

Uraz ellerini dizlerine hafifçe vurup ayağa kalktı. Birkaç adım ileri gidip omzunun üzerinden bize doğru baktı. "Hadi gelin," dedi ve ilerlemeye devam etti.

Zerya ve ben de yavaşça ayaklanıp onun peşinden sınıfa doğru ilerledik. İlk tenefüsüm bu lanet anlaşma yüzünden berbat geçmişti. Kutay'dan da, o ailesinden de nefret ediyordum. Ders boyu Kutay'ın bakışlarının üzerimde gezineceğini tahmin edebiliyordum.

Sınıfa vardığımızda içerisi zaten yavaş yavaş doluyordu. Ders zilinin çalmasıyla birlikte sınıf arkadaşlarım içeriye doluşmaya başlamıştı bile. Kutay da oradaydı. Arka sırada, çenesi çok hafif yukarıya kalkmış bir şekilde etrafındaki insanları süzüyordu. Gözlerindeki şaşkınlık ve öfke gün gibi ortadaydı; ancak bunu belli etmemeye çalışıyor gibiydi.

Ona doğru göz ucuyla bakıp fark etmesi için bakışlarımı hemen başka bir tarafa çektim. Zerya, bileğimden yakalamış beni peşinden sürüklüyordu. Sıramın önüne geldiğimizde bileğimi bırakıp bana doğru hafifçe eğildi.

"Kutay net seni izleyecek ders boyu. Onun sana baktığını bilsen bile umursamaz davran, ona asla bakma," diye fısıldadı.

Başımı olumlu anlamda sallayıp Uraz'ın yanına geçtim. Birkaç dakika sonra öğretmen de sınıfa girmişti zaten.

Bu, kapalı gözlüklü bir kadındı. Büyüleyici bir güzelliği vardı, çok tatlıydı. Samimi olduğunu düşünüyordum, fakat belli olmazdı. Bayağı uzun biriydi ve yüzünde sıcacık bir gülümseme duruyordu.

"Günaydın," diye başladı derse sandalyesine geçerek.

Ders yine aynı yavaşlıkta geçerken Kutay'ın bakışlarını üzerimde hissetmiştim bile. Çok gericiydi. İnsanların bakışlarını üzerimde hissetmek tek kelime ile berbattı. Çok kelime ile anlatsam destan yazardım herhalde.

Ders boyu bakışlarını üzerimde hissettim. Arada bir Uraz'a dönüyor, onun bana baktığını fısıltıyla onaylatıyordum. Ki bu beni daha da geriyordu.

Sonunda tenefüs zili çaldığında derin bir nefes verdim. Sonunda Kutay'ın bakışlarından kurtulabilirdim. Uraz'ı kolundan yakaladığım gibi ayağa kaldırıp Zerya'ya bakarak sınıf kapısına doğru ilerlemeye başladım. Zerya da onu gözlerimle çağırdığımı anladığı an koşarak yanıma geldi. Tek elini omzuma koyup adımlarını bizimkilere uydurdu.

Arka bahçeye vardığımızda oradaki çardağa geçip oturduk. Kollarımı dizlerime yasladım ve derin bir nefes aldım:
"Ders boyu bakışları üzerimde gezindi ya, berbattı."

Zerya da başını iki yana yavaşça sallayıp konuştu:
– E biz de fark ettik yani... Kızım sen neden Kutay'ın işine karışıyorsun ki? Yani... Evet, söylemiştin zorbalardan nefret ettiğini ama bu yaptığın onu asla durdurmaz.

– Durdurmayacağını biliyorum... Ama durana kadar devam edeceğim.

– Yok artık. Derin net seni gebertir.

– Derin kim?

Zerya bakışlarını etrafta gezdirerek konuştu:
– Kutay'ın eski sevgilisi. Tıpkı onun gibi belalı bir tiptir.

– Seven sevdiğine benzermiş. Neden ayrılmışlar?

– Bilmiyorum. Ama ayrıldıktan sonra bile Zerya onu asla rahat bırakmıyor. Kız deli gibi takıntılı bu Kutay'a.

Başımı olumlu anlamda sallayıp arkama yavaşça yaslandım. Demek belalı çocuğumuzun bir aralar sevgilisi vardı. Yani böyle birini nasıl sevebiliyorlardı ki? Evet, yakışıklıydı ama karakteri tipinin önüne geçecek kadar iğrençti.

Göz ucuyla Uraz'a baktım. Bu çocuk neden hiç konuşmuyordu? Sürekli bizi izliyordu ve elleri ceplerindeydi. Sesi güzeldi aslında, sanırım konuşmaktan hoşlanmıyordu.

Zerya yavaşça ayaklanıp bize doğru döndü. "Ben kantine gideceğim, susadım ve suyum bitmiş."

Uraz kısık bir sesle kıkırdadı. "Her saniye içersen tabii biter. Midene sudan başka bir şey girmiyor resmen," dedi.

Zerya göz devirip aynı zamanda gülümsedi. Sonra bakışlarını bana döndürüp konuştu:
"Hadi kalkın, beni yalnız bırakmayın."

"Uraz gelsin. Ben kısa bir süreliğine ortalıkta dolaşmak istemiyorum. Yaptığımdan dolayı herkes bana şaşkın bakışlarıyla bakabilir. Yine gerim gerim gerilmeye hiç gerek yok," dedim.

Zerya başıyla onaylayarak Uraz'ı da alıp çardaktan uzaklaşmaya başladı. Yine düşüncelerimle beraber tek başıma kalmıştım.

Kısa bir süre geçti; Uraz ile Zerya hala ortalıkta görünmüyordu. Benim de oturmaktan bacaklarım ağrımıştı. Biraz yürüsem iyi olacaktı.

Arka bahçe sessiz ve kimsesizdi. Hiç kimsecikler ortalıkta görünmüyordu. Bahçede bir tur atmak bacaklarıma iyi gelirdi. Çardaktan çıkıp bahçenin etrafında dolanmaya başladım.

Ağır ağır yürüyüp sessizliğin huzuruyla baş başa iken buraya doğru gelen bir arkadaş grubu gördüm. Tabii, yalnızlığımı böldükleri için yüzümdeki o hafif aptal gülümseme yavaşça silindi.

Üç tane kızdı bunlar, yan yana yürüyorlardı. Ortadaki kız gülerek diğerlerine bir şeyler anlatıyordu. Yanlarındaki kızlar da başlarını onun her söylediğine sallıyorlardı.

Gözüm ortadaki kıza takıldı. Bembeyaz, ruh gibi bir teni vardı. Gözleri yeşil, saçları siyah ve kısaydı; arkada sıkı bir şekilde bağlamıştı onları. Orta boylu, garip bir şekilde zayıftı. O kadar zayıftı ki kemikleri görünüyordu resmen. İnsanlar neden bu kadar zayıflardı, hiç anlamıyordum.

Ama kız bayağı güzeldi. Benden kat kat güzel olduğu kesindi. Neden ona bu kadar odaklanmıştım ki ben? Bakışlarımı hemen başka bir tarafa çevirdim. İşte en kötü yanlarımdan biri de buydu; insanları incelemeyi seviyordum. Bu çok tuhaftı, fakat öyle biriydim işte.

Tam ileriye doğru bir adım daha atacakken ortadaki kız bir adım ileriye geçip ellerini iki yana açtı.

"Aaa, ne tesadüf? Cesaretli küçük cadımız da buradaymış. Ne yapıyorsun burada böyle yapayalnız? Bir dahaki planını mı kuruyordun?" dedi, beni baştan aşağı süzerek.

Bana doğru ağır adımlarla yaklaşıyordu. Gözlerimi hafifçe kısıp ne yaptığını anlamaya çalıştım. Fakat çok geçti. Kız yanıma vardığı an saçımı öylesine bir tutup çekti ki bütün tellerin kopması an meselesiydi. Kısa bir çığlık atıp saçlarımı onun ellerinden kurtarmaya çalıştım. Canım fazlasıyla acıyordu.

Kız başımı kendi yüzüne doğru kaldırıp kulağıma yaklaştı:
"Kutay'ın yanında ne işin vardı senin, ha?!"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.