AVCILARIN SIRRI BÖLÜM-7

Vaveyla Yazarı: Sude .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: AVCILARIN SIRRI BÖLÜM-7

Leya'nın etrafında yükselen ışık bütün salonu aydınlattı.

Avcılar birkaç adım geri çekildi.

İçlerinden biri korkuyla fısıldadı:

“Luna d'Argento…”

Prens kaşlarını çattı.

“Bu ne demek?”

Sonsuzluğun Prensi cevap verdi.

“Gümüş Ay.”

Leya'nın gözleri hâlâ ışıldıyordu.

Avcıların lideri öne çıktı.

“Sonunda uyandın.”

Leya ona baktı.

“Sen kimsin?”

Adam kapüşonunu indirdi.

Yüzünün sol tarafında eski bir yara izi vardı.

“Ben seni yıllardır arayan kişiyim.”

Prens kılıcını kaldırdı.

“Bir adım daha atarsan…”

Adam güldü.

“Beni tehdit etme, çocuk.”

Prens öfkelendi.

“Ben çocuk değilim.”

“Sen kendini hâlâ prens sanıyorsun.”

Prens dondu.

Avcı lideri Leya'yı gösterdi.

“Gerçeği ona söylemediler mi?”

Leya'nın yüzü gerildi.

“Ne gerçeği?”

Adam gülümsedi.

“Sen şatonun varisi değilsin.”

Oda sessizleşti.

Prens Leya'ya baktı.

“Ne?”

Avcı devam etti.

“Sen şatonun gücünün kendisisin.”

Leya'nın nefesi kesildi.

“Yalan.”

“Öyle mi?”

Adam elini kaldırdı.

Duvarlardan birinde eski bir görüntü belirdi.

Yıllar önce…

Yanan şatonun ortasında küçük Leya duruyordu.

Etrafındaki bütün alevler ona yaklaşmadan yön değiştiriyordu.

Küçük Prens onun elini tutuyordu.

Ve Varen uzaktan onları izliyordu.

Avcı lideri konuştu.

“O gece şato yanmadı.”

Prens görüntüye baktı.

“Ne?”

“Şato mühürlendi.”

Sonsuzluğun Prensi'nin yüzü sertleşti.

“Sen sus.”

Avcı ona döndü.

“Sen de hâlâ kendini koruyabileceğini sanıyorsun.”

Prens ilk kez Sonsuzluğun Prensi'ne şüpheyle baktı.

“Bana ne söylemedin?”

Adam cevap vermedi.

Leya ona döndü.

“Sen biliyordun.”

Sonsuzluğun Prensi sessiz kaldı.

Leya'nın sesi titredi.

“Biliyordun!”

“Evet.”

“Peki neden bana söylemedin?”

“Çünkü gerçeği öğrenirsen mühür tamamen uyanacaktı.”

Leya geri çekildi.

Prens onun yanına geçti.

“Artık yalnız değilsin.”

Leya gözlerini ona çevirdi.

Avcı lideri bir anda saldırdı.

Prens saldırıyı kılıcıyla karşıladı.

Metal sesi şatoda yankılandı.

Leya ellerini kaldırdı.

Gümüş ışık avcıların üzerine doğru ilerledi.

Fakat lider ışığın içinden geçmeyi başardı.

Prens şaşkınlıkla baktı.

“Nasıl?”

Adam gülümsedi.

“Çünkü ben de bu şatonun kanını taşıyorum.”

Leya'nın gözleri büyüdü.

“Sen…”

Adam başını eğdi.

“Ben senin ağabeyinim.”

Leya'nın dünyası başına yıkılmış gibi oldu.

Prens fısıldadı:

“Bu imkânsız.”

Avcı lideri son kez gülümsedi.

“İmkânsız olan tek şey, size anlatılan yalanların gerçek olduğuna inanmanız.”

Tam o sırada şatonun altından büyük bir patlama duyuldu.

Zemin ikiye ayrıldı.

Ve aşağıdan siyah bir kapı yükseldi.

Kapının üzerinde tek bir kelime vardı:

**INFERNO.**

Leya o kelimeye baktı.

“Cehennem…”

Sonsuzluğun Prensi'nin yüzü bembeyaz oldu.

“Hayır.”

Prens ona döndü.

“Ne var orada?”

Adam cevap verdi:

“Bizi buraya getiren şey.”

Kapı yavaşça açıldı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.